Günün Anlam Ve Önemi

Cenk DİLER

Mesela “Anneler Günü” olduğunu düşünelim. Hangi pankartları açacağız? Bunu kime soracağız? Bu konu ile ilgili bir tüzük yayınlayacak mısınız? Yoksa Genel Müdür Pervin Gürler oturduğu yerden; “Bu pankart mubah” ya da “Bu pankart günah”diye karar mı üretecek? Yılların Baş Hâkimi, bugün gazetelere yansıyan demecinde sormuş: “ Bu yetki, hangi yasanın hangi maddesinde yazıyor? Yazmıyorsa, bu talimatı nereden aldınız?” diye. Ondan iyi kim bilecek? Demek ki böyle bir yetkiniz yok. Yetkisiz hüküm buyurmak, kelimenin en basit anlamıyla faşizmi çağrıştırır. Abesle iştigaldir. Absürt bir davranıştır. Polis devletine yelken açmaktır. Demokratik hakları askıya almaktır. YOK hükmündedir. Batıldır. Bize asker olduğumuzda ilk öğretilen şey, “Kanunsuz Emirleri asla ve asla yapmamamızdı”. Emir ya da talimat kaynağını; ya Anayasa ya da yasalardan alır. Emekli Anayasa Mahkemesi Başkanı Sayın NevvarNolan soruyor: “Bu yetkiyi hangi yasanın hangi maddesinden aldınız?”. Yasasız yetki kullanmak suçtur. Bu yetkiyi kullananlarda , uygulayanlar da suç işleyeceğinden bu emri uygulamak zorunda da değillerdir. Devam edelim… Mesela, Cumhuriyret Bayramı kutlamalarında; “Biz çocuklarımızı seviyoruz” diye bir pankart açmak, günün anlam ve önemine uygun mu? Ne alaka?Cumhuriyet ve çocuk sevgisi. Alakaya maydanoz. Günün anlam ve önemine uygun değil. Açılan bu pankartı kapatacak mısınız? Mesela, Öğretmenler Günü kutlamalarında; “Atatürk’ü seviyoruz” diye bir pankart açmakla o günün ne alakası var diyeceksiniz? Haklısınız da. Peki, bu pankart da toplanacak mı? Konuya daha da yoğunlaşalım… Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın72’nci Maddesi; “Vatan hizmeti, her Türkün hakkı ve ödevidir. Bu hizmetin Silahlı Kuvvetlerde veya kamu kesiminde ne şekilde yerine getirileceği veya getirilmiş sayılacağı kanunla düzenlenir.” demektedir. Kısaca yasal olarak henüz düzenlemeye gidilmemişse de VİCDANİ RED anayasal olarak KABUL EDİLMİŞTİR. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamalarında 3 kişi çıkıp da: “ Cumhuriyetimizin kuruluşunu kutlar, buradaki VİCDANİ RED hakkının, bizim anayasamıza da dâhil edilmesini isteriz” dese, ne yapacaksınız? Günün anlam ve önemine uygun mu? Hem de nasıl! Cuk oturuyor. Hem “Cumhuriyet”i kutluyorum, hem de “Cumhuriyet”in teminatı anayasadaki bir maddenin, uygulanmasını talep ediyorum. Kime ne? Bal gibi de “Günün anlam ve önemine uygun”. Sizce? Şimdi tam tersini düşünün. Yine 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamalarındayız. Açılan pankart da şu olsun: “Cumhuriyet Bayramınızı kutlar, VİCDANİ REDCİLERİ lanetleriz.” Hade bakalım çokbilmiş otoriteler! Bu “lanetlemek işi” TC Anayasası’na ters, aykırı ve uygunuksuz. Çünkü orada bu hak “anayasal” bir haktır. Ötesi var mı? Şimdi ne karar vereceksiniz? TC Elçiliğine telefon edip, ya da oradaysa Elçinin kulağına eğilip ne yapacağınızı mı soracaksınız? Güvenlik Kuvvetleri Komutanı’na hemencecik gidip bir sorayım mı diyeceksiniz? Bize bir lisdacık yayınlayıp, hangi günlerde hangi pankartların açılacağını da anlatacak mısınız? Sevgililer Günü’nde herhangi biri: “Anavatan Türkiye’yi Seviyorum” derse? Belirlediğiniz kıstaslara bu uygun olacak mı? Bu gün ile Türkiye’nin ilgisi ne? 15 Kasım’da “Dünyalı olmak istiyorum. Federal Kıbrıs’ı istiyorum” demek size göre suç teşkil eden bir pankart mı? Konuşmadan düşününüz. Düşünüp de konuşunuz. Önünüzdeki “pilava” bakınız. Artan suç oranlarına, çoğalan hırsızlıklara, soygunlara, ölümlü trafik kazalarına, uyuşturucuya, tecavüzlere ve artan bilumum suçlara. Ülke Teksas Eyaleti’ni geçti. Siz ondan haber verin. İşinizle uğraşın. Ülkeyi yaşanır kılın. Hukuk mezunu bir Genel Müdür’e bu açıklama hiç yakışmadı. Açıklama; Soyut, mesnetsiz ve muğlak.