Detay Kıbrıs Gazetesi Bugün
  • BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Lefkoşa 29 °C
  • Mağusa 29 °C
  • Girne 29 °C
  • Güzelyurt 26 °C
  • İskele 29 °C
  • İstanbul 22 °C
  • Ankara 12 °C

Gandır çocuğu Taksim istesin !...

Taner ULUTAŞ

Yıl 1983 aylardan Kasım. Ben Tuğal’ın dile getirdiği o güzelim ‘Aylardan Kasım’ şarkısını değil. KKTC’nin kurulduğu Kasım ayından bahsediyorum. KKTC kurulduktan sonra Türkiye Futbol Federasyonu tarafından UEFA ve FİFA’ya gönderilen yazı bir anlamda genelde futbolumuzun özelde de futbolcularımızın ayağına pranga izleyenlerin de gözlerine pas sürdü. KKTC’nin kuruluşu olan 15 Kasım 1983 tarihinden önce ülkede faaliyet gösteren takımlarımız özel izin ile Uluslar arası arenada özel maçlar yapabiliyordu.  KKTC kurulduktan sonra Türkiye Futbol Federasyonu yetkilileri tarafından hiç gereği yokken iznin devam edip etmediği sorulunca bırakın bizim futbolcularımızı Türkiye’nin 3’ncü lig takımları kendi aralarında bile altıda half time 12’de biten ‘Gazozuna’ maç bile oynayamaz duruma düştüler. Yıllardır iç tribünlere oynayan futbolcularımız, kendilerine hedef olarak gösterilen ‘Şampiyonluğa’ ulaştıktan sonra verilen bir şampiyonluk yemeği sonrasında köylü köyüne, evli evine evi olmayan duvar dibine oyununu oynadıktan sonra maalesef başka hedef kalmadığı için motivasyon eksikliğinden sahada öylesine bir oyun sergilemekten başka bir şey yapmadı. Ömer Adal’ın KOP ile sürdürdüğü görüşmeler sonrasında bu işlerde uzman Proflar ile Zürih’e gidip Uluslar arası Mahkemeye başvurma düşüncesi nedendir, niçindir bilinmez birileri tarafından önlendi. Ömer Adal’dan sonra ‘Cadı Kazanını’ karıştıran bir başka başkan Niyazi Okutan sonrasında da Hasan Sertoğlu çıktı. Ben futbolcularımı Uluslar arası arenada oynar duruma getireceğim. Bu KOP ile olsa bile bunu gerçekleştireceğim dedikten sonra belli bir kesim tarafından yaylım ateşine tutuldu. Yılmadı ve pilavdan dönenin kaşığı kırılsın diyerek yoluna ‘Bodoslama’ devam etti. KOP’un yan çizmesi sonrasında bir fırça da ona attıktan sonra Türkiye BAL ligine elini kolunu sallayarak giden futbolcuların kulüplerine bir Osmanlı Kuruşu bile kazandırmaması onu yine kızdırdı. Size 45 gün mühlet ya bu işi çözün yada çözerim ihtarını birilerinin anlına yapıştırdı. İş ciddiye binince TC Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören aldığı talimat üzerine uçağa atladığı gibi soluğu Cumhurbaşkanının yanında aldı. Her ne kadar Cumhurbaşkanı Eroğlu’nun daveti denilse bile perdenin arkasında restlere pek alışamayan birilerinin ‘Sertoğlu’nun resti sonrasında Yıldırım’a hemen uçağa atla ve Yıldırım gibi KKTC’ye git bu Sertoğlu’nun etrafına demir ör dediği çok bilinmeyenli bir denklem olmaktan çıktı. Siyasette de sporda da mütekabiliyet diye bir mevhum var. Yani Sen Futbol Federasyonu başkanıysan diğer ülkenin futbol federasyonu ile görüşerek sorunları çözmen gerekir. Ama yok ben büyüğüm KKTC’nin Futbol Federasyonu da kim dersen ve karşındakini küçük görerek ‘Cumhur’ ile görüşüm dersen bizde halk olarak nerdesin ‘Arif Hoca’ patlat o meşhur sözcüğünü deriz. Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ile TC Futbol Federasyonu başkanı Demir çiğneyen pardon Demirören, futboldan sorumlu örgütlerin başkanlarının da katılmasıyla  görüştü. Bu sorunun üstesinden geleceğiz ama FİFA yasalarına uygun olarak geleceğiz demecini de patlattı. Herkes bu açıklamadan sanırım memnun kaldı. Ama kazın ayağının öyle olmadığı pek yakında ortaya çıkar. Çünkü FİFA her ülkede bir Federasyon tanırım diyor. Kıbrıs’ta da tanıdığım federasyon KOP’tur diye ilave ediyor. Yani ‘Yannisi’ Nikolisi yok. Yarın FİFA’ya gidildiğinde siz birebir görüşme tenezzülünde bulunmadığınız Hasan Sertoğlu’nun kapısını çalacaksınız. Rum’un ‘Ohi’sini Sertoğlu ile kırmak mecburiyetinde kalacaksınız. Bukez karşınızda ‘Gandır çocuğu Taksim ‘ istesin cinsinden biri yok. Ve futbolun içinden geldiği için Hanya’nın Girit’te Konya’nın da Türkiye’de olduğunu çok iyi bilir. Bizden söylemesi. ****** Gizli evraklar şehir ortasında yakılarak imha ediliyor KKTC’de yaşanan anomalilere bir yenisi daha eklendi. Gizlilik içeren birçok evrak şehrin ortasında yakılarak imha edilmeye çalışılıyor. Vatandaşlara ait gizlilik içeren birçok evrakın şehir ortasında yakılması vatandaşların tepkisine neden oluyor. copler (1)EKSOZ EMİSYON TESTİ YAPAN İŞ YERİ ÖNÜNDE İMHA Egzoz emisyon testi yapılan bir iş yerinin hemen önünde gizlilik içeren evrakların yakılması vatandaş tarafından doğru bir işlem olarak kabul edilmezken bunun araçların egzoz emisyon testi yapan bir iş yerinin önünde yapılmasının da sakıncalı olduğuna vurgu yapılıyor. GİZLİLİK İÇEREN EVRAKLAR ŞEHİR ORTASINDA YAKILIYOR Murat Tarım yaptığı açıklamada benim yetkililere ve idarecilere bir sorum olacak.  Şehir ortasında bir devlet dairesinin ateş yakarak evraklarla birlikte çöp yakılması, şahıslara ve şirketlere ait gizlilik içeren evrakların bu yöntemle yok edilmesi yasalmıdır? Yasal değilse neden bir yetkili bu duruma müdahale etmiyor dedi. [caption id="attachment_52380" align="alignleft" width="650"]dd Günün Fotoğrafı[/caption] copler (4)YETKİLİLER BU DURUMA SON VERSİN Tarım açıklamasına devamla bu memlekette motorlu araçlara egzoz emisyon testi yapılması devlet taraftan zorunlu kılınırken diğer taraftan devletin memurları dairelerde başına buyruk bir şekilde gizlilik içeren evrakları alenen ateş yakarak bu eksoz emisyon testi önünde yakmaya çalışması da ne derece doğrudur?  Sanırım yetkililer bu duruma son verirler ve gizlilik içeren evrakların imhasını böyle şehir ortasında yakmazlar ifadesinde bulundu.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Detay Kıbrıs | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 392 444 79 79 Faks : +90 392 227351