• BIST 92.106
  • Altın 215,646
  • Dolar 5,3815
  • Euro 6,0998
  • Lefkoşa 16 °C
  • Mağusa 16 °C
  • Girne 18 °C
  • Güzelyurt 14 °C
  • İskele 16 °C
  • İstanbul 5 °C
  • Ankara 3 °C

SON HALKA MI?

Arif Alasya

Bayram öncesi KKTC’de Türk Lirasının %30’un üzerinde enflasyona uğraması nedeniyle çok çok ciddi bir ekonomik kriz yaşamaya başlamıştır.

Hükumet yetkilileri yaptıkları hiçbir açıklama ve aldıklarını iddia ettikleri hiçbir tedbir için vatandaştan geçerli not alamamıştır.

Öncelikli alınması gereken tedbirler Türk Lirası olarak hazırlanan bütçe üzerinde gerekli çalışmaların derhal başlatılması.Ekonomik paket ve bütçe kalemleri üzerinden Türk Lirası üzerinde herhangi bir tasarrufumuz olamayacağı nedeniyle kayıpların karşılanması yönünde olmalıydı.

İkinci alınması gereken tedbir bu güne kadar bir türlü meclisten çıkartılamayan faiz yasasının derhal çıkartılması ile döviz borçluları için alınabilecek tedbirlerin tartışılması olmalıydı.

Üçüncü tedbir ise Üniversitelerimiz ile masaya yatırılmalıydı.Ülkemizde çok çok önemli miktarda yabancı öğrenci eğitim görmektedir.Özellikle Türkiye’den ülkemize gelen ve gelecek olan öğrencilerin Üniversitelerimizin harçlarının yabancı para biriminden olması nedeniyle.Türkiye’den gelen ve gelecek olan öğrencilerin ödeyecekleri harçların Türk lirası olarak belirlenmesi veya döviz kurlarının abitlenmesi konusunu süratle karara bağlaması gerekirdi.Belirsizlik büyük oranda kayıt dondrması ve gelecek öğrenci sayısında azalma ile sonuçlanacaktır.Böylesi durumda gerek Üniversitelerin gerekse piyasanın büyük bir darbe alacağı açıktır.

Üzülerek görmekteyim ki başlıca temel sorunlar ile ilgili gerekli çalışmalar yapılmadığı gibi Bayram öncesinden sorun çalışanların mesai ödenekleri gibi garip bir düzeye indirgenmiştir.

Bu arada fırsatçılar kasalarını doldurmuşlar ve Hükümete teşekkür etmektedirler.

Kononik sorun büyürken ve Hükumet bu sorunların altında ezilirken önümüzde bizi bekleyen temel sorun olan Kıbrıs müzakerelerine hiç zaman ayıramamaktadır.

Özel temsilci atanan  Bayan Jane Holl Lute. Gerekli görüşmeleri tüm taraflarla yapmış ve Guterres belgesi,(uzlaşılmayan noktalar,non paper v.b) üzerinde değerlendirmeleri toplamış ve Genel sekretere sunmuştur.

Taraflar sonbaharda görüşmelerin başlayacağı sinyallerini vermektedeirler.

Gerek Rum tarafı ve Yunanistan gerekse Akıncı ve özellikle Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu bu görüşmelerin başlayacağı konusunda kuvvetli sinyaller vermektedir.Çavuşoğlunun garantilerin de tartışılabileceğ, yönündeki söylemi bir yeşil ıışık anlamı taşımaktadır.İlk kez böyle bir değerlendirmeyi resmi olarak açıklamıştır.

Durum böyle iken Hükumet kanadı bu konuda sessizliğini korumakta adete sürecin tüm sorumluluğunu Akıncı’ya yüklemektedir.

Cumhurbaşkanı Akıncı çeşitli zamanlarda Hükumet kanadına her türlü bilgilendirmeyi yapmıştır.Bütün bunlara karşın belli ki Hükumetin ve de sivil toplum örgütlerinin bu konudaki sessizliğinden şikayetçidir.Bu şikayetini da şu paylaşımla halkı ile paylaşmıştır.

’Elli yıllık bir sürecin sonuna bu kavşakta,halkımızın özellikle sessiz çoğunluğun ve sivil toplumun olası gelişmelere karşı her zamankinden daha fazla duyarlı olmasının gerekli ve zorunlu olduğunu düşünüyorum’’

Bu günlerdeki Ekonomik sorunlarımızın temelinde yarım asırlık çözülmeyen Kıbrıs sorunu vardır.Yani temel sorun Kıbrıs sorunudur.

İşte bu noktada köşesine çekilen Hükumet ortakları da,muhalefet partileri da,renkli renksiz sendikalar ve sivil toplum örgürleri da artık ses vermeye başlamalıdırlar.

Tabi ki çözümsüzlüğü savunacak olanlar zaten pusuda süreci beklemektedirler.Nasılsa onlar papağan gibi çözümsüzlük üzerinde saptadıkları ayni görüşlerini paylaşmaya hazırdırlar.

Ancak çözüm savunucusu olan kesimlerin artık gerekli sesleri vermeye başlamalıdırlar.

Unutmayın bu gün birbirmizin gırtlağına sarıldığımız bu ekonomik çöküşün da ana nedeni çözümsüzlüktür.

Adanın bir yarısı Her türlü tanınmışlığın dışında kullandığınız para biriminden bu gün itibarı ile 7.3 kat güçlüdür.İşte bu nedenle geçmişten gelen alışkanlıkla ‘’Rumlar çözüm istemiyor ‘’ tezinin arkasına saklanmayalım.

Belki Türkiye ve adadaki bazı güçler adanın yarısının ilhakını temeni etmektedir.Ama unutmayın ki Dünyadaki güç dengesi adanın yarısının ilhakını benimsememektedirler.

Gelinen bu noktada zaten çözüm olacaksa bu iki görüşün bulacağı orta yol olacaktır.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları