Detay Kıbrıs Gazetesi Bugün
  • BIST 82.976
  • Altın 146,876
  • Dolar 3,7951
  • Euro 4,0443
  • Lefkoşa 15 °C
  • Mağusa 14 °C
  • Girne 12 °C
  • Güzelyurt 12 °C
  • İskele 14 °C
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara -1 °C

Erken menopoz kader değil

Erken menopoz kader değil
Dr. Necati Fındıklı, günümüzde erken menopoz riskinin ya da düşük yumurtalık rezervi sorunun, kadınların çocuk sahibi olma konusunda bir engel olmadığını belirtti

Yumurtalık veya yumurtalık dokularını dondurma işlemi kadınların çocuk yapma hayallerini istedikleri zaman yaşama imkanı veriyor. Özellikle erken menopoz riski ve düşük yumurtalık rezervi olan kadınlar için hayat kurtarıcı olan bu uygulamanın ayrıntılarını Bahçeci Sağlık Grubu Bilimsel Direktörü Dr. Necati Fındıklı anlattı.

Fındıklı, birkaç yıl önce yürürlüğe giren “tüp bebek diğer bir adıyla üremeye yardımcı tedaviler yönetmeliği” kapsamında yapılan değişikliklere dikkat çekerken “bu yönetmelik sayesinde kadınların erken menopoz korkusu sona eriyor. Çünkü düşük yumurtalık rezervi olduğu tespit edilmiş, henüz doğum yapmamış ve aile öyküsünde erken menopoz hikâyesi olan kadınlar, yumurtalarını veya yumurtalık dokularını gelecekte çocuk sahibi olabilme şanslarını koruyabilmek amacı ile dondurtabiliyorlar” diye konuştu.

40’LI YAŞLARDAN SONRA İHTİMAL AZALIYOR

Dünyada her 100 kadından 3'ü erken menopoz problemiyle karşı karşıya. Ülkemizde de durum bundan farklı değil. İstatistiklere göre Türkiye'de evlilik yaşı son 20 yılda ortalama 2 yaş artarken her geçen yıl daha fazla kadın da kariyer veya diğer sebepler nedeni ile evlilik ve çocuk sahibi olma planlarını erteliyor. Ancak bu erteleme erken menopoz riski ile birlikte anne olabilme şansını da azaltıyor. Çocuk sahibi olma konusunda en büyük engellerden birinin kadınlarda yaşa bağlı olarak yumurtalık rezervinin azalması ve yumurtalardaki kalite kaybı olduğunu belirten Dr. Necati Fındıklı; “Bilimsel çalışmalar ve mevcut tedavi sonuçları bayanlarda 40'lı yaşlardan sonra çocuk sahibi olma başarısının ciddi olarak azaldığını ortaya koyuyor. Bir de buna çeşitli nedenler ile erken yaşlarda düşük yumurtalık rezervi teşhisi veya erken menopoz riski eklendiğinde, pek çok bekar bayan için gelecekte çocuk sahibi olamama endişesi çok daha erken yaşlarda kabus haline geliyor “ dedi.

ERKEN MENOPOZ KADER DEĞİL!

Sağlık Bakanlığı'nın birkaç yıl önce değişikliklerle yürürlüğe koyduğu Üremeye Yardımcı Tedaviler yönetmeliği kapsamında, daha önce sadece ciddi bir cerrahi operasyon geçirecek veya kanser tedavisi nedeni ile kemoterapi veya radyoterapi görecek bayanlar için izin verdiği yumurta hücresi veya yumurtalık dokusunun dondurularak saklanması iznini genişlettiğine vurgu yapan Dr. Necati Fındıklı; “Artık düşük yumurtalık rezervi tanısı konulmuş veya erken menopoz riski olan, fakat henüz doğum yapmamış bekar kadınlar yumurta veya yumurtalık dokularını dondurtabiliyorlar” dedi.

YUMURTA DONDURMANIN  UYGULAMASININ YAŞI VAR MI?

Sağlık Bakanlığı bu hizmetin verilebilmesi için işlemin uygulanacağı bireyde mevcut sosyal ve sağlık durumunun belirlenen şartlara uygun olduğunun belgelenmesini şart koşuyor. Bu şekilde raporlanmış durumlarda ise ikinci ve en önemli aşama, işlemlerin nerede ne şekilde yapılabileceğine karar verilmesi. Dr. Necati Fındıklı; “Yumurta hücrelerinin mi yoksa yumurtalık dokusunun mu dondurulacağı, yumurtaların nasıl ve ne şekilde elde edilebileceği gibi birçok sorunun yanıtının, bu konuda uzman ve yetkinliği bilinen tüp bebek merkezleri ile koordineli olarak aranması gerekiyor. Çünkü yumurta veya yumurtalık dokusu dondurma ve saklama teknolojilerinin her tüp bebek merkezinde aynı başarı oranlarında gerçekleştirilemediği bilinen bir gerçek ve her merkezde bu örneklerin uzun süreler (yıllar) saklanması için sağlam, yeterli ve/veya sağlıklı bir altyapı olmayabiliyor” diye konuştu.

Yumurta veya yumurta dokusunun dondurularak saklanmasının Türkiye'de pratikte uzun yıllardır yerilen bir hizmet olmadığını ancak son birkaç yıldır belirli kurumlarda bu konuda ciddi bilgi birikiminin sağlandığını vurgulayan Dr. Fındıklı; “Yumurtalık dokusunun dondurulması ise dünyada da ülkemizde de halen deneysel aşamada. Bununla birlikte, yumurtalık dokusunun dondurulması, çözülmesi ve nakli sonrasında doğan sağlıklı bebek sayısı her geçen gün artıyor ve yakında bu uygulamanın da dünya genelinde rutin laboratuar uygulamaları arasında yerini alması bekleniyor” dedi.

Uygun şartlar altında gerçekleştirilen bir yumurta dondurma işlemi sonrası elde edilen canlılık oranların yaklaşık %90'lar civarında olduğunu ifade eden Dr. Necati Fındıklı; geliştirilme aşamasındaki protokollerle birlikte bu oranın %100'e yaklaştığını belirtti.

Dondurulmuş olan yumurta hücrelerinin çözdürme, mikroenjeksiyon ve sonrası embriyo transferi aşamalarını kapsayan bir tüp bebek tedavisi şeklinde sunulduğunu belirten Dr. Fındıklı; “yumurta dondurma uygulamasının yakın gelecekte beklenen başarıyı sağlayabilmesi için en az 8-10 adet olgun yumurta hücresinin donduruluyor olması gerek. Sayıca bu orandan az yumurta hücresi dondurulabilen kadınlarda mümkün ise bu sayının arttırılması, değil ise mevcut dondurulmuş yumurta hücresi sayısına bağlı olarak bir bilgilendirme yapılması olası verimliliğin ve yumurtaları dondurulan kişinin yakın gelecekte sahip olabileceği tedavi şansının belirlenebilmesi açısından son derece önemli” diye konuştu.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Detay Kıbrıs | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 392 444 79 79 Faks : +90 392 227351