• BIST 93.616
  • Altın 209,903
  • Dolar 5,3413
  • Euro 6,0898
  • Lefkoşa 14 °C
  • Mağusa 13 °C
  • Girne 16 °C
  • Güzelyurt 12 °C
  • İskele 13 °C
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 7 °C

Taner Ulutaş'tan mesajınız var! 05.07.2018

Taner Ulutaş'tan mesajınız var! 05.07.2018
Taner Ulutaş'tan mesajınız var! 05.07.2018

Sahibine Mesajlar

 

Sn. Derrviş Eroğlu, Detay TV’de yayınlanan ‘Altın Ayaklar’ programında, bir devrin ünlü futbolcusu Hüseyin Galliga, sizin lakabınızı ‘Bomba’ olduğunu söyledi. Bence size konulan bomba lakabı, patladığınız zaman etrafınızda sineğin bile kalmaması nedeni ile doğru. Ancak bombanın yanına kasırga da konması gerekirdi diye düşünüyorum. Futbolda estiğiniz zaman MTG Efsanesi yaratıldı. Siyasette estiğiniz zaman ne çatı. Ne pencere nede koltuk kalmamıştı. UBP’de koltuğu bıraktıktan sonra mübarek koltuk apartman zili gibi oldu. Çocukların gelip bastıktan sonra kaçtığı gibi, gelen bastı giden bastı ama kaçmak yerine yapışıp kaldılar. Yunan mitolojisinde, sazlıkların, Midas’ın kulakları eşekkulağı demesinin aksine, UBP koltuğu ‘Eroğlu’ dedi durdu.

**

Sn. T.Y, Girne’de gerçekleşen huzur operasyonunda, Polis tarafından durdurulduğunuz sırada, kiralık aracınızda bulunan 30 bin Euro, 20 bin Dolar, 10 bin Sterlin ve bin 248 TL nakit paranın kaynağı nedeni ile kaçmaya çalıştığınız açıklandı. Bu parayı bankadan kendi hesabınızdan çektiğiniz tespit edildi. Yalnız size ait bu paranın, bir yanlışı yoksa, sizi neden ürküttüğü ve kaçmanıza neden olduğu çok bilinmeyenli denkleme dönüştü. Ah be T.Y gardaşım ah. Herkesin başına Hülya Avşar düşerken, senin başına Kuşum Aydın, pardon Polis düştü.

**

Sn. Boysan Boyra, yaptığınız açıklamada, adına ne isterseniz deyin, ister alacak davası deyin, ister banka davası deyin, çok yakında eline dava celpnamesi tutuşturulmamış, evine haciz gitmemiş kimseyi bulamayacaksınız  Yurttaşlarımızın çoğu borçlu ve bir şekilde borcunu ödeyemediği için aleyhlerine açılan davalarla cebelleşiyorlar. Türk Lirasının döviz karşısındaki değer kaybı ve KKTC’nin başarısız ekonomik yaşamının artık sürdürülebilir olmadığını kaydettiniz. Sn. Boyra kapıldık gidiyoruz bahtımızın rüzgârına. Bu rüzgar kimimizi Londra’ya, kimimizi Melbourn veya Sidney’e attı.  Bazı kadınlar tecavüzcülerine aşık olduğu gibi bizlerde halk olarak Kahramanlarımızı sonsuzca dek sevmeyi seçtik. Bunun için taç tenekeden olsa bile kimisini 40, kimisini 30 kimisini de 20 yıldır başımızda taşıdık. Leyla’nın yüzüne bakanlar, Mecnun’un kalbine batan dikeni gördüğü gibi bizim yüzümüze bakanlarda Brütüslerin arkadan soktuğu hançerin acısını görebilirler.

**

Sn. Mahmut Özçınar,  Belediye Başkanlığı ‘Meydan Muharebesini’ kazandıktan sonra Kanuni’nin Viyana önlerine dayandığı gibi sende Belediyeler Birliğinin kapısının önüne dayanmışsın. Ancak Kanuni Sultan Süleyman,  Viyana’yı alamazken sen Belediyeler Birliğini zapt ederek koltuğa oturmuşsun. Koltuğa oturduktan sonra da Mehmet Harmancı ikinci adam yani Veziriazam olarak atanmış. Sn. Özçınar, Hacı amca 7 düvele karşı savaşıp da kazanmanın esbabı mucibesi  nedir diye soruyor. Mevhibe Teyze,  paranın varlığı pazar meselesini, İmanın varlığı ahiret meselesini, iş bitirici başkanlar da ülkenin ve bölgelerinin sorun ve sıkıntılarını çözer.diyor.

**

Sn. İbrahim Elbasan,  kızın Zehra’nın doğduğun ve sizi büyük sevince boğduğunu öğrendik. Elbasan ailesine Zehra’nın da katılması sonrasında Habibe, Sıdıka ve İldeniz isimli teyzelerin, ayaklarının yerden kesilerek, yeryüzünde değil, Gökyüzünde gezmeye başladığını belirledik. Sevgili İbrahim, eskiler hep ‘’ İyi insan lafın üstüne gelir” derdi. Ve siz sürekli Zehra’yı konuşunca gülücükleri ve auucukları ile geldi. Evin de neşe kaynağı oldu. Küçük Zehra, analı babalı ve sağlıklı büyüsün.

**

Sn. Ayse Öztabay gece yarısı olunca apartmanlardan gelen garip sesler hatta çığlık benzeri tuhaflıklar yıllardır ilgimi çeker. Bu insanlar ya toplu kullanım alanlarını paylaşmayı bilmezler yada gerçekten sıra dışı hadiseler yaşanmaktadır. Akdenizin en büyük zevki olan balkonunuzda dinlenmeye çalıştığınız esnada bırakın dinlenmeyi apartmanlardan gelen seslerin tahkikatını yapmak için dedektif gadget olmayı hayal ediyorsunuz. Apartman yöneticiliği şartı uygulanmadığı sürece alaca karanlık kuşağı devam edecek diyorsun. Da, Hatçe aba ‘Gomşular’ uluslararası olduk. Kapısı Gındırık. Penceresi açık. Bol Kepçe Lokantalı, Sorma Gir Hanında, ne ararsan var. Çikolatandan, sarı şekerine kadar. Gözlerine kadar kapalı ‘Posta Kutularından’ din bezirganlarına kadar seçmece ne ararsan var.  Sevgili Ayşe, Apartman zili gibi memleket mi olur? Basan giriyor. Soyup soğana çeviren kaçıyor. Kapı ve pencereyi kapatamayan yeteneksizler ordusu da ‘Andilla’ koyup arkalarından bakıyor

**

Sn. Fadıl Olguner Facebook sayfasından genelde eleştirmeye alışmışız. Ülkemizde güzellikler yok mu? Var tabii. Bunlardan birisine Nalbantoğlu Acil Servisinde şahit oldum. 5 yıl önce kalp krizi şüphesi ile gittiğim Devlet hastanesinde bana bir ağrı kesici yapıp göndermeyi teklif etmişlerdi. Apar topar orayı terk etmiştim. Sonra gittiğim özel hastanede basit bir kan tetkiki ile kalp krizi geçirmekte olduğum anlaşılmış ve yine Nalbantoğlu Hastanesine sevk etmişlerdi beni. Dün gece yine şiddetli bel ağrısı ile gittiğim Nalbantoğlu Acil Servisinde tam da bu yapıldı. Önce tahliller yapıldı sonra da gereken. Doktor hemşire ve diğer görevliler çok iyi idi .Acil Servis de tertemizdi diyorsun. Sn. Olguner, fark, farkı yaratanlardadır. Birisi sadece bakar. Diğeri Bülent Dizdarlı gibi yapar.

**

Sn. Cemal Uluçay sosyal medyadaki paylaşımınızda,  yahu ne memleketteyiz. Aylardır eleman arıyoruz. Yok, Çalışma Bakanlığının istatistiğine bakıyoruz. Memleketin yarısı işsiz nasıl bir iştir anlamadım. İşsiz değil işlemek istemeyen insanlar topluluğu demek lazım. Anlamadım gitti. Fırıncı, yemekçi, mezeci, kebapçı restoran görevlisi arıyoruz. Maaşlar asgari ücretten değil. Tatmin edici düzeyde yine yok diyorsun. Cemal gardaş biz öyle iş aramıyoruz. Sende bütün gün oturup göz dinlendirme veya araba ile nerde Şam, onda akşam gezeceğimiz iş varmı? Hadde sana iltimas edeyim, bunlardan vaz geçtim, göz dinlendirmenin yanında yarım gün araba ile volta atma işi olursa da kabulümüzdür. Sn. Uluçay, kalp de kastan ve ettendir.  Çeliği sıkar gibi sıkmamak gerek. Ayak ayak üstünde yaşamak gerekir..

**

Sn. Akile Büke, YÖDAK Başkanı olarak yapmış olduğunuz açıklamada,  yükseköğrenimdeki mevcut durumun sürdürülebilir olmadığını belirterek, “Büyük emeklerle önemli aşamaya gelen KKTC yükseköğrenimin tehdit altında olduğuna vurgu yaptınız. Sn. Büke, geçmişten günümüze kadar ülkeyi ‘Bilim Adası! Yapacağız diyen yetenek düşmanları ülkeyi ‘Kumar Cennetine’ döndürmenin dayanılmaz hafifliğini yaşıyor. Bir kalbur samanı iki eşeğe pay edemeyenler, samanı pay edemeyince eşeği bayıra salıvermeyi daha uygun gördüler. Seçtiğimiz bazı siyasilerin elinden çektiklerimizi inanın, ABD, Usame Bin Ladin’den çekmedi. Onlar ile ilgili buzdan hayallerimiz, şekerden ev kurma düşüncemiz vardı. Ancak Yüksek Öğretimde olduğu gibi her alana yağmur yağdırdılar. Ve buzdan hayallerimizi nede şekerden evlerimizi bıraktılar.

**

Sn. Mustafa Soylu, Gelincik Kalkınma Kooperatifi Sekreteri Mustafa Soylu, Elektrik Kurumu’nun içinde illegal bir yapılaşma olduğunu iddia ederek, Elektrik Mühendisleri Odası ile Elektrik Kurumu arasında bir paslaşma olduğuna yönelik şüpheleriz olduğunu dile getirdiniz. Sayacın aktarılması ile ilgili olarak gelen ekibin sizden 500 TL istediğini ve karşılığında makbuz vermediğini öne sürerek kurumun içerisinde illegal bir yapılaşma olduğunu öne sürdünüz. Sn. Soylu, ülkede bal artık parmak ile yenmez. Onun yerine artık kepçe kullanılır. Sanırım eskiden gelen alışkanlık ile bazı çalışanlar üzümün bir birine bakarak karardığı alışkanlığından vazgeçmedi.

**

Başbakanlık Devlet Planlama Örgütü (DPÖ) Müsteşarlığı, Haziran ayı enflasyon oranını yüzde 2.94 olarak açıkladınız. En yüksek fiyat artışı gösteren ilk üç malın, yüzde 194.68 ile Limon, yüzde 88.90 Çilek ve yüzde 66.20 ile Dolmalık Biber olduğunu belirttiniz. DPÖ Müsteşarlığı, limonun Kıbrıs ağzı ile Ekşinin hayatımıza ekşi sıktığını bilmeyen mi kaldı? Dövizdeki artış ile borçlunun, alım gücü düşen vatandaşın pazardan yaptığı alış veriş sonrasında yaşamına, polisin emeklilik hakkına, şiddet gören insanlarımızın yaşamına, bu ülkede ekşi sıkılmıyor mu? Bu kadar çok kullanılan ekşi sizce hiç ucuz kalır mı?  Halk olarak, damda gezer takyanoz vur beline kazmayı misali bu ülkede yaşayıp gidiyoruz. Unutmayın, Sorunlar yumağına dönüşen yaşamlar, rutubetteki hasır gibidir ve o topuklardan etine dek işleyen bir nasır gibidir. Rahatsız eder durur. Ya nasırı kesersiniz yada kurutursunuz. Yapamazsanız acısını çeker durursunuz.

**

Sn. Derman Saraçoğlu, paylaşımında, her kurban bayramında kasabın elinden kaçabilen danalara ve tosunlara hayran olur imrenirim. Tabi birazda utanırım diyorsun Sevgili Derman, Hacı amca, banka faizlerinden, yeteneksiz siyasilerin yarattığı ekonomik buhrandan, aybaşı ödeyemedikleri kasaptan, bakkaldan, kaçamayanları gördükçe Derman’a utanıp utanmayacağımı sormam gerekir diyor. Derman gardaş, ben Türkiye’de o rezaletleri hemde buralarda bizlere bu sıkıntıları yaşatanların gölgelerine bile hala daha bunları terk edip kaçmadığı ve takip ettiği için kırgın ve kızgınım.  

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler