Detay Kıbrıs Gazetesi Bugün
  • BIST 109.050
  • Altın 153,876
  • Dolar 3,8375
  • Euro 4,5051
  • Lefkoşa 8 °C
  • Mağusa 8 °C
  • Girne 8 °C
  • Güzelyurt 11 °C
  • İskele 8 °C
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara -1 °C

“Pisliğinizi bile biz temizliyoruz”!!!!

Ayşegül Garabli

Ulaştırma Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu; "Alt yapımızda sorun var diye, suyu biz yönetemeyiz" demiş. Ah şu bakanlar ne zaman görecekler, asıl sorunun üst yapıda olduğunu ? Yalan mı? Baksanıza, su ile ilgili açıklamayı, hangi bakan yapıyor. Neden Sudan sorumlu olan, Tarım,Gıda ve Doğal Kaynaklar Bakanı değil de, Ulaştırma Bakanı? Bayındırlık ve Çevre Bakanı olsa, ya da ne bileyim, Yerel yönetimlerden dolayı, İç işleri Bakanı olsa, yine bir derece anlar insan. Ulaştırma Bakanı ne alaka? Tarım Bakanı, Limanları ziyaret ediyor, Ulaştırma Bakanı, suyla ilgili açıklama yapıyor. Kim nereden sorumlu belli değil. Belli olsa ne olacak ki zaten; hangi bakanlık kendi yönetiminde olan alana güvenip, yönetiyor ki? Sağlık Bakanları, yönettiği(!) sağlık sistemine güvenmeyip, yurt dışında tedavi oluyor. Milli Eğitim Bakanları, kendi devlet okullarına güvenmeyip, çocuklarını özel okullarda okutuyorlar. Maliye Bakanları, “Türkiye ne zaman gönderirse, o zaman maaşları ödeyebiliriz” diyerek, adeta muhasebeci görevi görüyorlar. Tarım Bakanları, yerli tohumlar dururken, tohum ithal ediyor; üretilen her şeyde de yüksek oranda zehir çıkıyor. Ulaştırma bakanları, Ercan Havaalanı da dahil, bünyesindeki kurum ve kuruluşları özelleştirerek, tümden sorumluluktan kurtuluyor. Ülke yöneten (!) bakanların tümü, çocuklarına, yurt dışında gelecek hazırlıyor. Kısacası ülke yönetilmiyor; doğaçlama gidiyor. Halktan ses, seda çıkmadığı müddetçe de, sorun olmuyor. Azıcık, ses çıktığında da, Dıştan yönetim, devreye giriyor. Çünkü, tüm doğal kaynakların ve gelirlerin yönetimi, Dıştan yönetimin sorumluluğunda. Yani, sorun Sn. Ertuğruloğlu’nun dediği gibi alt yapı sorunu falan değil; Sorun, düpe düz, üst yapı sorunudur. Üst yapı sağlam olsa, alt yapı, sorunu diye bir sorun da olmaz zaten. O yüzden, mesele, suyu kimin yöneteceği meselesi değil. Tamamen duygusal bir mesele. Para meselesi!!! Eğer suyu KKTC satarsa, dıştan yönetimin, buradaki gücü düşer. Yoksa, Türkiye’nin çok da umurunda değil, suyu kimin satacağı. Sonuçta, özel bir şirkete verecek. O özel şirket de, siyasilerle, bürokratların, bir kaçını görecek, o kadar. Yani öyle, suyun parasına falan ihtiyacı yok. Ama, Kıbrıs’ın kuzeyinin ekonomik gücünün artmamasına ihtiyacı var. Hele ki, bu su, KKTC üzerinden, Güneye ve İsrail’e gidecekse, tam fırsattır. Kıbrıs Halkı, ya, suyun yönetiminin kendisinde olması için diretip, ekonomisini güçlendirecek ve kendi kendini yönetecek; ya da artık, başka bir devlet olduğu masalını bir kenara bırakarak, Türkiye’nin bir ili olduğunu kabul edecek. Haa eğer ki Türkiye yönetimi, “suyun yönetim hakkı yoksa, su da yok “derse, O zaman da, belki suyu kaybedecek ama bağımsızlığını kazanacak. Ya var olan suyla yetinip, kendi kendini yönetecek, Ya da, “Sizi, biz kurtardık yetmedi; pisliğinizi bile biz temizliyoruz” aşağılamalarını, içine sindirecek.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Detay Kıbrıs | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 392 444 79 79 Faks : +90 392 227351