• BIST 93.003
  • Altın 188,774
  • Dolar 4,8233
  • Euro 5,5988
  • Lefkoşa 32 °C
  • Mağusa 31 °C
  • Girne 31 °C
  • Güzelyurt 31 °C
  • İskele 31 °C
  • İstanbul 28 °C
  • Ankara 24 °C

Hangi koalisyon modeli?

Ülke olarak seçimlere odaklandık. Sonrasında seçilen Milletvekilleri ve kurulması muhtemel hükümet modelleri derken etrafımızda bizi çevreleyen yangını pek fark etmedik.
Hangi koalisyon modeli?

Batmayan uçak gemisi olarak nitelendirilen Kıbrıs ile ilgili olarak büyük ülkelerin düşüncelerini nedense göremiyoruz.
Çin’in başını çektiği, Bankerliğini de İngiltere’nin yapacağı, ‘İpek Yolu’nun bir figüranı da sanırım Türkiye’dir. Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçtiğimiz gün Fransa Başkanı Macron ile görüşmesi, Macron’un kalkıp hemen Çin’e gitmesi bölgemizde siyasetin yeniden hareketlendiğini gösteriyor.
İpek Yolu ile ilgili olarak ABD kendi içinde de bir kavga halindedir. İpek Yolunun hakimiyetini eline geçirmek isteyen ve burada sağlanacak rantın ABD’ye akmasını isteyen savaş ve bölgede kargaşanın hakim olmasını isteyen Pentagon, bir İsrail Lobisi olan ve kendisine yakın olan AIPAC ile bölgeyi sürekli karıştırıyor.AIPAC, Ortadoğu'da savaş isterken. İslam ülkeleriyle savaşarak, dünyadaki Yahudi düşmanlığını arttırmak böylelikle ABD’nin Lockheed gibi güçlü silah satıcılarına satış olanakları sunmak istiyor.Bölgede, barış yerine savaşı destekliyor ve barış için girişimde bulunmuyor.
İran’daki son ayaklanmalara bir göz attığımız zaman ‘Karanlıklar Prensi’ olarak anılan ve yıllarca ABD’nin İran Masası Şefi Michael D’Andra’nın bu ayaklanmaları bölgeyi karıştırmak için çıkardığını  görürüz.AIPAC’in siyasetini beğenmeyen ve ABD ile son zamanlarda yollarını ayıran İngiltere dünyanın en zengin ailelerinden İngiliz Rothschild ailesinin de desteğiyle AIPAC'e rakip J STREET adlı yeni bir lobi kurdu. Başına da Clinton'ın içişleri konusunda tek danıştığı kişiyi Jeremy Ben-Ami’yi getirdi.J. Street, AIPAC’ın aksine, bölgede barış ve çözüm istiyor. Bölgede kan ve gözyaşı yerine konuşarak çözüm bulmayı öneriyor. İsrail halkının bile bu yönde büyük desteğini almış durumda.
Şimdi Evkafın su meselesine gelelim. Hatırlarsanız geçtiğimiz haftalarda CIA’in önemli isimlerinden Pompeo ile ABD Askeri Akademisinin üst düzey bir yetkilisinin şayet 15 Temmuz’da başlatılan darbe başarılı olsaydı sonrasında Lefkoşa’da bir harekat başlatacak ve Lefkoşa’nın kuzeyine hâkim olacaktık. Başkentsiz kalan bir ülke de ülke olmayacağına göre işimiz kolay olacak dedikleri bir yazıdan bahsetmiştim.
Seçimler bitti. Hükümet kurulacakmı, kimler tarafından kurulacak derken bizim dışımızda beklemediğimiz olaylar gelişmeye başladı. Yahudi Lobisi AIPAC sertlik yanlısı tavrını ortaya koyarken, İsrail askerlerinin Trodos’ta, RMMO ile tatbikat yaptıklarını görüntüleyen videoyu da face book sayfamdan yayınladım.
Bizim mahalleye gelirsek, kurulacak hükümetinde buna paralel olarak gelişmekte olduğunu görürüz.   İsrail askerlerinin Trodos’ta, denizci ve havacılarının da denizde ve havada tatbikat yaptıkları, sonrasında da yapılan açıklamalarda Güney Kıbrıs’ın düşmanlarına karşı savunma yapacağız diyerek Türkiye’ye mesaj verdikleri bu dakikada ben bir çözümün olacağına inanmam. Bundan sonra benim kanaatime göre büyük ülkelerin isteği doğrultusunda sınırlar belirlenecek. İngiltere, Türkiye, Rusya, Çin, Fransa ekseninde olan Kuzey’de, Türkiye’nin çağrısı ile yatırımlar çoğalacak. Güney ise Suudi Arabistan’ı geçtiğimiz gün ziyaret eden Anastasiadis başkanlığında ABD, Suudi Arabistan, Mısır, İsrail, eksenine girip her iki taraf kendi yoluna gidecek. 
Şimdi ülkede oluşacak olan koalisyona bakarsak üç ana formülün olduğunu görürüz. Birincisi UBP, DP ve YDP koalisyonudur. 26 sayılı koalisyon çok risklidir. Üstüne üstlük komitelerde, grup kurmak için 5 Milletvekili sayısı bulunmayan DP ve YDP olamayacağı için yasaların geçmesi, komitelerde konuların masalara yatırılması imkânsızdır. Muhalefette kalacak olan CTP ve HP sanırım komitelerde şerh koyup masaya yatırılacak yasaları engelleyebilecektir.
İkinci formül ki bu son günlerde konuşuluyor, UBP-HP koalisyonudur. 30 Milletvekiline sahip olacak ve Faiz Sucuoğlu’nun Başbakanlığında kurulması önerisi ile konuşulan koalisyon özellikle Kudret Özersay’ın ben yanlış yapanlardan hesap soracağım. Herkes yaptıklarının hesabını verecek noktasında olduğundan ve özellikle Hüseyin Özgürgün, Tahsin Ertuğruloğlu, Kemal Dürüst ve Kutlu Evren hakkında soruşturma başlatılmasını isteyeceğinden bence kurulması imkânsızdır. Haaa Özersay, söylediklerini yutarsa bak o noktada bir şey diyemem.
Geriye, CTP, HP, TDP ve DP koalisyon hükümeti kalır. Burada da diğer modellerde de kilit parti DP’dir. Aslında Türkiye’de bölgede gelişen olaylar nedeniyle bir çözüm istememekle beraber sırf çözüm yanlısı görünmek için bu koalisyon modelini kanaatimce benimsiyor. Seçim hükümeti olacağı için görüntü bittikten sonra Başkanlık sistemi gündeme taşınacak.  Yeniden bir seçime gidilecek ve Ak koyun ile Kara Koyun orada ortaya çıkacak. Ancak burada da sorun Serdar Denktaş’ın DP’li iki kişi hakkında soruşturma açılmasını istememesidir. Soruşturma açılması yönünde inat edilmesi halinde hiçbir soruşturmanın açılmayacağı garanti olan UBP-YDP- DP koalisyon modeline rotasını çevirebilir.
Sahi birde koalisyon kurulamaması halinde Cumhurbaşkanının hükümet kurma görevini bir Milletvekiline vererek bir seçim hükümeti kurmasını isteyebilir. Kurulacak Teknokrat hükümeti de ülkeyi seçime kadar idare eder ve seçime götürür.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Detay Kıbrıs | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 392 444 79 79 Faks : +90 392 227351