Detay Kıbrıs Gazetesi Bugün
  • BIST 107.244
  • Altın 143,419
  • Dolar 3,5588
  • Euro 4,1591
  • Lefkoşa 38 °C
  • Mağusa 38 °C
  • Girne 38 °C
  • Güzelyurt 37 °C
  • İskele 38 °C
  • İstanbul 29 °C
  • Ankara 31 °C

Su dağları aşıp geldi daha ne istersiniz?

Su dağları aşıp geldi daha ne istersiniz?
Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda, su konusu tartışıldı.

Başbakan Yardımcısı ve Maliye Bakanı Serdar Denktaş, “ülke susuzluktan kırılırken”, belediyelerin deposuna 2.30’a girecek suyun bedelinin tartışıldığına işaret ederek , “dağları denizleri aşıp, belediyelerin deposuna 2.30’a su geliyor, vay 10 katı arttırdınız diye feveran ediliyor” dedi.

Halka kaliteli su ulaştırmanın sorumlulukları olduğunu dile getiren Denktaş, 2.30 rakamının anormal bir rakam olmadığını söyledi.

Belediyelerin protokolde var olan alım garantisinden kurtulabilmek adına, hepsinin sisteme girmesi gerektiğini ifade eden Denktaş, belediyelerden Maliye’ye bu kaybı nasıl telafi edebileceklerini sormalarını beklediklerini; belediyelerin kaybını tartışmaya hazır olduğunu vurguladı.

ÇAKICI

Su konusunda ilk konuşmayı TDP Milletvekili Mehmet Çakıcı yaptı. Suyun fiyatıyla ilgili, 2.30’a artı belediye maliyetleri olarak satma noktasına gelindiğini ifade eden Çakıcı, maliyet eskiden 0.25’ken bu suyun halka “10 kat pahalıya” geleceğini söyledi.

“Fiyat makul” diyen bakana, “10 kat artışın” sebebini soran Çakıcı, “suyu devlet verseydi, maliyeti de devletin hesaplayabileceğini” kaydetti.

Belediyelere yapılan eleştirinin de kendisini şaşırttığını söyleyen Çakıcı, belediyelerin koyduğu karı eleştirenlerin, hükümetteyken neden bir şeyler yapmadığını sordu. Fiyatı hükümetin kar elde etme amaçlı bir girişimi olarak gördüğünü ifade eden Çakıcı, hükümetin “kendi halkını kazıkladığı” görüşünü savundu.

Çakıcı, “Özelleştirme ve peşkeş sevdası yüzünden” suyun halka çok pahalıya satılacağını söyleyerek, “hükümet kurulduğu pozisyon itibarı ile kendi özeleştirisini yapması gerekirken, belediyelere saldırılmasını” eleştirdi.

ŞAHALİ

CTP Milletvekili Erkut Şahali de, su konusunda yaptığı konuşmada, talep edilen ve üzerinde mutabık kalınan fiyatlara dikkat çekti.

6.63 TL’lik talebin nasıl yapıldığını ve suyun fiyatı indirilirken nasıl indirildiğini, feragat içinde neler ertelendiğini soran Şahali, 8-9 Şubat’ta Ankara’da devam eden müzakerelerde sözlü olarak ifade edilen bedelin 10 katının kabul edilmesini eleştirdi.

Geçiş dönemi protokolünde TC devleti değil, TC devletinin imtiyaz yetkisi verdiği şirket olduğunun anlaşıldığını belirten Şahali, acaba su konusunda bir yıllık bir geçiş dönemi değil, nihai bir süreçten mi söz edildiğini, devletin sübvansiyondan vaz mı geçeceğini sordu.

Bu soruların cevapları alınmadığı sürece, doğru bir değerlendirme yapılamayacağını vurgulayan Şahali, suyun “çıplak fiyatının” olup olmadığını da sordu.

Gerek KKTC, gerekse TC’de bir vizyon değişikliği olup olmadığını da soran Şahali, belediyelerin bütçelerinde su ile ilgili öngörülen gelir ve giderler arasında fark olduğunu, belediyelerin şu veya bu nedenle sudan kar elde etmelerinin söz konusu olmadığını kaydetti.

Şahali, belediyelerin idari veya fiziki kayıplarının 10 veya 20 kuruş olarak fiyatlandırıldığını anlatarak, 2.30 fiyatla bu görev zararlarının fiyatının da 2.30 olacağını, örneğin yüzde 30’luk kaybın bedelinin bugün 10 kuruş olduğunu, fiyat değişikliği ile 2.30 olacağını dile getirdi.

ÇAVUŞOĞLU

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Nazım Çavuşoğlu da su konusundaki eleştirileri yanıtladı.

Su konusundaki süreci, ayrıntıları ile anlattığını ifade eden Çavuşoğlu, sonucun uzun ve tartışmalı bir görüşme sonrasında ortaya çıktığını belirtti.

“Bir önceki hükümet döneminde hazırlanan protokolde fiyatın nasıl belirleneceği yerine, fiyat yazılmış olsaydı bugün çıkan rakamlara şaşırılmazdı” diyen Çavuşoğlu, ülkede suyun edinilebilmesi için gereken enerji giderlerine dikkat çekti.

KKTC’de 25 kuruşa ne zaman geçinildiğinin bulunamadığını ifade eden Çavuşoğlu, hayat pahalılığı hesaplandığında suyun bedelinin 2.45 çıktığını söyledi.

Devletin 25 kuruşa verdiği suyun devlete maliyetinin çok pahalı olduğunu vurgulayan Çavuşoğlu, devletin ihaleyle çıktığı Bafra’daki arıtmadan çıkan suyun bedelinin 5.11, yine Mağusa’da yapılan arıtmadan çıkan suyun bedelinin ise 2.68 olduğunu kaydetti.

Su konusunda popülizm yapanları eleştiren Çavuşoğlu, “90 TL olan su sayacını 10 katı fazla fiyata evlere bağlayan belediyelerin şimdi suya yapılan artışa itiraz etmemesi gerektiğini” vurguladı.

Çavuşoğlu, su borularının yıllarca tamir edilmemesini de eleştirdi. Su konusunda yapılan görüşmeleri anlatan Çavuşoğlu, su konusundaki  toplantıda, herkesin kendi teknik ekiplerinin görüşlerini ortaya koyduğunu, çok tartışmalar yaşandığını; ilk toplantıda bir sonuç çıkmadığını, ardından bir toplantı daha yapılarak 2.30 rakamının böyle ortaya çıktığını söyledi. 
“Suyu buraya getirenin talebi buydu” diyen Çavuşoğlu, arzu eden herkese grup odasında bunu daha ayrıntılı şekilde anlatabileceğini kaydetti. 
CTP Milletvekili Doğuş Derya yerinden söz alarak, suyun nasıl 2.30’a geldiğini sordu.

DENKTAŞ

Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş da, siyasete yeni girdiğinde ve İçişleri Bakanı olduğu dönemden bu yana su bedelinin 25 kuruş olduğunu söyledi.

Üreticinin suyun gelmesini talep ettiğini ifade eden Denktaş, geçiş dönemi protokolünün imzalandığını, suyun artık sisteme verilebilecek durumda olduğunu kaydetti.

Denktaş, ülke susuzluktan kırılırken, belediyelerin deposuna 2.30’a girecek suyun bedelinin tartışıldığına işaret ederek , “dağları denizleri aşıp, belediyelerin deposuna 2.30’a su geliyor, vay 10 katı arttırdınız diye feveran ediliyor” dedi.

Belediyelerin protokolde var olan alım garantisinden kurtulabilmek adına, hepsinin sisteme girmesi gerektiğini ifade eden Denktaş, belediyelerden Maliye’ye bu kaybı nasıl telafi edebileceklerini sormalarını beklediklerini kaydetti. Suya ihtiyaç olup olmadığını soran Denktaş, belediyelerin kaybını tartışmaya hazır olduğunu vurguladı.

Halka kaliteli su ulaştırmanın sorumlulukları olduğunu dile getiren Denktaş, 2.30 rakamının anormal bir rakam olmadığını söyledi.

CTP Milletvekili Fazilet Özdenefe, yerinden söz alarak, su bedelinin 6.30’dan, 2.30’a nasıl gelindiğinin açıklanmasını istedi. Özdenefe, tek istediklerinin matematiksel olarak bunun açıklanması olduğunu kaydetti.

Denktaş yeniden söz alarak, Güzelyurt’tan kuyudan çekilen suyun maliyetinin, 1.75 olduğunu ifade ederek, devlet tarafından sübvansiye ile 25 kuruşa halka sunulduğunu, bu durumda Türkiye’den gelecek suyun maliyet bazlarının hesaplandığı gibi 1.30 olamayacağını söyledi.

Yerinden söz alan Erkut Şahali, kara yapılarının bedelinin 2.30’un içine dahil olup olmadığını, bu fiyatın ne kadarlık bir süre için geçerli olacağını ve suyun ne kadar olduğunu öğrenmek istediklerini belirtti.

Kara hatlarını Türkiye’nin yaptığını belirten Denktaş, şu anda elinde yazılı bir şey olmadığını, dolayısıyla rakamlar hakkında kafadan bir şey söylemek istemediğini söyledi. Denktaş, soruların yazılı olarak yapılması halinde tüm soruların tek tek ayrıntılı olarak cevaplanabileceğini, saklanacak bir şeyleri olmadığını kaydetti.

Denktaş, her şeyin ayrıntılı olarak açıklanmasının, ihaleye katılacak şirketlere tüyo vermek anlamına geleceğini, bu ayrıntı vermenin ne kadar doğru olacağını da bilmediğini vurguladı.

Bağımsız milletvekili Hakan Dinçyürek de yerinden söz alarak, “Gazimağusa belediyesinin satın aldığı 90 abd sent artı elektrik maliyeti yani bugünkü kurla 3.65. Yıllardır bu rakamlarla belediyeye su satılmasını sağlayanlar şimdi kalitesi tartışılmaz suya 2.30 fiyata niye reaksiyon veriyor” diye sordu.

Denktaş, “gereksiz tartışmaları anlamadığım gibi bu sorunuzu da anlamadım” dedi.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Detay Kıbrıs | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 392 444 79 79 Faks : +90 392 227351