Rekabet Kurulu’ndan Bir Rica

Cenk DİLER

2011 yılında göreve başlayan Rekabet Kurulu; 3 adet karar, 6 adet da görüş üretmiştir. Bazı şikayetlerle ilgili devam eden soruşturmaların da halen yürütülmekte olduğu biliniyor. Kararlarından biri; 4 sayfadan oluşmakta ve Ercan’ın özelleştirilmesine olumlu görüş veren karardır. Bir diğeri,18 sayfadan oluşan ve bir markete dondurma vermemekle tehditte bulunan başka bir şirketin 5.000 TL. ile cezalandırıldığı ve sonuncusu da, 5 sayfadan oluşan, konusu da tuvalet kağıdını maliyeti altında satan bir şirketin şikayet edilişi ve suç unsuru bulunamadığından dolayı dosyanın kapatılması ile ilgili olan karardır. Bu kararlar sonucunda, şikâyetçiler ya istediğini almış ya da mağduriyetleri giderilememiştir. Sonuçta hakkını alan ya bir kişi ya da bir şirkettir. Keza mağdur olanlar da böyledir. Kısaca olay bireyseldir. Bu faaliyetler sonucunda, toplumsal bir “fayda” sağlandığı tartışmalıdır. Rekabet Kurulu Yasası’nın amacı; ekonomik verimliliğin ve tüketici refahının artırılması için, mal ve hizmet piyasalarında rekabeti engelleyen, bozan veya kısıtlayan anlaşmaları, teşebbüs birliği kararlarını, uyumlu eylemleri ve teşebbüslerin hâkim konumlarını kötüye kullanmalarınıönlemek; rekabeti bozucu etkilerini ortadan kaldırmak amacıyla, yoğunlaşmaları ve Devlet yardımlarını kontrol etmek ve etkili rekabet ortamının sağlanması ve sürdürülmesi için gerekli kuralları koyup, bu Yasayla oluşturulan Rekabet Kurulunun görev ve yetkilerini belirlemektir. Amaç belirlendikten sonra, yasanın 4ncü maddesinde bunların “neler olduğu” daha da detaylandırılmıştır. Şöyle ki; Rekabetin önemli ölçüde engellenmesi, kısıtlanması veya bozulmasını amaç edinen veya bu sonucu yaratacak veya yaratan ve özellikle: (1) Alış veya satış fiyatlarını veya diğer ticaret koşullarını doğrudan ya da dolaylı olarak belirleyen; (2) Piyasa veya tedarik kaynaklarını paylaştıran; (3) Üretimi, piyasaları, teknolojik gelişmeyi veya yatırımı kısıtlayan ya da kontrol eden; (4) Rakip teşebbüslerin faaliyetlerini zorlaştıran veya kısıtlayan ya da piyasada faaliyet gösteren teşebbüsleri boykot veya diğer davranışlarla piyasadan çıkartan ya da piyasaya yeni girişleri engelleyen; (5) Diğer teşebbüsler ile yapılan eşdeğer işlemlere farklı koşullar uygulayan ve böylece onları rekabet açısından dezavantajlı duruma getiren; (6) Sözleşmelerin akdini, nitelikleri gereği veya ticari teamüllere göre bu tür sözleşmelerin konusuyla hiçbir bağlantısı olmayan ek yükümlülüklerin, sözleşmelerin diğer tarafları tarafından kabulü şartına bağlayan anlaşmalar, teşebbüs birliği kararları veya uyumlu eylemler, YASAKTIR ve HUKUKEN GEÇERSİZ SAYILIR. Kurulun görevleri ve topluma sağlayabileceği faydalar, sanırım gayet açık ve net olarak anlaşılmaktadır. Örneğin; Bu ülkede bulunan üç adet likit gaz şirketinin halka sunduğu fiyatları düşünün.Aynidir. İki adet GSM şirketinin fiyatlarını inceleyin.Aynidir. İki dev tavuk üreticisinin fiyatlarına da bir bakın. Elektrik üreten o malum şirketi bir düşleyin. Bu ülkede akaryakıt şirketi sayısı da iki adettir. Neler hissettiniz? Ben şahsen, çok fena “kazzıklanmakta” olduğumu düşünmekteyim. Neden? Çünkü serbest piyasa koşullarının oluşturulmadığını açıkça görüyor, görmekle de kalmayıp çok acı verici bir şekilde hissediyorum. Aralarında REKABET var mı? Kesinlikle yok! Yukarıda sayılan şirketler alış ve satış fiyatlarını belirliyor mu? Evet. Üretimleri piyasayı kısıtlayabiliyor veya kontrol edebiliyor mu? Evet. Kendilerine rakip olabilecekleri piyasadan çıkarabiliyorlar ve yeni girişleri engelleyebiliyorlar mı? Evet. Peki, o zaman bunların faaliyetleri neden YASAK ve HUKUKEN GEÇERSİZ sayılmıyor ki? 2 Şubat 2012 tarihinde, Sayıştay Başkanlığı’nın SAYI: (MD).1/2012-EC.1/2012 sayılı Denetim Raporu’nun 19ncu sayfasında şu cümle yer almış: “…Bunun yanında uzun vadeli enerji alım garantisi anlaşması yönteminin enerji sektöründe rekabeti KISITLAYICI unsur teşkil edeceği ve enerji sektöründeki yeni girişimcilerin ve /veya alternatif enerji üretim sektörlerinin piyasada yer almasına imkân VERMEYECEĞİ bir ortam oluşturacağı kanaatindeyiz. Ayrıca 36/2009 sayılı Rekabet Yasası’nın “Rekabeti Kısıtlayan Anlaşmaların, Teşebbüs Birliği Kararlarının ve Uyumlu Eylemlerin Yasaklanması” yan başlıklı 4ncü maddesi; “Rekabeti önemli ölçüde engellemesi, kısıtlaması veya bozulmasını amaç edinen veya bu sonucu yaratacak veya yaratan ve özellikle; 4ncü fıkrasındaki; Rakip teşebbüslerin faaliyetlerini zorlaştıran veya kısıtlayan ya da piyasada faaliyet gösteren teşebbüsleri boykot veya diğer davranışlarla piyasadan çıkartan ya da piyasaya yeni girişleri engelleyen…” eylemlerin YASAK olduğu ve HUKUKEN GEÇERSİZ olacağı hükme bağlanmaktadır.” denilektedir. Hal bu iken, bireysel tespit, görüş, öneri, karar ve çalışmalar yerine, toplumsal, halkın genelini ilgilendiren faaliyetlere daha çok önem verilmesi daha faydalı olmaz mı? “Vahşi kapitalizm” dedikleri dev çarklardan oluşan sistem içerisinde neden “öğütülmemize” göz yumulmaktadır? Unutulmamalıdır ki, devletin kendisi ya da kurumları, HALK için var olmalıdır. Esas olan halkın çıkarlarıdır. Gerisi abesle iştigaldir. _________________________________________________________________________________ Eşşeklerle İlgili Açıklama var: Bakanlığın duyarlılığına teşekkür ederim. 03.11.2014 Sayın Cenk Diler Kanal T, Günaydın Kıbrıs Programı Yapımcısı Bu sabah Kanal T ekranlarında yayınlanan programınızda Karpaz Bölgesinde yaşayan hür eşeklerle alakalı değindiğiniz konular üzerine Bakanlığımız, konuyla ilgili bilgi sahibi olmanız açısından aşağıdaki hususlara dikkat çekmiştir. Bununla birlikte,Bakanlığımıza bilgi edinme yasası çerçevesinde sormuş olduğunuz 9 Ekim tarihli dilekçeniz, Bakanlığımız tarafından incelenmiş olup en kısa sürede sizlere konuyla ilgili kapsamlı yanıtlar verileceğini de bilgilerinize getirmek isteriz. Karpaz eşekleri ve kaplumbağaların korunması için Dipkarpaz Belediyesi ve Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı arasında protokol imzalanmıştır. Protokol gereği DipkarpazBelediyes Bakanlığımıza her ay sonu konu ile ilgili fatura göndermekte ve aylık olarak fatura karşılığı olan 27.200 TL her ay Dipkarpaz Belediyesine Maliye Bakanlığı tarafından amaca yönelik olarak kullanılmak üzere aktarılmaktadır. 2014 Ekim ayı sonuna kadar toplam 10 (on) aylık ödeme 272.000 TL Dipkarpaz Belediyesine bu amaç için ödenmiştir. Karpaz Özel Çevre Koruma Bölgesi sınırları içerisinde belirlenen alan sınırları ölçülmüş ve 2 etap olarak Dipkarpaz Belediyesine TC Yardım Heyeti tarafından önce 5 Km’lik mesafe için ödeme yapılmıştır. Yapılan iş Çevre Koruma Dairesi tarafından kontrol edilmiş ve 750.000 TL’lik ödeme yapılmıştır. Alanın tam olarak kapatılması için geriye kalan 1.5KM’lik mesafe için 225.000 TL’lik ödeme ayrılmıştır. Bariyer işlerinin tamamlanmasından sonra bölgede serbest dolaşan tüm yaban eşekleri alan içerisine taşınacak ve bölge içerisinde izlenmesi, korunması ve bakımı sağlanacaktır. ÇEVRE VE DOĞAL KAYNAKLAR BAKANLIĞI