• BIST 93.616
  • Altın 210,035
  • Dolar 5,3413
  • Euro 6,0898
  • Lefkoşa 14 °C
  • Mağusa 14 °C
  • Girne 18 °C
  • Güzelyurt 12 °C
  • İskele 14 °C
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 8 °C

Prof. Dr. Rüveyde Bundak: “İlk 12-18 Aydaki Beslenme Erişkin Boyunu Geri Dönüşümsüz Olarak Etkileyen Bir Faktördür”

Prof. Dr. Rüveyde Bundak, diğer canlılara kıyasla insanda çocukluk çağının çok daha uzun olduğunu belirterek 16-18 yıl arasında süren bu çağın döllenme ile başladığını ve ergenliğin sonuna kadar gitiiğini ifade etti. 
Prof. Dr. Rüveyde Bundak: “İlk 12-18 Aydaki Beslenme Erişkin Boyunu Geri Dönüşümsüz Olarak Etkileyen Bir Faktördür”

Çocuğu erişkinden ayıran en önemli özelliğin sürekli bir büyüme, gelişme ve değişme süreci göstermesi olduğunu kaydeden Dr. Suat Günsel Girne Üniversitesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Rüveyde Bundak, diğer canlılara kıyasla insanda çocukluk çağının çok daha uzun olduğunu belirterek 16-18 yıl arasında süren bu çağın döllenme ile başladığını ve ergenliğin sonuna kadar gitiiğini ifade etti. 

15 Nisan Büyümenin İzlenmesi Günü dolayısyla bir açıklama yapan Prof. Dr. Bundak, büyümenin, hücre sayısı ve hücre büyüklüğünün artması sonucu vücut hacminin ve kütlesinin artması olduğunu kaydetti. Gelişmenin ise hücre ve dokuların yapı ve bileşimindeki değişimler sonucu biyolojik işlev kazanmasını ifade eden bir terim olduğunu belirten Prof. Dr. Rüveyde Bundak, çocukta sağlık durumunu bozan durumların büyüme ve gelişme sürecini yavaşlattığına, durdurduğuna ya da normalden saptırdığına dikkat çekti.  

Büyüme Fizyolojisi, Etkileyen Faktörler
“Büyüme süreci, çocukluk çağının süreklilik gösteren en önemli özelliğidir.” diyen Prof. Dr. Bundak,  altta yatan herhangi bir hastalığın büyüme sürecinde duraklamaya neden olabileceğini ifade etti. En hızlı büyüme döneminin doğum öncesi (intrauterin) dönem olduğunu belirten Bundak, doğum öncesi büyüme ve gelişmeyi etkileyen faktörler arasında genetik faktörlerin yanısıra hormonlar, dokuya özgü büyüme faktörleri, beslenme, anneye ait faktörlerin yer aldığını söyledi. 

Prof. Dr. Rüveyde Bundak açıklamasının devamında şunları kaydetti: 
“Çocuğun döllenme anında edindiği genetik yapı büyüme gelişme potansiyelini belirler. Annenin sigara ve alkol kullanması, viral infeksiyon geçirmesi, radyasyon alması, ilaç kullanması, rahim yapısının bozuk olması gibi faktörler büyüme gelişmeyi bozar. Doğumdan sonraki büyüme süreci üç aşamada: Süt çocukluğu, çocukluk ve puberte (ergenlik) dönemleri olarak incelenebilir. Süt çocukluğu dönemi, intrauterin dönemdeki hızlı büyüme sürecinin devamıdır ve beslenme en etkili faktördür. Çocukluk dönemi büyümesi 18 ay civarında başlar ve büyüme hormonunun ve onun uyardığı büyüme faktörlerinin etkisindedir. Ergenlik büyüme süreci ise 10-12 yaşlarında başlar ve cins steroidlerinin etkisi ile olur. Tiroid hormonları her aşamada etkilidir. Süt çocukluğu dönemindeki büyüme süreci en hızlıdır. Eğer bir çocuğun bu dönemde beslenmesi yetersiz ise ve yeterli derecede büyüyemezse, çocukluk dönemi büyüme eğrisine alt uçtan başlar ve ondan sonra normal bir büyüme hızı gösterse bile nihai boyu kısa kalır. Dolayısıyla ilk 12-18 aydaki beslenme erişkin boyunu olumlu veya olumsuz geri dönüşümsüz olarak etkileyen bir faktördür. Çocukluk dönemi boyunca nispeten sabit olan büyüme hızı ( ~ 5 cm/yıl) ergenlikle birlikte hızlanır. 6-7 yaşlarında görülen orta çocukluk dönemi hızlanması böbrek üstü bezlerinden salgılanan dehidroepiandrosteron sulfat gibi zayıf etkili androjenlere bağlıdır. 

Psikososyal Faktörler Büyümeyi Etkiler
Büyümeyi etkileyen bir diğer önemli faktör kalıtımdır. Doğum tartısı genotipden ziyade intrauterin faktörlerin etkisindedir. Bir çocuk genetik potansiyeline uyan eğriye ancak 12-18 aylıktan sonra girer ve o çizgide devam eder.  Psikososyal faktörler gerek besi alımını azaltması gerekse büyüme hormonu gibi hormonları baskılaması nedeniyle büyümeyi etkiler. Beslenme her dönemde büyümeyi etkilemekle beraber özellikle hızlı büyümenin görüldüğü süt çocukluğu ve ergenlikte etkisi en fazladır.     Ergenliğe kadar kız ve erkekler nihai boylarının % 80’ine ulaşmıştır. Ergenliğin en önemli özelliklerinden biri büyüme hızlanmasıdır. Ergenliğin sonunda her iki cins de boyunun % 99’unu tamamlamıştır. Kızlar ergenlik boyunca 15-20 cm, erkekler 25-28 cm uzar ve kızlarda ~ 16, erkeklerde ~18 yaş civarı hızlanan kemik olgunlaşması ve büyüme kıkırdaklarının kapanması ile büyüme durur. Ergenliğin başlama yaşı gibi, temposu da ulaşılacak nihai boyu belirler. 

Büyümenin Değerlendirilmesi Ve İzlenmesi
Büyümenin izlenmesi, doğumdan başlayarak çocukluk çağı boyunca büyümenin belirli aralıklarla değerlendirilmesi olarak tanımlanır. Bunun için çocuklar ilk 6 ayda, ayda bir, 6ay-2yaş arası 3 ayda bir, 3-6 yaş arası 6 ayda bir ve 6 yaşdan büyüme tamamlanana kadar yılda bir büyüme ve gelişme yönünden değerlendirilmelidirler. Amaç, çocukluk çağı boyunca süreklilik gösteren büyüme sürecinde ortaya çıkabilecek sapmaları erken dönemde saptamak, altta yatan önlenebilir veya tedavi edilebilir bir duruma müdahele edebilmektir. Ölçümler olarak tartı, boy, baş çevresi değerlendirilir. Bu ölçümlere dayanarak büyüme hızı değerlendirilir. Boya göre ağırlık veya VKİ [ tartı (kg) / boy (m2)] hesaplanabilir. Boy kısalığı varsa vücut oranlarının değerlendirilmesi gerekir. Bu amaçla oturma yüksekliğinin boya oranı veya baş pubis mesafesinin, pubis ayak uzunluğuna oranı ve kulaç uzunluğu değerlendirilir.
İncelenen çocuktan elde edilen ölçümler, sağlıklı çocuk gruplarının ölçümlerinden türetilmiş standart büyüme eğrilerine işlenerek değerlendirilir. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), 1978 yılında tüm ülkelerde kullanılabilecek uluslararası büyüme standartlarına gereksinim olduğunu vurgulamış ve uluslararası bir standart için ölçütler belirlemiştir. Bu ölçütlere göre, standartların o toplumun beslenme durumu iyi olan sağlıklı çocuklarından hazırlanması, her yaş ve cinste en az 200 denek olması, ölçümlerin eğitilmiş kişiler tarafından standart araçlarla yapılması, kabul edilebilir bir hata payı ve eğrilerin hazırlanmasında uygun matematiksel yöntemlerin kullanılmış olması gerekmektedir.  Büyümenin izlenmesinde mutlaka iyi eğitilmiş sağlık görevlilerinin olması gerekir. Takvim yaşının hesaplanması, ölçümlerin doğru alınması, işaretlenmesi ve yorumlanması gibi birçok konuda eğitim gerektiği gibi görevlilerin ailelerle iyi iletişim kurarak kaygıları ve sorunları paylaşması ve bir sağlık danışmanı gibi davranması gerekir. Ayrıca sorun saptadığında da uzmana sevk edebilmelidir.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler