• BIST 99.547
  • Altın 237,002
  • Dolar 6,1013
  • Euro 7,1788
  • Lefkoşa 22 °C
  • Mağusa 24 °C
  • Girne 24 °C
  • Güzelyurt 20 °C
  • İskele 24 °C
  • İstanbul 22 °C
  • Ankara 17 °C

Kıbrıs’ın durumunda kadife ayrılık yok

AKEL'in Kıbrıs Sorunu Bürosu Sorumlusu ve aynı zamanda müzakere grubu üyesi Tumazos Çelepis, Haravgi gazetesinde yer alan söyleşisinde, Kıbrıs sorununa ilişkin müzakerelerin yeniden başlaması çabalarından söz etti.
Kıbrıs’ın durumunda kadife ayrılık yok

AKEL'in Kıbrıs Sorunu Bürosu Sorumlusu ve aynı zamanda müzakere grubu üyesi Tumazos Çelepis, Haravgi gazetesinde yer alan söyleşisinde, Kıbrıs sorununa ilişkin müzakerelerin yeniden başlaması çabalarından söz etti. 
Kıbrıs sorununa ilişkin müzakereler sürecinin yeniden başlayacağı konusunda iyimser olup olmadığı şeklindeki bir soru üzerine, Çelepis, bunun, iyimserlik veya kötümserlik konusu değil, iki liderin, müzakereler sürecini canlandırmasına yönelik BM’nin yeni çabası karşısındaki tutumu konusu olduğunu belirtti. 
Çelepis, BM Genel Sekreteri’nin, her iki taraftan olumlu ve ikna edici yanıt almaması durumunda ilerlemesinin mümkün olmayacağını, bunun da 15 Ekim’de sunacağı rapora yansıyacağını, bu nedenden dolayı iki tarafın tavrının söz konusu olduğunu ifade etti. 
Olumlu olarak eklenebilecek ve Crans Montana öncesinde bulunmayan şeyin ne olduğuna ilişkin bir soru üzerine Çelepis, Crans-Monatan’daki başarısızlık öncesinde bulunmayan noktanın, Güvenlik-Garantiler konusu boyutu olduğunu söyledi. Çelebis, Toprak-Güvenlik ve Garantiler gibi iki kritik konunun durağan kaldığını, geleneksel olarak Kıbrıs Türk tarafının bunu görüşmek istemediğini, bunun ele alınmasını son aşamaya bırakmak istediğini savundu. 
Çelepis, Toprak konusunun, cesaret verici sonuçlarla Mont Pelerin kasabasında, Güvenlik konusunun da CransMontana’da ele alındığını; Crans Montana öncesinde olmayan noktanın ise, Güvenlik-Garantiler konusunda orada sağlanan ilerleme olduğunu da kaydetti. 
Çelepis, bir başka soru üzerine, ülkenin ve halkın yeniden birleşmesi, “işgalden” kurtulmak isteniyorsa bunun tek yolunun müzakere olduğunun altını çizdi.
Bir başka soru üzerine, Çelepis, Türkiye’nin sondajlara başlaması ve bu bağlamda Güney Kıbrıs’ın tek taraflı olarak ilan ettiği Münhasır Ekonomik Bölgesi içerisinde krize dönüşebilecek gerilim yaşanabileceğini; her şeyden kötüsünün ise uluslararası toplumun, Kıbrıs sorunun artık çözümlenmesi mümkün olmayan donmuş anlaşmazlık olduğu yönünde düşünceye kapılması olduğunu belirtti. 
Çelepis, statükonun kabul edilemez olduğunu; bununla birlikte Kıbrıs sorununun çözümlenmemesi durumunda başka çözümlerin aranacağını; KKTC’nin derhal tanınmasından söz etmediğini ancak KKTC’nin yükseltilmesi girişiminde bulunulabilineceğini savundu. 
Taksimin, yaşayabilir bir tercih olmadığını belirten Çelepis, kadife ayrılık düşüncesiyle flört edenlerin, Kıbrıs’ın durumunda bunun bulunmadığının da  bilincinde olması gerektiğini söyledi.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler