Detay Kıbrıs Gazetesi Bugün
  • BIST 82.300
  • Altın 148,344
  • Dolar 3,8298
  • Euro 4,0711
  • Lefkoşa 11 °C
  • Mağusa 11 °C
  • Girne 10 °C
  • Güzelyurt 7 °C
  • İskele 10 °C
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara 0 °C

BİR  İLK  OL; BİRLİK OL..

Ayşegül Garabli

Dünkü yazımda, bana mesaj yolu ile gelen bir yolsuzluğu, sizlerle paylaşacağımı  yazmıştım. Bu konuyu yazma kararlılığı ile  yazımın başına oturdum. Ancak, içimde, eczacılık konusunda yaşanan krizle ilgili de yazmam gerektiği yönünde güçlü bir dürtü var. Hangisini yazacağıma dair, kendimle cebelleşirken; fark ettim ki; ikisi de aynı konu aslında. İkisi de bu sistemsizliği oluşturan zincirin, birer halkası. Hatta, sözünü edeceğim yolsuzluk konusu, ülkede yaşanan tüm sorunların, ana teması, temeli. Belki de ispatı. Bu ülkedeki en büyük sorun, işsizlik ve geçim derdi değil mi? Peki buna sebep ne? Plansız, programsız bir şekilde bölümlerin açılması ve belli meslek guruplarındaki yığılma değil mi? Hatta Eczacılar Birliği’ de bu nedenle bir düzenleme istemiyor mu? Öyleyse niçin hiç kimse YÖDAK Başkanı Sn. Hüseyin Gökçekuş’un , usulsüz bölüm açma kararlarına karşı çıkmıyor. Evet, YÖDAK Başkanı, YÖDAK’ın diğer üyelerinin “Hayır” diyerek izin vermediği , Yakın Doğu Üniversitesine  Plotaj  Bölümü açma iznini tek başına usulsüzce veriyor. Bir gazete hem bu haberi hem de, imzaların bulunduğu kararı yayınlıyor ama ne yetkililerden ne de halktan,  bu usulsüz bölüm açılması ile ilgili ses, seda yok. Peki 4-5 yıl sonra ne olacak? Bu bölümden mezun olan (!) gençlere karşı, kendi meslek örgütlerinin karşı çıkma hakkı olacak mı? Ya da bu gençlerin diplomaları, bu usulsüzlükten dolayı YÖK tarafından onaylanmazsa ne olacak? Eczacılık Fakültesi , Sınıf Öğretmenliği veya Okul Öncesi Öğretenliği bölümleri gibi bir çok bölüm,bu şekilde, siyasetin acizliği ile açılmıyor mu? Hadi bölümlerin açılış yöntemlerini anladık. Siz önce bir kuruluşu ihya edip, sonra da ondan borç alarak memurlarınızı ödemeye kalkarsanız, karşısında boynunuz bükük kalır; hadi bu durumu onaylamasak da anladık diyelim. Peki öğrenci alımına bir kıstas ya da kriter getirilmeyişi neyle açıklanabilir? Bu gün Eczacılar Birliğinin, bu yolla mağdur edilen tüm gençleri ve ailelerini de yanlarına alarak, bu siyasi ahlaksızlıkla mı mücadele eteleri gerekiyor, yoksa siyasilerin yaptığı  usulsüzlüklerin faturasını, kendi genç meslektaşlarına ödetmeleri mi? Eğer amaç soruna çözüm bulaksa, bu parçalanmışlık neden? Eczacılar Birliği’nin, şu an sistemde olan ve mezun olacak gençleri de yanlarına alarak, bu yıldan itibaren, eczacılığa öğrenci alımı ile ilgili kriter ve kıstas getirmesini düzenleyecek bir yasal çözümün bulunması konusunda, siyasileri zorlaması daha doğru olmaz mı? En azından, hem bundan sonra, ülke ihtiyacına göre öğrenci alımı yapılır; he de ihtiyaç fazlası okumak isteyenler, konulan kriterleri kabul ederek meslek seçimi yaparlar. Diğer yandan, Birliğin de,  sorunun çözülmesi için, kendisiyle yüzleşmesi gerekmiyor mu? Devletten, yaş haddinden dolayı emekli olmuş eczacılar, istediği yerde ,istediği sayıda eczane açarken, Şu anda açık olan eczanelerin bir çoğunun, o eczaneyi açmasına izin verilmiş kişilerin dışında eczacılıkla ilgisi olmayan kişiler tarafından, “bakkal” zihniyetiyle işletiliyor olması gerçeği ortadayken, yeni mezun birinin, eczane açmasına  engel koymak ne kadar  adil? Kaldı ki,” bu düzenleme, onları da ileride rahatlatacak” söylemi ne kadar samimi? Bu gün eczane açamayacak konum sunulurken, gelecekten bahsetmek ne kadar inandırıcı? Diğer yandan çıkarılan tüzük,  Anayasaya ne kadar uygun? Elbette ki ben bir hukukçu değilim; ancak Anayasal haklarının farkında olan ve hiçbir yasa ve tüzüğün, anayasanın üstünde olamayacağını bilen bir vatandaşım. O yüzden de, Eczacılar Birliğine, buradan bir çağrı yapmak istiyorum. Gelin bu genç meslektaş adaylarınızı da yanınıza alın ve ,  bu yasadışı tüzüğe ortak  olmadan, hem  tüm mesleklerin geleceğini ilgilendiren, Özel okul usulsüzlüklerine karşı mücadele edin; hem de daha çağdaş ve  daha adil bir tüzük çıkarılmasına katkı koyun. Öyle bit tüzük çıksın ki, içinde gelecekte, çocuklarınız ve torunlarınızla  size geri dönecek yasaklar olmasın. Bu önerilerimi de, olaya dıştan bakarken, çocuklarımızla bizi, bir birimize böldüren kirli bir siyaseti daha iyi görebilen bir annenin önerileri olarak alın. Gençleri de küçümsemeyin lütfen. Zira onlar bu gün, geleceklerine sahip çıkıyorlarsa, bu gelecek adına bir umuttur. Ayrıca, gelecek konusunda kaygı taşıyan birinin mücadele gücü, her gücün üstündedir. O yüzden, dilerim ki Eczacılar Birliği, bu gençlerle güçlerine güç katar ve doğruya birlikte varır. İşte o zaman BİRLİK olur. Aksi taktirde ZÜMRE kalır. Sözün özü: Bu toplumun sizden beklentisi, bu toplumsal mücadelede Bir ilk olup; gerçek bir Birlik olduğunuzu göstermeniz..  

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Detay Kıbrıs | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 392 444 79 79 Faks : +90 392 227351