• BIST 93.616
  • Altın 209,347
  • Dolar 5,3413
  • Euro 6,0898
  • Lefkoşa 13 °C
  • Mağusa 15 °C
  • Girne 16 °C
  • Güzelyurt 12 °C
  • İskele 15 °C
  • İstanbul 12 °C
  • Ankara 8 °C

Taner Ulutaş'tan mesajınız var!

Taner Ulutaş'tan mesajınız var!
Taner Ulutaş'tan mesajınız var!

Sn. Fuat Oktay,TC Cumhurbaşkanı yardımcısı olarak, her şartta Kıbrıs Türk halkının haklarını koruyacağız,Ne olursa olsun biriz, beraberiz. "Uluslararası arenada da hiçbir oldubittiye de müsaade etmeyeceğiz." Suyun da Ada’nın da yüzde 95’e yakın su sorununun çözülmüş olduğunu ve projenin muhteşem bir proje de olduğunu dile getirdiniz. Haklısınız proje muhteşem bir projedir. Ancak bu sizin sürekli dile getirdiğiniz ‘Beslemelere’ bir hibe değildir. Sattığınız ve satın alınan bir sudur ki, bunun adına ticaret derler. Tabiki biriz beraberiz. Merkez bankasına gönderdiğiniz yöneticilerin yönettiği bankaların uyguladığı faizler nedeni ile koltuğa oturamamamıza rağmen biriz. Tütün fabrikasını bile idare etmemize müsaade etmememize rağmen biriz. Dinsiz veya yeterli oranda Müslüman değiller dediğiniz bizleri zorla Müslüman etmeye çalışmanıza rağmen biriz. Beğenmeyen istediği yere gitsin. Gidenin yerine göndeririz diyerek öz yurdundan kovmaya çalışmanıza rağmen biz sizinle biriz. Eğitim sistemimizi istediğiniz düzene sokma çabalarınıza rağmen biriz. Neyse yazılacak çok şey var. Buna rağmen biriz. Sn. Oktay, Kar taneleri çok güzel anlatıyor, birbirlerine zarar vermeden de yol almanın mümkün olduğunu. Yol alma esnasında terazi hep bir tarafa tak diye vuruyorsa ona birlikte yol ama denmez sanırım.

*

Sn. Mevlut Çavuşoğlu, TC Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı olarak, Kıbrıs konusunda görüşme yapmak amacı ile 23 Temmuz'da Kuzey Kıbrıs’a geleceğinizi öğrendik. KKTC’ye geldikten sonra Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ve siyasi parti liderleri ile görüşeceğiz belirtildi. Sn. Çavuşoğlu, bizler, içinde su döveceğiniz havanları hazırladık. Hatta daha çok su dövmeniz için sizin havanı, Sn. Akıncı’nın havanından daha büyük yaptık. Havanda su dövme çalışmalarınız hayırlı ve uğurlu olsun.

**

Sn. Fikri Ataoğlu, Turizm çatladı patladı. Otellerde doluluk oranı yükseldi diyerek toz pembeputra ile cilaladığınız resmin birde diğer yüzüne baksanız diyorum. Bilet ücretlerine bakarken gözlerimizin şafkı, dokununca ceryanın faturasına dokunmuş gibi elektrik tepmesi kapılıyoruz. Biletler ile ilgili indireceğiz, söndüreceğiniz sözlerinizi okudukça inanın, işkembe-i Kübra’dan salladığınızı bile bile, yapamayacağınıza inancım olmasına ve sinir olmama karşın çok hoşumagidiyor. Sn. Bakan, Şeytan’a da yaptıklarından ve sarf ettiği sözlerden dolayı da çok sinir oluyorum. Ama inanın tüm mikropluklarına rağmen bazı sözleri çok hoşuma gidiyor.

**

Sn. Tamer Tayanç, Aydınköy Muhtarı olarak yapmış olduğunuz açıklamada, 1974’ten beri köyde kırsal kesim arsası dağıtılmaması nedeniyle büyük bir göç yaşandığını,ifade ettiniz.  Bakanların sürekli olarak muhtarlarla istişare içinde olup yol haritası çizmesi gerektiğini, içişleri bakanlığından ise 5 aydan beridirrandevu alamadığınızı söylediniz. Güzelyurt’ta kaymakam olmadığını anımsatırken de İçişleri Bakanlığından ise 5 aydan beridir randevu alamadığınızı söylediniz. Muhtarım, arkadaşlar Kaz gelecek yerden tavuk esirgemiyorlar. Baktılar sizin köyden civciv bile çıkmayacak,arabın fırtına esnasında hurma ağacından indikten sonra Mafiş kurban dediği gibi size de mafiş arsa dediler. Muhtarım, siyaset dünyası ağaca benzer, bazıları bu ağaçta, yarı ham, yarı olmuş meyveler gibidir. Haaa çürüyüp dibine düşenler de yokmu? Elbete var. Boş ver tırıs gitsin.

**

Sn. Faiz Sucuoğlu, 4’lü koalisyon hükümetine atıfta bulunurken, açtın ağzını yumdun gözünü. Şişhaneden girdin, Kasımpaşa’dan da çıktın. Vallahi Pavarotti’ninseslendirdiği ‘Arya’larda  4 oktav sese çıktığı gibi senin seste yüksek perdeden partilere ulaştı. Milletin anasına döblek, babasına saz çaldırırken, geride playback yapmayı tercih ettiniz. Sn. Sucuoğlu, rahmetli babam hep oğlum, ağaç ne kadar yüksek olursa olsun, yaprakları bir gün yere düşer derdi.  Galiba ağacın yaprakları sonbaharmış gibi düşmeye başladı. Sallamaya devam edin. Bu defa ağaçta yapraklar ile beraber düşecek.

 

**

Sn. Ediz Tuncel, TC Büyükelçisi Kanbay’a atıfta bulunduğunuz köşe yazınızda Rum tarafında bile bu yasalar ve yetkiler onlarca yıldır varken Türkiye, elçisi ağzıyla bu yasaların bir ihtiyaç olduğunu söyletmek için neden bu kadar bekledi? Ayrıca, özellikle FETÖ ile mücadelenin ağırlıklı olduğu argümanında tek bir hedef ortaya koyarken, aynı zamanda hedefi ortaya koyanın da samimiyeti sorgulanır hale gelmedi mi? diyorsun. Türkiye'de sadece FETÖ'ye karşı değil, her türlü suç örgütüne karşı geniş çaplı bir operasyon başlatıldı, bu suç örgütlerinin KKTC'nin mevcut "korsan" yapısı nedeniyle KKTC'ye de yerleştiklerini, bunlarla devletin örgütlü mücadele edebilmesi için bu yasaların gerekli olduğunu ve bu yasaların dünyanın her yerinde zaten kullanımda olduğuna vurgu yaptınız. Ediz hocam, korsanların bile bir sistemi var. KKTC’de sistemsizliğin hakim olması eşyanın tabiatına aykırı değil. Ülke bir bahçe gibiyse ve Oraya ne ekersen biterse, şimdi bizde ektiklerimizi biçmiyormuyuz?Aynalar türlü türlüdür. Yüzünü görmek isteyen cam’a, özünü görmek isteyen can’a bakar. Yıllar sonra biz yüzümüz yerine özümüzü görmeye başladık.

 

**

Sn. Aycan Zorlu Erkan göndermiş olduğunuz mesajda, 4 çocuklu bir Anne. Eşinden ayrıldı. Eşi bırakıp gitti. Çocuklarına bile sahip çıkmadı. Kadın evin kirasını ödeyemeyince, Ev sahibi dışarı attı. Bu kadın hem şeker hastası hem böbrek hastasıdır. 3 Küçük çocuğunu çocuk yuvasına verdiler. Anne diğer çocukları ile Lefkoşa’da Bir camide kalırken yanıma aldım. Vakıflar idaresine giderek yardım istedi Ancak Lefkoşacamisinde kalma, Git Hala sultan camisinde kal. En azından Hala sultan camisi daha güvenlidir. Orda esrarkeşler bonzaiciler yokturdeninldiğini ve devleti yönetenlere yazıklar olsun diyorsun. Sn. Erkan, tabiki devleti yönetenlerin bu kadına yardım elini uzatması gerekir. Ancak şu sıralar ‘ZAM’ kazıklarını hazırlamakla meşgulmüşler. Sonra o kazıklara zeytin yağı sürecekleri için çok meşgulmüşler. Galiba bunları seçmekle elimiz ile yaptığımızı, boynumuz ile çekeceğiz. Bunları okundurdukyazındırdık ama bala gudelya bala gudelya

**

Sn. Kazım Ant sosyal medyadaki paylaşımınızda, ülkeyi kasıp kavuran,ocaklara ateşler düşüren, ağır bir ekonomik yıkım yaşıyoruz.Özel sektörde açlık sınırının altında çalışanlara hayat pahalılığı anlamında hiçbir katkınızın olmayacağını biliyorum.Hayat pahalılığı ödeneğini de çok kazanana çok az kazanana az veriyorsunuz.Çoğunuz sosyal demokrat geçiriyorsunuz.Öyle misiniz?Adil olun,merhametli olun.Hadi bakalım herkese hayat pahalılığını eşit olarak yansıtın diyorsun. Komutanım domuzun kuyruğu 40 gün mengeneye konduktan sonra düzelmişse, birileri de o kadar düzelir. Cebi zengin, avantası bol, Stratosferden aşağı inmeyen insanların cebi zengin olabilir.Fakat bunların ruhu fakirdir. Ruhu fakir olan insanın  hali çok rezil olur. Çünkü o insan  ‘her şeyin fiyatını bilir, ama değerini değil.

**

Sn. Turgay Hilmi, kiraz yerken dişinizi kırdığınızı öğrendik. Şanstan yoksun HACI’yı devede yılan soktuğu gibi hain bir kirazın da dişinizin hesabını gördüğünü söylediniz. Bu aralık önüne gelen güçsüz gördüğünü pataklıyor ve dişini kırıyor. Döviz eline göre bulduğu ve küçük gördüğü TL’yi evire çevire dövüyor. Yorulunca dinlenip, bir daha eşek sudan gelinceye kadar pataklıyor. Halkı refaha taşıyacağız diyen hükümetler, halkı ZAM kazığı ile bu değdi bu değmedi diye evirre çevire dövüyor. Turgay hocam vallahi işimiz damda gezer takyanoz vur beline kazmayı modeline dönüştü. Aman siz dikkat edin de mahallebi yerken ve süt içerken dişinizi kırmayın. Malum 4’lü koalisyonun oluşturduğu 11 kişi bir olup yatarken, bismillah diyerek, kalkarken de Yarabbim diyerek bizim hesabımızı görüyor.   

**

Sn. Akademisyenler, bundan sonra Türkiye’ye giderken, geçmişte bir bildiriye imza koyduysanız, KKTC’de olsa bile bir eyleme katılmışsanız Türkiye’ye giderken dikkatli olun. Çünkü tutuklanma riskiniz o zaman büyük olur. Bakın ‘Barış için Akademisyenler Bildirisi’ne, Sur, Cizre ve Silopi başta olmak üzere Güneydoğu Bölgesinde sokağa çıkma yasağı ile operasyonlar esnasında insan hakları ihlallerine ilişkin imza koyan bir Akademisyen tutuklandı. Kısacası bekledim de gelmedin şarkılarından sonra buzdan hayallerimize ve gönlümüzde kurduğumuz şekerden şatolar ile villalara sanrım yağmur yağmaya başladı. Kollamak lazım dütü yoksa edecekler bizi ‘Becerekli’ninsütü

**

Sn. Ziya Emir, sosyal medyadaki paylaşımında Şafak Nöbetini kaleme aldın. Yazında gitmek istiyordum ancak gidemedim, giden herkesi saygıyla selamlarım, ancak gitmek istemediği için gitmeyenlere de saygı duyarım. Bazılarına ki; Be arkadaş 1 gün askerlik yapmadın. Bugün Allah korusun değil savaş çıksa, tatbikat var deseler hastalıkların aklına gelecek, deli gibi çürük raporunu bulmaya çalışacaksın. Bu yazım herhangi bir kişiyi hedef almıyor, bu karakterde bayağı birileri var ve dünden beri sosyal medyada ahkâm keserler.Yürek varsa önce buyurun azalmışken biraz askerlik yapın, Sonra bol bol ahkâm keser,Eleştiri yapar,Ötekileştirir,Başkalarının Milliyetçiliğini tartarsınız.Askerliğe elverişli değilim derseniz de artık klavye kahramanlığı yapmaktan vazgeçin. Edep yahu diyorsun da vallahi de billahi de çok doğru söylüyorsun. Sevgili Ziya, ufukta herhalde dönümlerce arazi, devlet çarklarında hatırı sayılır rant ve kırsal kesim arazisi göründü. Ne kadar Milliyetçilik o kadar rant. Ziya’cığım artık yaşananların ağırlığı karşısında cümleler hafif kalıyor. Bu yüzden bu günlerde ‘Susmak’ tercih ettiğim iletişim şekli oldu.

**

Sn. Aziz Kent,Turizm duayeni olarak yaptığın açıklamada, “Bizim ülkemizde turizm değil, hava yollarını zengin etme operasyonu vardır” turizm konusunda gelişememenin en önemli nedeninin ulaşım sorununu aşamamaktan kaynaklı olduğuna vurgu yaptınız. Bunun tek çözümünün shuttle servis sistemine geçmek olduğunu ve bu sistemin dünyanın her yerinde uygulandığını kaydettiniz. Ayrıca Güney’de 5 tane gazino açılacağını anımsatan Kent, bunun KKTC’yi çok fazla etkileyeceğini, bu durumdan olumsuz etkilenilmemesi için ise gazinoculara ve üniversitelere çağrıda bulunarak, shuttle servisi hayata geçirmelerini talep ettiniz. Sn. Kent, bizim siyasilere Allah iki kulak verdi. Söylenenler birisinden girer diğerinden çıkar. Pahalı parfümleri bir kenara bırakın ve güven kolonyası sürün diyoruz dinlemiyorlar. Aynı dili değil,aynı duyguyu paylaşanlar anlaşabilir. Bizler ayni dili konuşuyoruz ama o birileri ile ayni duyguyu paylaşmıyoruz ki.

  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Diğer Haberler