• BIST 91.987
  • Altın 215,019
  • Dolar 5,3643
  • Euro 6,0994
  • Lefkoşa 17 °C
  • Mağusa 18 °C
  • Girne 20 °C
  • Güzelyurt 16 °C
  • İskele 18 °C
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara 4 °C

Taner Ulutaş'tan mesajınız var!

Taner Ulutaş'tan mesajınız var!
Taner Ulutaş'tan mesajınız var!

Sn. Zeki Çeler, sanırım ortalık karıştı. Kalahari’de meydana gelen kum fırtınası sonrasında, göz gözü nasıl görmüyorsa Toplumcu Demokrasi Partisinde de göz gözü görmüyor.Çalışma Bakanlığı Müsteşarlığı etrafında önceleri ‘Meltem’ şiddetinde başlayan rüzgar, sonrasında 7 bufor şiddetine dönüştü. Bununla da kalsa iyi derdim. Ancak rüzgar şiddetini fırtınaya dönüştürdü. Çatıda kiremitler kımıldanmaya başladı. Üst tarafta kiremitler oynarsa dikkat edin çatı uçar. Benim olduğum yerde fiyatı ben koyarım. Etiket olup, fiyatı başkalarının konmasına iznim yok görüntüsü veriyorsunuz. Sn. Bakan, duruşunuzu saygı ile karşılayanlar olduğu gibi tepki gösterenlerde var.Bakın, insan bugün zengin olur, yarın fakir.Ama bir insan bu gün kahpe olup yarın delikanlı olamaz. Sanırım sizde bu sözden hareket ederek Müsteşarınıza sahip çıkmaya çalıştınız. Habibe Teyze partinizi yıpratmadan ortak bir karar üretme tavsiyesinde bulunuyor.

**

Sn. Hüseyin Çavuş Kelle, Çiftçiler Birliği Başkanı olarak yaptığınız açıklamada  üretimin büyük bir tehdit altında olduğuna dikkat çekerek, sorunun son günlerde piyasadaki eksikliği ve fahiş fiyatıyla patates üzerinde yoğunlaşmasına karşın, aynı tehlikenin domates, et ve süt ürünleri için de geçerli olduğunu vurguladınız. Hal Yasası’nın bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini belirterek hükümete bu mealde mesaj yolladınız. Başkan, bu güne kadar halkın buz gibi hayaller kurduğu, daha kaliteli bir hayat ile ilgili şekerden evler düşlediği 4’lü koalisyon hükümeti, seller getirecek yağmur yağdırdı. Halkın ne buzdan hayallerini nede şekerden evlerini bıraktı.

**

Sn. Ömer Çıralı, sizin de halkın da gözü aydın. Tavuktan sonra ekmeğimizde dışarıdan getiriliyor. Onca ekmek fırınına rağmen dışarıdan ekmek getirilmesi, kanımca fırınların köküne dinamit koymakla eş anlam taşır. Donmuş olarak getirilecek ekmeklerin yerine size yasaklanan una izin verseler daha iyi olmazmıydı diye sorsam ayıp etmiş olmam değil mi?  Sn. Çıralı, yakın arkadaşlarım geceleri sevgililerini falan arar, ben ise donan ayak parmaklarım için yorganın ucunu. Ancak halk ise doğru dürüst icraat yapacak, yerlerde sürünen alım gücünü yukarı taşıyarak halka biraz olsun nefes aldırtacak hükümet arıyor. Ne dersiniz?

**

Sn. Mehmet Harmancı, Tewiter hesabınızdan sosyal medyada yaptığınız, gece çakallarla iş tutup, gündüz kuzularla çimenlikte nereye kadar içerikli paylaşım ortalığı karıştırdı. Bu paylaşım, Çalışma Bakanı Zeki Çeler ’in, UBP’li Müsteşarı Erçin Tekakpınar ile ilgili olduğu öne sürüldü. Ancak bu açıklamanın bunun ile ilgili olmadığını, TDP’ye uygulanan sistematik linç girişimi ile ilgili olduğunu belirttiniz. Sn. Harmancı, sistematik linç girişimi ile ilgili tespitiniz doğru olabilir. Ancak birileri yalın kılıç üzerinize gelirse ve göğsü bağrı açık size saldırma hazırlığı yaparsa sizin de birşeyler yapmanız ve tedbir almanız gerekir. Hatalı noktanız varsa özür dilemeli yoksa gardınızı almalısınız. Maşallah partide bu yanlışlığı dile getirecek birisi olmadığı gibi gardını alma konusunda da hiçbirşey yapılmadığı görülüyor.

**

Sn. Yılmaz Öztürk öncelikle geçmiş olsun dileklerimizi lütfen kabul edin. Geçtiğimiz Cumartesi günü Harran'da geçirmiş olduğunuz talihsiz bir kaza sonucunda sağ omuz kemiginizde üçlü bir kırık oluşmuş diyorlar. Harran Devlet hastahanesi ve Şanlıurfa Devlet hastahanesi yetkililerinin tek kuruş talep etmeden tedavinizi yaptığını da dile getirdiniz. Yılmaz gardaşcığım, sen koltuk sahibi olduğun zamanda paran olmadığı devrede de, çok şey aldın. Edep aldın. Öğüt aldın ve dinledin. Gönül de aldın. Tabi ibret de aldın. Ehhh tabi tüm bu aldıklarının karşılığı sana olumlu olarak dönüyor.

**

Fatih Çıkrıkçı, sana sayın sözcüğü ile başlamayacağım. Polise verdiğin ifadende, Gülbahar Ulutan’ı, önce dövdüm sonra öldürdüm dedin. Hatçeba da Fatih İyi b… yedindedi..FatihAga, beceremiyorsan bırakacaksın bu delikanlı ayaklarını. Vemesela kişilik sahibiymiş gibi davranmayı. Kadını önce dövdüm sonra öldürdüm diyerek erkeklik taslamayı da elinin tersi ile iteceksin. Çünkü kadın dövüp öldürmek, ‘ERKEKLİK’ değil ‘MERKEPLİKTİR’ koçum.  Kediler nankör, Tilkiler Kurnaz, Köpekler Sadık. Ey Çıkrıkçı, ya sen nesin? Ve karaktersizliğin hangi evresindesin?

**

Sn. Erdal Süreç sosyal medyadaki paylaşımınızda, bugün yüce meclisimiz sabıka kaydının silinmesi yasasını onaylamış.Yani Suç işeyenlerin sabıkasının silinmesi hakkı diyorsun. Bunca sorun çözüm için yasa beklerken ülkemizde sabıkalıların suç işleme yarışı yaşanırken, bu yasayla onları rahatlatmada öncelik tanımanızdan dolayı alkışlar sizlere. Kamuoyunu da böylece çok rahatlatıyorsunuz ifadesinde bulundunuz. Sn. Süreç  hükümetimiz patates kazığı, süt ve süt ürünleri kazığı ile son olarak Hıyar kazığı ile bizi oldukça rahatlatıyor. Stratosferde gezen fiyatlar sonrasında yerlerde sürünen, 1.80’lik hayat pahalılığı açıklaması ile halkı sinirden kudurtarak rahatlatıyor. Hacı amca, dostun kalitesi kavgada, aşığın kalitelisi veda da, hükümetin kalitesi ve yeteneği de icra ettiği zaman diliminde belli olur dedi.

**

Sn. Resmiye Canaltay, bir süre önce vekili olduğunuz halk ile ilgili olarak lütfen kürsüye çıkın ve lehine birşeyler yapmak istediğinizi söyleyin demiştim. Dün Meclis Kürsüsünde yaptığınız konuşmanızda hah işte Resmiye hanım böyle olmalı dedim.Konuşmanızda bileşim suçlarından bahsettiniz. Özellikle çocuk suçlarını dile getirdiniz ve Çocuklarımızın bilgisayar önünde gününü geçirdiğini belirterek,.dolayısıyla dolandırıcılık, istismar ve hırsızlık olayları internet ortamında gerçekleştiğini, çıkacak bileşim yasasında çocuklara yönelik suçları da ihtiva eden maddeler olmalıdır dediniz. Yasayı hazırlarken yapılacak düzenlemede de Strasburg’da sanal suçlar seviyesindeki görüşlerden de yararlanmalıyızgerektğini belirtirken, BM çocuk hakları üzerinde yoğunlaşmalıyız dediniz. Vallahi önerilerinizin altına imzamı atar mührümü de basarım. Sn. Canaltay, çayı masada bekletirsen soğur. Hayatı kolaylaştıracak ve kaliteli yapacak yasaları da tozlu raflarda bekletirsen, halk ve çocuklar yok olur. Hükümet bu nedenle elini çabuk tutmalı.

**

Sn. Ahmet Denizer sosyal medyadaki paylaşımınızda,  Erkut Şahali’nin, merak ediyorum esas mesleği nedir? Ben Ziraat Yüksel Mühendisi olarak bu zadda sıfır verdim. Partisi ile kendisinin uyguladığı Tarım Politikası sınıfta kaldı. Su politikası da yanlış. Domates salatalık dekolte düşüklüğünün ardına saklandılar. Ardından patates dekoltesini öne sürdüler bu da yanlış.Tarımda sistemsizliği sistem adı altında maskeleyip vatandaşı pahalılığa mahkum ettiler dediniz. Sayın Bakan bu işi yapamıyorsan devlet deneme tahtası değildir çekilmek de bir erdemdir diyorsun. Sn. Denizer, istifa müessesinin kapısı açılma, açılma menteşeleri paslandı. Kapı açılmıyor. Kapı açılmayınca istifa müessesi de çalıştırılamıyor. Bu ülkedeki siyasiler hayatı bize, insanları güldüremedikleri için ağladığını. Korkuttukları için konuşamayıp susturduklarını, pahalılık ile ölme noktasına getirdikleri için sürünerek yaşamaya mahkum olmayı öğretti.

**

Sn. Dursun Oğuz, öncelikle UBP Genel Sekreter adaylığınız hayırlı ve uğurlu olsun. Parti tabanından gelen yoğun istek nedeniyle bu göreve bir kez daha aday olacağınızı dile getirdiniz. Şimdiye kadar olduğu gibi bundan böylede parti içinde birlik beraberlik ve kardeşlik duygularının pekiştirilmesi için çalışmalarını yoğunlaştıracağını ifade ettiniz. Ayrıca 4'lü koalisyon hükümetini de eleştirerek cesur kararlar almamakla suçladınız. Sn. Oğuz, lastiği patlayan. Ruleması yalama olan. Aksona gardası koptum kopuyorum diye bar bar bağıran. Ayrıca makinesi mangos eden hükümet tomofilinden fazla bir şey beklemek sanırım doğru olmaz. Sn. Oğuz, halk olarak şimdilik racon kesmeyiz. Ancak halkın daha kaliteli yaşamına androş koymaya devam edip, kaliteli yaşama racon keserlerse, zamanı gelince hesabı halk olarak biz keser ve efendileri ‘Pandoranın’ kutusunda bırakıveririz.

 

**

Sn. Özlem Gürkut, Kıbrıs Türk Tabipleri Başkanı olarak yaptığınız açıklamada, bir halk sağlığı sorunu olan toplumsal şiddet, cinsiyete dayalı şiddet ve çocuk istismarı konularında toplumsal seferberlik ilan edilmesi gerektiğini söylediniz. Her 3 kadından birinin ev içi fiziksel şiddete maruz kaldığına işaret ederek, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Dairesi’nin biran önce teşkilatlandırılması gerektiğini belirttiniz. Özlem doktorum, icraat ve buna bağlı sadakat, siyasilerin sözleri ile değil. Kalplerin ve ruhların bir birbirleriyle bağlanması ile gerçekleşir. Bu hükümetin icraatları sonrasında ne ruh halimiz nede hali kaldı. Bu nedenle bu efendilerden, sizin bu güzel önerilerinizi yerine getirmeyi beklemek, sanırım anamızdan öpücük beklemek ile eş anlam taşır.

**

Sn. Aytaç Çaluda,yolsuzluklar ile ilgili olarak mecliste yaptığınız konuşmada, hükümetlere eleştiri getirerek hükümetlerin, bu halkın parasını birilerine peşkeş çekmeye ne hakkı var. Paravan şirketler kuruldu. 1 milyon Stg. Kredi 10 bin TL.ipotekkarşılığında kredi verildi. Krediyi, Kredi müdürü imzalamadı ama o kamu bankasında kredi verildi neden hesabı sorulmuyor. Vatandaş kredi istediğinde iki katı ipotek, artı maaş garantisi istenir. Hatırı sayılır kefiller istenir. Kamuya ait bankalar birilerinin babasının malı değildir. İskan sorunu var. Meclisin içinde de bu avantadan yaralananlar var. Bazı insanlar eşdeğerlerine karşılık mal alamadığı için kahrından öldü. Ercan Havaalanı izahat verilmeden 4 yıl uzatıldı. Neden 4 yıl uzatıldı doyurucu bir açıklama gelmedi ve bu uzatma devlete 18 yıla mal olacak dediniz. . Sn. Çaluda, balık baştan kokar dediler. Bence tuzda koktu. Maalesef seçim zamanlarında kolumuza takacak oy isteyen insan çok. Ama seçim bittikten sonra ömrümüze ömür katacak siyasetçi yok.

**

Sn. Hasan Sarpten, geçtiğimiz günlerde Gemikonağında görülen ve Akdeniz’de tahmini olarak sadece 500 tane kaldığı bilinen Fok balığının ölü bulunması sonrasında yaptığınız açıklamada çevre koruma dairesini eleştirdiniz. Çevre koruma dairesinin konuya ilgi göstertmediğini dile getirirken bu durumun son derece manidar olduğunu söylediniz.  Sn. Sarpten, çevre koruma dairesi diye bir daire varmı? Varsa nerededir. Varsa çöplüğe dönüştürülen dere yatakları, sahilleri, öldürülen soyu tükenmekte olan kuşları neden korumak için girişimde bulunmuyor. Konuşulduğu zaman mangalda kül bırakmayanlar biz farklıyız diyorlar. Bende bu söze uyuz oluyorum. Yahu sahi ama bunların farkları nereden kaynaklanıyor? Bunları babaları mı doğurdu?  Bence farklı oluşları kapağı attıkları devlet dairesinde, kış uykusundan hiç uyanmamalarıdır.

**

Fıkra

Mafya babası haraçlarını toplaması için yeni bir tetikçi buldu. Seçtiği adam sağır ve dilsizdi. Çünkü baba, bu tetikçi yakalanırsa polise fazla bir şey anlatması mümkün olamaz diye düşünüyordu. Baba, bir gün ödemelerin geciktiğini fark etti ve tetikçiyi odasına aldırttı, bir de işaret dilini bilen tercüman buldular. Tercüman işaretle sordu:

"Para nerede?"

Sağır dilsiz işaretle yanıt verdi:

"Ne parası? Benim paradan maradan haberim yok. Neden bahsettiğinizi anlamıyorum."

Tercüman tercüme etti:

"Neden bahsettiğinizi anlamıyormuş."

Baba 38'liği koltuk altından çekip sağır dilsizin beynine dayadı:

"Şimdi sor bakalım, para nerede."

Tercüman işaretle sordu:

"Para nerede?"

Sağır-dilsiz kan ter içinde, işaretle yanıt verdi:

"Şehir merkezindeki parkta, büyük heykelin olduğu kapıdan girince soldan 3. ağacın kovuğunda iki yüz bin dolar var."

"Ne söyledi?" dedi baba.

Tercüman yanıtladı:

"Dedi ki, hala neden bahsettiğinizi anlamıyormuş, ayrıca o tetiği çekmek de biraz g.t istermiş."

**

Günün sözü

gunun-sozu-019.jpg

**

Günün fotosu

gunun-fotosu-102.jpg

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler