• BIST 95.196
  • Altın 284,431
  • Dolar 5,9159
  • Euro 6,5200
  • Lefkoşa 29 °C
  • Mağusa 32 °C
  • Girne 33 °C
  • Güzelyurt 28 °C
  • İskele 32 °C
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 21 °C

Taner Ulutaş gitti gördü yazdı... Maraş yürek burktu !....

Taner Ulutaş gitti gördü yazdı... Maraş yürek burktu !....
Taner Ulutaş gitti gördü yazdı... Maraş yürek burktu !....

Adı Varoşa.  Bizim tabirimiz ile Maraş.  Bir zamanlar Lübnan’ın, Ortadoğu’nun Paris’i olarak nitelendirilen Lübnan’ın, Kıbrıs versiyonu olarak dünyaya tanıtılan, ışıltıları göz kamaştıran bir şehirdi. 1974 Barış Harekâtına kadar Maraş’ın içerisinde, 8394 yapı, 105 otel 6 kilise, 1 Cami ve 1 türbe bulunuyordu. İkinci Barış Harekâtında ele geçirilen ve 1974 tarihinden itibaren idaremizde olan Maraş’ın içerisinde yine o mevcut yapılar var. Ancak çoğu harabeye dönmüş durumda.

Kapalı Maraş’ın bize verilen bilgilere göre şuanda 3,5 kilometrelik kum sahili mevcut. Denizin o muhteşem renk cümbüşü, bizi sanki Maldivlerde bir sahil şeridinde olduğumuz hissi verdi. Sahilin bir bölümü sivil insanların kullanımına açılmış durumda. Özel izin ile girilen Ordu Evinde, misafirlerin yiyecek,  içecek ihtiyaçları belli bir ücret karşılığında karşılanıyor.

Başbakan Yardımcısı, Dışişleri Bakanı Kudret Özersay’ın girişimleri ile bir grup gazeteci,  Kapalı Maraş’ı ziyaret etti.  Özersay’ın yakın ilgisi, Maraş ile ilgili biz gazetecilere sürekli bilgi aktarması yeterli bilgi edinmemizi sağladı.  Gördüklerimiz inanın ülkesini seven her insanın kanını donduracak nitelikteydi. Telefon Dairesinin alt yapı nedeniyle çalıştırılmasının yanısıra, posta binasının harabe hali posta hizmetlerinin bu binada yapılmadığı izlenimini verdi.

Maraş’ın Bandabuliyası ve bazı kiliseler halen aman aman görüntü bozukluğuna uğramazken, ot ve ağaçların sardığı evlerin görüntüsü yürek burkuyor. Bir zamanların ünlü markalarının teşhir edildiği sokak yine harabe görüntüsünden nasibini alırken,  genellikle sahil şeridinde bulunan 105 Otel’in kullanıma açılan birkaç tanesi hariç, büyük çoğunluğunun kapısız ve penceresiz olmalarının yanısıra, binalarında büyük hasar meydana geldiğini gözlemledik.

Kapalı Maraş, bilinenin veya tahmin edilenin aksine BM askerlerinin değil,  Türk Askeri ile GKK’nın kontrolünde bulunuyor. Sınır hariç, sokaklarda asker görmeniz zor. BM askerlerinin ise belli bir bölgede zaman zaman gözlem için devriye gezilmesine izin veriliyor. Bunun dışında Kapalı Maraş’ı sürekli gezmelerine ve gözlem yapmalarına pek izin verilmiyor.

Bir zamanların Küçük Lübnan’ı, Kıbrıs’ın göz bebeği şehirlerinden Maraş’ın, 8394 binasının tamamına yakının otlar ve ağaçların esiri olması, güzelim sahil şeridinin insanların kullanımından uzak kalması, sanırım her insanın yüreğini burkan bir görüntü yansıtır. Kudret Özersay’ın Maraş’ı açalım. Mal Sahipleri gelsin binalarını alsın ve kullansın. Evkaf’ın malı da varsa o da malına sahip çıksın dediği gibi bence de Maraş açılsın. Malı olan Rum veya başka milletten kim varsa malına gelip yerleşsin. Böylelikle ot ve binaları saran ağaçlar nedeniyle hayalet şehir görüntüsü veren ve bunların temizlenmesi sonrasında, eski görkemli güzelliğine kavuşacak olan Maraş, Mağusa’ya da Ekonomik yönden büyük fayda sağlayacak. Ve en önemlisi, buralarda yapılması düşünülen barışa da önderlik edip büyük yarar sağlayacak.

Bence Hayalet Şehir Maraş, bu durumdan kurtarılmalı ve eski görkemli günlerine kavuşturulmalı diye düşünenlerdenim.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler