• BIST 90.186
  • Altın 232,657
  • Dolar 6,1028
  • Euro 6,9689
  • Lefkoşa 27 °C
  • Mağusa 27 °C
  • Girne 28 °C
  • Güzelyurt 24 °C
  • İskele 27 °C
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 22 °C

Soyer: "Deli Kaymakam sendromuna düşmeyin"

Soyer: "Deli Kaymakam sendromuna düşmeyin"
Soyer: "Deli Kaymakam sendromuna düşmeyin"

BRT ekranlarında Levent Kutay’ın  konuğu olan ve “yeni hükümete ne tavsiye edersiniz?”sorusu üzerine değerlendiren CTP Milletvekili, eski başbakanlardan Ferdi Sabit Soyer, Türk edebiyatı-sineme ve tiyatrosunda sıkça yer edinmiş ünlü karakterlerinden aceleci ve telaşla iş yapan “Deli Kaymakam”a benzememesi, bu sendromdan korunması gerektiğini söyledi…
BRT ekranlarında Levent Kutay’ın  konuğu olan ve “yeni hükümete ne tavsiye edersiniz?”sorusu üzerine değerlendiren CTP Milletvekili, eski başbakanlardan Ferdi Sabit Soyer, Türk edebiyatı-sineme ve tiyatrosunda sıkça yer edinmiş ünlü karakterlerinden aceleci ve telaşla iş yapan “Deli Kaymakam”a benzememesi, bu sendromdan korunması gerektiğini söyledi…
“Kışın karın, giriş ve çıkışı engellediği bir kasaba Kaymakam bekliyor… Bir adam çıkıp gelince de onu Kaymakam sanıyorlar. Ama adam deli… Kasabada düzensizliklerin, adaletsizliklerin üzerine gidiyor. Böylece bir deliyi kaymakam ilan ederler. Buzlar çözülmeden önce, deli bir kaymakam var sahnede… O deli kaymakam da buzlar çözülüp esas kaymakam gelmeden, bütün düzensizliklerin üstüne gider. Ama acele eder çünkü buzlar çözülünce gelecekler ve bunun da deli olduğu ortaya çıkacak. İşte deli kaymakam sendromu bir an evvel bitirelim işleri demek” diye anlatan Soyer hükümetin bu duruma düşmemesi gerektiğini ifade etti.
Herkesin hükümetlere ömür biçtiğini, her hükümetin ve siyasi kadroların da bu nedenle bir telaşa girdiğini, tıpkı öyküdeki deli kaymakam gibi aceleyle ve bu nedenle de kimi zaman yanlış işler de yapabildiğine işaret eden Soyer, “Biran evvel hükümet yıkılacak diyerek bireyler ve toplumsal kesimler ‘işim olsun’ diye bir telaşa girer. Bu telaş içinde de pek çok iş alel-acele yapılır, ön hazırlık olmadan yaşama geçer. Bu sefer de tepkiler oluşur… Deli Kaymakam Sendromu, yani telaşı engellenmeli… Dikkatli, ağır, emin adımlarla ilerlenmeli” dedi.
Soyer, kabinedeki bakanların da ‘ben daha iyiyim diğerinden’ gibi bir istek ya da görünümle hareket etmemesi gerektiğini sözlerine ekleyerek başarının ortak oldukça anlamı olacağını belirtti.
 

Hükümet programının okunması ve dün Mecliste de görüşülmeye başlanmasıyla birlikte Kıbrıs Türk siyasetinde ilk kez kurulan 4’lü koalisyon ve istikbali üzerine değerlendirmeler devam ediyor…

BRT ekranlarında Levent Kutay’ın konuğu olan ve yeni hükümete “ne tavsiye edersiniz?”sorusu üzerine değerlendiren CTP Milletvekili, eski başbakanlardan Ferdi Sabit Soyer, Türk edebiyatı-sineme ve tiyatrosunda sıkça yer edinmiş ünlü karakterlerinden aceleci ve telaşla iş yapan “Deli Kaymakam”a benzememesi bu sendromdan korunması gerektiği söyledi.

Kışın karın, giriş ve çıkışı engellediği bir kasaba Kaymakam bekliyor… Bir adam çıkıp gelince de onu Kaymakam sanıyorlar. Ama adam deli… Kasabada düzensizliklerin, adaletsizliklerin üzerine gidiyor. Böylece bir deliyi kaymakam ilan ederler. Buzlar çözülmeden önce, deli bir kaymakam var sahnede… O deli kaymakam da buzlar çözülüp esas kaymakam gelmeden, bütün düzensizliklerin üstüne gider. Ama acele eder çünkü buzlar çözülünce gelecekler ve bunun da deli olduğu ortaya çıkacak. İşte deli kaymakam sendromu bir an evvel bitirelim işleri demek” diye anlatan Soyer hükümetin bu duruma düşmemesi gerektiğini ifade etti.

“ÇÜNKÜ HERKES HÜKÜMETLERE ÖMÜR BİÇİYOR…”

Soyer şöyle konuştu; “Cevat Fehmi Başkut tarafından yazılan “Buzlar Çözülmeden” adlı eserinde geçer bu karakter… Tiyatro ve sinema dünyasında çok önemli bir yer tutmuştur. Biliyorsunuz; karın, giriş ve çıkışı engellediği bir Kasaba Kaymakam bekliyor… Bir adam çıkıp gelince de onu Kaymakam sanıyorlar. Ama adam deli… O da o kasabada düzensizliklerin, adaletsizliklerin üzerine gidiyor.

Buzlar çözülmeden önce yani deli bir kaymakam var sahnede… Bir Deliyi Kaymakam ilan ederler. O deli kaymakam da buzlar çözülüp esas kaymakam gelmeden, bütün düzensizliklerin üstüne gider. Acele eder çünkü buzlar çözülünce gelecekler ve bunun da deli olduğu ortaya çıkacak. Buradan esinlenerek ben hükümete deli kaymakam sendromu derim.

Nedir bu özetle: Bir an evvel bitirelim işleri demek... Çünkü herkes hükümetlere ömür biçiyor. Bu ömür biçilen her hükümet ve siyasi kadroları bir telaş sarar. Biran evvel hükümet yıkılacak, insanlar benim işim bir an evvel olsun, toplumsal kesimler işim olsun diye telaşa girer. Bu telaş içinde pek çok iş alel-acele yapılır. Ama işler ön hazırlık olmadan yaşama geçer. Bu sefer de tepkiler oluşur…”

“BAKANLAR DA BEN DAHA İYİYİM DİĞERİNDEN GİBİ BİR İSTEK YA DA GÖRÜNÜMLE GİTMEMELİ”

Soyer sözlerini şöyle tamamladı; “Deli Kaymakam Sendromu yani telaşı engellenmeli. Dikkatli, ağır ve emin adımlarla gitmeleri gerekir. Bakanlar da ben daha iyiyim diğerinden gibi bir istek ya da görünümle gitmemeli. En önemlisi bu. Basın da bunu teşvik eder. Bir bakana 5, diğer bakan 4 puan verilir. E beni nasıl 9 puan yazsın diye telaş başlar bakanlarda da…

Biri en başarılı olsa da hükümetin bütünü başarısızsa o başarının hiç bir anlamı yok. Başarı ortak başarıdan geçer. Birlikte olmaktan geçer... Kısacası alternatif her hükümet, “ Deli Kaymakam “ sendromu altında kalıyor. Hükümeti oluşturan partiler ve kadrolarda bu sendromun etkisinde kalıp,  “ Deli Kaymakam” aceleciliğine düşüyor. Bu yüzden pek çok doğru ve yerinde değişim hamleleri, ön çalışması ve kamuoyu hazırlığı tam anlamı ile yapılmadan hızla ele alınıyor…”

kaymak.jpg
(KIBRIS POSTASI - Vatan MEHMET)

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Detay Kıbrıs | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 392 444 79 79 Faks : +90 392 227351