ZMO, yem hammaddelerinde kalite düşüklüğü yaşandığını, bunun da verime yansıdığını iddia etti

Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO), yem hammaddelerinde kalite düşüklüğünden kaynaklanan verim kayıplarının başladığını savundu.

Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO), yem hammaddelerinde kalite düşüklüğünden kaynaklanan verim kayıplarının başladığını savundu.

Büyükbaş hayvancılıkta süt verimliliği ve besleme konularında ZMO Danışma Kurulu, bazı önerilerde bulundu.

ZMO’dan yapılan açıklamaya göre, önerilen önlemler arasında piyasaya sürülen yemlerin besin maddelerinin ambalajlarda belirtilmesi ve denetimlerin arttırılması; kaba yem üretimi için ise devlet arazilerinde kaba yem üretiminin şartının getirilmesi bulunuyor.

Yapılan açıklamada, “Yem hammadde fiyatlarında meydana gelen artışlardan sonra ithal yem hammaddelerinde kalite düşüklüğünden kaynaklanan verim kayıplarının olduğu üreticiler ve teknik elemanlar tarafından gözlemlenmiştir” denildi.

ZMO’nun önerileri şöyle:

“İthal edilecek yem ve yem hammaddelerine ilişkin minimum standartlarının belirlenmesi.

İthalat izinleri verilirken ön izin aşamasında gerekli kalite standartlarının koşul olarak açıkça belirtilmesi.

Yem ve yem hammaddelerinin ülkeye girişinde belirtilen standartların denetlenmesine yönelik analizlerin yapılması ve uygunluğu durumunda ülkeye girişine izin verilmesi.

Piyasaya sürülen her türlü yem ve yem hammaddelerinin besin madde içerik değerlerinin ambalaj üzerinde veya alım satım esnasında düzenlenen belgeler üzerinde belirtilmesi.

Yem fabrikalarının depolama şartlarının iyileştirilmesi ve torbalı yem üretiminde besin kayıplarının önleyici ambalajların kullanılması.

Yem hammaddesi tedarikçilerinin depolarının periyodik olarak denetlenmesi gerekli numunelerin alınması ve sonuçların üreticilerle paylaşılması. 
Yem hammaddelerine yönelik gerekli analizleri laboratuvar koşullarında ve mobil olarak yapılabilmesine yönelik olarak ekipman açısından eksikliklerin giderilmesi. 

Yem fabrikalarının denetlenmesine yönelik olarak numune alınmalarını artırılması ve analiz sonuçların üreticilerle paylaşılması.

Ekonomik ve verimli bir üretim için yem fabrikalarının bünyelerinde mutlaka Ziraat Mühendisi (Hayvan Besleme Uzmanı) istihdamının zorunlu kılınması.

Kaba yemlerin depolanmasına yönelik altyapı yatırımlarına teşviklerin artırılması.

Kuraklığa dayanıklı veya daha az su tüketen yem bitkilerinin ekilmesinin teşviklendirilmesi.

Kaba yem fiyat politikası oluşturulmalı. 

Kaba yem üretiminin ve ticaretinin artırılmasına yönelik olarak devlet tarafından ve özel sektör tarafından toplu alıcı noktalarının oluşturulması yönelik yatırımlar teşvik edilmeli.

Hayvanların değişen hammadde fiyatları ve verim dönemlerine göre beslenmesine olanak sağlamak amacıyla üreticilerin eğitilmesine yönelik programlar düzenlenmesi.

Devlet tarafından kiraya verilen arazilerde kaba yem üretimi şartın getirilmesi.”

560 MİLYON TL’LİK SEKTÖR

Büyükbaş hayvancılık sektörünün yıllık gelir bağlamında 560 milyon TL’lik bir hacmi olduğu kaydedilen açıklamada, yıllık 167 bin ton yem hammaddesi (arpa, mısır, soya küspesi v.b.) ithalattı yapıldığı, ithal hammaddelerle ülke içerisinde üretilen kesif yemlerden 110 bin ton büyükbaş ve küçükbaş karma hayvan yemi üretilerek yıllık 200 milyon TL değerinde katma değer yaratıldığı kaydedildi. Sektör tarafından tüketilen yıllık kaba yemin (saman ve sanonun) tutarının 112 milyon TL olduğu belirtildi.

Büyükbaş hayvan üretiminde yem fabrikaları ve yem hammadde tedarikçilerinin önemli paydaşlardan olduğu ifade edilen açıklamada, “Büyükbaş hayvan yetiştiriciliğinde kullanılan karma yemlerin bir kısmı üreticiler tarafından üretilirken önemli bir kısmı yem sanayii tarafından üretilmektedir. Üretim esnasında yem hammaddelerinin besin madde içerik değerlerinin tam olarak bilinmemesi üretilen yemlerin kalitesi dolayısıyla hayvan verimliliği ve işletme ekonomisi açısından önemli zafiyetlere neden olmaktadır” denildi.