Detay Kıbrıs Gazetesi Bugün
  • BIST 106.764
  • Altın 142,206
  • Dolar 3,5340
  • Euro 4,1188
  • Lefkoşa 36 °C
  • Mağusa 36 °C
  • Girne 36 °C
  • Güzelyurt 29 °C
  • İskele 36 °C
  • İstanbul 28 °C
  • Ankara 30 °C

Ağzında bal olan arının iğnesi de var

Taner ULUTAŞ

Santral adını verdiğim cep telefonum yaşanan olumsuzlukları aktarmak isteyenlerce sürekli aranırken, bilgisayardaki mesaj kutuma da yine ayni nedenlerle sürekli olarak mesaj gönderiliyor. Adını santral koyduğum cep telefonum bu günlerde, Cengiz Topel ile Mağusa Hastanesinin yanısıra Girne Akçiçek Hastanesinde yaşanan olumsuzluklar için çalarken, mesaj kutusu da yine bu hastaneler için gönderilen mesajlar ile dolup taşıyor. Geçtiğimiz gün Hakan isimli bir dost abi bizim oğlan için bu günlerde sık sık Girne Akçiçek Hastanesine giderim. Ancak bir gün de doktorun saat 11.00’den evvel hastalara bakmak için polikliniğe geldiğini görmedim dedi. Hakan’ın bu ikazından sonra bizim oğlanın geçtiğimiz gün başına gelenleri hatırladım. Çocuk virüs bulaştığından sürekli kusma krizine girmiş. Girne Akçiçek Hastanesine gidip doktora görünmek istemiş. Sırada beklerken kusma krizinden oradaki hastalar rahatsız olmasın diye kapıdaki insan kılıklı ‘Odun’a abi sürekli kusuyorum. Eline ayağına pansuman yaptıracak olanlardan evvel bana izin verseniz de doktora görünsem demiş. Vay senmisin bunu söyleyen, bizim oğlanın bir dayak yemediği kalmış. Telefon durmaz, mesaj kutusu hiç rahat bırakmaz demiştik ya, bukez yakın bir dosttan bir mesaj geldi. Sevgili dostumuz mesajında, Taner abiciğim iyi akşamlar. Bugün Girne Akçiçek hastanesine gittim. 4 ay da bir yaptırdığım şeker Kolesterol ve üç aylık şeker yüklemesi kan testini yapmaya gittiğimde bana laboratuardaki personel önce ilaç bittiğini söyledi. Ben de normal şeker kolestrol testi yapın dedim. Laboratuarcı yok dedi. Ben 21 senedir sigortamı yatıran insanım sinir oldum. Sağlık nedeni ile mecburen gittim özelden yaptırdım. Yazık değil mi yatırdığımız sigorta paralarına? Bize reva görülen bu mu?  Girne Akçiçek hastanesinde ilaç yok. İnsanlar kuyrukta bekliyor. İlgili bakan ya görevini yapsın ve soruşturma açsın. Yapamazsa da istifa etsin. Orada rezalet bir görüntü var diyor. Millet Cengiz Topel’e gittim bir doktor dışında doktor bulamadım. Bulduğum doktorda diş hekimiydi oysa ben dâhiliyeci bir doktora bakınacaktım diyor. Bir başka vatandaş Mağusa Hastanesine sıra almak için sabahın saat beşinde gidiyoruz. O soğukta ve yağmurda bizi içeri almıyorlar. Güvenlik görevlisine kapıyı aç donuyoruz dediğimizde açarsam maaşımdan keserler diyor. Millet tirtiri çekerek soğukta çocukları kucağında bekliyor. Girne Akçiçek Hastanesinden söz ediyorsunuz. Vay söz eden senmisin söz eden. Bir yaylım ateşidir başlıyor. Vatandaş ilaç eksikliğinden başlıyor, doktorun gelmediğinden bahsederken, oradaki bazı çalışanların ‘Odunluğuna ‘ da değinmeden edemiyor. Sağlık galiba sağlıksız bir ortamda seyrederken dümeni kırılan tomofil gibi yampuri yampuri gidiyor. Bu hükümet halkı zam üstüne zam yaparak yolunacak kaz görürken ağzında bal olan arı sanıyor. Sürekli ağzındaki balı alanlar dikkat etsin. Ağzında bal olan arının kıçında iğnesinin de olduğunu sakın unutmasın. Bizden söylemesi. ******

Sahibine mesajlar

Sayın Hakan Dinçyürek, AKSA’da yaptığınız tetkik ve incelemeler birilerinin gözündeki merteği görmesini sağladı. AKSA diye diye yırtınanlar ve FAGO ile bakmalarına rağmen Tekneciği göremeyenlere iyi ders verdiniz. Yaptığınız açıklamalar ile tarafsız olduğunuzu birilerini gözünün içine soktunuz. En azından hala daha yanlışlar oyununu tiyatro sahnesinde oynamaya devam eden Sayın Bakırcı’ya da bir ders vermiş oldunuz. Sayın Bakan, insanlar değişmez değişen tek şey şartlar ve çıkarlardır. İş adamı adı altında menfaatçiklerinin arkasından gidenler değişmedi. Ama siz şartları değiştirince onların çıkarları çıkmaz sokağa girdi. Ne diyeyim? Afiyetle soğuk su içsinler. ** Sayın Erkut Şahalli, son zamanlarda Sibel Siber’in kazanması için kolları sıvadığınızı öğrendik. Tabi partinize bağlılığınız ve kadirşinaslık duygularının ön plana çıktığı bu noktada sizi kutlamamız gerekli. Ancak Mağusa’da da kollar sıvanmış ancak lastik ekris yaptığı için tomofil tumba olmuştu. Bu defa da tomofilin aksona gardasının lastiği koptu kopuyor. Araba tumba olursa direksiyondaki Sibel hanıma çok yazık olacak. Araba tumba olunca makyajı bozulabilir.  Lütfen dikkat edin. ** Sayın Fırat Borat, Dipkarpaz futbol takımı rakip makip tanımıyor. Fece Book’ta Mice Tyson gibi önünüze geleni devirdiğinizi gördük. Ama o fotoğrafta nedense yüzünde gülümse elinde de yarım bir zafer işareti gördük. Hayrola böyle zayıf rakipleri yenmişiz neden çok sevinelim diye mi? Yoksa biz artık bu tür galibiyetlere alıştık. Artık bizi açmıyor mu demek istedin? Haaa anladım sen hayatta hep mutlu olursam hayalini kuracak neyim kalır ki, demek istedin.  Yola devam Fırat. ** Sayın Yusuf Derin, Taner gardaş 300 bin kişi için yapılan bütçeden bir buçuk milyon kişi hizmet alırsa olacağı budur. Nüfusumuzu bilmeyiz. Suç işleyen yabancı uyrukluları niçin memleketlerine göndermezler. Hapishaneler dolu. Hastaneler yetersiz. Polis suçlara yetişemez diyorsun. Ah Yusuf gardaş bizim emir erlerine Elçi benim vatandaşımı ağzına bal da dökse göndermeyeceksin dedi ya, bunlar analarının emrinden çıkamaz. O koltukta maaş olarak yedi buçuk sekiz bin lira ve koltuk ile şeref aldıklarını sanırlar. Ama paranla şeref kazanma, şerefinle para kazan ki, paran bittiğinde, şerefin de bitmesin deriz ama dinletemiyoruz gardaş. ** Sayın Hüseyin Ozkeser gönderdiğin mesajda bu devlette hangi kurumun hangi birimi doğru dürüst çalışıyor. Bunun en büyük suçlusu yine biz vatandaşlarız ki yeterince tepki veremiyoruz. Devleti oluşturan yine bizler değilmiyiz? Biz kimi suçluyoruz onun bile farkında değiliz. Bir toplum laik olduğu gibi yönetilir. Umut ettiği gibi değil diyorsun. Vallahi gardaş baldızın kızı. Filancanın oğlu. Partinin MYK’sında filancanın bacanağının gardaşı oğlu diye diye devleti bumbar gibi doldurursan bu yaşadıklarımız az bile. ** Sayın Kenan Akın, memleketimi özledim diyerek Adana’ya uçmuşsun. Bizim Minik Kuşlar Adana kebabını yanında şalgam suyu ile götürüyormuşsun diye haber gönderdiler. Maliye Bakanlığına yönelik eleştirilerin devam ederken ben bu duruma düşmüş olsam bir dakika daha Bakanlık'ta durmaz istifa ederim.  ZEREN bey hepsini idare ediyor, Maliye BAKANI ve baş başbakan ZEREN MUNGAN’dır diyorsun mesajında. Ah sayın bakan senin dile getirdiğin gibi Muavin kendi sığacağı kadar yer olmamasına rağmen, boş araba diye bağırmıyor mu? Sanırım ne demek istediğimi anladınız. ** Sayın Osman Acaroğlu bir genç tanıyorum dükkânının elektrik parasının bir kısmını ödeyim. Elektriğimi kesmeyin diye yalvardığını gördüm. Ancak dinlemediler ve çocuğun elektriğini kestiler. Elektriği kesilen o çocuk dükkânını kapattı. Kıb-Tek kurtuluyormuş. Batsın gitsin diyesim geliyor. Gençler battıktan sonra ben Kıb-Tek’i ne yapayım diyorsun. Osman gardaş bu ülkede batmayan ne kaldı? Haaa unuttum. Sanırım suyun üstünde bir tek Diyanellos Sigara Fabrikasından bozma Meclisi Mebusan kaldı. Merak etme oyuncak Hacıyatmazlar gibi her tarafa yattıkları için onlar bizim gibi batmaz.   [caption id="attachment_55229" align="alignleft" width="640"]Günün Fotoğrafı Günün Fotoğrafı[/caption]

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Detay Kıbrıs | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 392 444 79 79 Faks : +90 392 227351