• BIST 93.699
  • Altın 212,456
  • Dolar 5,2873
  • Euro 6,0224
  • Lefkoşa 12 °C
  • Mağusa 13 °C
  • Girne 15 °C
  • Güzelyurt 9 °C
  • İskele 13 °C
  • İstanbul 12 °C
  • Ankara 4 °C

Mutlu Edilmemiş Başkaları Ve Adanmış Mutsuz Bir Hayat

Melin ULUÇ

Çok rastlıyorum hayatını başkalarını mutlu etmeye ‘adamış’ insan tablosuna. Adamış diyorum çünkü öyle. Fikir şu; ‘önce siz mutlu olun ben sonra mutlu olurum. Vallahi olmaz önce siz sonra ben hatta hiç olmasam da olur yeter ki rahatlayayım.’’(olamadılar). Hep merak etmişimdir, edebilen oldu mu acaba? Bu durumu bu grubun eski üyelerinden biri olarak daha detaylı anlatayım dilerseniz. Bir nevi mutluluğu bir başka insanın mutluluğuna bağlamak, ancak onu mutlu ettiği ya da hayır demediği zaman –dolayısıyla yine onu hoşnut etmeye çalışarak- kendini güvende hissedebilen zihniyet diye nitelendiriyorum ben. Hani şu en lüzumsuz anda senden ertelenebilir ya da mecburiyeti olmayan bir şey isteyen arkadaşını geri çeviremez de kendini zora sürüklersin ya da en çok yapmak istediğin şeyi yaparken bile ‘keşke burada o da olsaydı kesin çağırmadım diye bozulur’ diye kendini hırpalarsın ya öyle bir durum. Kısacası her ‘ne yapacağım ben şimdi’ diyene ‘gel benden al, bende var ben bakarım başımın çaresine’ diye kol kanat gerdiğimiz şeyler aslında bize ayak bağı olmaktan başka bir şey değildir. Ama sevinin ‘’eski üyesi’’  dediğime göre aşılabilen bir şeydir.

Siz siz olun her zaman size sahip çıkın

Sıklıkla ‘insanları mutlu etmek zordur’ diye bir söz duyarız. Aslında pek yerinde bir sözdür. Kendinden çok farklı özelliklere sahip bir başkasını ne denli hoşnut edebilirdik, taşları ne denli yerine oturtabilirdik muamma açıkçası. ‘’Ama olur mu insan sadece kendini düşünürse bencillik olmaz mı?’’ dediğinizi duydum bir an. Şu cümleyle sizi bir kıyaslama yapmaya davet ediyorum; ya sizin sürekli memnun etmeye çalışarak hayır demeyerek ön plana koyarak bencilleştirdiğiniz benlikler sizi kendi hayatına ya da cehennemine çekerse? ‘’Mmm aslında evet’’ diye ikilem yaşadığınızı duydum şuan. Neden izin verilsin ki? Kendi mutluluğunuzu erteleyip başkalarına sunduğunuz mutluluk size uzun vadede kendinizden uzaklaşmak olarak geri gelecektir.

Kendi içimde mutluluğu arıyorum merkez, sesim geliyor mu?

Dilerseniz bir de bunun farklı boyutuna bakalım. Uçakta kalkıştan hemen önce yapılan anonslarda ifade şudur; ‘’Çocuğunuza yardım etmeden önce kendi oksijen maskenizi takınız.’’  Peki, neden önce canından değerli olan varlığa değil de kendimize? Cevap net: Kendini koruyamayıp güvenli duruma getiremeyen bir insan çocuğuna ya da başkasına yardım edemez. Aslında durum şöyle de özetlenebilir; insan kendinde olmayanı başkasına veremez. Şeker rica etmeye gelen komşunuza eğer bizde de yoksa yardımcı olamayız mutluluk da o şekildedir. Mutlu etmek pahasına hayatımızın merkezini kaptırdığımız ‘diğerleri’ aslında biz buna izin verdikçe her şeyi bizden beklemeyi alışkanlık haline getirecektir. Yerine getiremediğimiz takdirde geri çekileceklerinden de tepetaklak bir duruma girmemiz hiçtendir.  İnsan için tek yol merkeze kendi mutluluğunu yerleştirmektir. Ütopik gelebilir ama şöyle bir inanış var; başkalarına zarar verilmediği her alanda, her şekilde bu davranıştan insanlık bile faydalanabilir çünkü her insanın kendini bildiği, başkasının görüşünden isteklerinden etkilenmediği bir sistem oluşur. ‘’Hayır’’ demek sizi kötü biri yapmaz aksine sizi ‘diğerlerinin’ gözünde prensipler çerçevesine yerleştirir.

Her şey sizsiniz.com

Şimdi dönün kendinize mutlu olacağınız şeyleri hatırlatın, ne kadar güzel ne kadar değerli ne kadar başarılı olduğunuzu hatırlatın. Başarı dürüst insanların saygısını almaktır, sahte dostların sırtınızdan vuruşlarına meydan okumaktır, ailenizi hiç utandırmamaktır, bir yaşlının karşıdan karşıya geçmesine izin vermektir, sizin varlığınızla rahat nefes alan birine sahip olmaktır ya da Ralph Waldo Emerson’un dediği gibi ‘sık sık gülmek ve çok sevmektir.’’ İllaki herhangi bir sınavda dereceye girmek değildir. Sonra dönün etrafa yaydığınız mutluluk yıldızlarını izleyin. Göreceksiniz alışkanlık haline gelecektir. 

Kıssadan hisse: Mutluluk bir seçimdir. Biraz da kendimiz için yaşayalım sonrası sonra. 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları