Kıb-Tek’teki kavga 3 yeni ihale için mi?

Taner ULUTAŞ

KKTC’nin bal peteği olarak nitelendirilen ve ağzında bal olan arının kuyruğundaki iğne de alındığı için Kıb-Tek’in leziz balından faydalanmak isteyenler yine kolları sıvadı. Çukur tabaklarını doldurmak için fırsat kollayanlar, denetim ve inceleme yapacak olan birimi sindirmek için saldırıya geçti. İhalelerin ustasıyım, elektrik dairesi ihalelerinin sağladığı sipalilerin de hastasıyım diyenler yıllarca Kıb-Tek Bol Kepçe lokanatasından, çukur tabaklarını doldurmak için çabaladı durdu.

Müdürlük yaptıkları sürede, bazı otellere sağladıkları yüklü bağışlamalar sonrasında, yakınları adına kurdukları yenilenebilir enerji şirketi ile o otellere güneş enerjisi panelleri takarak voliyi vurdular. Müdürlük maaşı ile nasıl öğrenci yurdu yapılır bilinmeyenli denklemini bizler çözmeye çalışırken, onlar Törkiş Liraları istifleme uğraşı içerisine girdiler. Kurumda makam şoförünün, abartılı ek mesaisi mahkemeye gazete sayfalarına yansdı.

MİK’in 2017 tarihinde makine bakım işleri ile çıkılan ihalenin, şartnamesinde ciddi belirsizlik olması nedeniyle mahkeme tarafından iptal edilmesinden tutun da, akıllı saat ihalesinin iptali sonrasında 130 Euro’dan 90 Euro’lara kadar inen birim fiyatlarına kadar her türlü endek göndeği görme şansızlığını yaşadık.

İhale yolu ile Türkiye’deki Manas firmasından 5000 sayaç alınırken, bozuk çıkan 3000 tanesi geri iade edildi. Son olarak Merkezi İhale Komisyonu’nun Kıb-Tek'in Akaryakıt Alımı ve Taşıması İhalesi’ sonrasında kurumun, 1 milyon 127 bin Dolar’ zarara uğratıldığı öne sürüldü. Tabi hurda-bakır satışı ihalesi, sokak lambası ihalesi ve kantin ihalesi ile bu örnekleri çoğaltmak mümkün.

Son zamanlarda, El-Sen ile hükümet arasında, halkın elektriksiz kalmaması için 4 jeneratör alımı ile ilgili grev ve eyleme kadar giden bir tartışma yaşandı. Aksa’ya bizim olmayacak santraller için bir yıllık kira bedeli olarak yaklaşık 26 milyon dolar ödediğimizi, 4 yılda ödenecek kira bedelleri ile 8 adet yeni santral alacağımız belirtildi. Alınacak yeni ve hem doğal gaz ile hem de şu an kullanılan yakıt ile çalışabilecek santraller olduğu için Elektrik Kurumunun, buhar santrallerinin birini kapatması sonrasında doğacak yakıt tasarru ile bu santrallerin halka yük bindirmeden ödeneceği de söylendi. Söylenmesine söylendi ama buna bile karşı çıkanlar,yine harekete geçti ve ortalığı karıştırdı.

Bayram değil, seyran değil, Taner ihaleleri gündeme getirmekle neden bizi öpmeye çalışıyor diyenlere, bir çift sözüm olacak. Bakın, Elektrik Kurumu kısa bir zaman dilimi içerisinde 3 önemli ihaleye çıkıyor. Şartnamelerde belirtilen sipaliler (Para) güçlü ‘Karpaz Eşeklerinin’ bile kaldıramayacağı kadar çok olunca kollar yine sıvandı. Kısacası, mezardakilerin pişman oldukları şeyler için dünyadakiler yine bir birini yemeye başladı. Kavga ve gürültü büyük boyutlara ulaşırken, Bol Kepçe lokantasından, hem çukur tabağı full up yapanların tespiti için hemde 3 önemli ihale ile ilgili abudik – gubidik olmaması için bir komite kuruldu. Komitenin başına, kurumda hem çalışanlar ile hemde sendika ile saygı ve sevgi çerçevesinde iyi ilişkiler kuran Mehmet Özçelik getirildi. Yine o komiteye iç denetim şübe amiri Hüseyin Sönmezoğlu atandı. Komite hafiften çalışmaya da başladı. Başlamasına başladı da ‘Fincancı Katırlarını’ ürküttükleri için yaylım ateşi de başladı.

Kıb-Tek Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Onurhan ile Kurum Başkanı Ahmet Dargın’ın, Bakanlar Kurulunda tartışması, bazılarına sabah kahvaltısında katık oldu. Denetleme ve inceleme biriminin başına getirilen Mehmet Özçelik’in işe 1.5 yıl gelmediği ve yasa engeli olmasına ve genel müdür yapılamayacağının bilinmesine karşın, Ahmet Dargın’ın yerine genel müdür yapılacağı servis edildi. Buda kafi görülmedi ve Ekonomi Bakanı Hasan Taçoy’a, sanki suçmuş gibi, Mehmet Özçelik’in, El Sen yöneticileri ile arkadaşlık ve dost ilişkileri içerisinde olduğu iletildi. 

İçerisinde bal olan kavanoza bakıp, bal demekle ağızın tadlanmayacağını bilenler, ham hum şorolopun, ortaya çıkacak olması sonrasında, ekmeklerine kan doğranacağını bildiklerinden, kılıç kalkan ekibi oynamayı sürdürüyor. Tabiki bu arada birilerinin kafa kaldırmaması  için, Kuzey Irak’ın, pençe harekatı ile ‘Obüsler’ ile baraj atışına tutulduğu gibi,birilerini ateş altında tutmaya çalışıyor. Yaşanan tartışmadan  dolaylı olan da Kıb-Tek ile çalışanlarına oluyor.

Karda kışta o gırcı soğukta, yazda asfaltın 40 derecede eridiği sıcakta, direk üstünde arıza gidermeye çalışanlar bile, kazandığı paranın anasının ak sütü gibi helal olmasına karşın, maaş eleştirisinden nasibini alıyor. Teknecikte ölüm riski altında çalışanlar göz, gez arpacık denilerek hedef tahtasına dönüştürülüyor.Baba koruk yer,oğlunun dişi kamaşır misali, yapılan acımasızca eleştirilerden çalışanların dişi değil, çalışma umudu ile isteği kamaşıyor.

Neyse, Çöreğin büyüğü unun çoğundan olur der atalarımız. Elektrik Kurumundaki unun bir başka deyişle ham yapılacak paranın büyüklüğü bence kavganın hızını kesmeyecek. Mehmet’e de, Kubilay Başkana da, denetleme üyesi Hüseyin’e, hatta birçok çalışana,saldırılar bir şekilde sürecek diye düşünenlerdenim. Ancak,  bu insanlara, en iyi savuma saldırıdır düşüncesi ile saldıranlar ile kurumda Ali Cengiz oyunlarına katıldıkları düşünenler için bir zahmet, nerden buldun yasasını geçirin derim. Geçirin ki, birileri Hanya’nın Girit’te, Konya’nın da Türkiye’de olduğunu anlasın.