Detay Kıbrıs Gazetesi Bugün
  • BIST 82.796
  • Altın 147,560
  • Dolar 3,7818
  • Euro 4,0344
  • Lefkoşa 17 °C
  • Mağusa 17 °C
  • Girne 17 °C
  • Güzelyurt 17 °C
  • İskele 17 °C
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara 2 °C

Gebelik sürecinde ilaçsız depresyon tedavisi mümkün

Gebelik sürecinde ilaçsız depresyon tedavisi mümkün
Psikiyatri Uzmanı Dr. Hatice Turan, hamilelik ve lohusalık döneminde yaşanan depresyon sorununun ilaç kullanmadan tedavi edilebileceğini belirtti.

Bir kadının en özel ve en meşakatli dönemi annelik süreci… Hamilelik ve sonrasındaki lohusalık döneminde, hormonal değişiklikler, duygusal dalgalanmalar yaşatırken intihara kadar varan sonuçlara sebep olabiliyor. Bu dönemlerde yaşanan depresyon sorunu ile ilaçsız başa çıkılabildiğini belirten Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Kadın Ruh Sağlığı Merkezi Psikiyatri Uzmanı Dr. Hatice Turan, anneye ve bebeğe zarar vermeden tedavinin mümkün olduğunu belirtti.

Anneliğin ilk dakikalarından itibaren kadınların yüzde 35-70'inde görülebilen doğum sonrası depresyonu hafif hüzün ve kaygı hissedilmesiyle başlıyor. Annenin genetik yatkınlığının yanı sıra yakın çevresinden gördüğü ilgi ya da ilgisizlik, eşinden gördüğü sevgi ya da sevgisizlik, içinde bulunduğu sosyoekonomik durumun etkisiyle 4 ila 10 gün içerisinde kendiliğinden düzelebildiği gibi ağır tabloları da beraberinde getirebiliyor. Türkiye'de açılan İlk Özel Kadın Ruh Sağlığı Merkezi Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Turan, doğum sonrası hüznünün doğumu takiben ilk 2 hafta içinde sinsice başladığını ve 1 ila 2 yıla kadar uzayabildiğini belirtiyor.

KADINLARIN YÜZDE 15’İ DEPRESYON YAŞIYOR

 

Dünya Sağlık Örgütü'nün yaptığı araştırmalara göre her 100 anneden 10'u ila 15'i çeşitli şiddette depresyon yaşıyor. Psikiyatri Uzmanı Dr. Hatice Turan; “Nedenlerine bakıldığında biyolojik ve psikososyal nedenler olduğu görülmektedir. Gebelik döneminde yükselen östrojen ve progesteron düzeylerinin doğumla birlikte ani düşmesi depresyondan sorumlu tutulmuştur. Geç başlangıçlı doğum sonrası depresyonda tiroit bozukluklarının, aneminin ve folik asit eksikliğinin rol oynayabileceği düşünülmektedir. Doğum yapan tüm kadınlarda hormonal değişiklikler olmasına rağmen ruhsal bozuklukların ancak kadınların %10-15’inde gelişmesinin sosyal zorlanma, kişiler arası ilişki sorunları, sosyal destekten yoksun olma gibi durumlarla ilgili olabileceği düşünülmektedir ”dedi.

Annenin yaşadığı şiddetli hüzün ya da boşluk duygusu, yorgunluk, enerji kaybı, keyif veren etkinliklerden uzak durma, bebeklerini yeterince sevmedikleri ya da bakım veremedikleriyle ilgili düşünceler, bebeğe zarar verme endişesi, dikkat ve odaklanma sorunları, bellek sorunları, yerinde duramama, kaygı, sinirlilik, sıkıntı, bunaltı, kendiliğinden ağlamalar gibi duygusal tepkiler, iştahsızlık, kilo kaybı, uykusuzluk, bebekle ilgilenmek istememe dikkatli olunması gereken depresyon belirtilerinden.

TMS İLE İLAÇSIZ ÇÖZÜM

Tüm bu belirtilerin annenin yakın çevresi tarafından titizlikle takip edilmesi gerekiyor. Çünkü annedeki davranışsal farklılıkların altında yatan ana neden “bana yardım edin” mesajı olabiliyor. Ancak yine de çoğunlukla bu belirtiler yüksek risklerine ve sık görülmesine rağmen “nasıl olsa geçer” denilerek atlanıyor ya da üzerine düşülmüyor. Dr. Turan; “ Bu dönemde anneler doktora gitmeye ya da hekime danışmaya çekiniyor. Bunda önemli bir etken de verilecek ilaçların bebeği etkileyeceği düşüncesi. Ancak annenin belirtilerinin şiddetine göre belirlenecek motivasyonel görüşmeler, bilişsel davranışçı çalışmaların yanı sıra somatik tedavi olarak uyguladığımız Transkraniyal Manyetik Stimülasyon Tedavisi ( TMS) ile gebelik ve lohusa dönemindeki hastalarımıza yardımcı olabiliyoruz” dedi.

TMS NASIL UYGULANIYOR? 

Transkraniyal Manyetik Stimülasyon Tedavisi ruhsal hastalıklarla ilgili önceden belirlenmiş bölgelere uygulandığında buralarda elektrofizyolojik değişiklikler meydana getirerek klinik iyileşme sağlıyor. Uygulama sırasında tedavide ana iyileştirici materyal olan manyetik akımı oluşturan bobin saçların üzerinden üzerinden hedef beyin bölgesinin bulunduğu noktaya yerleştiriliyor. Vücuda herhangi bir girişim olmadan yapılan uygulamada psikiyatrik hastalık tanısına göre hedef bölge ve manyetik akımın şiddeti belirleniyor. Dr. Turan; “ Depresyonda TMS tedavisi iki bölüme ayrılıyor. Biri akut, diğer idame tedavisi. Akut tedavi hastalığın şiddetine göre 15-30 seans sürebiliyor, günlük olarak planlanıyor. İdame tedavisi ise hastalığın kişideki etkisine göre değişmekle birlikte bazı hastalarda hiç uygulanmıyor, bazılarında ise haftada bir ya da ayda bir kez olmaz üzere planlanabiliyor “ dedi.

TMS tedavisi gebelik ve lohusalık depresyonu dışında anksiyete bozuklukları, obsesif kompulsif bozukluklarda ve bağımlılık tedavisinde yardımcı tedavi olarak uygulanabiliyor.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Detay Kıbrıs | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 392 444 79 79 Faks : +90 392 227351