Detay Kıbrıs Gazetesi Bugün
  • BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Lefkoşa 9 °C
  • Mağusa 9 °C
  • Girne 9 °C
  • Güzelyurt 8 °C
  • İskele 9 °C
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 1 °C

Obezite Cerrahisinde Beslenme Tedavisi

Gaye TAŞKENTLİ

Obezite cerrahisi, diyet ve egzersizin yeterli olmadığı aşırı şişmanlık (morbid obezite) tedavisinde kullanılan bir yöntemdir.

Dünya Sağlık Örgütü, beden kitle indeksi >35 kg/m2 olan kişilere, bir veya birden fazla hastalığın eşlik etmesi halinde bu tedavi yönteminin kullanabileceğini açıklamıştır.

Cerrahi tedavi uygulanacak kişilerin 18-50 yaş arasında olması, obezitenin en az 5 yıldır var olması, hormonal hastalıkların bulunmaması, ilaç ve diyet tedavisine rağmen en az 1 yıldır kilo verilememesi, alkol ve madde bağımlısı olmaması gerekmektedir.

Mide küçültme ameliyatları ve mide-ince bağırsak bypassları, obezite cerrahi yöntemleri arasında yer alır. Mide küçültme ameliyatlarından biri olan tüp mide ameliyatında, midenin bir bölümü uzunlamasına çıkartılır ve mide daraltılmış olur. Midenin fonksiyonel kapasitesini, ince bağırsak tayin eder. Mide küçüldüğünde yiyecekler ince bağırsağa daha kolay ulaşır. Ayrıca salgılanan açlık hormonu ghrelin azaltılmış olur.

Operasyondan önce  kan tahlili yapılmalı, antropometrik ölçümler (vücut ağırlığı, boy uzunluğu, yağ, kas dokusu miktarı vs.) alınmalı ve beslenme durumu değerlendirilmelidir.

Cerrahi müdahale sonunda kilo kaybı ile birlikte obeziteye bağlı gelişebilecek hastalıklar da azaltılmış olur.

Operasyon sonrasında kaybedilen ağırlığın geri alınmaması için beslenme eğitimi verilerek, sağlıklı beslenme ve fiziksel aktivite yaşam tarzı haline getirilmelidir.

Operasyon sonrası mide bulantısı, kabızlık, ishal, laktoz intoleransı ve saç dökülmesi gibi şikayetler görülebilir.

Cerrahi sonrası doku iyileşmesi ve yağsız doku kaybının minimum düzeyde olabilmesi için yeterli enerji ve besin öğelerinin karşılanması gerekir.

Operasyondan sonrası ilk iki gün sık sık ve az miktarlarda sıvı besinler tüketilmelidir. Su, açık siyah çay, ıhlamur, kafeinsiz gazsız light içecekler, şekersiz komposto suyu, taze sıkılmış meyve suyu, %100 meyve suyu, et suyu ve protein destekleri tüketilebilir.

Üçüncü gün sindirimi kolay olan karbonhidrat ve protein kaynağı besinlere başlanmalıdır ve yaklaşık 10-14 gün boyunca devam edilmelidir. Diyet süt, yoğurt, ayran, yağsız peynirler, pirinç, şehriye, şekersiz puding ve sebze suları tüketilebilir. Ayrıca beslenmeye ek olarak A, D, E, K, B12 ve demir takviyeleri alınmalıdır.

 Sonra püre diyetine geçilmelidir. Bu diyete 10-14 gün devam edilmelidir. Sıvı diyete ek olarak, yumurta,  kırmızı et, tavuk, balık, tam buğday, çavdar, yulaf unları, meyveler ve gaz şikayetine neden olmayacak sebzeler (patlıcan, kabak, bamya, taze fasulye, ıspanak vs.) tüketilebilir.

Püre diyetinden sonra yaşam boyu sürdürülebilecek beslenme programı uygulanmalıdır. Tam tahıllar, gaz şikayetine neden olmayacak meyve ve sebzeler tüketilebilir. Öğünlerde katı ve sıvı besin ile içecekler birlikte tüketilmemelidir.

Ameliyattan önce ve sonra vitamin mineral takviyesi gereklidir. Hangi takviyelerin alınacağı operasyon türüne göre değişir. Vitamin ve mineral takviyelerine çiğnenebilir ve sıvı formda başlanmalıdır. Tolere edilebildiği zaman tablet ve kapsüle geçilmelidir.

Operasyondan sonra ilk bir yıl hasta düzenli takip edilmelidir.

Obezite cerrahisi ekip olarak (cerrah, endokrinolog, kardiyolog, diyetisyen, psikolog vs.) yürütülmelidir.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Detay Kıbrıs | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 392 444 79 79 Faks : +90 392 227351