Detay Kıbrıs Gazetesi Bugün
  • BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Lefkoşa 14 °C
  • Mağusa 14 °C
  • Girne 14 °C
  • Güzelyurt 13 °C
  • İskele 14 °C
  • İstanbul 5 °C
  • Ankara -2 °C

Mis Kokulu Kıbrısımız

Hare ERGEN

Doğduğumuz toprağa karşı içimizde her zaman tarifsiz bir sevgi vardır. Her ne olursa olsun koşulsuz sevdiğimiz, annenin evladına karşı hissettiği duygular misalidir... Tüm güzellikleri ve çirkinlikleri ile bağrımıza bastığımız... İnsan hele bir de gurbette kalırsa bu sevgisi daha da körleşir, kökleşir ve debreşir. Gurbette kaldığım yıllarda şu an aklıma gelen ve sanırım sizin de hoşunuza gidecek bir anımı paylaşmak istiyorum sizlerle; Her gelişlerin sevinç ve mutlulukla olduğu, her gidişlerin de sessizlik ve gözyaşıyle olduğu gurbet yıllarında bir sefer çocuklarımdan birisi bana “anne uçağa binmeden Kıbrıs’ın havasını bir naylon torbaya doldurup ağzını bağlayalım...Bizimle birlikte İstanbul’a gelsin ne olur anne, yapalım” diye  yalvarışını dün gibi hatırlıyorum. Bu hasretlik ve ayrılık her daim sizi ister istemez etkiler. Kıbrıs benim yasemin kokulu,üzerine toz kondurmadığım yarimdi ve hala daha da öyle... Adamızın üzerinde oynanan siyasi güç savaşları patika da yürürken nereden çıkacağı belirsiz tuzaklar misali...Hepsi de kirli ve sonsuz... Ben Kıbrıs’ımın en çok hasat mevsimini severim. Buğday tarlalarındaki traktörlerin ilk önce toprağı sürmelerini ve ardından ortaya çıkan mis gibi toprak kokusunu... Daha sonra toprağa karıştırılan gübre kokusunu ama itiraf ediyorum bu kokuya hala alışamadım...Ardına gelen yağmurlar ve tarlaların yavaşca yeşile bürünmesi...Her sabah işe giderken buğdayların gün ve gün boy atmasını izlemek, bunun yakın bir zamanda biçerdöverlerin tarlaya girme ve hasat zamanının müjdeleyicisi olması... Yaz gelmeden gece gündüz tarlalarda çiftçilerin biçerdöverlerin üzerinde tarlada uğraşmalarını izlemek... Bunlar rahmetli babacığımın bir zaman benim hiç görmediğim ama hep duyduğum rençberlik hayatının bölümleridir. Ben Kıbrıs’ımın en çok deniz mevsimini severim. Turkuaz renkteki denizde doymak bilmeden kulaç atmak ve kıyıyı gözden kaybedene dek derin lacivert güzelliğe teslim olmak...Akdenizin tuzlu suyunda yüzmekten şişen dudaklarımız ve buna rağmen denizin sevdiğimiz tuz tadı... Ben Kıbrıs’ımın en çok zeytin zamanını severim. Zeytin hasatında öğleyin ağaçların altına serilen naylonlarda yenilen kaynanmış börülce ve bakla, köy fırınında pişmiş çörek ve hellim... Hep birlikte paylaşılan yorgunluklar ve sevinçler... Ben Kıbrıs’ımın aslında her şeyini seviyorum. En çok da bize ait olan şivemizi...Her vurgusunda “ben Kıbrıslıyım” diye bas bas bağıran konuşmamız.... Adanın üzerinde dönen güç oyunlarına rağmen bu topraklarda doğup örf ve adetlerimizi yaşatmaya çalışan vefakar insanlarımız...Bunlar bizim annelerimiz, dedelerimiz, teyzelerimiz, atalarımız, bizler ve bizden sonra gelecek olan nesiller... “Napan ya guzum” diyen insanlarımız...Biz hep böyle kalacayık J Ne mutlu Kıprıs’lıyım diyene...

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Detay Kıbrıs | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 392 444 79 79 Faks : +90 392 227351