• BIST 103.072
  • Altın 272,126
  • Dolar 5,6668
  • Euro 6,2796
  • Lefkoşa 28 °C
  • Mağusa 27 °C
  • Girne 29 °C
  • Güzelyurt 25 °C
  • İskele 27 °C
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 24 °C

Taner Ulutaş'tan mesajınız var!

Taner Ulutaş'tan mesajınız var!
Taner Ulutaş'tan mesajınız var!

Sn. Teberrüken Uluçay, başkanı olduğun bu meclisi ne yapalım dersin? Doluya koyuyoruz olmuyor. Boşa koyuyoruz dolmuyor. Uganda mı? Tanganika meclisi mi inanın çok bilinmeyenli denklem gibi, meclisin denklemini çözedmiyoruz. Vallahi kabahat vekillerimizde değil. Kör olası şu ‘Nisap’ denen, ikide bir ortaya çıkıp, sandalyeleri altınızdan çekiveren hastalıkta. Bu nisap illeti ‘Kanser’ gibi yapmıştımı bir türlü yakayıbırakmıyor. Bence meclisin kangren olan bazı uzuvlarını kesmeli. Kestikten sonra pandoranın kutusuna hapsetmeli. Sonra o kutuyu, Güngör Çöplüğü yanındaki ‘siyasi çöplüğe ‘ gömmeli. Gömme işlemi yapılamazsa ‘Angonilere’ bakım için teslim edilmeli. Başkan, ülkesini ve vatandaşlarını düşünmeyip, ucuz işler ile uğraşan siyasiler üstüne kurulan hayallerimiz, bize pahalıya patlıyor.

**

Sn. Kudret Özersay, öncelikle Halkın Partisinin 3. Yılını bir başka deyişle 3’ncü yaşını kutlarız. Değişim sancılı olur ve zaman alır dediniz. Doğrudur, Toparlanma Harekatından bugüne kadar epey zaman geçti. Bu süre içerisinde, Toparlanma Harekatı içerisinde olmayan kırbaç ve beyzbol sopası da partiniz ile haşır neşir oldu. Yolsuzluklara, haksız kazanca, KKTC For Ever Bol Kepçe Lokantasında kazanlarını kepçeler ile dolduranlara kırmızı ışığı yakıp ‘Dur ‘ diyeceğiz sözleriniz sonrasında tıpta .DALTONİZM adı verilen Renk Körlüğüne tutulduğunuzu öğrendik. Bu nedenle kırmızı renk yerine hata yaparak ‘Yeşil’ ışığı yaktığınızı gözlemledik. KKTC gemisinin kaptanlarından birisi konumundasınız. Kaptan olarak dümeni rahat olarak çevirmeniz takdir ile karşılanıyor. Ancak Daltonizm hastalığı tehlikelidir ve dümeni çevirirken dikkat edin renkler sizi yanıltabilir. Ve soluğu ‘Mercan Kayalıklarının’ üzerinde alabilirsiniz.   

**

Sn. Ayşgül Baybars, bazı vatandaşlar, Gönyeli’de gece saat 23.00’ten sonra fuhuş yapıldığını iddia ederek, durakta bekleyen bazı kadınların yoldan geçen araçlara binip gittiklerini, bu durumun da bölgede rahatsızlık yarattığını belirttiler. Bu tür olayların yaşanıyor olmasından son derece rahatsızız. Yetkililer buralara gelip baksınlar. Bizler vatandaş olarak fuhuştan  şüpheleniyoruz. Böyle bir durum varsa önlem alınmasını istiyoruz dediler. Sn. Hasipoğlu, gece kulüplerini kapatalım da askerler mi bizi öpsün diyerek kapatmaya yanaşmadığı gece kulüplerinin tarafınızdan kapatılmaya çalışması sonrasında, galiba bizi durakta bekleyenler öpecek. Hasip amca, böyle öpmeye can kurban derken, salgın hastalıkların da cibbana çaldıklarını görüyoruz. Sn. Baybars, bir gönülde çiçek olma yerine galiba, bazı gece kulüplerini kapattıktan sonra iş hacimleri genişleyen, durakta bekleyenlerin gönlünde buket oluyorsunuz.

**

Sn. Ferdi Sabit Soyer, siz gittikten sonra yerinizi dolduracak gerçek bir ‘Nüktedan’ yetişmedi. Vallahi millet sizi özledi. Kıbrıs'ta ateşkes anlaşması bile yoktur Durum, fiili bir ateşkes durumudur.Vicdani Retçilerin sivil hizmet görevlisi olarak 1'e 1,5 veya buna benzer bir oranda yapılacak tartışmalar sonucunda karar verilmesi gerektiğini belirtirken, ister destekleyin, ister karşı çıkın ne olur bir birinizi suçlama veya ötekileştirme kültüründen uzak durun dediniz. Vallahi çokta iyi söylediniz. Sn. Soyer, bazı şeyler hayatın kuralıdır. Ne kadar uzaklaşacağım. Ne kadar artık benden bu kadar deseniz ve ne kadar o şeyden uzaklara giderseniz gidin sonunda bir gün, başladığınız yere dönersiniz. Ve bir süredir bakıyoruz başladığınız yere döndünüz. Eee hoş geldiniz.

**

Sn. Gülşah Sanver Manavoğlu, önce bu halk beyzbol sopası ile sonrada kırbaç ile dövülmeli imanızdan sonra dünde, meclis önünde vicdani red yasa tasarısı için toplanan vicdani red eylemcilerine ‘Heyecan yapmayın’ diyerek tasarının oylanmayacağını belirttiniz.  Vallahi, cilalı beyzbol sopanıza, malum yerlerde kullanılan kırbacınıza hiç bayılmamıştım. Ancak, kendine has bir üslup ile "heyecan yapmayın" gibi sözleriniz ile taşı tam da luggocuğa oturtmanıza bayıldım. Sn. Manavoğlu, vallahi içinizden bir gönül yapmak gelmiyorsa, bari birinci vitesi takarak betonorme görüntüsü veren birçok gönlü diliniz yıkmasın.

**

Sn. Aburrahman Gür, bir gazeteye yaptığınız açıklamada, devletin asgari ücreti yükseltmesi için bütçesi olması gerekir ama bütçesi yok. Asgari ücretle geçinilmiyor. Asgari ücrete çok az bir zam yapılıyor, diğer herşeye iki katı zam yapılıyor. Geçen yıl yenilediğimiz ehliyet, sigorta ücreti bu yıl neredeyse iki katına çıkmış bulunmakta. Asgari ücretle çalışan biri evlenemez, ben asgari ücretle çalışan biriyim evlenemedim dediniz. Sn. Gül, elimizle seçtiklerimizin yaptıkları icraatları cebimiz ile çekiyoruz. Seçtik ‘Ağa’ yerine koyduk. Ama Ağa’nın elinin tutulmadığını,. İstediğinde sevdiğini, istediğinde işte böyle bağırta bağırta öptüğünü unuttuk. Tecavüze uğrayan bazı kadınlar gibi tecavüzü önleyemezsek o işten keyif almaya bakacağız. Ve ses çıkartmadığımıza göre demek ki büyük keyif alıyoruz. 

**

Sn. Ayla Talik, Surlariçi Ayyıldız Mahallesi Muhtarı olarak yapmış olduğunuz açıklamada, bölgedeki yollar ve çevre konusunda çok sıkıntı yaşadığınızı belirterek yetkilere surlar içerisine göz atmalarını ve çarpıklıkları düzeltme konusunda destek vermelerini istediniz. Lefkoşa Türk Belediyesinin, elinden geleni yaptığını, sıkıntılar ve sorunlar konusunda ayrı bir telefon numarası verilerek sorunlara müdahale edildiğini ancak çevre dairesine ulaşmanın büyük sıkıntı olduğunu dile getirdiniz Duvarlara yazı yazıldığını, çamaşır asıldığını, şiddetli yağmurlarda yolları su bastığını, odun sobalarına herşeyin atılıp yakılması sonrasında çevrenin zarar gördüğünü ancak çevre dairesine ulaşmanın mümkün olmadığını söylediniz. Sn. Talik, bizim tanınmamışlığın getirdikleri ile KKTC bir yalnız treni. Maalesef bizlerde içerisinde 31 yaşında hayata gözlerini yuman ve bitiremediği franz schubert'in ‘Bitmeyen Senfonisi’ anamızı mıncıklayıp öpen Kanuni’nin Kadısı Ebu Suud efendi. Halimizi kime anlatalım dersin.

**

Sn. Hasan Sertoğlu, yıllarca bizim liglerimizden Türkiye Ligine, bedelsiz olarak alınan ve bedel istenince hınzır hınzır cevap verirken babamız yerine hep anamızı soran, Türkiye Amatör Küme yöneticileri, bukez bizim liglerimize BAL liginden bedelsiz gelen futbolcular için avazları çıkıncaya kadar bağırıyor. Türkiye Bölgesel Amatör Lig (BAL) liginde mücadele eden Görelespor,  geçmiş yıllarda Çetinkaya’dan bedelsiz transfer ettiği Eko Barine ile ilgili olarak yapılan itirazlara dudak bükerken, şimdi  Görele Kaymakamı, Erdoğan Turan Ermiş, tarafından saldırıya geçildi. Eko Barine oynatmamak için elmizden geleni yapacağız diyen Kaymakama yirmi beş kuruşa balık ekmek zamanının çoktan geçtiğini lütfen hatırlatmanızı isteriz. Abilerin istediği zaman önlerindeki eti, istedikleri gibi kesemeyeceklerini, Borun pazarının geçtiğini bugün pazartesi olduğunu, belirtmenizin yararlı olacağını düşünüyoruz. Bu kez ‘SERT’ kayaya çarptıklarını ve Hanya’nın Girit’te, Konya’nın da Türkiye’de olduğunu artık anlama zamanlarının geldiğini de böylece hatırlamış olurlar.

**

Sn. Lica Şemmedi,  sosyal medyadaki paylaşımınızda, Vicdani redciler vatan haini ise sahte çürük raporu alanlar ve bedelliler nedir acaba diyorsun. Bak Lica hanım, vicdani redciler vatan hainidir. Ama böyük böyük efendilerin, böyük milliyetçilerin çocukları askere gitmemekte hakldır. Adamların çocukları çürükse yani ne yapsınlar. Bakın bu çocuklardan birisinin gözüne, göz kapağının üzerindeki kirpiklerden bir tanesi dönerek girmiş ve onu çok rahatsız etmişti. Aldığı görme engelli raporu ile askere gitmemişti. Şimdi bu çocuk haksızmı? Yine tanıdığım büyük milliyetçilerden birinin iki oğlu da askere gitmemişti. Neden diye sorarmısınız? Bu çocuklar karanlıktan korkuyor. Korku fobisine tutuldular. Ne yani bunlarda haksızmı yani? Haaa birde çok yakın bir dostumun oğlunun ayak parmaklarından birisinetırnağı battı. Çocuk doğru dürüst yürüyemedi. Çürük raporu alarak askere gitmedi. Ne yani o da mı haksız? Bakın Fransa Kralının eşi Kraliçe Marie Antoinette’nin halka ekmek bulamazsanız kek yiyin demişti. Bu redci arkadaşlara da torpil bulamazsanız para bulun. Bastırın parayı ‘Bedelli’ askerlik yapın dememiz gerekmez mi ? Lica hanım, bu dünyada, kendisini yeni Gelin gibi gösteren, cilveler eden, kokmuş kocakarılar çoktur. Bilmem anlatabildim mi?

**

Sn. Mert Taşkın, devletin yollardaki otoritesini takmayan, hissetmeyen, yaya geçidinden geçen 2 çocuğa çarpıp kaçan 180 promil alkollü yaratıklar, trafik teröristleri ülkenin her yerindedir.İşin daha da vehameti, denetim yetersizliği, caydırıcı olmayan cezalar ile devletin bu konudaki duyarsızlığı var. Tek çare etkin denetim ve caydırıcı cezalar. Bu yaratığa, diğer trafik teröristlerine, emsal teşkil edecek şekilde cezalar verilmesini umarım dediniz. Ah be Mert gardaş, seçtiklerimiz boğazımıza takılan düğüm gibidir. Öksürsek de aksırsakta bir türlü söküp atamıyoruz. Yaptıklarına da andilla koyup , boğazdaki mehtabı seyreder gibi huşu içerisinde seyrediyoruz.

**

Sn. Barış Uzunahmet sosyal medyadaki paylaşımında 15'inde mücahit, 20'sinde komünist, 35'inde aşırı milliyetçi, 60'ında vicdani ret karşıtı olan bir kişinin iki oğlu da askerliği bedelli yapmış. Úniversiteden sonra gelip yapsalardı ya askerliği herkes gibi diyorsun.  Dürtme be barış. Ürküteceksin. Sonra büyük milliyetçiler ürkerse, memleketi kim kurtaracak?. Üniversite sonrasında bir yerlerden torpil ile sağladıkları belge ile bedelliye müracaat etseler para ödeyecekler. Böyle beleş askerlikten yırtma dururken nediye pamuk eller cebe desinler. Sevgili Barış, ağlanacak halimize kahkahalar ile gülüyoruz. Bak sana bir abi tavsiyesi. Sende yapılan bu alengirli işlere bol bol gül.  Çünkü gülmek, ağlayan gözlerin gördüğü bir mükafatır.

**

Sn. İbrahim Benter, Havadis Gazetesinin haberinde zatı aliniz vasıtası ile Elçiliğin Vakıflar İdaresine 398 Bin Törkiş Lira aktardığını yazdı. Tabi sizin de bu parayı KKTC’li çocuklar ve gençlerin sosyal kültürel ve sportif gelişiminde” harcanmak üzere Din İşleri Başkanlığı’na aktardığınız belirtildi. Perdeyi aralayıp, halının altına süpürülenler dışarı alınınca, halının altından, vakıflar ve din hizmetleri kağıtlarında ismi olan, ama nedense sportif alanda ismine ve cismine rastlanmayan Girne’de kayıtlı ASEM isimli bir dernek çıktı. Havadis Gazetesi yetkilileri, ismine yalnız sizin kayıtlarda rastlanan, ancak nedense sportif alanlarda cismine raslamadıkları ASEM’in hokus pokus ile ortaya nasıl çıktığını merak ediyor. Vallahi gazete yetkilileri bizde bir hokus pokus yapalım derken, birden ortaya T.C. Lefkoşa Büyükelçiliği Kalkınma ve Ekonomik İşbirliği Ofisini çıktı. Vallahi bir hokus pokus bende yaparsam ve kahve falına bakarken, Ak mı desem? Pak mı desem tez vakitte bu işin, okullarda kuran ve Arapça dersi veren İmamlar tarafından, aklanıp, paklanacağı görülüyor. Sn. Benter, hayatın bazı püf noktaları vardır. Eğer sen bunlara dikkat etmezsen, ömrünün geri kalanını, ‘tüh’ noktalarında geçirirsin. Unutma.

**

Fıkra

Genç kadın iş bulmak için hiçbir çaba harcamayan kocasına çok kızıyordu.

Ama kocasının umurunda bile değildi.

Kadın bir gün nihayet

-“Daha fazla dayanamayacağım... Utanç içindeyim!..” diyerek patladı, “...

-kiramızı babam, mutfak masraflarımızı annem karşılıyor.

Bizi kızkardeşim giydiriyor, arabamızın masraflarını da halam karşılıyor.”

Adam yattığı yerden karısına

-“Bence de utanmakta haklısın hayatım” dedi,

-“İki erkek kardeşinden yıllardır hiçbir şey göremedik!..

**

Günün sözü

gunun-sozu-032.jpg

**

Günün fotosu

gunun-fotosu-118.jpg

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler