Detay Kıbrıs Gazetesi Bugün
  • BIST 83.067
  • Altın 146,627
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Lefkoşa 10 °C
  • Mağusa 10 °C
  • Girne 10 °C
  • Güzelyurt 7 °C
  • İskele 10 °C
  • İstanbul 4 °C
  • Ankara 1 °C

Gerçek Oyunu

Hare ERGEN

Bir oyun var, belki de çoğunuz biliyorsunuz,

İsmi gerçek oyunu...

Doğru cevaplar vermek zorundasınız...Karşılıklı olarak sorular sorulur ve her ne olursa olsun oynamayı kabul ederseniz; vereceğiniz cevaplar gerçek olmalıdır...

Dün gece bir arkadaşımla bunu oynadık.

Benim sorduğum ilk soru “küçükken aklında kalan, sana en çok mutlu olduğunu hissettiren an?”

Cevap “annemin beni kucağında uyutması...”

Daha sonra sıra arkadaşıma geldi. Sorduğu soru hayattaki en büyük pişmanlığımın ne olduğu ile ilgiliydi...

Bu soruya verdiğim ilk cevap tam manasıyle gerçeği yansıtmamıştı, hemen sorunun cevabını doğru bir şekilde verdim ve arkasından diğer sorulara geçtik.

Bazen zorlanırız...Kendimize bile itiraf edemeyiz aslında gerçekte neler hissettiğimizi...

Neyin en büyük pişmanlığımız olduğunu...

Bizi yaralayan yine de kaçamadığımız bir gerçektir bunlar.

Oyuna bir süre daha devam ettik...Sonrasında arkadaşım daha fazla oynamak istemediğini söyledi ve oyunu bıraktık.

Farkettim...Her zaman olmasa bile bazen bir ömür boyu aynı olayları tekrardan yaşamak, onlarla yüzleşmek bizi üzer...

Hatırlıyorum...Uzun zaman önce Washington DC’de George Town’da yürürken o anların sonsuzluğunda olurdum...Nisan aylarında kiraz ağaçların çicek açmasını seyretmek en çok hoşuma giden anlardan biriydi...

Kiraz ağaçlarının renk ahengi beni büyülerdi...Hayatımda ilk defa kiraz ağaçlarını orada görmüştüm.

Hiç bir şeyin dert edilecek kadar önemli olmadığının bilincindeydim.

Gerçi bu halim aradan uzun yıllar geçse bile aynen bu şekilde devam ediyor.

Keşkelerimi anımsamayacak şekilde unutmuşum...

Pişmanlıklarımı ise düşünecek kadar vakit yaratmıyorum. Hepsi de dün denilen mazi ülkesinde kaldı...

Arasıra beni çağırsalar bile oralı olmuyorum gitmek ve konuşmak için...

Sadece geçenlerde yine pişmanlığımın biri beni çağıracak oldu; ona tam da o sırada okumakta olduğum cümleyi söyledim...

“senin sesin güzel, çay söylesene bize, benimkisi açık demli olsun”...

Hepsiyle de arkadaş oldum, dost oldum...

Buna rağmen tekrar aynı hayatı yaşama şansım olsa nasıl yaşardım bilmiyorum. Belki de daha çok doğa ve çevre konusunda çalışırdım. Yüreğimin ve cesaretimin sevgi dolu kucaklamaları benim öngörüm olmuştur hep...

Bazen üzülsem bile yine de çok mutlu olduğum anlar olmuştur.

Tıpkı bir defasında Cunda adasının etrafındaki adalardan birinde denize dalıp o an benim için dünyanın en güzel ölü deniz kabuğunu çıkarmam gibi...

O yüzden önemsenecek kadar keşkem yok henüz...Emanet olarak yaşadığımız şu dünyada neyin hesabını yapacak kadar uzun yaşayacağımızı nereden bileceğiz ki?

Güzel bir hafta sonu diliyorum, bu arada anladım ki ben Cunda adasını özlemişim, Ege denizinin o soğuk dalgalarını...

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Detay Kıbrıs | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 392 444 79 79 Faks : +90 392 227351