Doktorlar Kovid-19'la savaşı anlatıyor

Mardin Devlet Hastanesi uzman doktorlarından Gamze Geyik Yünoğlu ile Bingöl Devlet Hastanesinde görev yaparken yakalandığı yeni tip koronavirüsü (Kovid-19) yenmeyi başaran acil tıp uzmanı Dr. İlker Akbaş, Kovid-19 ile mücadelede yaşadıklarını anlattı.

Mardin Devlet Hastanesi uzman doktorlarından Gamze Geyik Yünoğlu ile Bingöl Devlet Hastanesinde görev yaparken yakalandığı yeni tip koronavirüsü (Kovid-19) yenmeyi başaran acil tıp uzmanı Dr. İlker Akbaş, Kovid-19 ile mücadelede yaşadıklarını anlattı.

Dahiliye bölümünde görev yapan Uzman Dr. Yünoğlu, bir yandan hastalara şifa sunmaya çalışırken diğer yandan Kovid-19'a yakalanan annesini evinde tedavi etti.

Virüs bulaşma riski nedeniyle uzun süre 2 yaşındaki kızından ayrı kalmak zorunda kalan Yünoğlu, bu süreçte hastaların çektiği acı ve sıkıntıların da tanığı oldu.

Hastanelerde yaşanan zorlu süreci anlatan Yünoğlu, evladından ve yakınlarından uzakta büyük fedakarlıkla görevini sürdüren sağlık emekçileri olarak salgının en kısa sürede sona ermesi için vatandaşlara tedbirlere uymaları çağrısında bulundu.

"KIZIMIN GÜLÜŞÜNE HASRET KALIYORUM"

Yünoğlu, yıllardır insanları yaşatmak, sağlıklı yaşamalarına destek olmak için ellerinden gelen gayreti sürdürdüklerini ifade ederek, bu özverili çalışmaların, bu süreçle yepyeni bir boyut kazandığını söyledi.

"Hepimiz için yepyeni bir süreç başladı. Ailelerimizi, hayatımızı, her şeyimizi bırakarak bu mücadelenin gönüllü parçaları olduk. Ben aynı zamanda bir anneyim ve 2 yaşında bir kızım var. Bu süreç başladığından beri onun ellerine, gülüşüne hasret kalıyorum." diyen Yünoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bundan hiçbir zaman şikayetçi olmadık. Sağlık Bakanlığından, İl Sağlık Müdürlüğünden, Başhekimliğimizden destek alarak hepimiz bu savaşın bir parçası olduk. Tüm sağlıkçılar gece gündüz demeden ve bedensel yorgunluğumuzu hiçe sayarak çalıştık."

"GÖRDÜĞÜMÜZ TEK ŞEY HASTALARIMIZIN IZDIRAP DOLU GÖZLERİ"

Azim ve kararlılıkla çalıştıklarını ancak duygusal yorgunluklarının her geçen gün arttığını dile getiren Yünoğlu, "Bu mücadele ailemizden uzak kalmamıza sebep oldu. Gördüğümüz tek şey hastane duvarları ve hastalarımızın ızdırap dolu gözleri oldu. Yakınlarının yüzlerindeki kaygıyı gördük." dedi.

Doğum günü, Anneler Günü gibi bütün özel günleri hiçe sayarak görevlerine devam ettiklerini dile getiren Yünoğlu, şunları kaydetti:

"Bir baharı, bir yazı kaçırdık. Muhtemelen kışı da kaçıracağız. Bunları söylememdeki amaç şikayet etmek değil. Hepimiz gönüllüyüz ancak kurallara uyulmadığı sürece, salgın arttıkça daha büyük bir mücadele içine girmek zorunda kalıyoruz."

"ARKADAŞLARIMIZIN ANNE VE BABALARINI YATIRMAYA BAŞLADIK"

Hastanedeki sağlık çalışanlarının, virüsle mücadele eden anne ve babalarını da tedavi etmeye çalıştığını dile getiren Yünoğlu, "Arkadaşlarımızın anne ve babalarını da yatırmaya başladık. Anne ve babaları nefes darlığı çekerken, başka hastaların yarasına merhem olmaya çalışıyorlar. Bu süreçte annem evde nefes darlığı yaşarken fırsat buldukça arkadaşlarımla uğrayıp onu tedavi etmeye çalıştık." şeklinde konuştu.

"Bu süreçte en kötüsü, 'Lütfen bizi kurtarın, nefes almamızı sağlayın diyen gözler." ifadesini kullanan Yünoğlu, hastaların çektiği acıyı hissettiklerini, tek beklentilerinin önlemlere uyulması olduğunu aktardı.

Bu sürecin, ancak alınacak tedbirlerle durdurulabileceğine işaret eden Yünoğlu, şunları kaydetti:

"Çünkü bu süreci durduracak olan sizlersiniz. Düğünlerimiz, taziyelerimiz, eğlencelerimiz devam ettiği sürece, sizlerin acı dolu gözlerinize baktığımız sürece bu iş bitmeyecek. Her düğünü bir cenaze ile gölgelemeyelim artık. Lütfen sosyal mesafemize, önlemlerimize dikkat edelim. Sağlıkçılar olarak sizlerden tek dileğimiz bu."

Yünoğlu, kendilerine her türlü desteği sağlayan Sağlık Bakanlığına, Sağlık Müdürlüğü yetkililerine teşekkür etti.

"YAKINLARINA VEDA EDEMEDEN ARAMIZDAN AYRILANLAR OLUYOR"

Bingöl Devlet Hastanesinde görev yapan ve 14 günlük sürecin ardından Kovid-19'u yenmeyi başaran Dr. İlker Akbaş, doktorlar ve diğer sağlık çalışanları açısından sürecin zor geçtiğini söyledi.

Akbaş, görevini yürütürken hastalık riski nedeniyle eşi ve çocuklarından uzun süre ayrı kaldığını belirterek, en büyük korkusunun ailesine virüs bulaştırmak olduğunu aktardı.

"14 günlük süreçte insan psikolojik olarak çok etkileniyor. Doktor olmama rağmen bende de bir ölüm korkusu ve ben öldükten sonra geride kalanlara ne olacak endişesi oldu. Bunu atlatmak zor oluyor. Evet ilaçları kullanıyorsunuz, klinik olarak belki çok kötü değilsiniz ama 14 günlük süreci bu psikolojiyle yaşamak insanı rahatsız ediyor, endişeye sürüklüyor." diyen Akbaş, sağlık çalışanları ve vatandaşlar arasında Kovid-19'u ağır atlatanların durumuna değindi.

Akbaş, "Hastaneye yatmak mecburiyetinde kalan, yoğun bakıma giren, yakınlarına veda edemeden aramızdan ayrılanlar oluyor. Kovid-19 oldukça ciddiye alınması gereken bir hastalık. Evet bazıları hafif geçiriyor ama bazıları gerçekten bu hastalığı çok zor atlatıyor ve yaştan da bağımsız bir durum. Gençler de ileri yaştakiler de ağır atlatabiliyor. Bunun için oldukça dikkat etmek lazım." diye konuştu.

"PSİKOLOJİK AÇIDAN DA İNSANLARI ETKİLİYOR"

Sağlık Bakanlığının uyarılarının dikkate alınması çağrısında bulunan Akbaş, maske takılması, sosyal mesafe ve hijyene dikkat edilmesi gerektiğini bildirdi.

Akbaş, "Bu kuralları mutlaka hayatın bir parçası haline getirmek lazım. Oldukça dikkat ediyor, maskeyle dolaşıyor, sürekli koruyucu ekipman giyiniyordum ama herhalde küçük bir dikkatsizlik bu hastalığa yakalanmama sebep oldu. Bunun için her an her dakika dikkat etmek lazım. Kovid-19 sadece tıbbi açıdan değil, psikolojik açıdan da insanları etkiliyor." dedi.