Detay Kıbrıs Gazetesi Bugün
  • BIST 83.048
  • Altın 147,273
  • Dolar 3,7683
  • Euro 4,0468
  • Lefkoşa 10 °C
  • Mağusa 10 °C
  • Girne 8 °C
  • Güzelyurt 6 °C
  • İskele 10 °C
  • İstanbul 5 °C
  • Ankara -9 °C

Nisan Gibi Yaşamak...

Hare ERGEN

Nisan ayının neredeyse yarısına geldiğimiz bu günlerde, tam manasıyle yalancı bir bahar yaşanmakta... Ve insanların çoğunluğu bitkinlikten, yorgunluktan şikayet ediyorlar. Sanırım saatlerin de öne alınması bu işin tuzu biberi oldu. Anlayamadığım bir kaç durumdan bir tanesidir saatlerin öne alınması... İnsanların zaman kavramına bu derece sıkı sıkıya bağlı olması, saatlere göre yaşamaları bana saçma geliyor. Bir çeşit pranga misali... Ruhumuzun ve bedenimizin tutsak edildiği... Doğaya aykırı ve aslında hiç var olmamış bir zaman dilimidir saatler... Oldum olası saat taşımam ve takmam. Her nasıl şaşırtıcı bir durumdur, bazen bana saatin kaç olduğunu sorduklarındaki tahminlerime henüz yanılmadım. Güneşin ışınlarına bakarak aslında hiç te zor olmayan bir tahmindir yaptığım... Hayatımızı teknolojiye bağladıkca bağlıyoruz. Bir gün bunun sonu gelecek. Henüz nasıl olacak bilmiyorum ama en azından bir kısmımız buna baş kaldıracağız. Şu an ben zaten bir kısmına karşı tepkimi koydum ve hayatım daha da güzelleşti. Robot olmadığıma göre hayatımı bazen spontane yaşayabilme hakkımı kullanmak istiyorum. Çalışmak ve çalışmak... Ben en son ne zaman tatil yaptım hatırlamıyorum bile, unuttum. Fakat bunu dert etmiyorum, spontane olarak yaptığım iki günlük kayboluşlar beni kendime getiriyor. Kaybolurken yanıma sadece gerekli olanları alıyorum. Bazen sadece kendimi... Çok fazla eşyalara bağlı olmadığımdan hiç bir şekilde de “onu almadım, bunu almadım, ben ne yapacağım?” gibi kaygılarım da olmuyor. Kaçmak gerekir bazen, Nereye gideceğimizi bilmeden, Sadece kendimizin yeterli olabileceği, Bir nefes yolculuğuna... Bu bir cesaret işidir ama deli cesareti değil, az biraz meydan okuma, az biraz kendinle de var olabileceğini anlama cesaretidir... Etrafımda korkuları olan çok insan var. Korku bizi tutsak eder, bilinmeyen ve anlamadığımız her ne varsa onların mahkumu oluruz. Oysa korku da bir duygudur, tıpkı sevinç ve mutluluk gibi... İnsan mutlu olduğunda korkularından arınmıştır. En son ne zaman mutlu oldunuz, hatırlayınız lütfen...Nasılda keyifliydiniz, değil mi? O an aklınızda sadece mutluluk anı vardı, vardır... Korku ile yüzleştiğinizde ondan artık korkmadığınızı anlarsınız. İçine düştüğümüz her korku olayı veya içinde sanki tesadüfen bulunduğumuz korkulu anlar hiç te tesadüf değildir. Bir kez daha bizim korkuyla yüzleşmemiz içindir. Bir şeye bağlı olma ihtiyacı hissetmeden yaşayın hayatınızı. Tıpkı bir Nisan gibi... Bazen bahar oluverin, bazen ise kış, bazen bir ilkbahar akşamı, bazen ise bir sonbahar sabahı oluverin... Ne teknolojiye bağlı kalın, ne de eşyalara, ne de insanların sizi korkuyla yönetmelerine izin veriniz... Saatlerin sizi yönetmesine de izin vermeyiniz. Belki başta zor gelecektir ama bir süre sonra hayatın saf ve naif halini tadıp bir daha bu güzelliği bırakamayacaksınız. Güzel bir haftasonu sizlerle olsun sevgili okuyucular...

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Detay Kıbrıs | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 392 444 79 79 Faks : +90 392 227351