Detay Kıbrıs Gazetesi Bugün
  • BIST 89.385
  • Altın 145,846
  • Dolar 3,6324
  • Euro 3,8967
  • Lefkoşa 23 °C
  • Mağusa 23 °C
  • Girne 23 °C
  • Güzelyurt 20 °C
  • İskele 23 °C
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 18 °C

Çocuklarınızı tarikatların ulaşamayacağı yerde saklayınız…

Ayşegül Garabli

6 yıl kadar önce Doğancı Köyü yolunda bir öğrenci yurdu açıldığını duymuştum.

O dönem  bu yurt için, maddi açıdan ihtiyaçlı öğrencilerin barınma sorununa yardımcı olmak amacıyla hayır sever biri tarafından açıldığı söylenmişti.

Açıkçası mutlu bile olmuştum çünkü öğrencilerimden, ülkede  çok zor şartlarda okumaya çalışan öğrencilerin olduğunu biliyordum.

Ancak bu duyumdan tam 2 yıl sonra, sohbet ettiğim bir bayanın anlattıkları beni düşündürmüştü ve bu olayı . 21 Şubat 2012 tarihinde köşemde dile getirmeye çalışmıştım.

Bayanın oğlu, Orta okul  7. Sınıf öğrencisiydi ve o yurtta kalıyordu.

Bu bayan, evlere temizliğe giderek çocuklarını okutmaya çalışan. maddi  açıdan  çok ihtiyaçlı bir bayandı ancak çocuğunu oraya maddi durumdan dolayı göndermemişti.

Kendisi çalıştığı için çocuğu ile ilgilenemediğini ve çocuğunun sokakta kalıp kötü alışkanlıklar edinmesinden korktuğu için bu yurdu tercih ettiğini söylüyordu.

“Orası  çok disiplinli. Sabah kendileri servisle okula getirip öğlen de alıyorlar” diyordu.

Çocuğunun orada güvende olduğunu düşünüyordu.

O yurtta üniversite öğrencileri de kalıyorlarmış ve çocukların derslerinde de yardımcı oluyorlarmış.

Buraya kadar her şey çok güzel..

Ama  tabi yurdun kuralları varmış.

TV izlemek, internet,cep telefonu yasakmış.

Günde sadece 1 saat yurdun bahçesinde top oynayabilirlermiş.

Öğlen yemeğinden hemen sonra ödevler yapılıp dini sohbetlerin yapıldığı salona geçmek zorundalarmış.

Anne, bu sohbetler sayesinde çocuğunun okuldaki din dersinden de iyi not alacağını söylüyordu.Yani dini bilgiye okuldaki dersine yardımcı olacağı için ihtiyaç duyuyordu.

Elbette ki çocukların her konuda olduğu gibi dini konularda  da bilgi edinip bilinçlendirilmesi gerekir.

Ancak bu sohbetleri kim yapıyor ve içeriği ne derece uygun?

Çocuklara neler anlatılıyor?

Bu soruların cevabı, anne için önemli değildi.

Ya da sorgulamayı hiç düşünmemişti.

Bilgi verilmesi ve disiplinli bir ortam olması yeterliydi.

Sohbetlere, sadece yemek ve namaz  için ara veriliyormuş.

Çocuklar banyo ve çamaşır ihtiyaçları için cumartesi ailelerine teslim edilip Pazar da teslim alınıyormuş.

Bunca hizmetin bir bedeli olmalı diye düşünerek ,Maddi olarak  bir şey talep edilip edilmediğini  sordum.

Para vermediklerini  ancak her hafta erzak götürdüklerini , hocalık yapan 2 gencin de yurt sahibi tarafından ödendiğini öğrendim.

Peki  bu hocalar kim ve bu konuda ne kadar ehil?

Çocuğun yaşı daha küçük değil mi diye sorduğumda aldığım yanıt beni şok etti..

Daha küçük çocukların da olduğunu ve 10 kadar ortaokul öğrencisi olduğunu öğrendim.

Temel eğitim çağındaki bu çocukların gittiği bu yer neresi?

Bu yaştaki  çocukların, ailesinden ayrı ve bu tür denetimsiz bir yere gitmesi ne kadar doğruydu?

Eğitim yapmak Milli Eğitim Bakanlığının sorumluluğundadır ve belli kriterlerin olması gerekir.

Acaba bu yer eğitim bakanlığının onayını almış mıydı?

Bir annenin bilinçsizlikle ve tüm iyi niyetiyle teslim ettiği çocuğuna neler öğretiliyordu?

Her şeyden önemlisi daha oyun çağında olan ve kişilik gelişimini tamamlamamış bu çocukların kişilikleri nasıl şekillendiriliyordu?

Tüm bu sorular aklımı kurcalamış, cevap aramıştım.

Ancak her zaman olduğu gibi, cevap alacağım yetkili bir merci bulamamış.

Yani denetlemesi gerekenler yine habersizdi.

Bu tür eğitim yaptığını iddia eden kaç yurt   daha  vardı  kim bilir.

Buna benzer binlerce soru vardı sorulabilecek . Ancak önemli olan bu tür soruları sormak değil; doğru yanıtı almak ve çözüm bulmaktı.

Yanıt alamayınca konu hakkında yazdım ve çocuklarımızın zarar görmemesi adına , yetkilileri bu konuyu  soruşturmaya ve gerekli önlemleri almaya davet ettim.

Çünkü çocukları, laik, bilimsel,  özgür ve demokratik  eğitim sistemi içerisinde ;

Akılcı, çağdaş, bağımsız düşünen; araştırmacı, yeniliklere açık, bilim ve çağdaş teknolojiyi takip eden  bireyler olarak yetişmesini  sağlamak  ,Devletin göreviydi.

Devlete bu görevi Anayasa vermişti  ve Devlet de , bu görevi yerine getirip, denetlemekle yükümlüydü.

Devlet bu yükümlülüğünü yerine getirmemiş olmalı ki, bu gün her köşede bir yurt var ve onlarca  dergah açılmış.

Hatta öyle ki, gazetelerden, dergah üyesi olduğunu söyleyip, halkın inançlarını sömürerek işi ticarete çevirenlerin olduğunu okuyoruz artık.

Geçen gün, KKTC’deki İlahiyat Mezunları Derneği Başkanı olaya isyan etti.

Verdiği demeçte, özellikle Cübbeli Ahmet Hoca’nın KKTC’ye el attığını ve halkın inançlarını  sömürerek kar elde ettiğini söyledi.

Yani,

 “İslamda erkek çocukla cinsel ilişkiye bademleme , kız çocuğuyla eğleşmeye kabaklama denir” diyerek küçük çocukları istismar etmeyi meşrulaştırmaya çalışan zat artık KKTC’de iş başında.

Madem yetkililer umursayıp önlem almıyor, siz bari çocuklarınızı, bu hocaların ulaşamayacağı yerde saklayınız.

Çünkü, yobazlık artık KKTC’de..

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Detay Kıbrıs | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 392 444 79 79 Faks : +90 392 227351