• BIST 3.392,13
  • Altın 1006.721
  • Dolar 18.5275
  • Euro 18.2393
  • Lefkoşa 31 °C
  • Mağusa 31 °C
  • Girne 31 °C
  • Güzelyurt 27 °C
  • İskele 31 °C
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 22 °C

Burak Maviş: Öğretmenler, despot yaklaşımlara karşı direnmeye devam edecek

KTÖS Genel Sekreteri Burak Maviş, öğretmenlerin, despot yaklaşımlara ve anti-demokratik yasa değişiklik tasarısına karşı direnmeye devam edeceğini belirtti.
Burak Maviş: Öğretmenler, despot yaklaşımlara karşı direnmeye devam edecek

Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS) Genel Sekreteri Burak Maviş, Öğretmenler Yasası’nda yapılması planlanan değişiklikler ve sendikanın yasaya karşı tutumu ile ilgili Kıbrıs Postası’na özel açıklamalarda bulundu.

Eğitim Bakanlığı’nın usul, istişare, tartışma, sonuç, değerlendirme, araştırma, veri analizi, gerekçe ve kanıt gibi bilimsel yoldan saparak, müzakere etme sürecini başlatmadığını ifade eden Maviş, despot bir yaklaşımla Öğretmenler Yasası’nın tek taraflı değiştirmek istediğini söyledi.

Maviş, Eğitim Bakanlığı’nın, Öğretmenler Yasası’nda anti-demokratik tek taraflı değişiklikler yapmak istemesinin öğretmenler içerisinde büyük tepkisine yol açtığını ve öğretmenlerin sendikaları ile birlikte yazın kavurucu sıcağına rağmen eylem yapmaktan kaçınmadığını belirtti.

Maviş, iki öğretmen sendikasına bağlı öğretmenlerin hem 2 Ağustos hem de 5 Ağustos günü Lefkoşa’daki Eğitim Bakanlığı önünde toplanarak yıllar içerisinde mücadele ile kazandıkları haklarını ‘kalem oyunu’ ile geri vermeyeceklerini net ifade ettiklerini söyleyerek, bu toplumsal mesajı eğer Eğitim Bakanlığı algılamamışsa, sürecin kaos ve çatışma yaratacağını belirtti.

Öğretmenlerin haklı direnişine, siyasi partiler, sendikalar, sivil toplum örgütleri ve halktan da destek olduğunu söyleyen Maviş, tüm tarafların üzerinde birleştiği noktanın Eğitim Bakanlığı’nın sendikalar ile Öğretmenler Yasası’nın tamamını müzakere edebilecek ortak bir yol izlemesi olduğunu söyledi.

“POLİS ABLUKASINDA YASA DEĞİŞİKLİK ÖNERİLERİ SİYASİ GOMBİNADIR”

Maviş, polisin ablukasında yasa değişiklik önerilerinin parmak hesabı ile Bakanlar Kurulu’na gönderildiğini belirterek, bunun oy birliği veya oy çokluğu değil, siyasi bir gombina olduğunu belirtti. Yüksek Danışma Kurulu toplantısında Bakanın keyfi olarak toplantıya katılım sayısını sınırladığını ifade eden Maviş, sendikaların danışmanlarının toplantıya kabul edilmediğini belirtti. Turgut Avşaroğlu, Mehmet Temel, Yılsay Barlasoğlu, Hasan Alicik, Öncel Polili ve Ahmet Derya’dan oluşan akil heyetle bakanın karşı karşıya gelmek istememesine anlam veremediklerini belirten Maviş, Bakanın bu tutumunun da despotça olduğunu söyledi.

Maviş, öğretmenlerin eylem özgürlüğünü kısıtlamaya çalışmanın veya öğretmenin evi olan Eğitim Bakanlığı’na girişini yasaklanmaya çalışılmasının Nazım bey bakanlığında tarihe geçtiğini söyleyerek, bir başka tarihe geçen olayın ise 22 öğretmene ‘polisi iterek darp ve görevden men’ ithamı olduğunu ifade etti.

Maviş, eyleme neden olan yasa değişiklik önerilerine atıfta bulunarak, her bir maddenin altının çizilerek yeniden okunulması gerektiğini belirtti. Bakanın bir programda yapılan değişikliklerle öğretmen tasarrufu yapacaklarını ifade ettiğine değinen Maviş, Bakan’ın bu ifadesinin yapılmak istenen değişiklik gerekçelerinin nedenini deşifre ettiğini söyledi.

“ÖĞRETMEN ATANACAKLARDA ARANAN ÖZEL NİTELİKLERİN DEĞİŞTİRİLME ÇABASI MASUM MU?”

İlkokul ve okul öncesi öğretmeni atanacaklarda aranan özel nitelikleri kültürel ve kimliksel olarak daha güçlendirmesi ve Atatürk Öğretmen Akademisi çatısı altında yetiştirilmesi gerektiğini söyleyen Maviş, yasa değişiklikleri ile bu misyonun TC üniversitelerinin tamamı ile paylaşmak istediğini belirtti.

Bakanlığın yasa değişiklik gerekçelerini 1 ay sonra sendikalarla değil, basınla paylaştığını dikkat çeken Maviş,  ortaya konulan gerekçelerin eğitim bilimi ile bağdaşmadığını ve keyfi olduğunu söyledi.

Maviş, ilkokul öğretmenliğine atanacaklarda aranan özel nitekliklere, (c) “Türkiye Cumhuriyeti Üniversitelerine sınavla ve/veya A Level vb. sonuçlarla yerleşip sınıf öğretmenliği bölümünden mezun olmak”maddesinin eklendiğini; okul öncesi öğretmenliğine atanacaklarda aranan özel niteliklere ise “ Okul Öncesi öğretmeni yetiştiren ve Atatürk Öğretmen Akademisine denkliği Bakanlar Kurulunca onaylanan bir öğretim kurumundan mezun olmak veya Türkiye Cumhuriyeti Üniversitelerine sınavla ve/veya A Level vb. sonuçlarla yerleşip okul öncesi öğretmenliği bölümünden mezun olmak” maddelerinin eklendiğini belirtti.

Bakanlığın gerekçe olarak ‘Bakanlar Kurulu tarafından denkliği verilmiş kurumların tekrardan bakanlar kuruluna gündemine alınmaması ve okul öncesi öğretmen atamalarının güncellenmesi” gibi muğlak ifadelerle konuyu geçiştirmesinin yanıltıcı olduğunu söyleyen Maviş, ortada değişiklikler için mantıklı ve açıklanabilir bir neden yokken, ilkokul ve okulöncesi öğretmenliğine atanacaklarda aranan özel niteliklere bu maddelerin eklenmesi için Bakanın neden özel çaba sarf ettiğinin sorgulanması gerektiğini belirtti.

“ESAS HEDEF, KIBRISLI TÜRKLERİN KİMLİĞİ VE KÜLTÜRÜDÜR”               

Maviş, yasa değişiklik tasarısının içerisindeki ‘TC Üniversitesi, Bakanlar Kurulu onayı gibi ifadelerin’ Atatürk Öğretmen Akademisi’nin misyonunun basite indirgenerek, piyasalaştırılmasının bir adımı olduğunu belirterek, esas hedefin Kıbrıslı Türklerim kimliği, kültürü ve varlığının dönüştürülmesi olduğunu söyledi.

Maviş, öğretmenliğe giriş ile ilgili teslimiyet protokolünde de ifadeler olduğunu hatırlatarak, yasa değişiklik tasarısının TC-KKTC arasında imzalanan mali protokolün bir talimatı olduğunu söyledi.

Maviş, öğretmenlerin tedrisat saatlerini değiştirilerek, öğretmenlerin çalışma yüklerini artırılmak istendiğini belirtti.

Kamunun genelinde olan ve aynı süreleri kapsayan ‘A-B’ gibi kavramların sadece öğretmenlerde değişikliğe uğrayarak tasarruf edileceği izlenimi verilmek istendiğini söyleyen Maviş, öğretmen kökenli bir bakan olan Nazım beyin,  öğretmenlerin çalışma saatini hesaplarken sadece sınıf içerisinde bulunduğu süreye bakılamayacağını, öğretmenin okula gidiş geliş süresi, ön hazırlık ve değerlendirme, ders doldurma, öğrenci/aile görüşmeleri, öğrencisinin diğer sorunları ile 24 saat ilgilenme gibi eğitimsel ve toplumsal sorumluluğu olduğunu görmezden gelerek hareket ettiğini belirtti.

Okul öncesi öğretmenlerin ders saatlerinin artırılmak istendiğini söyleyen Maviş, neden artırılmak istendiği ile ilgili bilimsel bir veri veya kanıt sunulmadığını ifade etti.

Öğretmenin emeğinin zamansal veya ekonomik karşılığı olmadığını belirten Maviş, bu konuda Eğitim Bakanı’nın konuyu tartışırken iki kere düşünmesi gerektiğini söyledi.

Maviş, ‘az çalışan öğretmenleri çalıştırmaya çalışıyorum’ diyen Eğitim Bakanı’nın bu tavrının öğretmen nezdinde rencide edici olduğunu ve Bakan’ın bu tavrını öğretmenin affetmeyeceğini söyledi. Bakanın söylemlerinin göreceli olduğunu söyleyen Maviş, herhangi bir denetim raporu ile bu söylemlerin desteklenmediğini söyledi.

Öğretmenler Sendikası’nın görevini özveri ile icra eden öğretmenlerin sendikası olduğunu hatırlatan Maviş, sendikanın geçmişte ‘bu okulda fazla öğretmen vardır’ teması ile eylem yaptığını, öğretmenlerin hakları ile birlikte ödev ve sorumlulukları noktasında da hassas olduklarını belirtti.

Dikta rejimlerinde yönetici vasıflarından yoksun kişilerin kolluk kuvvetlerinin arkasına saklanarak siyasi zorbalığı bir yönetim mekanizmasına dönüştürmeye çalıştıklarını hatırlatan Maviş, ülkenin her alanında yasa değişiklik tasarılarında izlenen yolun da benzer bir despotluğa doğru gittiğini belirtti.

 

Kaynak : Kıbrıs Postası

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler