Detay Kıbrıs Gazetesi Bugün
  • BIST 97.713
  • Altın 143,932
  • Dolar 3,5669
  • Euro 4,0007
  • Lefkoşa 18 °C
  • Mağusa 18 °C
  • Girne 18 °C
  • Güzelyurt 14 °C
  • İskele 18 °C
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 13 °C

Akıncı: "2016'da çözüm mümkün"

Akıncı: "2016'da çözüm mümkün"
Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Kıbrıs sorununu oluşturan 6 başlıktan 4’ünde iyi ilerlemeler sağlandığını, geçmişten gelen ilerlemelerin muhafaza edildiğini ve yeni müzakere sürecinde bunlara yeni eklemeler yapıldığını söyledi.

Ankara ziyaretinde NTV’ye özel röportaj veren Mustafa Akıncı, “muhatabım Sayın Anastasiadis’e 2018’de muhtemel adaylardan biri olmak yerine, toplumuna tarihsel bir liderlik yapmasının zamanıdır. Ben gelecek seçimleri düşünmeden bunu yapmaya çalışıyorum” dedi. 

Deniz altı zenginliklerinde Kıbrıslı Türklerin de hakları olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Akıncı, çözümün 2016’da gerçekleşmemesi durumunda sondaj çalışmalarıyla yeni gerginliklerin yaşanacağı uyarısında bulundu. “Gerginlik yerine bu zenginlikleri çözümle paylaşalım” diyen Cumhurbaşkanı Akıncı, Güney Kıbrıs’ta 2017’de doğal gaz sondajlarına yeniden başlama çabasına da dikkati çekti. 

Cumhurbaşkanı Akıncı, yeni müzakere süreci öncesinde yaşanan sondaj faaliyetleri nedeniyle Barbaros gemisinin geldiği ve gerginlik yaşandığını anımsattı. Cumhurbaşkanı Akıncı, “O doğal zenginliklerde Kıbrıs Tük Halkı’nın da hakkı var. Doğal zenginliklerin yeni gerginliklere değil, yeni işbirliğine imkânlarına neden olması gerektiğini söyledi.

2017 yılının yeni gerginliklere neden olma potansiyeli taşıdığını anımsatan Cumhurbaşkanı Akıncı, iki tarafın da politik irade ve kararlılıkla çalışması, Türkiye ve Yunanistan’ın bu yönde destek vermesi halinde 2016’da çözümün mümkün olduğunun altını çizdi.  

Dört başlıktaki ilerlemelerin çözüm için umut verici olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, “Toprak düzenlemeleri konusunu bugünkü formatta konuşmayız. Bugünkü formatta harita, yüzdelik ve yerleşim yeri adı konuşmayız. Bu en son kapalı bir celsede, sürekli bir toplantı dizisi ile spekülasyonlara neden vermeyecek bir formatta oturup konuşalım. Bitirebilirsek bitirelim, ardından da beşli konferansa geçelim. 3 garantörle birlikte oturalım, Kıbrıslı Türkler’in güvenliğini en iyi şekilde sağlayacak, Kıbrıslı Rumları da tehdit algısından uzaklaştıracak bir formül arayışına girelim. Bu işi bitirebiliyorsak artık bitirelim” dedi.

“Bitirmek mümkündür ama şu anda o noktadayız diyecek konumda değilim” diyen Cumhurbaşkanı Akıncı, 14 Eylül’e kadarki süreçte önümüzdeki 7 toplantıda müzakere edilen 4 başlıkta Rumların özellikle mülkiyet konusunda atması gereken adımlar olduğunu vurguladı.  Cumhurbaşkanı Akıncı 23 Ağustos’ta başlayacak yeni süreçle ilgili Kıbrıs Türk tarafının beklentileri ile ilgili de açıklamalar yaptı. Cumhurbaşkanı Akıncı şöyle konuştu:

“Mülkiyet konusunda Kıbrıs Türk tarafını tatmin etmeleri gereken birkaç husus var. Henüz o noktada değiller. Dönüşümlü başkanlık var. Federal Kıbrıs birleşik cumhuriyetinin sadece bir Kıbrıslı Rum’un başkanlığı altında sürgit olması mümkün değildir. Kıbrıslı bir Türk de elbette cumhurbaşkanı olabilmeli. Dönüşümlü başkanlık prensibi konusunda üç aşağı beş yukarı bir mutabakat var ama dönemlerin süreleri konusunda bir uzlaşma henüz yok. Önümüzdeki 7 görüşmede dönüşümlü başkanlık konusu da kapanması gerekir ki toprak ve güvenlik-garantiler konularına geçebilelim. Eğer önümüzdeki 7 toplantıda bunları başarırsak, Eylül ayı ile beraber daha umutlu bir gelime sağlayabiliriz”.

Cumhurbaşkanı Akıncı, siyasi kurumların bir kısmında tamamen sayısal anlamda da eşitlik olacağını, belirterek “Üst meclis olan senatoda sayısal anlamda da sayısal eşitlik olacak, alt mecliste ise nüfusa göre bir dağlım” dedi.

Cumhurbaşkanı Akıncı, Yüksek Federal Mahkeme’de sayısal eşitliğin ve dönemler açısından da eşitlik olacağını, diğer bazı kurumlarda da karar mekanizmasında nitelikli çoğunluğun da aranacağını ifade etti.

Başkanlık dönemlerinin dağılımının, en kötü ihtimal Annan Planı’ndaki oranlarda olması gerektiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Akıncı, “onun altında bir düzenlemeyi biz kabul etmeyiz” dedi. Cumhurbaşkanı Akıncı, Annan Planı’nda dönüşümlü başkanlıkla ilgili düzenlemeyi anımsatarak 20 ay bir Kıbrıslı Rum, 20 ay bir Kıbrıslı Türk, 20 ay bir Kıbrıslı Rum olmak üzere ikiye bir dönemsel düzenleme olduğunu, bunun mantıklı olduğunu, ötesini zorlamanın adil olmayacağı gibi bunun altına düşmenin de adalet olmayacağını vurguladı.

Sayısal eşitliğin olmadığı siyasal kurumlarda, kararlara etkin katılımın önemli olduğunu belirterek “Bir federasyonda kararların basit çoğunlukla alınması söz konusu olamaz. Bu ancak üniter devletlerde veya çoğunluk-azınlık ilişkisinin olduğu, çoğunluk toplumun yönettiği yapılarda söz konusu olabilir. Federal bir yapışa söz konusu olamaz. Biz iki kesimli, iki toplumlu federal bir devletten bahsediyoruz. Böylesi bir yapıda kararlara etkin katılım demek, her iki toplumdan da kararlara iştirak etmek demektir. Bakanlar kurulunda mutlaka en az bir Türk bakanın da onayı, veya yönetim kurullarında üye sayısına bağlı olarak en az iki üyenin onayı gibi düzenlemeleri da sağlayacağız. Bu olmazsa, o zaman çoğunluk idaresi demektir” dedi.
Garantörlük konusunda Türkiye ile aynı görüşte olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Akıncı, “Bizim bu müzakere sürecinde Türkiye’nin güvencesini temin etmemiz şarttır. Bu konuda muhtelif düşünceler ve farklı yaklaşımlar olabilir. Rum tarafı bu konuda toptan ret konumundadır, asker tamamen çıkacak, garantörlük de tamamen kalkacak noktasındadırlar. Bizim halkımızın da tarihsel olarak yaşanmışlıkları, duyguları düşünceleri var. Kıbrıs gibi bir adadan söz ediyoruz. Biz elbette tarihte, geçmişte yaşamak istemeyiz ama orada yaşadıklarımızdan çıkardığımız derslerle yeni bir gelecek kurmak istiyoruz. Kıbrıs Türk halkı, o yaşanmışlıklardan gelen tecrübe ile Türkiye’nin güvencesinin devamını istiyor. İşte bunun formülünü bulmamız lazım. Ne biz gidip 1960 antlaşmaları noktası virgülü asla değişemezdir, diyeceğiz, ne de onlar toptan bir ret tavrına girecekler. Her iki tavırla da bir uzlaşı çıkarılması mümkün değildir” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Akıncı güvenlik konusunda bir soru üzerine şu açıklamaları yaptı:

“Söylenmesi ve yapılması gereken şudur: 1960 koşulları ile 2016 koşulları aynı değildir. 1960 koşullarında bir adanın her tarafına yayılmış, küçük küçük bölgelerde yaşayan bir toplumduk. Şimdi topluca kendi bölgemizde yaşayacağız. Bize ait bir kurucu devletimiz olacak. Geçmişte olmayan bir polis teşkilatımız olacak. Bir de bizim de yer alacağımız federal bir polis söz konusu olacak. Biz önce kendimize sonra da Türkiye’ye güveneceğiz. Kendi kurumlarımızı da güçlü kılacağız. Bunun ardından Türkiye’den başka güven duyabileceğimiz bir yer yok” dedi.

Kıbrıslı Türklerin kendilerini güvende hissedecekleri, Kıbrıslı Rumların da tehdit olarak algılamayacakları bir formülün bulunmasını hedeflediklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Akıncı, “En başta Türkiye ile Yunanistan oturup konuşacaklar. Yunanistan ile Türkiye arasında başlayan çok yüzeysel temaslar da oldu. Bütün bu temasların olması şart. Bundan sonra da olması ve bu işin ortak bir noktaya evrilmesi lazım” dedi.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Detay Kıbrıs | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 392 444 79 79 Faks : +90 392 227351