Cumhurbaşkanı Yetkisizdir Diyen Bilgisizlere!

Cenk DİLER

Koca koca bilim insanları, hatta bazıları ünvanlı… Profesör olmuş, doktor ya da doçent. Ama bu sıfatını hala hak etmemişler belli ki. Üç kuruşluk “maddi çıkar” için GERÇEK bilgileri bile saptırabiliyorsunuz. Yuvalandığınız AVANTA köşelerinde, aşçı kedicikleri gibi önünüze atılacak nemacıklar uğruna, ne hilaller batırmaktasınız. Size “yazık” bile demeye “yazık” olur. Cilt cilt yazdığınız kitapları okuduğum için öylesine pişmanım ki… Bakalım onları nasıl yazdınız? Bu kadar basit gerçekleri, minik maddi çıkarlar uğruna saptırabildiğinize göre, bakalım yazdığınız tarihi olayları nasıl çarpıttınız? Bilim insanından çanakçı olmaz. Olamaz! Yalaka olmaz. Olamaz! Sadece 1985 KKTC Anayasası’nı bile açıp okusanız yaptığınız ABSÜRT açıklamaları yapmaz ve yutkunup susardınız. Bu mesnetsiz açıklamaları sırf inandığınız ve beslendiğiniz adayın itelemesiyle yaptığınız açıkca sırıtıyor. Sadece şunu bilseniz bu safça sözleri asla sarf etmezdiniz. Cumhurbaşkanı ÖRTÜLÜ ÖDENEĞİnin; 1 milyon 150 bin TL.’ olduğundan haberiniz var mı? Tanıtma ve Enformasyon Kaleminin; 2 milyon 600 bin TL. olduğuna ne dersiniz?  Derneklere, Birliklere, Kurumlara; 600 bin TL., Hane Halkına Transferler ise 480 bin TL.’dir. Toplamını vereyim da dudaklarınız da uçuklasın başka yerleriniz yanında: 4 milyon 830 bin TL. Nasılmış? Bu bütçeye sahip biri, sizce sadece görüşmelerle, Kıbrıs Sorunuyla mı ilgilenmektedir? Bu kadar yıldır, hükümet kurup bozan hangi makamdır? Kurultay kurup, oynayan hangi makamdır? Sizler ağzınıza sürülen balla avunmaya devam edin. Aşağıya sadece anayasanın “Cumhurbaşkanı” için yazdıklarını aktarmakla yetiniyorum. Daha birçok yasada, birçok yetkileri var. Örneğin KAMU HİZMETLERİ KOMİSYONU üzerindeki MUTLAK hâkimiyetini buraya yazmıyorum ki daha fazla utanmayasınız. Zaten aşağıdakilerini okuyunca utancınız içerisinde boğulacaksınız. Hadi bakalım. Gelin şöyle yanı başıma da başlayalım. Ama iyi ve tekrar tekrar okuyun. Biraz uzun sürecek: Cumhuriyet Meclisi, Cumhurbaşkanı, Cumhuriyet Meclisi Başkanı, Bakanlar Kurulu veya en az on milletvekilinin istemi üzerine olağanüstü toplantıya çağrılabilir ( Neden çağırsın ki? Herhalde hal hatır sormaya çağırmayacaktır. Toplantıdan sonra, şöyle dediğini düşünelim: “Yolsuzlukları önleme konusunda Bakanları uyardım. Acilen yasal altyapıyı hazırlamalıdırlar.” Nasıl? Tüm sorumluluk kime ait olur dersiniz? Ya da ayni açıklamayı Faiz Yasası hakkında yapmış olduğunu var sayınız!). Cumhurbaşkanı, bu Anayasanın 106. maddesinin (2). fıkrası kurallarına uygun olarak, altmış günlük süre içinde cumhuriyet Meclisi çoğunluğuna dayalı bir Bakanlar Kurulunun atanmasına olanak bulunmaması halinde, Cumhuriyet Meclisi seçimlerinin yenilenmesine karar verebilir. Bu Anayasanın 109. maddesi uyarınca, Bakanlar Kurulunun bir yıllık süre içinde, güvenoyu alamama veya güvensizlik oylaması sonucu üç kez düşmüş veya düşürülmüş olması halinde, Cumhurbaşkanı, Cumhuriyet Meclisi seçimlerinin yenilenmesine karar verebilir. Cumhurbaşkanı, yukarıdaki (2). ve (3). fıkra kuralları uyarınca Cumhuriyet Meclisi seçimlerinin yenilenmesine karar vermeden önce, gerekli gördüğü takdirde, halkoylamasına başvurabilir. Cumhurbaşkanı, seçimlerin yenilenmesini veya halkoylamasına başvurulmasını kararlaştırırken, Cumhuriyet Meclisi Başkanı, Bakanlar Kurulu ve Cumhuriyet Meclisinde grubu bulunan siyasal parti başkanlarının görüşlerini alır. Ülkenin ani bir silahlı saldırıya uğraması ve Cumhuriyet Meclisinin toplanamaması nedeniyle, silahlı kuvvet kullanılmasına derhal karar verilmesinin kaçınılmaz olması halinde, saldırının yapıldığı anda, silahlı kuvvet kullanılmasına karar vermeye Cumhurbaşkanı da yetkilidir.  Cumhurbaşkanı bu kararını, derhal Cumhuriyet Meclisinin bilgisine sunar.  Cumhuriyet Meclisi ilk fırsatta toplanarak bu konuda gerekli kararları alır. Cumhurbaşkanı, Cumhuriyet Meclisi tarafından kabul edilen bütçe yasasının on gün içinde Resmi Gazetede yayımlar. Cumhurbaşkanı, Cumhuriyet Meclisince kabul edilen yasaları on beş gün içinde Resmi Gazete’de yayımlar.  Yayımlanmasını uygun bulmadığı yasaları bir daha görüşülmek üzere gerekçesi ile birlikte aynı süre içinde Cumhuriyet Meclisine geri gönderir. Cumhuriyet Meclisi, geri gönderilen yasaları, değiştirerek veya aynen, üye tamsayısının salt çoğunluğu ile kabul ederse, yasa Cumhurbaşkanınca yayımlanır.  Çekimser oylar karar yetersayısı bakımından dikkate alınmaz. Cumhurbaşkanı, Cumhuriyet Meclisince kabul edilen yasaları, yayımlanma süresi içinde, Bakanlar Kurulunun istemi üzerine halkoylamasına sunar.  Halkoylamasında kabul edilen yasalar, kabul tarihinden başlayarak on gün içinde Resmi Gazetede yayımlanır. Cumhurbaşkanı, 146. maddedeki yetkisini, on beş günlük süre içinde kullanabilir.  Bu takdirde, 146. madde kuralları uygulanır. Cumhurbaşkanı, görevine başlarken Cumhuriyet Meclisi önünde aşağıdaki şekilde andiçer: “Devletin varlığını ve bağımsızlığını, yurdun ve halkın bölünmez bütünlüğünü, halkın kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma; hukukun üstünlüğüne, demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti ve Atatürk ilkelerine bağlı kalacağıma; halkımın refah ve mutluluğu için çalışacağıma; her yurttaşın insan haklarından ve temel hak ve özgürlüklerden yararlanması ülküsünden ve Anayasa ve yasalara bağlılıktan ayrılmayacağıma; Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetini yüceltmek ve üzerime aldığım görevi tarafsızlıkla yerine getirmek için bütün gücümle çalışacağıma; namusum ve şerefim üzerine andiçerim.” (Bu yeminin gereklerini yerine getirmeye çalışsa, mesela sadece REFAH ve MUTLULUK konusuna el atmaya kalksa onu kim engelleyebilecek? Peki sadece bunları yerine getirebilmek için neler yapabileceğini siyaseten hiç düşündünüz mü?). Cumhurbaşkanı partili ise, partisinin kararları ile bağlı değildir, bağımsız hareket eder.  Cumhurbaşkanlığı ile parti başkanlığı aynı kişide birleşemez (Dese de, kurultay dönemlerini düşünmeniz yeterli). Cumhurbaşkanı Devletin başıdır.  Bu sıfatla, Devletin ve toplumun birliğini ve bütünlüğünü temsil eder. Cumhurbaşkanı, Cumhuriyet Anayasasına saygıyı, kamu işlerinin kesintisiz ve düzenle yürütülmesini ve Devletin devamlılığını sağlar (Bu görevlerini yerine getirirken yapabileceklerini düşünün. Bunları sağlarken tabii ki gökten gelen manevi yetkilerini kullanmayacaktır. Halk adına tedbirler alıp, girişimler yapacaktır. Hükümeti nasıl yıpratabileceğini düşününüz). Cumhurbaşkanı, Cumhuriyet Meclisi adına Cumhuriyet Silahlı Kuvvetleri Başkomutanlığını temsil eder. Cumhurbaşkanı, bu Anayasa ve yasalarla kendisine verilen diğer yetkileri kullanır ve görevlerini tarafsız olarak yerine getirir. Cumhurbaşkanı, görevleri ile ilgili işlemlerinden sorumlu değildir.  Cumhurbaşkanı ile birlikte imzalanan kararnamelerden, imzası bulunan başbakan ve ilgili bakanlar sorumludur. Cumhuriyet Meclisi, Cumhurbaşkanını vatan hainliğinden dolayı, üye tamsayısının en az üçte ikisinin vereceği kararla suçlayabilir. Cumhurbaşkanı Yüce Divanda yargılanır.  Yüce Divanın suçlamayı yerinde görmesi halinde Cumhurbaşkanlığı görevi sona erer; suçlu bulunmazsa, görevine yeniden döner. Cumhuriyet Meclisinin suçlama kararı üzerine, Cumhurbaşkanı görevine devam edemez.  Bu takdirde, 105. madde kuralları uygulanır. Cumhurbaşkanı makamının manevi kişiliği tahkir edilemez. Cumhurbaşkanlığı, ölüm veya geçici olanların dışında görev başında bulunamama halinde veya Yüksek Mahkeme Başkanlığına gönderilen yazılı istifa ile boşalır. Cumhurbaşkanının sağlık nedeni ile görevini devamlı olarak yapamayacak bir duruma gelmesi halinde, Bakanlar Kurulu, durumu Yüksek Mahkeme Başkanlığına bildirir.  Anayasa Mahkemesi olarak görev yapan Yüksek Mahkeme, Cumhurbaşkanının görevini devamlı olarak yapamayacağına karar verirse, Cumhurbaşkanlığı boşalmış sayılır. Cumhurbaşkanlığı boşaldığında, boşalma tarihinden başlayarak kırk beş günü geçmeyen bir süre içinde yapılacak seçimle Cumhurbaşkanlığı doldurulur. Cumhurbaşkanının hastalık veya yurt dışına çıkma gibi nedenlerle geçici olarak görevinden ayrılması halinde, görevine dönünceye kadar, herhangi bir nedenle Cumhurbaşkanlığının boşalması halinde de yenisi seçilinceye kadar, Cumhuriyet Meclisi Başkanı, Cumhurbaşkanlığına vekillik eder. Cumhuriyet Meclisi Başkanı, Cumhurbaşkanlığına vekillik ettiği süre içinde, bu Anayasanın 88. maddesinde sayılan yetkileri kullanamaz. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Bakanlar Kurulu, Başbakan ve bakanlardan oluşur.  Başbakan, bu madde kuralları çerçevesinde, Cumhurbaşkanınca, milletvekilleri arasından görevlendirilir ( Burada görevi kime vereceği çok önemli. Kritik bir sonuç düşünün ki hükümeti kurma görevi en çok oyu alan parti başkanına değil de bu görev o partinin başka bir milletvekiline ya da daha az oy alan başka bir partinin milletvekiline verilsin!). Cumhurbaşkanı, Bakanlar Kurulunu kurma görevini, güvenoyu alabilecek bir grup başkanına veya milletvekiline verir. Cumhurbaşkanı, yukarıdaki (2). fıkra kurallarına göre Başbakanı ve Başbakanın önerisi üzerine bakanları atar;  Başbakanın istemi üzerine, bakanlardan herhangi birinin görevine son verir(Atamayıp karşı da çıkabilir. Geçmişte bir UBP Milletvekiline yapıldığı gibi). Yeni Bakanlar Kurulu Cumhurbaşkanınca atanıncaya kadar, mevcut Bakanlar Kurulu görevine devam eder. Bakanlar Kuruluna Başbakan başkanlık eder.  Cumhurbaşkanı gerekli gördüğü hallerde veya Başbakanın istemi üzerine Bakanlar Kuruluna başkanlık edebilir.  Cumhurbaşkanı oy kullanamaz. Bakanlıklar, Anayasanın öngördüğü sayı ve ilkelere uygun olarak Başbakanın önerisi ve Cumhurbaşkanının onayı ile Resmi Gazetede yayımlanacak bir kararname ile kurulur ve kaldırılır. Güvenoyu alamayan veya güven istemi reddedilen veya hakkında verilen güvensizlik önergesi üye tamsayısının salt çoğunluğu ile kabul edilen Başbakan istifasını Cumhurbaşkanına sunar. Cumhuriyet Güvenlik Kurulu, Cumhurbaşkanının başkanlığında, Cumhuriyet Meclisi Başkanı, Başbakan, Savunma, İçişleri ve Dışişleri Bakanları ile Silahlı Kuvvetler Komutanı ve Emniyet Genel Müdüründen kurulur. Cumhuriyet Güvenlik Kurulu, Devletin ve yurdun güvenlik politikasının saptanması ve uygulanması ile ilgili kararların alınması ve gerekli eşgüdümün sağlanması konusundaki görüşlerini Bakanlar Kuruluna bildirir.  Kurulun, Devletin varlığı ve bağımsızlığı, ülkenin bütünlüğü ve bölünmezliği, toplumun huzur ve güvenliğinin korunması hususunda alınmasını zorunlu gördüğü önlemlere ait kararlar Bakanlar Kurulunca öncelikle dikkate alınır (Hükümetin son programında bu kurulun yürürlüğe konulacağı var. Yetkileri daha da güçlenecek. İlgili konulardaki önerileri ÖNCELİKLE dikkate alınmak zorunda olacak). Yönetimin herhangi bir hizmet veya eyleminin, yürürlükteki mevzuata ve mahkeme kararlarına uygun olarak yapılıp yapılmadığını veya herhangi bir yürütsel veya yönetsel birim veya görevli tarafından veya onlar adına yapılan herhangi bir hizmet veya eylemi denetlemek, soruşturmadaki yetkililere rapor sunmak veya yasada belirlenecek diğer görevleri yerine getirmek amacı ile Cumhurbaşkanlığınca, Meclisin onayı ile bir Yüksek Yönetim Denetçisi atanır (Mevki şu anda boş. Bu makama çok etkin ve yetkin birinin atandığını düşünün). Silahlı Kuvvetler Komutanı, savaşta Başkomutanlık görevlerini Cumhurbaşkanlığı adına yerine getirir. Silahlı Kuvvetler Komutanı, Savunma Bakanının önerisi ve Bakanlar Kurulunun kararı izlerine, Cumhurbaşkanınca atanır (Geçici 10’ncu madde kalkınca etkisi yadsınamaz değil mi?). Üst kademe yöneticiliği yapan kamu görevlileri, ilgili Bakan, Başbakan ve Cumhurbaşkanının imzalarını taşıyan üçlü kararname ile atanırlar.  Bu konudaki kurallar yasa ile düzenlenir (Sunulan herhangi birini RED edebilir. Çok donanımlı insanların her türlü göreve atanmasını zorlayabilir. Örneğin Polis Genel Müdürü’nün henüz atanamadığını düşünün. Bir de bu yetkinin pozitif yönde kullanıldığını!!) Tabii afet, tehlikeli salgın hastalıklar veya ağır ekonomik bunalım hallerinde, Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu, yurdun bir veya birden fazla bölgesinde veya bütününde, süresi üç ayı geçmemek üzere, olağanüstü durum ilan edebilir. Anayasa ile kurulan özgür demokratik düzeni veya temel hak ve özgürlükleri ortadan kaldırmaya yönelik yaygın şiddet hareketlerine ait ciddi belirtilerin ortaya çıkması veya şiddet olayları nedeniyle kamu düzeninin ciddi şekilde bozulması hallerinde, Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu, Cumhuriyet Güvenlik Kurulunun da görüşünü aldıktan sonra, yurdun bir veya birden fazla bölgesinde veya bütününde, süresi üç ayı geçmemek üzere, olağanüstü durum ilan edebilir. Anayasanın tanıdığı özgür demokratik düzeni veya temel hak ve özgürlükleri ortadan kaldırmaya yönelen veya olağanüstü durum ilanını gerektiren hallerden daha vahim şiddet hareketlerinin yaygınlaşması veya savaş hali, savaşı gerektirecek bir durumun baş göstermesi, ayaklanma olması veya yurda veya Cumhuriyete karşı kuvvetli ve eylemli bir kalkışmanın veya ülkenin ve halkın bölünmezliğini içten veya dıştan tehlikeye düşüren şiddet hareketlerinin yaygınlaşması nedenleriyle, Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu, Cumhuriyet Güvenlik Kurulunun da görüşünü aldıktan sonra, süresi üç ayı geçmemek üzere, yurdun bir veya birden fazla bölgesinde veya bütününde sıkıyönetim ilan edebilir.  Bu karar, derhal Resmi Gazetede yayımlanır ve derhal Cumhuriyet Meclisinin onayına sunulur.  Cumhuriyet Meclisi, üye tamsayısının salt çoğunluğu ile sıkıyönetim kararını değiştirebilir, gerekli gördüğü takdirde sıkıyönetim süresini uzatabilir, kısaltabilir veya sıkıyönetimi kaldırabilir. Olağanüstü durum ve sıkıyönetim süresince, Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu, olağanüstü durumun veya sıkıyönetimin gerekli kıldığı konularda, yasa gücünde kararname çıkarabilir.  Bu kararnameler, Resmi Gazetede yayımlanır ve derhal Cumhuriyet Meclisinin onayına sunulur.  Bu kararnameler, Cumhuriyet Meclisinin üye tamsayısının salt çoğunluğunun oyu ile reddedilmedikçe, olağanüstü durum ve sıkıyönetim süresince yürürlükte kalır. Cumhurbaşkanı, Yüksek Adliye Kurulu’nun bir üyesini atar. Her takvim yılı sonunda yargı işlerinin durumu ve bunların yürütülmesinde aksaklık veya varsa nedenleri hakkında Cumhurbaşkanına, Cumhuriyet Meclisine ve Bakanlar Kuruluna rapor verir ve alınmasını gerekli gördüğü önlemler hakkında tavsiyelerde bulunur (Bu tavsiyelerin üzerine kararlılıkla yürüdüğünü düşünün!). Yüksek Mahkeme Başkan ve üyelerinin atanmaları Cumhurbaşkanı’nca onaylanır. Anayasa Mahkemesi, yürürlükteki mevzuat çerçevesinde, Cumhurbaşkanını, Başbakanı ve bakanları, ilgili suçlarından dolayı Yüce Divan sıfatıyla yargılar.  Yüce Divanda savcılık görevini Başsavcı veya Başsavcı Yardımcısı yapar.  Yüce Divan kararları kesindir. Cumhurbaşkanı direkt olarak Anayasa Mahkemesi’ne başvurabilir (Müthiş bir yetki). Cumhurbaşkanı, bir yasayı veya herhangi bir yasanın herhangi belli bir kuralını veya Cumhuriyet Meclisinin herhangi bir kararını yayımlamadan önce, bu Anayasanın herhangi bir kuralına aykırı veya ona uygun olup olmadığı konusunda görüşünü bildirmek üzere Anayasa Mahkemesine sunabilir(Yasama bu yetki ile çok zor durumda kalabilir. Ahmet Necdet Sezer’in bu konudaki davranışlarını akla getiriniz). Anayasa Mahkemesi, bu maddenin (1). fıkrası gereğince kendisine sunulan her konuyu inceler ve Cumhurbaşkanı ve Cumhuriyet Meclisi adına ileri sürülen iddiaları dinledikten sonra, konu hakkındaki görüşünü en geç kırk beş gün içinde karara bağlar ve bunu Cumhurbaşkanına yazılı olarak bildirir. Anayasa Mahkemesi böyle bir yasa, karar veya onun herhangi bir kuralının bu Anayasanın herhangi bir kuralına aykırı olduğu veya ona uygun olmadığı görüşünde ise, söz konusu yasa, karar veya kural Cumhurbaşkanı tarafından yayımlanmaz ve gerekçesi ile birlikte Cumhuriyet Meclisine geri gönderilir. Cumhurbaşkanı,  Cumhuriyet Meclisinde temsil edilen siyasal partiler, siyasal gruplar ve en az dokuz milletvekili veya kendi varlık ve görevlerini ilgilendiren alanlarda diğer kurum, kuruluş veya sendikalar bir yasanın, kararnamenin, tüzüğün, Cumhuriyet Meclisi İçtüzüğünün, Cumhuriyet Meclisi kararının, yönetmeliğin veya bunların herhangi bir kuralının Anayasanın herhangi bir kuralına aykırı veya ona uygun olmadığı gerekçesi ile Anayasa Mahkemesinde doğrudan doğruya iptal davası açabilirler(Müthiş bir yetki). Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Başsavcısı, Devletin, Cumhurbaşkanının, Başbakanın, Bakanlar Kurulunun, bakanların ve diğer Devlet organlarının hukuk danışmanıdır.  Kendisine bu Anayasa veya yasa tarafından verilen veya emrolunan diğer bütün yetkileri kullanır ve görevleri yapar. Başsavcı, her takvim yılı sonunda, Hukuk Dairesinin genel işleyişi ve görevlerinin yürütülmesinde görülen aksaklık veya varsa nedenleri hakkında Cumhurbaşkanına, Cumhuriyet Meclisine ve Bakanlar Kuruluna rapor verir ve alınmasını gerekli gördüğü önlemler hakkında tavsiyelerde bulunur(Bu aksaklıkların takipçisi olması halinde, bu aksaklıklara çözüm bulmayan hükümeti, kamuoyu önünde çok zor durumda bırakabilir). Anayasa değişikliklerini kabul edilmesi halinde 10 gün içinde Resmi Gazetede yayınlatır. Dahaları da yok mu? Var tabii ki! Yeter ki halkını düşünen bir Reis seçelim. Oynamaya niyeti olsun, yerim dar demesin. Bu kadar görev ve yetki hatırlatması yeter mi? Artar bile… Fazlalıkları da başucuna koy!