Detay Kıbrıs Gazetesi Bugün
  • BIST 106.764
  • Altın 142,206
  • Dolar 3,5340
  • Euro 4,1188
  • Lefkoşa 36 °C
  • Mağusa 36 °C
  • Girne 36 °C
  • Güzelyurt 29 °C
  • İskele 36 °C
  • İstanbul 28 °C
  • Ankara 30 °C

DAİ ve DAK'ı devreden Öztoprak DAÜ Rektörlüğüne neden aday olduğunu açıkladı

DAİ ve DAK'ı devreden Öztoprak DAÜ  Rektörlüğüne neden aday olduğunu açıkladı
DAİ ve DAK'ı devreden Öztoprak DAÜ Rektörlüğüne neden aday olduğunu açıkladı ve DAÜ'yü borçtan kurtaran yönetimi eleştirdi. İşte o açıklama;

Prof. Dr. Abdullah Y. Öztoprak, DAÜ'de yapılacak Rektörlük seçiminde neden aday olduğunu açıkladı. Öztoprak “Seçiminiz tecrübeden yana olsun” dedi.

Öztoprak, DAÜ çalışanlarından gelen telkin ve desteği göz önünde bulundurarak yeniden Rektörlük görevi için aday olmaya karar verdiğini çalışanların desteğinin yanında kendisini etkileyen en önemli unsurun eğitim, öğretim ve araştırma alanlarında, Doğu Akdeniz bölgesinde lider bir üniversite olarak görmek istedi DAÜ’nün, KKTC’de bile ikinci, hatta üçüncü üniversite olarak anılmaya başlanması olduğunu söyledi.

“Ben rektörlük görevinden men edildiğim dönemde sizlerin de çok iyi bildiği gibi DAÜ 1. Sırada idi ve şu anki gerilemeyi DAÜ kesinlikle hak etmemektedir. Bu yüzden de DAÜ bir an önce iyi bir takımla yeniden yükselişe geçerek, 2014 vizyonumuzda da yeralan, uluslararasılaştırma hedefini gerçekleştirebilmek için çalışmalara başlamalıdır. Günümüzün rekabetçi koşulları bunu gerektirmektedir” diyen Öztoprak, 2009-2010 dönemi başında; Üniversitenin mali durumunun bozulduğu, maaşların bile ödemede zorlanıldığı, öğrenci sayısının düştüğü, çalışanların moralinin bozulduğu, DAÜ’nün satılacağı spekülasyonlarının yapıldığı bir dönemde, %75.2 oyuyla Rektörlük görevine getirildiğini, DAÜ ile ilgili görüşlerimi ‘DAÜ’yü Yeniden DAÜ Yapma Planı’ adını verdiğim belgeyle sunduğunu hatırlattı.

Öztoprak aradan zaman geçtiğini söyleyerek önerileri yeniden hatırlattı;

“DAÜ, yeniden hepimizin gurur duyduğu KKTC Üniversitelerinin Amiral Gemisi haline geldi.

Yönetimi devraldığımızda 3 olan uluslararası akreditasyon sayısı 26’ya çıkarılmış, buna ek olarak görevden ayrıldığımızda 23 programın akreditasyon süreci devam etmekteydi

17 Milyon açık veren bir bütçeden artı veren bir bütçe oluştu. Dolar bazında borçlar yarıya indirildi.

Süratle 10 bine düşmekte olan öğrenci sayısı, 19 binlere çıkarıldı.

27 yeni laboratuvar kuruldu.

Uluslararası bilimsel yayın (SCI, SSCI, AHI) sayısı yılda 112’den, 181’e çıktı.

75 yeni akademik program açıldı.

4 yeni fakülte ve 2 yeni yüksekokul açıldı.

7 yeni bina tamamlandı, 13 kapsamlı bina tadilatı yapıldı.

Kurumsallaşma adına iç mevzuatımız yenilendi veya yeni yönetmelikler yürürlüğe girdi.

Öğrenci memnuniyetine ciddi önem verildi. Yönetimimiz döneminde üniversitemizin uygulamalarına yönelik öğrenci eylemleri neredeyse hiç olmadı.”

Öztoprak, başarılı ve istikrarlı olarak nitelendirdiği beş yıllık dönemin sonunda, ikinci bir 5 yıllık süre için çalışanların %78.5 oyunu alarak Rektör olarak atanması için Senato tarafından VYK’ya önerildiğini, oylara saygı gösterilmeyerek ve hiç de inandırıcı olmayan sebeplerle atamamsının yapılmadığını dile getirdi. Birkaç ay içinde yeni bir yasa yapılacağı ve bu yasaya göre seçim yapılacağı sözünün verildiğini hatırlatan Öztoprak; “Aradan 20 aya yakın bir süre geçmesine rağmen yeni yasa yapılmadı. En son olarak da yasa tasarısı meclisin ad-hoc komitesi gündeminden çekildi. Bu süre içinde Üniversitemiz, değerli bir basın mensubunun ifadesiyle ‘kayyum’ atar gibi üstten empoze edilen bir Rektör Vekili atanarak yönetildi. Bu 20 ay içinde üniversitemiz KKTC halkının gözünde sürekli sorunlar yaşayan, siyasilerin sürekli müdahele ettiği bir kurum durumuna düşürüldü. ‘Fetret Devri’ olarak anılabilecek bu dönem içinde hiç bir ciddi icraat gerçekleştirilmemiştir” dedi.

Öztoprak gördüğü olumsuzlukları ise şöyle sıraladı:

“Hiç bir yeni bina başlatılmamış, hiçbir ciddi yatırım yapılmamıştır. Hatta kaynağı hazır olarak bıraktığımız yatırımlar bile tamamlanamamış veya gerçekleştirilememiştir.

Hiçbir yeni fakülte veya yüksekokul açılmamıştır.

Yaklaşık 20 aylık icraat dönemlerinde, sadece 1 yeni program, 2 tane de var olan programın İngilizcesi açılabilmiştir.

2015 Ekim ayında yeni öğrenci sayısında hem KKTC, hem TC ve hem de yabancı öğrencide düşüş olmuştur. KKTC üniversitelerinin genelinde TC uyruklu yeni öğrenci sayısında %30’un üzerinde artış olurken DAÜ’de düşüş olması üzücüdur.

2015 Ekim ayı içinde, basın yoluyla ilk olarak, toplam öğrenci sayısının 21bini aşacağı açıklanmıştı. Öğrenci sayısı 19 binlerde gerçekleşince de kaliteyi yüksek tutmak için sayıyı düşük tuttuklarını ilan ettiler. Sayıyı sabit tutma amacında olan bir yönetim acaba neden yap-işlet-devret yurt sayısında büyük bir artışa gitmiştir? Şu andaki öğrenci sayısı 18 binlerdedir. Aslında kayıt donduran öğrenciler göz önünde bulundurulduğunda fiili sayı 17 binlerdir.

Son iki yıl içinde KKTC katkıları ve TC yardımları beklenenin 41 Milyon TL altında gerçekleşmiştir. (14M KKTC, 27M TC). Hiç bir yatırım yapamadıklarının esas nedeni budur.

Gelir getirici tek icraatları, yeni öğrenci ücretlerinde enflasyon üzerinde yapılan artışla elde edilen 7.5 Milyon TL olarak gösterilmektedir. Aslında bu rakam da yanıltıcıdır. Öğrenci sayısındaki düşüşün bir nedeninin de bu artış olduğu aşikardır ve bu nedenle pek reel getiri sağlanmamıştır.

Bir iddia da üniversiteyi mali açıdan DAÜ’yü büyük bir artıya getirdikleridir. Herhalde bu 7.5 Milyon TL ile olmamıştır. Esas artı kaynak 2014 yılı başında bir önceki yıla göre benim ekibim tarafından 3000 öğrenci artışı sağlanması ( yılda tahmini 35 Milyon TL) ve doların TL karşısındaki büyük artışıdır (tahmini 30 milyon).

Üniversite yönetiminde büyük bir tıkanma gözlenmektedir. Birçok yönetici ‘evraklar dönmüyor’ diye şikayet etmektedir. Biz bu manzarayı 2009 yılında da görmüştük.

Yabancı ülkelerdeki temsilcilerimizin önemli bir kısmını kaybettik, birçoğu beni arayarak veya e-mail göndererek şikayet ediyorlar.

Çeşitli konularda, öğrenci memnuniyetsizliği mevcuttur”

Öztoprak, şu anda başka bir üniversitenin, KKTC üniversitelerinin amiral gemisi olduğundan bahsedilmesinin içini sızlattığını ve aslında bütün bu yaşananların temelinde, gerçek anlamda çağdaş ve özerk DAÜ Yasa’sının çeşitli nedenlerle oluşturulamamasının yatmakttığını söylerek “Bugün geldiğimiz bu noktada, bu yasanın, tüm paydaşların iştirakı ile ivedilikle oluşturulması zaruri olmuştur. Göreve geldikten sonra bu konuda ekibimle birlikte kararlı bir tutum içerisinde olacağımızı belirtmek isterim” dedi.

Öztoprak, göreve geldiği andan itibaren, öncelikle; Üniversitenin gelir kaynaklarının (KKTC ve TC katkılarının) geçmişte kendi döneminde olduğu gibi yeniden arttırılması yönünde yoğun çaba sarf edeceğini, üniversitenin en büyük gelir kaynağı olan öğrenci gelirlerinin, istikrarlı olması için gerekli tedbirler alınacağını, bölgenin en prestijli üniversitesi olma yönünde, 2014 yılında belirlediği hedefler doğrultusunda, var gücü ile çalışıp, hep birlikte başarılacağını açıklayarak, yine 2014 yılındaki seçim bildirgesinde, “Üniversitemizin öngörülen bütçe hedeflerine ulaşması ile birlikte oluşacak bütçe artıları çalışanların maaşlarına artış olarak yansıtılacaktır” dediğini hatırlattı.

“Rektörlük makamını teslim aldığımızda ilk iş olarak bütçemiz incelenecek, mali durumumuza göre tasarruf amaçlı olarak çalışanlarımızdan yapılan kesinti kaldırılacaktır. İmzalanan TİS’lerin rektörlüğe verdiği yükümlülükler yerine getirilecektir. İş barışını sürdürmek için azami gayret gösterilecektir” şeklinde bir açıklamada bulunan Öztoprak şöyle devam etti;

“Vizyon ve deneyim, DAÜ’yü yeniden hak ettiği noktaya getirmek için gereklidir. Elbirliği ile çalışarak DAÜ’yü öncelikle hak ettiği noktaya, daha sonra da çok daha ileriye taşıyabiliriz. Elbette ki bunu birbirimizle kavga ederek başaramayız. Bizler için aslolan DAÜ ise, karalamalara ve kışkırtmalara kulak asmadan hedefe odaklanmalıyız. Kavganın değil huzurun güzel sonuçlara vesile olacağını farkına varmalıyız. DAÜ, 20 aylık bir zaman kaybetmiştir. Ben bu zamanın telafisi için aday oldum. Ben DAÜ’ye inandığım için aday oldum. Yazımın başında da belirttiğim gibi ben sizleri dikkatle dinlediğim ve sizlere güvendiğim için aday oldum.

Doğru liderlikle, deneyimlerimizden yararlanarak ve bazı hatalarımızdan öğrendiklerimizle hep birlikte bu belirsiz günleri aşacağımızdan ve yeniden yükselişe geçeceğimizden emin olabilirsiniz. Eğer siz de buna inanıyor ve aslolan DAÜ’dür diyorsanız, o zaman DAÜ’den desteğinizi esirgemeyiniz.

En derin sevgi ve saygılarımla.

Prof. Dr. Abdullah Y. ÖZTOPRAK

OYUNUZ TECRÜBEDEN YANA OLSUN!”

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Detay Kıbrıs | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 392 444 79 79 Faks : +90 392 227351