• BIST 84.596
  • Altın 252,738
  • Dolar 6,0970
  • Euro 6,8177
  • Lefkoşa 19 °C
  • Mağusa 20 °C
  • Girne 22 °C
  • Güzelyurt 20 °C
  • İskele 20 °C
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 13 °C

“Kadın ileri yaşta doğurabilir algısı yanlış” (40 yaş etkisine dikkat!)

“Kadın ileri yaşta doğurabilir algısı yanlış” (40 yaş etkisine dikkat!)
“Kadın ileri yaşta doğurabilir algısı yanlış” (40 yaş etkisine dikkat!)

‘40 yaş üzeri her iki gebelikten birinin düşükle sonuçlandığını ifade eden Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Faruk Buyru, kadınların ileri yaşlarda doğurabileceği yönündeki algının yanlış olduğunu söyledi, ‘’48 yaşında ikizlere gebe kaldı’’ şeklindeki haberler gerçeği yansıtmıyor, bunların bir kısmı ülkemizde yasak olan başkasından yumurta edinerek oluşan gebelikler’’ şeklinde konuştu.

Günümüzde özellikle büyükşehirlerde yaşayan kadınlar, gerek ekonomik koşullar, gerekse kariyer yapma gibi nedenlerle anne olmayı ileri yaşlara erteleyebiliyor. Oysa 35 yaşından itibaren kadınlardaki yumurtalık rezervleri azalmaya başlıyor, 40 yaşından itibaren de gebe kalmak çok zorlaşıyor.

YUMURTA DONDURMA DEVLET HASTANELERİNDE ÜCRETSİZ YAPILABİLİYOR

Doğurganlığın kadının yaşı ile bağlantılı olduğunu ve “Nasıl olsa tüp bebek tedavisi var’’ düşüncesinin doğru olmadığını belirten Fulya Acıbadem Hastanesi Tüp Bebek Bölüm Koordinatörü, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Faruk Buyru, sosyal ve ekonomik nedenlerin kadının doğurganlığını ertelemesine yol açabildiğini dile getirerek şöyle konuştu: 

“Gebe kalmak için o anki şartlar uygun değilse ya yumurta dondurma, ya embriyo dondurma gibi çözümleri de göz önüne almak gerekiyor. Yumurta dondurma çok akla gelmiyor. Çünkü o an için kişi mesleğine, işine ya da ekonomik koşullara yöneliyor. 

“NASIL OLSA TÜP BEBEK VAR DEMEYİN”

‘Nasıl olsa sonra gebe kalırım, nasıl olsa doğum yaparım. Gebe kalamazsam tüp bebek yaparım, çeşitli yöntemler var. Günümüz koşullarında herkes gebe kalabiliyor’ düşüncesi doğru değil. Çünkü gerek normal yollardan, gerekse tedaviyle gebe kalabilmek için kadının yeterli sayıda, sağlıklı yumurtaya ihtiyacı var. Tüp bebek yaptığınızda da kadının yumurtası, gerek sayı gerekse kalite açısından yeterli değilse bu durum, tedavi başarısını ve gebe kalma işlemini zorlaştırabiliyor. Bugün en iyi koşullarda ileri yaşta tüp bebek tedavisi ile en fazla yüzde 15-20 oranında başarı sağlanıyor. Oluşan gebeliklerin yarısı da düşükle sonuçlanıyor. Bir kısmında problem ortaya çıktığı için gebeliği sonlandırmak zorunda kalıyoruz.”
 
KISIRLIK TEDAVİSİ UZUN BİR SÜREÇ GEREKTİRİYOR 

Kısırlık tedavisinin kısa sürede sonuç vermediğini de kaydeden Buyru, “Örneğin bir tedavinin sonuç verip vermediğini öğrenmek için 1 ay beklemeniz gerekiyor. 1 ay sonunda gebe olup olunmadığı anlaşılıyor. Kısırlık tedavisi çok uzun soluklu, gerek ailenin gerek hekimin sabrı önemli. Yapılan tetkik ve tedaviler uzun süre alabiliyor ve sonuç alabilmek bazen gecikebiliyor” dedi.

Prof. Dr. Faruk Buyru Prof. Dr. Faruk Buyru

“HER YAŞTA GEBE KALINABİLİĞİ ŞEKLİNDE YANLIŞ BİR ALGI VAR”

‘’İleri yaşta gebe kaldı’’ şeklindeki haberlerin bir kısmının yanıltıcı olduğunu söyleyen Kadın Doğum Uzmanı Buyru, “İleri yaş gebelikleri ön plana çıkartılıp, ‘46 yaşında ikizlere gebe kaldı ya da 48 yaşında gebe kalıp çocuk sahibi oldu’ şeklindeki haberlerin bir kısmı gerçeği yansıtmıyor. Bu gebeliklerin büyük bölümü, ülkemizde yasak olan başkasından yumurta edinerek oluşan gebelikler. Dış ülkelerde,  Kıbrıs’ta yapılabiliyor. Tabii ki aile de bunu beyan etmiyor, tedaviyi yapan hekim de açıklamıyor doğal olarak. Bu nedenle de ileri bir yaştaki kadının normal yollardan çok kolay çocuk sahibi olabileceği veya tedaviyle çok kolay çocuk sahibi olabileceği gibi yanlış bir izlenim edinmesine yol açıyor” şeklinde konuştu.

SİGARA DOĞURGANLIĞI ETKİLİYOR

Prof. anne ve baba adaylarına uyarılarda bulunarak, “Sigara ve obezite hem kadını hem de erkeği doğurganlık açısından kesin olarak olumsuz etkileyen çevresel faktör. Çünkü hem yumurta kalitesini, hem rahim içini, yani gebeliğin gerçekleştiği yeri etkiliyor. Erkekte sperm sayısını, sperm kalitesini düşürüyor. Bunun yanı sıra obezite günümüzün en önemli problemi. Kilo ile doğurganlık arasında doğrudan bir ilişki var. Çeşitli hastalıkları hiç saymıyorum; şeker hastalığı, tansiyon, gerek kadında, gerekse erkekte çocuk sahibi olma şansını azaltan bir takım hastalıklar. Bunlar da çocuk isteği olan kadınlarda tedavi öncesinde değerlendirilmesi gereken problemler” ifadesini kullandı.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler