• BIST 86.072
  • Altın 251,430
  • Dolar 6,0742
  • Euro 6,8075
  • Lefkoşa 31 °C
  • Mağusa 33 °C
  • Girne 27 °C
  • Güzelyurt 27 °C
  • İskele 33 °C
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 25 °C

Taner Ulutaş'tan mesajınız var.. 14 Mayıs 2019

Taner Ulutaş'tan mesajınız var.. 14 Mayıs 2019
Taner Ulutaş'tan mesajınız var.. 14 Mayıs 2019

Sn. Ersin Tatar, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile hükümeti kurma ile ilgili olarak ilk görüşmeyi yaptınız. Görüşme sonrasında, yeni hükümet için olasılıklar bellidir, çok alternatif yoktur. UBP bu işin içinde olacak dediniz. Açıklamanızdan da anlaşılacağı gibi olasılıklar bellidir. Çok alternatif yoktur derken, be arkadaşlar, öküz altında buzağı aramaktan vazgeçin. Minareleri görünen köye rehber veya klavuz gerekmez. Gocagarı yapacağını yaptı. Elini yıkayarak kapıya mandalını astı imasında bulundunuz. Sn. Tatar, Kudret’ini, bir Osmanlı Tokatı ile hükümeti yerle bir ettim havasını yaratmaya çalışanlar, filmlerin en tehlikeli sahnelerinin oynayan dublörler, Vietnam’da koskoca bir orduyu, bir G 3 ve bir tabanca ile darmadağın eden ABD’nin çakma kahramanları, Yeşilçam’ın da Cüneyt Arkın’ı gibidir. Ersin Beyciğim, bu halk ne çektiyse onbaşı bile olamayacak çavuşlardan çekti. Kolundaki üç  pırpırdan bir tanesi sökülerek çavuşluktan, tenzili rütbe sonrasında ‘Onbaşı’ olanların goygoyundan çekti. Bilesin onların sundukları, ‘Çıkrık otomobil’ ve lastiği patlak velesbit ile yol almak zordur.

**

Sn. Sunat Atun, herşeyi tamamlanan, geriye yalnız kurdelesini kesme töreni kalan, muhtemel UBP-HP koalisyon hükümetinde, Maliye ve Ekonomi bakanı olarak görev alacağınız söyleniyor. Ekonomi Bakanlığındaki başarınızı, Maliyeye de taşıyacağınıza kesin bir göz ile bakan Adil amca, Sunat ovlucuğumun, Türkiye Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak ile yakın dostluğu, Maliyeyi zarıncamaktan kurtaracak. Benim elimde Floş Royal var diyerek Rest çekmek yerine, dostluk ve karşılıklı bilgi alış verişi ile win to win devri başlayacak diyor. Sn. Atun, yakın dost ve arkadaşlarım soğuk gecelerde kendisini bir nebze ısıtacak sevgilisini, halk olarak bizde dibe vuran ekonominin yerlerde süründürdüğü yorganın ucunu ararız. Egosu tavan yapanlara uyma, göreve gelince, otur Arap, kalk Arap emri veren çakma abilere de aldırma. Halkın yorganına da aman dokunma 

**

Sn. Şener Elcil, açıklamanızda, kurulacak olan hükümetinin ‘Çavuşoğlu Hükümeti’ olacağını dile getirirken, Kudret Özersay’a da göndermede bulunarak, koltuk uğruna ne temiz siyaset, ne de temiz toplum düşünmektedir dediniz. AKP’den para alarak bağımlılığı devam ettirmek isteyen Sn. Kudret Özersay’ın “maskesi düşmüştür.” AKP ve Özel Harp Dairesi’nin marifeti ile oluşturulacak olan hükümet sadece AKP’ye hizmet eden kukla bir hükümet olacaktır. Bu hükümetin adının da “Çavuşoğlu Hükümeti” olacağı bir gerçekliktir ifadesinde bulundunuz.  Sn. Elcil, caddelerde projektör olup, ülkeyi aydınlatma yerine, sokak lambası gibi kime yandığı belli olanlar, ağaç ne kadar yüksek olursa olsun, bir gün yapraklarının yere düşeceğini unutmamalıdır. Bu senaryo bize hiç yabancı değildir ve tutmadı. Çok kısa bir süre sonra yolcudur Abbas, bağlasan durmaz filmi vizyona girecek göreceğiz.

**

Sn. Ekrem İmamoğlu, KKTC hoş geldini sefalar getirdiniz. Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile birlikte Cem Yılmaz’ın gösterisine gitmeniz, KKTC halkı ile birlikte olmanız, buralarda çok takdir topladı. Ancak, buralarda topladığınız puanlar sanırım, güzel günler göreceğiz hayali ile yatıp, sonra mutlu günlere yelken açacağız diyen Cem Yılmaz’ın başına, intikam yemeği soğuk yenir diyenlerce ‘Yıldırım’ olarak düşürülecek. Sn. İmamoğlu, bizim Raziye Teyze, kahve falınıza bakarak, Ekrem ovlucuğumu çok severim. Ama Recep ayında doğmadığı, Tayyibe hanımdan olmadığı ve en önemlisi Kanuni’den bozma olmadığı için biraz sıkıntı çekecek dedi. Bizim meşhur falcı Abdulaziz ise Tarot falınıza bakarken, bir zamanlar kalecilik yapan Ekrem oğlumu ‘Kova Kaleci’ sananlar yanılacaklar. Geçen defa off-side’den attıkları golü bu defa atamayacaklar. Güzel günler ‘Kaf Dağının’ arkasında değil, sandığın içindedir. Bu defa ellerini oğuşturarak Allah Kerim, ben sandıkta, bu defa Ekrem’i öperim diyenler ‘Kerim’in kuyusunun derin olduğunu ve o kuyudan çıkamayacaklarını görecekler dedi.  

**

Sn. Turgut Çalıcı, geçtiğimiz gün göğüs ağrısı nedeniyle hastahaneye başvurduğunu öğrendik. Yapılan tetkik ve incelemelerde kalbinde bir şey olmadığınnı öğrendikten sonrada senin adına sevindik. Göğüste meydana gelen sıkışmanın, afı gafı yemeden kaynaklanan gastiritten mütevvellit olduğunu da belgeledik. Sevgili Turgut, galiba sen bazı siyasileri örnek alarak yeme konusunda aşırıya kaçtın. Bak Turgut, onlar yediklerini mideye değil ceblerine boca ederken, sen mideye göndermek suretiyle bilumum gastirit tayfasını, azdırdın. Hüsniye Teyze, Turgut ovlucuğuma selam söyleyin, bundan sonra sofraya otururken, yarım kuzu yerine sadece boyun kısmını. 4 döner yerine bir tanesini. 3 şeftali kebabı yerine yarım porsiyonunu ve 4 tabak fasulye ile kurunun yanınaki 3 tabak pilavı bir ekmek yerine sadece bir dilim ekmek ile yiyerek masadan kalksın dedi. Hacı amca ise ‘Tır’ niyetine taşıdığı gövdeyi, vosvos veya Mini seviyesine indirerek fazla yük yaşımaktan feragat etsin diyor.  

**

Sn. Ahmet Tolgay, paylaşımınızda, meyhanelerde ve restoranlarda rezervasyonsuz yer bulunmayan bir ekonomik krizdeyiz dediniz. Ahmet abi, bizde ağlamak serbest. Ağlamanın vergisi yok. oynama nazı hastalığına tutulan yeni gelin gibi yerim dar, yenim dar derken, maşallah kurtlarımızı piste dökmeden duramıyoruz. Adil amca, restoran ve meyhaneleri dolduran halk efgarından içiyor. Umut ettikleri hükümet başa gelmeyince, rantcıklarından olmalarına, bayram tatilinin 9 gün gibi kısacık olmasına, hayat pahalılığı ödeneğinin %30 gibi mini minnacık verilmesine ve en önemlisi, mesai saatlerinin 08.00’de başlayıp, 12.00 yerine 14.00’de bitmesine üzülüp fon deep yapıyor. Fahişeye laf edenin tek derdinin parasının yetmemesinde olduğu gibi bizim derdimiz de ağlama hastası olmamızdan gelir.

**

Sn. Çiğdem Bumin, sosyal medyadaki paylaşımında, o kadar müslümanız ki, yılbaşında kampanyalar ve indirimler yapılır. Ama Ramazanda herşeye zam gelir dedin. Sevgili Çiğdem, Anamızın mümtaz din tüccarları sayesinde, Müslümanlığımız o kadar büyüdü ki, sene sonu Gavur bayramı diye niteledikleri Noel ile sonrasında yeni yıl diyerek bu zamanda yapılan indirimlere selamı çakar, alımlar ile kutlamasını da yapar. Ama Ramazanda indirimler, bindirimlere dönüşürken, gelin dükkanlarımızın önüne kırmızı halı üstüne zam çiçekleri serelim. Kıynıksız zam kazıklarını da ‘Orucunu’ bozmaya çalışan ‘Müslüman Kardeşlerimize’ ellerimizi ovuşturarak verelim deniyor. Sevgii Çiğdem, mesele yağlama ve grasolama ile geçirme meselesi değil. Aga beceremiyorsan bırakacaksın bu ayakları. Çakma adam olup da, kişilik sahibiymiş gibi davranmayacaksın. Adam gibi adam olacaksın meselesidir. Tabi becerebilirlerse.

**

Sn. Aytaç Çaluda, kurulacağı söylenen muhtemel UBP-HP hükümetinde yer almanıza HP’nin şerh koyduğu söyleniyor. Bir başka Çaluda varsa biz yokuz diyorlar. Bir başka deyişle seni istemiyorlar. Ve Aytaç Çaluda varsa biz yokuz diyorlar. Sn. Çaluda, cukkayı dolduranlara bizim çeşme, su akmadığı zaman tısss diye ses verirken, Meclis-i Mebusan’ın mümtaz üyelerinin sükut altındır sözünden hareketle tısss bile dememeleri Adalet abla gibi beni sinirden öldürecek. Tısss bile demeyenler, bütün suçu, bazı insanların sıkıntısını gidermekten öte bir anlam ifade etmeyen Çaluda’yı ‘İstemezük’ diyerek 7 desimetre ses vererek, seni target yapmalarına bir anlam veremiyorum. Sn. Çaluda, deveyi havurdu ile götürenlerin yanısıra dikkat deyince saf tutan ve tırnak kontrolü yaptırtan emir erlerinin baş tacı yapıldığı bir ülkede, bu saatten sonra ben bunlara baktıkça viskiyi fon deep yapar ve seve seve sarhoş olurum. Hiç yoktan kusunca rahatlıyorum. 

**

Sn. Yasemin Öztürk, UBP’nin çiçeği burnunda bir vekili olarak son zamanlarda isminizden sıklıkla bahsedildiğine tanık oluyoruz. Siyaset arenasında henüz filiz atmış bir çiçek olmanıza karşın, sizi bakanlık ile özdeştirenlerin olması, Toplumsal anlamda güçlü bir kadın olacağım diyen sizin, kısa bir süre içerisinde siyaset alanında bir cihan pehlivan oluverme konusunda hayli mesafe aldığınızı gösteriyor. Mağusa’ya 2 bakanlık öngörülürken, neden İskele bölgesine de 2 bakanlık verilmesin diyenler, sizi işaret ederek, oralarda Yaseminler açabilir mesajını veriyor. Sn. Öztürk, tamam bizim yaşımız ilerledi ve görücü usulü evliliği mantıklı buluyoruz. Ama siyasetteki evlilikler bugüne kadar hep gör beni göreyim seni mantığı ile yapılan birlikte götürelim usulü evlilikler oldu. Rahmetli babam, malum işte bu nedenle yıllardır siyasi arenada, kendine yontma dışında, iş bitirici adam göremedik. Bu dakikadan sonra görücü usülü ile değil iş becerebilecek kişilerin ‘Mantık’ evliliği olsun oğlum demişti. Hatçe Teyze, İskele’de açacak olan Yaseminlerin kokusu çok güzel olacak. Ülke bir hoş olacak dedi.

**

Sn. Özer Raif, Türkiye’de 13 TL olan Kiraz, KKTC’de 50 TL. Bu işte bir bit yeniği var. Rüşvet mi desem diyorsun. Özer abi, gel ona rüşver demeyelim. KKTC sorma gir hanındaki bol kepçe lokantasında, çukur tabakları ve tencereleri doldurmakla meşgul tüccarın, elinin kimin cebinde operasyonu diyelim. Bazı tüccarların,  dibsiz kuyuya dönüşen mide ve ceplerini halk olarak tüm uğraş ve çabamıza karşın doldolduramazken, onları Mersedesleri  son sürat giderken, el arabası ile takip etmeye çalışmanın dayanılmaz hafifliğini yaşıyoruz. Özal’ın benim memurum işini bilir. Erdoğan’ın benim sevenlerim bana dilini uzatanların hesabını görür sözünden hareket eden benim tüccarım da denetim yeteneğinden yoksun ülkede, halkı sövüşlemenin yolunu bulur.

**

Sn. Bayram Karaman, Dome Hotel sancısı birilerinin hala daha acıdan kıvrılmasına neden oluyor. Dome Hotel’in Kamu İhale Yasası uyarınca bir ihale yapılmaksızın Dayanışma Turizm Şirketi’ne verilmesi kararının iptali için UBP Avukatı Salih Can Doratlı mübarek Cuma günü mahkemeye başvurdu. Ve kiralama işlemi, hukuka aykırıdır dedi. Hanife Teyze, duydukları sonrasında, gözleri fal taşı gibi açılarak, Allah, Allah, bugüne kadar hukukun guguk yapılması görmezden gelinerek, guguk olmadığı bugün mü hatırlandı dedi. Sevim Teyze bile yahu, Dome Otel’in çalışanlar yerine, ensesi kalın, gerdanı sarkık birilerine peşkeş çekildiğini hala daha anlamadınız mı? Kıb-Tek, Recep ayında doğanların bir yakınına. Telefon, yıldırım gibi çakıp şimşek gibi gürleyenlerin kayınçolarına, limanlar bizim partinin cebi şişkin, egosu tavan yapanlarına. Dome Otel’de bizim partinin önde gelen hemşolara verilmesi uygun görüldü. Ne bağrışıp, ağlaşıyorsunuz diyor. Sn. Kansoy, güzel kadınların kalplerinde çirkin izler bırakana delikanlı değil, erkek bile denilmez lafının söylendiği bir dünyada, bizim en kıymetlilerimize göz dikenlere abi, ana, hadde onu geçtim kardeş mi denir?

**

Sn. Kemal Uçar, sosyal medyadaki paylaşımınızda, UBP ile HP hükümet kuracak olursa içine YDP’nin de alınması gereklidir. Gözler zaten şu an UBP ile HP’nin üzerinde, halk daha önce 4’lü koalisyonun hiçbir iş yapamadığını gördü. UBP ile HP hükümet kuracak olursa içine YDP’yi de almaları gereklidir. 4’lü koalisyon bu zamana kadar, bir şey yapamadı, bir de 3’lü koalisyonu görelim. Bence YDP’ye de bir şans verilmesi gerektiğini düşünüyorum dediniz. Kemal bey bence de çok haklısınız. Hele hele vatandaş yapma konusunda çok gerilerde kaldığımız şu günlerde, yapılacak en güzel şey sanırım bu olacak kanaatindeyim. Suriye’lilerin, akın akın geldiği ve mülteci kampının sığmadığı Ada’da azınlık duruma düşmemek için kesinlikle bu gereklidir diye düşünenlerdenim. Sn. Uçar, ince belliden içilen çayı masada bekletirsen soğur. YDP’yi sokakta çok bekletirsen vatandaşlıklar yok olur. Yaaaa!...

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler