• BIST 1.910,41
  • Altın 779.61577
  • Dolar 13.7178
  • Euro 15.5042
  • Lefkoşa 15 °C
  • Mağusa 15 °C
  • Girne 17 °C
  • Güzelyurt 12 °C
  • İskele 15 °C
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara 11 °C

Osteoporoz ortaya çıkmadan önlemek mümkün!

Dünya çapında 200 milyondan fazla kişiyi etkileyen osteoporoz, hiçbir belirti vermeden ilerleyebiliyor. Yapılan araştırmalara göre her 3 kadından 1’inde, her 5 erkekten 1’inde kemik kırığı riski bulunuyor.
Osteoporoz ortaya çıkmadan önlemek mümkün!

Dünya Osteoporoz Farkındalık Ayı vesilesiyle Eczacı Ayşen Dincer ev sahipliğinde ve Uzman Diyetisyen Selahattin Dönmez’in katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda, osteoporozun kemik erimesinin ya da yaşlılığın getirisi bir sağlık probleminden çok daha ötesi olduğu hatırlatıldı.

KALÇA KIRIĞI YAŞAYANLARIN YÜZDE 25'İ ÖLÜM RİSKİ TAŞIYOR

Dünya çapında 200 milyondan fazla kişiyi etkileyen osteoporoz, hiçbir belirti vermeden ilerleyebiliyor. Yapılan araştırmalara göre her 3 kadından 1’inde, her 5 erkekten 1’inde kemik kırığı riski bulunuyor. Kemik kırıkları ağrı, işlev ve hareket kaybına sebep olurken özellikle kalça kırığı yaşayan kişilerin yüzde 25’i ilk 6 ila 12 ay içerisinde ölüm riski taşıyor.

Toplumda osteoporoz konusunda yeterli bilincin oluşmadığına dikkat çeken Ayşen Dincer, osteoporozun yaşlılığın getirisi bir sağlık probleminden çok daha ötesi olduğunu hatırlatarak kemik sağlığının her yaşta önemli olduğunu söyledi.

Kemiğin yaşayan bir doku olduğunu ve güçlendirilebileceğini belirten Dincer, “Kemik yapımının en çok arttığı dönem ergenlik, en hızlı yıkıldığı dönem ise kadınlarda gebelik, emzirme ve menopoz dönemi; erkeklerde de çoğunlukla ileri yaşlardır. Üstelik osteoporoz bazen kendini belli bile etmez, yaygın ağrı yapmaz, bu nedenle “sessiz hırsız” olarak da bilinir. Hatta omurga kırıkları tesadüfen çekilen filmlerde de görülebilir. Bunun için her yaşta kemik sağlığını korumak, osteoporozu ortaya çıkmadan önlemek gerekir” dedi.

SÜT VE SÜT ÜRÜNLERİNİ YETERLİ MİKTARDA TÜKETMİYORUZ

Türkiye Beslenme Rehberi’ne göre çocuk, ergenlik, hamilelik ve emzirme süreci ve menopoz sonrası kadınların günde 4 porsiyon; yetişkin ve yaşlı bireylerin günde 3 porsiyon düzenli olarak süt ürünleri tüketmeleri öneriliyor. 1 porsiyon süt ürünü 1 su bardağı süt, 1,5 su bardağı ayran, 1 su bardağı kefir, 1 kâse yoğurt veya 2 dilim peynir anlamına geliyor. Ancak ülkemizde ergenlik dönemindeki gençlerin yüzde 74’ü, yetişkinlerin ise yüzde 75’i süt ve süt ürünlerini önerilenin altında tükettiğini söyleyen Dincer, ergenlik döneminde kalsiyumu yetersiz alan kişilerin erişkin dönemde osteoporoz görülme riskinin arttığını, menopoz döneminde ise östrojen azalmasına bağlı olarak yıkımın çok hızlandığını kaydetti.

Kemik kaybını yavaşlatmak ve osteoporoz riskini azaltmak için yeterli miktarda vitamin, mineral alınması gerektiğini hatırlatan Dincer, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kemiğin ana yapısı kalsiyumdur. D vitamini ise kalsiyumun normal yolla emilip kemiklere taşınmasında büyük rol oynar. D vitamini eksikliğinde kemik kırıkları ortaya çıkar. Toplumun yüzde 93’ü D vitaminin bu rolünü bilmemektedir. Magnezyum da kemik sağlığı için çok önemlidir. Magnezyum alımı kemik yoğunluğunu arttırmaya yardımcı olurken, eksikliği osteoporoza katkıda bulunur. Aynı zamanda kalsiyum kasları kasarken magnezyum kasların gevşemesini sağlar. Bu nedenle alınan kalsiyumun kemiklere taşınabilmesi ve kas sisteminin de desteklenebilmesi için kalsiyum ve kofaktörlerini bir arada içeren ürünlerin tercih edilmesi önemlidir.”

Dincer, “Sağlıklı yaş almak için kemik sağlığı alanında farkındalığımızı artırmalı, ergenlik dönemindeki çocuklarımızın kalsiyum alımlarını mutlaka takviyelerle desteklemeli ve 30 yaşın üzerindeysek kemik yoğunluğumuzu ölçtürmeliyiz. Osteoporoz riskini azaltmak için yaşam tarzı, kemik dostu beslenme, güneşlenme ile fiziksel aktiviteye önem vermeli ve günlük öğünlerimize mutlaka bir kalsiyum takviyesini eklemeliyiz" diye konuştu.

DÜNYADA 200 MİLYON İNSAN OSTEOPOROZA SAHİP

Son 5 yıldır Dünya Osteoporoz Farkındalık Ayı’nın daha büyük bir bilinçle kutlandığını belirten Dr. Diyetisyen Selahattin Dönmez ise şunları söyledi: “Kemik dinamik bir dokudur, sürekli yıkılır ve yapılır, aynı zamanda kendi kendini yenileyebilen ender organlardandır. Ömrümüz boyunca fark etmeden küçük kırıklarımız dahi oluşur. Doğru kalsiyum, magnezyum ve D vitamini takviyesi alırsak ve dengeli beslenirsek kemik mineral yoğunluğumuzu artırabiliriz. Bugün dünyada 200 milyonun üzerinde osteoporoza sahip insan var. Türkiye ise hızlı şekilde yaşlanan bir ülke. Yapılan çalışmalara baktığımızda Türkiye’deki insanların yüzde 25’inde osteoporoz görüldüğü dikkat çekiyor. Risklerin önüne geçmek ve sağlıklı kemik yapılarına sahip olmak için öncelikle güçlendirici egzersizler yapmalıyız.

İkinci önemli nokta ise beden kitle endeksi. Beden kitle endeksi 20’nin altında olduğunda kemik yoğunluğunda azalmalar görülür. Sigara kullanmak özellikle kemik mineral yoğunluğunu azaltır. En önemlisi düşük kalorili diyetler. Düşük kalorili diyetlerle çok hızlı kilo kaybetmek mineral yoğunluğumuzun azalmasında en büyük etkenlerden biridir. Kemik sağlığı için en önemli şeylerden biri ise iyi uyku. Uyku kemiklerin yoğunluğun korunması ve arttırılmasında fayda sağlar."

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler