Detay Kıbrıs Gazetesi Bugün
  • BIST 106.745
  • Altın 151,752
  • Dolar 3,6582
  • Euro 4,3060
  • Lefkoşa 24 °C
  • Mağusa 23 °C
  • Girne 24 °C
  • Güzelyurt 21 °C
  • İskele 24 °C
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 9 °C

“Besleme” cumhurun, cumhuriyeti olmaz….

Ayşegül Garabli

Dün, KKTC’nin kuruluş kutlamaları vardı. Askerler, oradaydı. Ama ne dünden önce askerliği bitmiş olanlar oradaydı; ne de yarın, askere gidecek olanlar. Öğrenciler de oradaydı. Ama not ya da disiplin cezası korkusu olmasaydı, eminim, uyumayı tercih ederlerdi. Kamu görevlileri de oradaydı. Adı üzerinde; görevliydiler sadece. Siyasi yetkililer(!) de, ordaydı. Zaten başka çareleri yoktu. Orda olmayan ise, inançtı. Kutladıkları, Cumhuriyete, inançları yoktu. Cumhuriyete, duydukları inançtan dolayı, orada olan tek kesim, Gaziler ve Şehit yakınları idi. Onlar da, inandıkları için mi, yoksa, bu uğurda verdikleri emeğe saygıdan mı oradaydı bilinmez. Cumhuriyet Bayramıydı ama Cumhur yoktu orada. Elinden, kimliği ve geleceği alınarak, bu adaya hapsedilmiş cumhur… Mesela, KKTC’nin ilan edilişiyle, Türkiye, dahil, dünyanın hiçbir yerine, ihraç yapamayan, köylüler, çiftçiler ve esnaf, yoktu. Türkiye dahil, dünyanın hiçbir ülkesi ile bir mahalle maçı bile yapamayan, sporcu gençlerde yoktu. İşsizlikten ve aşsızlıktan, göç etmek zorunda kalan gençlerin, anneleri ve babaları da yoktu. Gerçi, adada kaldığı halde, işsiz kalanlar da, orada değildi. Faiz, döviz, mağdurları da yoktu. Bu Cumhuriyetin, inançsızlıkla yönetilmesinden doğan, mafya babaları, uyuşturucu tacirleri, kara para baronları ve gece kulübü patronları da yoktu. Onbinlerce kaçak işçi, binlerce sex kölesi, onlarca, uyuşturucu ve kumar kurbanı da yoktu. Hatta ve hatta, “KKTC’yi sonsuza kadar yaşatacağız” diyerek, bütün gün, sosyal medyadan, bayrak paylaşıp, hamaset yapanlar bile yoktu. Özgürlüğe, demokrasiye, barışa ve çözüme, gönül vermiş insanların hiç biri, yoktu. Oysa Cumhuriyet, halkın, kendi kendisini yönetmesi demek değil miydi? Bu da, Özgürlük, adalet ve demokrasi demek değil miydi? Dıştan bakıldığında, barışa ve özgürlüğe, gönül vermiş kişilerin, kendi cumhuriyetlerinin kutlamasına katılmamaları, garip bir çelişki gibi duruyor değil mi? Peki, kendi polisini ve kendi Merkez bankasını dahi yönetmesine izin verilmeyen, iradesi elinden alınmış, bir halkın, kendi kendisini yönettiği söylenebilir mi? Seçme ve seçilme hakkı, sadece, görüntüde kalan bir ülke, demokratik bir ülke midir? En önemlisi de, kendi ülkesinde, her gün, hakaret ve aşağılamaya maruz kalıp, “Besleme” olarak görülen bir halk, özgür müdür? Öyleyse, demokrasinin olmadığı bir ülkede kurulan bir Cumhuriyet, seçme ve seçme hakkı elinden alınmış ve özgür olmayan bir halkın Cumhuriyeti olabilir mi? Böyle bir Cumhuriyet var mı? Varsa kimin? Acaba KKTC ilk başta, büyük ümitlerle ve inançla kurulup, sonradan mı, “K”endi“K”endini, “T”üketen bir “C”umhuriyet , hâkline geldi? Yoksa, özellikle mi, tüketildi ?

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Detay Kıbrıs | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 392 444 79 79 Faks : +90 392 227351