Detay Kıbrıs Gazetesi Bugün
  • BIST 84.208
  • Altın 147,160
  • Dolar 3,7746
  • Euro 4,0581
  • Lefkoşa 11 °C
  • Mağusa 11 °C
  • Girne 11 °C
  • Güzelyurt 9 °C
  • İskele 12 °C
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara -2 °C

Burası KKTC,!...

Taner ULUTAŞ

su üretimGeçtiğimiz gün Sucular Birliği Yönetim Kurulu bir dizi karar üretmek ve bazı şeylere tepki göstertmek için toplandı. Bazı konular masaya yatırılarak sorunların çözümünü sağlamak için hükümete başvurma kararı alındı. Aslında bu ülkede ‘Üreticinin’ canına ot tıkamak için hem belediyeler hemde hükümetler elde yalın kılıç vur ‘Yiğitler’ koman ha diye nara atıyor. Bir gün Belediyeler gelip tahlil için su alıyor ayni gün bir saat sonra Sağlık Bakanlığı gelip damacana ile su alıyor. Tabi sıklıkla alınan damacanlar geri gelmediği için bunlar üreticinin zarar hanesine yazılıyor. Tabi insan sağlığı için bu tahlillerin yapılması şart. Şart ama özellikle Lefkoşa Belediyesinin gazetelere verdiği çarşaf çarşaf açıklamalar çok yanlış. Çünkü bir anlık bir hata sonucu o gün su analiz neticeleri limitlerin veya bir başka deyişle normalin çok az üstünde çıkan o fabrikayı çarşaf çarşaf gazetelere verdiğiniz ilan ile iflas noktasına taşıyorsunuz. Birkaç ay evvel o sorunu yaşayan bazı damacana su üreticilerini bitirdiğiniz gibi diğerlerini de bitirme korkusu ile karşı karşıya bırakıyorsunuz. Dikkat etsinler ve normal limitlerde su üretsinler diyebilirsiniz. Peki o zaman size bir soru soralım. Türkiye’den gelen ve normalin üzerinde bakteri saptanan şişe suları neden gazetelere çarşaf çarşaf açıklama yapılmadan imha edilerek ağızlardaki zip kapatılıyor dersiniz? Türkiye’de 1000 olan limit KKTC’de neden 500 limit olarak ilan ediliyor. Türkiye’den gelen sulara 1000 limiti uygulanırken KKTC’de bu 500 limit sizcede eşitsizlik değimli? İnsan sağlığına 500 limit üzerindeki bakteri etki ediyorsa bu Türkiye’den gelen sular için de geçerli değil mi? 500 limitin üzerinde hatta 501 olarak saptanan limit sonrasında bazı su üreticilerinin isimlerini Lefkoşa Belediyesi gazetelerde ilan ederken, bu üreticileri ve o fabrikada çalışanları sıfır ile çarptığını ve insanları işsiz bıraktığını düşünmüyormu? Lefkoşa Türk Belediyesinin yanlışını Sağlık Bakanlığı yapmayarak bu noktada doğrusunu yaparak o üretim yerini suyunu düzeltene kadar kapatıp sonra düzeltince açtırıyor. Lefkoşa Türk Belediyesi bu davranışı ile bilmeden yerli üreticiyi bitirme görevini üstlenirken dıştan gelen suları yerli üretim karşısında güçlü kılıyor. Başkent’e yakın bir belediye de çalışan bazı belediye görevlilerinin çalışma saatleri sona erdikten sonra belediyedeki nüfuslarını kullanarak su satış bayiliği yapmaları bu işi yapmakta olan damacana su bayilerinin de ekmeklerine kan doğruyor. Birileri belediyedeki nüfusunu kullanarak su bayiliği yapmaya çalışırken geçimini bu işten temin eden gerçek bayilerin gelir elde etmelerini de sıkıntıya sokuyor. İkinci iş yapmanın yasak denildiği KKTC’de bu işler artık normal karşılanmaya başlandı. Allah üreticinin ve çalışanın yardımcısı olsun. Başka ne diyebiliriz ki?


Günün Fotoğrafı günün fotosu 6          


    Sahibine Mesajlar Sayın Derviş Eroğlu, yaptığınız açıklamalardan tavşana kaç tazıya tut dediğinizi anlıyoruz. Türkiye’ye ve Rum’a biz anlaşmadan yanayız. Hemen yarın imzaları atalım derken, KKTC halkına da kim biz mi Rumlarla bir arada yaşayacağız. Bizi kıtır kıtır keserler. Vallahi bir arada yaşayamayız. Devletimizi tanısınlar. Onlar kendi devletlerinde biz kendi devletimizde yaşayalım. Ama devletin başında da Cumhurbaşkanı ben olacayım diyorsunuz. Anladık çok sağolun. Da, KKTC gettosunda bu yaşam nereye kadar diye sorsak ayıp mı etmiş oluruz. Sayın Mehmetali Talat, bize atalarımız bu dünyada ‘Kadirşinaslık ‘ diye bir duygunun olduğunu öğretti. Siz CTP’nin en dibe vurduğu zamanlarda yüzeye çıkartıp onu yüzdüren ve eski itibarını sağlayan bir lideriydiniz. Cumhurbaşkanlığı seçimleri için size yönelik sarfedilen sözler hiçte etik olmadı. Davul görünce oynayıp mihrap görünce ağlayanlara aldırmayın. Hala daha tabanda hatırı sayılır bir seven kitleniz var unutmayın. Sayın Sibel Siber, Cumhurbaşkanı adayı olduğunuzu inceden inceye duyurmaya başladınız. İstemem ama yan cebime koyun der gibi bir haliniz var. Aslında bir kadının Cumhurbaşkanı olması güzel olur. Bakın ilk kadın Başbakanımız olarak iyi bir vitrin oluşturdunuz. Ayni Fatma Ekenoğlu gibi vitrininizin al benisi çok hoş durdu. Yine Al Benisi yüksek vitrinlerden bir tanesi de Polis Genel Müdür Vekili Pervin Gürler’in bir kadın olarak oluşturduğu vitrindir. Ancak Yorgancıoğlu’nun Silihtardaki Beyaz Saray’a bakarken bakışları hiç hoş değil. Sanki önce ben der gibi bir hali var.. Sayın Serdar Denktaş, bu hükümet devam edecek mutabakat var açıklamanız tam anlamı ile anlaşılmadı. Mutabakat derken istihdama devam hükümetçiliğe devam mı demek istediniz Yoksa mutabakat var derken dışı yeşil içi kırmızı kabaktan karpuza dönüşen hükümetdaşınızın bölünme modunda olduğunu ve dört beş parça olmak için çatlamaya başladığını mı ima ediyorsunuz. Vallahi siz eğilip gullenin geçmesini beklerken o gulle sizin ortağın tam göbeğine oturdu. Ortalığı toz duman etti. Bence de mutabakata devam. Sayın Oktay Kayalp partimin vereceği her göreve hazırım. Aktif siyasete devam edeceyim derken, bu aktif görev arasında CTP Başkanlığı da varmı? Bizim Minik Kuşlar ağır ağır Başkanlık yolu için hazırlık yaptığınızı ve şimdilik Allah Kerim dediğinizi söyledi. Vallahi CTP başkanlığı yakışır ama Allah Kerim derken Kerim’in kuyusunun da derin olduğunu unutmayın. Kuyuya inince çok güvendiğiniz birileri yine ipi kesip sizi kuyuda bırakmasın. Sayın Mehmet Çağlar, AS TV’de sevgili Aytuğ’un programında yaptığınız cesurca açıklamalar size olumlu puan toplattı. CTP’nin geçer not almadığı ve sınıfta kaldığı dersleri söylerken tam yerinde tespitlerde de bulundunuz. Halkı zevlerseniz bir gün halk da döner sizi tefe kor imasında bulunmanız cuk diye yerine oturdu. Davul zurnayla tavşan avına gidilmez. Giderseniz davulu siz çalarsınız ancak parsayı başkaları toplar. Aynen UBP örneğinde olduğu gibi davulu onlar çaldı parsayı oy olarak siz topladığınız. Sayın Zeren Mungan, hasta değilsiniz ya. Başınıza inşallah birceğez tuğla falan da düşmedi ya. Neden soruyorum diye merak ettiyseniz söyleyeyim. Benzinde 3 krş da olsa indirim yapmışsınız diye duyduk. Hayretten küçük dilimiz ile beraber büyük dilimizi de yuttuk. Bütçe açığını kapatacağım diye yırtınırken bu indirime nasıl razı oldunuz. Yok yok sizin sıcaklığınız var. L,ütfen bir doktora görünün. Sayın M. Ö eski sevgilim bana tecavüz etti. Sonra onun arkadaşı da bir saat sonra bana fındık ikram ederek anagini nanagini dedi. Tüm bunlar yaşanırken İ. Adında bir de kadın bizi seyretti diyerek çok güzel bir senaryo yazdınız. Yazdığınız senaryoyu Türker İnanoğlu ile Yılmaz Erdoğan okudu. Bu senaryoyu film yaparsak gişe rekoru kırarız dediler. Yana yana seni arıyorlar. Varsa böyle hayal mahsülü senaryocuklar sen yazmaya devam et. Vallah tecavüz sahnelerinde de Tecavüzcü Coşkun ile birlikte baş rolü sen kaparsın. Eee hade kız nazlanma.            

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Detay Kıbrıs | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 392 444 79 79 Faks : +90 392 227351