• BIST 100.001
  • Altın 235,832
  • Dolar 6,1117
  • Euro 7,1864
  • Lefkoşa 23 °C
  • Mağusa 22 °C
  • Girne 24 °C
  • Güzelyurt 23 °C
  • İskele 22 °C
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 17 °C

Taner Ulutaş'tan mesajınız var!

Taner Ulutaş'tan mesajınız var!
Taner Ulutaş'tan mesajınız var!

Sn. Aleksis Çipras, Yunanistan’da meydana gelen korkunç yangın ile ilgili olarak öncelikle sizin nezdinizde tüm Yunan halkına geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Yaşadığınız felaket sonrasında kaybettiğiniz canlarınız için Tanrıdan rahmet, yaslı ailelerine de sabır diliyorum. Acınız büyük biliyoruz. Acınızın acımız olduğunu bilmenizi isterim. Kıbrıs Türk halkı, yaşadığınız felaket sonrasında sosyal medyayı kilitledi ve üzüntülerini dile getirirken, acınızın acıları olduğunu belirtti. Yaşadığınız bu felaketi biz daha önce yaşadığımız için felaketin boyutlarını tahmin edebiliyorum. Kaybedilen maddi değerler canın yongasıdır tamam ama kaybedilen canların da değerinin para ile ölçülemeyeceğini bilenlerdeniz. Sn. Çipraz, acınızın acımız olduğunu, kaybedilen canlara da en az sizin kadar üzüldüğümüzü bilmenizi isterim. Περάστε. ο πόνος σας είναι επώδυνος.

**

Sn. 4 Koalisyon Hükümeti, hükümet ettiğiniz KKTC’de uçak biletleri  kangrenleşen sorun haline geldi. Özellikle özel günlerde, jet uçak yakıtı kullanan  uçak biletlerini yakalamak mümkün olmuyor. Vatandaşın cebi SOS verirken Ulaşım ucuzlayacağına gittikçe yukarılara doğru tırmanış gösteriyor. Yarıkapalı cezaevine dönüşenKKTC’de AB vatandaşlığı olanlar Larnaka’yı tercih etmeye başladı. Bayramda İstanbul 1,551 TL., Ankara 1034-2,056 TL. İzmir 854 – 2045 TL. Adana ise en ucuz bilet olarak 803 TL oldu. Hacı amca, halk olarak jet yakıtı kullanan biletlerin arkasından bakarken, hükümetimizin de pahalı ‘Güneş Gözlücüklerini ‘ takarak bizim ile bakmaya devam etmesin derken.Hatçe teyze de koltuklarda oturanlar radikal tedbir almaktan korkmasınlar. Ve uçmayı sevenler, yapamadıkları sonrasında düşmeyi de göze almaları gerekir diyor. 

**

Sn. Serdar Denktaş, pinpon topuna döndürdüğünüz ve bir ondadır yok bundadır dediğiniz CAS çalışanı 55 gündür maaş almıyor. Bir başka deyişle bu insanların evlerine doğru dürüst gıda maddesi girmiyor. Ev kiraları varsa ödeyemiyor. Çocuğuna bıraktık oyuncağı ihtiyaçları olan süt, meyve ve sebzeyi bile doğru dürüst yediremiyor. Sn. Denktaş, lütfen bir empati yapın ve bir süreliğine aldığınız 12 bin küsür maaş ile yan gelirleri unutup kendinizi bu insanların yerine koyun. Bu durumda ne yapabileceğinizi de söyleyin. Bakın züzünler Olgunlaştırır. Kaybetmek Sabrı Öğretir. Tamam da olgunlaşan meyva çürümeye başlayınca, sabır taşı da çat diye çatlayınca sonrasında ne olur bir yol siz düşünün. Bu insanlar işlerinden olma riskinin yarattığı olay nedeniyle yaralıdır. Ancak bakıyoruz yarayı gören sizlerde sağolsun tuzluğu kapıp geliyorsunuz..

 

**

Sn. Filiz Besim, halkın sağlığını düşünerek sağlıklı gıda konularına el atmanız olumlu karşılandı. Bu çerçevede uzun yıllar su arıtma fabrikaları ile bayilerinin kullandığı damacanalara da yıl sınırlaması getirdiniz. 2012 yılına kadar üretilen damacanaların artık kullanılmaması gerektiğini belirttiniz. Bu konuda da denetimler yaptırttınız. Halkın sağlığı için bu elzem. Yalnız bir anda yüzlerce damacanın su dağıtıcılığı yapmakta olan bayilerin elinden çıkması sanırım onları zor durumda bırakacak. Attıkları damacanaların yerine damacana fiyatlarının yüksek olması nedeniyle yenilerini yerine koymakta zorlanacaklar. Bu nedenle bir defaya veya iki defaya mahsus olmak üzere bu bayilerin ve su üreticilerinin, gümrüksüz damaca getirmeleri için girişimde bulunmanız doğru olacağı söyleniyor. Sn. Besim, bu insanların işleri ile ilgili buzdan tertemiz hayalleri, kıt kanaat kazandıkları ile geçimini sağladıkları şekerden evleri vardır. Lütfen yağmur yağdırtmayın. Çünkü yağacak yağmur ne buzdan hayallerini nede şekerden evlerini bırakır.

**

Sn. Hüseyin Eminoğlu, Kafesli Mahallesi Muhtarı olarak, yaptığın şikayet duyurusunda, bölgede 3. ülke insanı sayısındaki artışın sorun yaratmaya başladığı uyarısında bulundunuz: İşçi mi öğrenci mi olduğu belli olmayan kişilerin, özellikle Pakistanlı olduklarına inandığın şahısların, çevreyi rahatsız edici davranışları olduğunu belirterek, bu konuda denetim yapılması gerektiğini vurguladınız.Şekibe aba, Hüseyin ovlucuğuma söyleyiverin, gece yarısı kapı veya pencere önlerinde yüksek sesle telefonla konuşan, etrafı rahatsız edici davranışlarda bulunarak ellerinde içki şişeleri ile mahalle arasında gezen bu kişiler, yetkililerin kapsama alanı dışındadır. Yeme içme ve şov varsa bu gibi durumlar bizimkilerin yetki ve kapsama alanına girer. Bu nedenle lütfen derdinizi ‘Dikili Taş’a anlatsın diyor.

**

Sn. Barış Mamalı, halkı yatak odasında olsa bile dinleyecek, izleyecek olan Teknik Araçlarla İzleme ve Muhbirlik Yasa Tasarıları Meclis’ten geçirilmek üzeredir dediniz. Ortada işlenmiş hiçbir suç olmadan sadece varsayımlardan kanaat getirilerek mahkemeden izin alınarak kaba yerimizdeki kılları bile sayacaklar imasında bulundunuz. Bu yasanın yürürlüğe girmesiyle herkes her daim “biri bizi dinliyor, gözetliyor” şeklinde endişe içerisine rahatlıkla girebilecektir” dediniz. Kısacası Türkçeden Türkçeye tercüme edersem, ne yatak odamızın mahremi nede kaçamakların tadı kalacak demeğe getiriyorsun. Sn. Mamalı, Ebuzittin amca bile bunların sonu hiç hayırlı değil. Sandıkta boğulduktan ve siyaset çöplüğündeki yerlerini alacaklar. Ve sonra Hanya’nın Girit’te, Konya’nın da Türkiye’de olduğunu anlayacaklar. Ancak o zaman Tolate diyor.

**

Sn. Hasan Sungur, Kıbrıs Türk Emlakçılar Birliği Başkanı olarak, Türkiye’de tapu harçlarının düşürüldüğünü ve 500 bin TL’ye kadarki kredilere düşük faiz uygulandığını işaret ettiniz. KKTC hükümetinin de KKTC vatandaşlarına Türkiye’deki gibi kolaylık yapması gerektiğini ifade ederek,  devletin ödeme konusunda kolaylık sağladığı takdirde ev satışlarında artış yaşanacağının da altını çizdiniz. Sn. Sungur, Hacer aba, bizimkilerin kendilerinden başkasına faydası dokunmaz yok ki halkı ev sahibi yapacaklar diyor. Sn. Sungur, Trip atmak kıza gönül almak. erkeğe yakışıyorsa, ‘Ceberrut’ devlet olmak yerine ‘Garson’ devlet olup, halkının ihtiyaçlarını karşılamak da hükümetlere yakışır. Tabi anlayana değil mi?

**

Sn. Remzi Gardiyanoğlu Kıbrıs Türk Serbest Çalışan Hekimler Birliği (KTSÇHB) Başkanı olarak yaptığınız açıklamada, ülkede torpil sistemi işlediğini ve Genel Sağlık Sigortası sistemine geçilse bile 1 yılda sistemin çökeceğini savundunuz. Ülkenin her bölgesinde, özellikle ücra yerlerde nöbetçi eczane olmamasını dile getirirken bunun nedenini; eczacıların gece can güvenliğinin olmamasından kaynaklandığını öne sürdünüz. . ülkede, şuanda 300 özel hekim olduğunu, 12.00’dan sonra bakılan hastaların, ilaçlarını ertesi gün alabildiğine ve hastanın ilacını ertesi gün alması halinde tedavinin hiçbir anlamının kalmadığınıişaret ettiniz. Ah be Remzi doktorum, deveye boynun neden eğri diye sormuşlar. O da nerem doğru demesi örneğinde olduğu gibi bizim neremiz doğru desem abartılı mı olur? Önceden türlü türlü, Ruh halimiz vardı. Bu aralar ne ruhumuz kaldı nede hali.

**

 

Sn. Ercan Keser sosyal medyadaki paylaşımında, bir Polis full emekli çıktığında 2 inci el bir ev bile alamayacak kadar ikramiye aldığını biliyormuydun? Peki genel olarak diğer çalışanlar maaşı oranında 100% ek mesai alırken, Polisimizin 25% aldığını biliyormuydun? Peki herkes Güneye keyfi geldiği saat geçebilirken, Polisin 7 gün önceden yazılı dilekçe vererek kendisine verilen izin kağıdıyla bir seferlik geçebildiğini biliyormuydun? Peki bir polisin otomatik olarak herzaman herkesten daha fazla işlediğini biliyormuydun? Kaç tane polisimiz yuvasını bozdu ve sağlığını kaybetti biliyormuydun? Diye soruyorsun. Bilmezler be Ercan gardaş. Çünkü dağda gezer takyanoz vur beline kazmayı modunda giderler. Bunların sizin halinizden almaları için alacan eline öküz s….’den bir kırbacı geçecenguluçlarına, gözlerindeki şavk kaybolana kadar ver Allah Allah Hanya’nın Girit’te, Konya’nın Türkiye’de olduğunu gösterecen. Bizlerinbu politikacılar sevdalımız, ama ne yazık ki,onlar da bizim belalımız.

**

 

Sn. İzzet Türkmen sosyal medyada paylaştığın resmin altına burası merkezi cezaevi gözetleme kulesidir.. Fareler kırkayaklar ve bilimum böcekleri ile gardiyanların nöbet tutmaya çalıştıkları yer diyorsun. Bir başka deyişle gardiyanlar nöbeti kırk ayaklar ve böcekler ile tutuyoruz imasında bulundunuz. İzzet Başkan, bence bu işin çözümü, İçişleri Bakanını bir gece o gözetleme kulesinde nöbet tutma cezası ile cezalandıracaksınız. Sabah gözetleme kulesine gittiğiniz zaman yaşarsa, veya ishal olup dere tepe dümdüz gitmemişse, 2 gün içerisinde inan o nöbet kuleleri düzelecek. Sevgili İzzet, bazıları güIün dikenin himayesinde yaşadığını sanır. Halbuki dikenin itibarının güIün himayesinde olduğunu görmezden geliyorlar. Sn. Bakana itibarının gül sayesinde olduğunu bir yol hatırlatıverin.

**

Sn. Hüseyin Çavuşoğlu, acil servis ile Mağusa’dan gelen hastalara biz artık bakmıyoruz diyen Burhan Nalbantoğlu Hastanesi doktorlarına, Sn. Bakanlarımız tarafından ‘Bu ne demek’ diye sorulmasını ve gerekenin yapılmasını talep ediyorum diyorsunuz. Da, bizim Abdullah amca, yahu sağlık sorunu çeken. Hele hele acil bir durumu olan bir hastaya bakmamak ‘ Hipokrat Yemini’nin kapsama alanına dahil mi? Diye soruyor. Sn. Çavuşoğlu, gördüğümüz kadarı ile iş sidik yarışına ve sonrasında da ceza kesmeye kadar vardı. Ancak Hacı amca, İş ceza kesmeye kaldıysa eğer,.Hakim hastanın yakınları, savcıda eşi ve kardeşleri olur diyor. Bilmem anlatabildim mi?

**

Sn. Tahsin BerkYunanistan cayır cayır yanıyor, çok ölü var. Benzeri bir yangın burada olsa acaba biz ne yaparız? Tedbirler alındımı? Türkiye’den ve İngiliz üslerinden uçak ve helikopter gelmesini beklemek dışında yapacak fazla birşey yok. Bu konu yıllarca yazıldı çizildi helikopter ve yangın uçağı alınması gerekir denildi. Ne oldu kocaman bir hiç. Her an herşey olabilir. Başka kalemlerden gereksiz harcamalar kesilip yapılabilirdi ama yapılmadı. Yani başımızın tokuşmasını bekleriz dediniz. Sn. Berk böylesi bir yangında Türkiye’ye çağrı yapar uçak ve helikopter gelmesini bekleriz. Bir başka deyişle elin fazlalıkları ile gerdeğe girmeyi severiz. Nasıl ki aşk birkaç lafla başlar, dudaktan dudağa beslenir, dokuz ay on gün sonra da baba diye seslenirse, bizde hayal ile başlar, sonrasında bağırma ile beslenir. Ağlama ile yardım diye sesleniriz.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler