Detay Kıbrıs Gazetesi Bugün
  • BIST 83.048
  • Altın 146,881
  • Dolar 3,7605
  • Euro 4,0391
  • Lefkoşa 5 °C
  • Mağusa 5 °C
  • Girne 5 °C
  • Güzelyurt 5 °C
  • İskele 5 °C
  • İstanbul 5 °C
  • Ankara -8 °C

Çocuk Masumiyetinin Cırlavık İnsafı

Hare ERGEN

“Boş bir sayfada oturuyorum;  bilerek, bilmeyerek, Boş bir sayfada yazıyorum;  isteyerek, istemeyerek” hare ergen… Yaz gelecek, geliyor derken bir geldi, pir geldi... Ağustos böceklerinin sesleri sabah güneşin doğup yükselmesiyle başlıyor ve akşamüstüne kadar devam ediyor. Ağustos böceğine biz cırlavık diyoruz. Biz derken Kıbrıslı Türkler... Söz cırlavıklardan açılmışken sizinle bir anımı paylaşmak istiyorum. Küçükken Lefkoşa’da yaşadığımız semt olan Köşklüçiftlik’te evimizin olduğu yolda çam ağaçları vardı. Sabah erkenden kalkar arkadaşlarımızla buluşur, annelerimizn hazırladığı şekerli ekmeği yer, sütümüzü içer hemen dışarı çıkardık. İlk önce ağaçlardan yerlere düşen çam kozalaklarının içindeki çam fıstıklarını toplardık. Sonra bir taş bulup, usulca yere çömelip, başlardık fıstıkları kırmaya ve içindeki çam fıstığını keyifle yemeye... O an hissettiğim dünyadaki en güzel lezzetin ağzımın içindeki küçük fıstığın olduğuydu... Yemişleri yedikten sonra çam ağaçlarının üstündeki cırlavıkları toplamaya başlardık. Bunu nasıl bir bilinçle yaptığımızı bugün düşünüyorum ve inanın bulamıyorum. Kendi adıma konuşacak olursam topladığım cırlavıklar benim deneklerimdi. Onları ameliyat ederdim çocuk aklımla, kimisinin kanatlarını koparırdım, kimisinin karnını keserdim. Şu an bunları size yazarken silmeyi düşündüm ama vazgeçtim, neticede daha önceden de bir yazımda belirtiğim gibi insan bir günde dört mevsimi yaşayabilen bir canlıdır. Her çocuk eminim az çok böyle şeyler yaşamış ve yapmıştır. Şükür diyeceğim, gümüş renkli ve şeffaf kanatlı cırlavıklar dışında doğada bulunan başka hiç bir canlı veya cansız bir şeye bilerek, isteyerek zarar vermedim bilakis koruyucu oldum. Çocukluğumun bu anılarını bazen hatırlar ve nasıl bunları yaptığıma şaşarım. Bu bir paradoks aslında, çocuklar masum varlıklardır diye kilişe olmuş bir cümle var...Aslında hepimiz her an masum birer canlıyız, ister çocuk olalım ister yetişkin, içimizde iyi ve kötü çicekler vardır ve güne başladığımızda vazoya hangi çiceği koyuyorsak o gün sanırım o şekilde gidiyor...   Gelelim bugünlerdeki durumlarıma... Bugünlerde henüz bir haftalık olan yeni bir hayat akışının içerisindeyim. Henüz tam manasıyle yerleşik olmayan bir düzendeyim. Yine de ruhumdaki göçebelikten umursamıyorum içinde bulunduğum düzeni, sadece ben dışındaki insanlara bu durumun garip ve tuhaf geldiğinin farkındayım. İnsanlar hep bekler; Yeni bir yere taşınır, eşyanın gelmesini, İnsanlar hep bekler; Tenceresi tamam olsun, İnsanlar hep bekler ; Tuvalet fırçasını banyo fayanslarına uygun olarak almayı... Hayatın bunlar için çok ta uzun ve önemli olmadığını anlayalı epeyce uzun bir zaman oldu. O yüzden her an her koşulda yaşayacak şekilde donanımlı ve bu bu konuda eğitimli bir insanım... Seviyorum bu yönümü... Çok fazla sorunları ve olayları büyütmeyen bu davranış şekli size parayla satın alınamayacak şekilde geri dönüşüm getirir. Kendi gücümüzü de böylece farkında varmak bu işin bir artısıdır. Güzel bir haftasonu sizlerle olsun. Seviyorum sizleri...  

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Detay Kıbrıs | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 392 444 79 79 Faks : +90 392 227351