Bazı kayıplarla ilgili ölüm belgesi verilmemesi sorunlara yol açıyor

Rum kesiminde, bazı kayıplarla ilgili bazı durumlarda ölüm belgesi verilmemesinin, kayıp yakınları açısından sorunlar meydana getirdiği belirtildi.

Rum kesiminde, bazı kayıplarla ilgili bazı durumlarda ölüm belgesi verilmemesinin, kayıp yakınları açısından sorunlar meydana getirdiği belirtildi.

Güney Kıbrıs’ta kayıplar konusunda hukuki, aynı zamanda etik açıdan ciddi bir mesele ortaya çıktığını yazan Fileleftheros, kayıp yakınlarının dertlerinin, yakınlarının kemiklerinin tespit edilmesi bilgisini almalarıyla son bulmadığına işaret etti.

Kayıp yakınlarının, Kayıp Şahıslar Komitesi’nin çalışmaları çerçevesinde kayıp yakınlarıyla ilgili kimlik tespiti yapılmış olsa da, bazı durumlarda ölüm belgesi alamadıkları için cenazelerini kaldıramadıklarını kaydeden gazete, hukuki bir muamma gibi görünen meselenin geçen hafta ilgili birimlerin katılımıyla Rum Başkanlık Sarayı’nda ele alındığını belirtti.

Toplantıda, adli tabibin kısa zaman önce DNA metoduyla kimlik tespiti yapılmış bir kayıpla ilgili ölüm belgesi vermemesinin ele alındığı kaydedildi.

Adli tabibin mevzuat uyarınca kayıp şahısla ilgili ölüm belgesi veremediğini çünkü bahse konu kayıp kişiyle ilgili bulunan tek kemiğin bir diş olduğunu izah eden gazete, bununla bir kişinin ölümünün belgelenemeyeceğini çünkü bunun reddedilmeyecek bir ölüm kanıtı teşkil edebilecek bir kanıt olmadığını ifade etti. Bahse konu durumda, bir dişin herhangi her yerde kaybedilebileceği belirtildi.

İkinci bir durumda ise, bir kayıbın eline ait iki kemik parçacığı tespit edildiğini ve adli tabibin yine bu kişiyle ilgili ölüm belgesi vermediğini yazan gazete, Başsavcının, mevcut mevzuatla meselenin çözümünün mümkün olmadığı yönünde görüş verdiğini kaydetti. 

Meselenin çözülmesinin tek yolunun ölümle ilgili tahkikat yapılması olduğunu kaydeden gazete, bununla ilgili direktifin ise Başsavcı tarafından verilebileceğini ifade etti. Gazeteye göre Rum Yönetimi’nin İnsani Konularından Sorumlu Başkanlık Komiseri Fotis Fotiu ise açıklamasında, devletin bu meseleyle ilgili bir ikilem ve çıkmazla karşı karşıya olduğunu söyledi.

Rum Yönetimi’nin tek tük kemiklere kimlik tespiti yapılmasıyla alakalı politikasının, Kayıp Şahıslar Komitesi’nin politikasından farklı olduğunu dile getiren Fotiu, Kayıp Şahıslar Komitesi’nin bir kemik parçası bile bulsa buna kimlik tespiti yaptığını ve bunun sahibini kayıplar listesinden çıkarıp, kendisini ölmüş olarak addettiğini izah etti.

Rum Yönetimi’nin ise bir kemik veya birkaç kemik teslim edilmesinin kayıpların akıbetinin belirlenmesini teşkil etmediği görüşünde olduğunu kaydeden Fotiu, bu durumu bir bilgilendirme mektubunda, Kızıl Haç’a ilettiklerini kaydetti.

Kendilerinin, kayıpların geriye kalan kemiklerinin de bulunması çabasının sürmesi ve elle tutulur yanıtlar verilmesi gerektiğini söylemekte olduklarını belirten Fotiu, bunun kayıp yakınlarının da tezi olduğunu ve birçok kayıp yakınının kemiklerini almayı reddettiklerini çünkü yakınlarına ait tüm kemikleri teslim almak istediklerini sözlerine ekledi.

Kayıp Şahıslar Komitesi’nin Kıbrıslı Türk üyesi Gülden Plümer Küçük’ün Türk basınına yaptığı açıklama ise gazetede “Kalıntıların Bulunması İçin Kazılar Yeniden Başladı” başlığıyla yer buldu. Haravgi ise habere “Kayıp Kalıntılarının Bulunması İçin Kazılar Yeniden Başladı” başlığıyla yer verdi.