"Unutkanlık" unutulsun diye çalışmalar devam ediyor!

Bilim insanları, hafıza kaybı ve beyin dejenerasyonunda azalmaya yol açacak kan ve vücutta biriken bir 'yaşlanma protein'nin etkilerini tersine çevirebilecek antikorlar geliştirmek için çalışmalar başlattı....

Bir süredir kanın gelişimini sağlayacak bir protein geliştirmek için çalışmalar yürüten bilim insanları, B2M proteinini azaltarak istenilen sonuca ulaşılacağından oldukça umutlu.
ABD'nin Kaliforniya eyaletinde bulunan San Francisco Üniversitesi'nde gerçekleştirilen deneylerin ilk bulgularına göre, özelikle ileri yaşlarda B2M proteiniyle beraber hafıza kaybı ve unutkanlık gibi sorunlar ortaya çıkıyor.
Bu proteini yavaşlatacak bir müdahale ile beyin hücreleri de gelişeceği için insanların hafıza kaybı geçirme olasılığı oldukça düşecek.
Henüz deney aşamasında olan B2M proteinin azaltılması ile beraber unutkanlık ve beyinde oluşan hafızayla ilgili hasarların tedavi edilebileceğini iddia eden ekip, söz konusu proteini deney ortamında fareler üzerinde test etmeye başladı.

B2M GENÇ FARELERDEKİ HATA ORANINI ARTIRDI

Genç farelere B2M proteini enjekte eden ekip, fareleri bir teste tabi tuttu. Normalden fazla B2M alan genç fareler aynı yaşlı fareler gibi hafızaya ağlı hatalar yaptı.
Maddenin vücuttan atılmasıyla normale dönen genç farelerin maddenin etkisiyle daha önce defalarca gezindikleri bir labirentte eskiye oranla iki kat daha fazla hata yapması üzerine maddenin hafızaya olumsuz etkisi saptanmış oldu.

TEDAVİ YÖNTEMİ OLABİLİR

Fareler üzerinde yapılan bu deneyde B2M proteinin değişken sonuçları olabileceğini gösteriyor. Ekip, bu proteinin işleyişini yavaşlatacak bir uygulama ile beyinde oluşan hafızayla ilgili hasarların da tedavi edilebileceğini düşünüyor.

Unutma yani Alzheimer hastalığı nedir?

Unutkanlık hepimizin zaman zaman yaşadığı bir sorundur. Fakat, unuttuklarımızı hatırlamamız uzun sürmez. Çoğu stresli iş ortamı, yorgunluk gibi faktörlerden kaynaklanır. Bunlar basit unutkanlıklardır. Günlük yaşamımızı etkileyen bir problem değildir.

Alzheimer, yaş ilerledikçe unutkanlıkla ortaya çıkan, hafıza, konuşma gibi durumlarda sorunlar yaşanan, günlük yaşamın gerektirdiklerini uygulayamama gibi problemlere yol açan bir hastalıktır.

Geri dönüşümü olmayan ve ilerleyen bir hastalık olan alzheimer, halk arasında bunama olarak bilinir. Beynin fonksiyonlarında bozukluk vardır. Hastanın düşünmesinde sorun ortaya çıkar. Alzheimer, ciddi bir hastalıktır. Belirtiler görüldükten 7-8 yıl sonra ölüme yol açabilmektedir.

ALZHEİMER HASTALIĞI KİMLERDE, NE KADAR SIKLIKLA GÖRÜLÜR?

Alzheimer, sıklıkla 65 yaşın üzerindeki kişilerde görülür. Hem kadın hem de erkekte görülen bu hastalığın, kadınlarda biraz daha fazla görüldüğü saptanmıştır. Yapılan araştırmalar, 65 yaşın üstündeki, ortalama her 15 kişiden birinde bu hastalığın görüldüğünü ortaya koymuştur. 80-85 yaşın üzerindeki, her iki kişiden birinde alzheimer görülmektedir.

Ayrıca bu hastalık sadece 65 yaşın üzerinde değil, kırk ve ellili yaşlarda da ortaya çıkmaktadır. Fakat diğer yaşlara göre sık karşılaşılan bir durum değildir.

Dünyada 20 milyondan fazla alzheimer hastası vardır. Bu hastaların yaklaşık 300 bini ülkemizdedir. Bu hastaların sayısı, gün geçtikçe artmaktadır. Çünkü dünyada insan ömrü uzamakta ve yaşlı insan sayısı artmaktadır.

ALZHEİMER HASTALIĞININ NEDENLERİ VE HASTALIĞIN SEYRİ

Alzheimer hastalığının nedenleri arasında kalıtsal faktörler, beyinde protein birikimi, beyin hücrelerinin ölümü, sinirsel iletimin bozulması, çeşitli zehirli maddeler yer almaktadır. Ayrıca yaş ilerledikçe, alzheimerın görülme ihtimali artar. Fakat hastalığın kesin nedeni henüz bilinmiyor.

Hastaların sadece yüzde 10’unda ailede alzheimer varlığı tespit edilmiştir. Bu yüzden, bu hastalık sadece tek bir kalıtsal faktöre bağlı değildir.

Alzheimer, yavaş ilerleyen ve sinsi bir hastalıktır. Beyindeki sinir hücreleri yok olmaya başlamıştır. Önceleri kısa süreli unutkanlıklar şeklinde ortaya çıkar. Örneğin, hasta bir gün önce ne yaptığını, ne yediğini hatırlayamaz. Hastalık ilerledikçe, kişinin günlük işleri aksamaya başlar. Sorduğu bir şeyi tekrar sorar, yakınlarını tanıyamaz hale gelir. Bu durumda kişinin psikolojisi bozulur. Psikolojisi bozulan hasta, içine kapanık bir hale gelir. Konuşma, yürüme, tuvalete gitme gibi ihtiyaçlarını karşılayamaz ve yatağa mahkum bir yaşam sürmeye başlar. Yani hem fiziksel hem zihinsel problemler vardır.

İlerlemiş alzheimer hastalığı, hastaların ailesi için de bir yüktür. Hastanın bütün bakımı aile tarafından yapılmak zorundadır.

ALZHEİMER HASTALIĞININ BELİRTİLERİ

Alzheimer hastalığının, temel olarak 10 tane belirtisi olduğu kabul edilmektedir. Bu belirtilerden bir ya da birkaçının bulunması alzheimer belirtisi olabilir.

  • günlük yaşamı etkileyecek kadar unutkan olma (kişilerin adlarını, olayları hatırlayamama),
  • gündelik işleri yapamama (yemek yapmak gibi),
  • kelimeleri bulurken zorlanmak,
  • tarihleri ve bilinen yolları hatırlayamama,
  • çok basit konularda bile karar vermede güçlük çekme,
  • hesap yapamama, pratik düşünmede zorluk çekme,
  • eşyaların yerlerini karıştırmak (koyarken başka yere koymak),
  • davranışlarda ve ruh halinde değişiklik,
  • karakter özelliklerinin değişmesi, insanları suçlama,
  • sorumluluk sahibi olmaktan kaçmak alzheimerın belirtileridir.

ALZHEİMER HASTALIĞI TANISI NASIL KONUR?

Öncelikle yukarıdaki belirtilerden bazıları sizde varsa bir psikolog ya da sinir hastalıkları uzmanına başvurmanız gerekir.

Çekilen beyin filmi, yapılan kan tahlilleri ve laboratuvar tetkikleri ile alzheimer hastalığı diğer hastalıklardan ayırt edilmeye çalışılır. Çünkü her unutkanlık, bu hastalığın belirtisi değildir. Bu şekilde hastalığın kesin tanısı konur.

ALZHEİMER TEDAVİSİ

Hastalığın kesin tedavisi yoktur. Yani yapılan tedaviyle, hastalık tamamen ortadan kaldırılamaz. Öncelikle şunun bilinmesi gerekir; bu hastalığın tedavisinde erken tanı çok önemlidir.

Yapılan tedaviyle, hastalığın ilerlemesi yavaşlatılır ve hastalığın semptomları azaltılır. Amaç, hastanın yaşam kalitesini arttırmaktır. Ayrıca, ortaya çıkan psikolojik problemlerle başa çıkabilmek için de çeşitli ilaçlar (antidepresan gibi) kullanılır. Fakat bu ilaçlar doktor kontrolünde alınmazsa daha kötü sorunlara yol açabilir.

Gün geçtikçe, alzheimer hakkında daha fazla bilgi sahibi oluyor ve daha fazla ilaçlarla karşılaşıyoruz. Yapılan çalışmalar, hastalığın tedavisinde büyük adımlar atılacağını göstermektedir.

ALZHEİMER HASTASI VE YAKINLARININ BİLMESİ GEREKENLER

  • Öncelikle hastanın kendisine, cesaret ve güven duygusunu aşılamak gerekir. Hastaya her zaman yardım edilmeli ve bu yardımın hastaya kabul ettirilmesi gerekir.
  • Hastanın hislerini paylaşmak gerekir. Gerekirse hasta, doktora nasıl bir durumda olduğunu anlatmalı ve bu yönde de tedavi uygulanmalıdır.
  • Yapılacak işler için bir kağıda notlar alınmalıdır. Aynı şey, eşyaların yerini bulmak için de yapılmalıdır.
  • Alzheimer hastalarının araba sürmesi tehlikelidir. Bu yüzden bir kişinin, hastaya eşlik etmesi (şoför olarak) gerekir.
  • Hastanın sağlığına ve beslenmesine dikkat edilmelidir.
  • Hasta hobilerini kısıtlamamalıdır. Önceden yaptıklarını, yapmaya devam etmelidir. Fakat artık çalışmayı bırakması gerekir.
  • Hastalık ilerlemeden, hastanın ilerideki bakım durumu görüşülmelidir.
  • Alzheimer, sadece kişinin kendisine değil, ailesine de maddi ve manevi yük getirdiğinden, bu hastalıkla yaşamaya alışmak ve başedebilmek için destek almak gerekir.