• BIST 99.547
  • Altın 236,918
  • Dolar 6,1013
  • Euro 7,1788
  • Lefkoşa 27 °C
  • Mağusa 27 °C
  • Girne 28 °C
  • Güzelyurt 25 °C
  • İskele 27 °C
  • İstanbul 22 °C
  • Ankara 26 °C

Taner Ulutaş'tan mesajınız var! 24 Temmuz 2018

Taner Ulutaş'tan mesajınız var! 24 Temmuz 2018
Taner Ulutaş'tan mesajınız var! 24 Temmuz 2018

Sahibine Mesajlar

Sn. Meral Akşener, başarısız çıktığınız seçim sonrasında demokrasi gereği parti başkanlığından istifa ettiğinizi açıkladınız. Bu davranışınız bize Tony Blair ile Tatcher’i hatırlattı. İstifanız, 28 kez seçim kaybeden, 32 kez sandıkta dayak yiyen. 58 kez de seçim sonrasında Üsküdar’ı geçtikten sonra Beykoz sırtlarında dörtnala giden atın çıkardığı tozu ‘Andilla’ koyarak seyreden Kemal Kılıçdaroğlu’na örnek olsun diyorlar. Da, Kemal bey de öyle bu kadarcık seçim kaybetmekle istifa olmaz.2 milyon kez seçim kaybettikten sonra istifa etme fikri doğar. 3 milyonda, genel kurula götürülür. 4 milyonuncu kez de istifa edilir diyor. Vallahi Kemal bey haklı. İlk seçiminde meclise 40 küsur milletvekili sokmakla iyi bir izlenim bıraktığınız siz başarısızım derseniz, Kemal Beye birilerinin artık ‘Yolcudur Abbas, bağlasan o makamda durmaz demesi gerekir.

**

Sn. Cenk Özdağ, Ve Batuhan Özdağ iyi yetişmiş bir ekonomist ve siyaset bilimci olarak KKTC nitelikli işsizler ekibinde hak ettiği yeri başarıyla alır. Yolun da bahtın da açık olsun oğlum. Not: Cübbe kiralıktır, iki saat için 40 pound bayıldık diyorsun. Sevgili Cenk kusura bakma, otelleri emsal alarak, sizin yerinize iyi yetişmemiş olsa bile Türkiye’den Ekonomist ve Siyaset Bilimci getirdik. . İşsizsiniz ve bir başka deyişle cepte para mafiş. Sıçan düşse başı yarılır. Tamam, da 40 poundu birilerine öksürmeden önce bize haber yollasaydın. Bir abilik yapıp sana cübbeyi 20 pounda kiralardık be oğlum. Bu arada birileri siz yetişmiş gençler için Avustralya’da iş olanağı sağlayıp ev bile veriyor. Yol parasını da ödeyerek sizi göndermeyi taahhüt ediyor. Yalnız bir şartları var. 20 sene Kıbrıs adı verilen coğrafyada görülmemeniz gerekiyor. Hadde hayırlı yolculuklar demeden Sevgili Cenk en zor günlerini tek başına atlattıysan, sonrasında kimseye eyvallahın olmaz. Efendileri boş geç derim.

**

Sn. Serkan Kızılkaya,  Genç Bakış programında yaptığın açıklamalarda, Kıbrıs’a iş yapmak için 4 kez gittim. Haluk Ulusoy ile Toplu taşımacılığa soyunduk. Hala izin çıkmadı. 4 AVM kuralım dedik androş (Takoz) koydular. Gazinocu ol cebine ayda 2 milyon para koyalım, arsa tahsis edelim dediler. Biz yok Kumarhane işletme yerine enerji yatırımı yapacağız dedik 2 sene karar çıkmadı. Tabi bunda suç Türkiye hükümetlerinindir. Kıbrıslı bir iş adamı ile yatırıma başladık. Rüzgâr türbünü ile alakalı Çine gittik. 28 milyon Euro yatırım yaparak 1dolar 15 sente mal edeceğimiz elektriği, devlete 20 sente satacaktık,  Türkiye’den gelen talimatta hiçbirşey yapmayın denildi. Engelleyici olan Kıbrıs hükümeti değil, bu durum Türkiye hükümeti ile alakalı. Hem orda iş yaptırmıyor hemde fırça atıyorlar dediniz. Sn. Kızılkaya, Anamızdır hem öper hem döver. Ama ne hal ise bizi hep fena öpüyor. Ondan sonra eşek sudan gelinceye dek dövüyor.  Anamız ile ilgili hep pembe hayaller kurduk. Ancak o hayaller gerçek gibi hep canımızı acıttı.

 **

Sn. Özdil Nami, yapmış olduğunuz açıklamada, yasanın size sorumluluk yüklemesinden dolayı  tarifelerin düzenlenmesinin şart olduğunu söylediniz. Ayrıca açıklamanızda geçmiş hükümetin 66 Milyon TL’yi zamlara yansıtmadığını bu nedenle halkın elektrik zammından kurtulduğunu ima ettiniz. Hacı amca, be ama harup ağacından mamul, halis Kıbrıs Zeytinyağına bulandırılmış, gıynıksız zam kazığı nedeni ile iskemleye oturamıyoruz. 66 Milyonu buhar edenlere de suiistimal gazığını bağırta bağırta geçireydiniz da o da eksik galmasaydı. Biz İskemleye oturamamanın ağrısını çekerken onlarda yürüyememenin acısını çekseydi diyor. Sn. Bakan, deveye yüz verdiler 9 dükkân yıktı. Kıb-Tek’te bazılarına yüz verdiler, 9 milyonu buhar, 66 milyonu da toz ettiler. Bugüne kadar hep biz farklıyız dediler. Lütfen onlara farkınız ne? Sizi babanız mı doğurdu diye sorarmısınız?

**

Sn. Nidai Güngördü, Usame Bin Ladin’den ABD’nin çektiğinden beş beterini sen piknikçilerden çekiyorsun. Orman Dairesi’nin tasarrufunda bulunan Girne Boğaz Piknik Alanı’nda piknikçilerin bıraktığı Güngör Çöplüğüne eş değerdeki çöpü başkanı bulunduğun Girne Belediyesine bağlı temizlik şubesi yaparak, piknik alanından dolu dolu 130 büyük çöp poşeti topladı.  Sn. Güngördü yaptığınız açıklamada, vatandaş çöpünü yere atsın, işçiler temizlesin düşüncesinin doğru olmadığını söylediniz. Da, bizim Haşmet amca, kültürü bardağın dibinde cebelleşen ve bir parmak kadar kalan insanların bunu anlayacaklarını sanmam diyor.

**

Mehmet Emin Sönmez ve Osman Sirkeci, Girne Cambulat Sokak’ta sakin yaşlı bir kadının evine girerek hem parasını çaldığınızı hemde ‘Prezervatif getir, yatağa yat” diyerek onu taciz ettiğinizi öğrendik. Mahkemedeki açıklamanızda, içki içtik sarhoştuk diyorsunuz. Habibe Teyze, KKTC’de yaşayan insanların güvenliğini sağlamak için geldiğiniz ülkedeki insanların güvenliğini siz yatakta mı sağlıyorsunuz?  Eskort evi zannettik dediğiniz evin gözünüz kör olmasın. Kapıdaki numarayı da mı görmediniz? Namroname de gabse allah kahretsin yaşlı kadın belki anneniz belki de neneniz yaşındadır. Bundan da mı utanmadınız diyor. Hacı amca ise inşallah bu dingillerin fazlalıkları budanır da onlar da millet de rahat eder. Biz bunları adam sandık Madam çıktılar diyor.

**

Sn. Erkut Şahali hellim konusunda çok kritik bir eşikte bulunulduğunu söyleyerek, gerek damızlık hayvan sayısını gerekse küçükbaş süt miktarını artırmak açısından sürülerin ithal hayvanlarla takviye edilmesinin, hellim tescili noktasında ciddi bir problem yaşatabileceğini vurguladınız. Hem hastalık kontrolü bakımdan taşıdığı riskler nedeniyle, hem de yerel sütün yerelliğinin olumsuz etkileneceği tehlikesinden hareketle, canlı hayvan ithalatının şu an için gündemde olmadığını açıkladınız. Sn. Bakan ‘Ağanın’ eli tutulmaz. Ağanın pohunun üstüne poh da edilmez. İthal süt ve ithal hayvan ‘Yasah Hemşehrim’ diyerek kesin ve atın. Haaa, eskiden gelen adetlere göre ‘Ana ‘nın sözünden çıkamazsanız o zaman pardon büyük lokma yeme yerine büyük söz söyledim deyin ve yola devam edin.

**

Sn. Doğukan Ulaç, son zamanlarda acıdan kan damlayan yüreğimizi başarınız ile serinlettiniz. Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi (TMOK) tarafından bu yıl 30.'su organize edilen Samsung Boğaziçi Kıtalararası 6.5 kilometrelik Yüzme Yarışını, birincilik ile bitirdiniz. Adetlerimizdendir, hep 41 kere maşallah deriz ama bu kez sana 30 kere maşallah derken inşallah bu 30’u 41 kereye döndürüveririz. Sevgili Doğukan büyük insanların gayeleri, diğerlerinin hevesleri vardır. Maşallah ilk adımları atmaya başladın.

**

Sn. Ali Kismir sosyal medyadaki paylaşımınızda, bir haftadır üzerimizden 5-6 tane savaş uçağı geçeceğine keşke bugün 1 tane yangın helikopteri geçseydi de ciğerlerimizde yanan ateşi su ile söndürseydi. Öncelik meselesi. Kimilerinin önceliği insan ve doğadır, kimilerinin ise milliyetçilik ve şovdur. Sanırım bizimkilerin önceliğinin ne olduğunu yazmama gerek yok!.. Sevgili Ali, sen gelen suyun tonu kaç paradır herhalde bilmiyorsun. Senin ciğerinin ateşini söndürmek için helikopterlerin kullanacakları su geçen savaş uçaklarının sarf ettiği yakıttan daha pahalıya gelir. Ebuzittin amca, söyleyin o Ali ovlucuğuma, otursun oturduğu yerde da 7 TL tonu su ile ne ciğer nede ciğercik söndürürüz diyor. Sevgili Ali, tabiki ateş kes içerisinde olduğumuzu birileri bize uçaklar ve tanklar ile hatırlatacak. Maceralar ve savaşlar bittiği zaman bilirsin  “kahramanlar” ve büyük milliyetçiler işsiz kalırmış.

**

Sn. İki Toplumlu Barış İnisiyatifi bireyleri, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin görevlendirdiği geçici Kıbrıs Özel Danışmanı Jane Holl Lute ile görüşmesi sırasında, Cumhurbaşkanlığı önünde çözüm lehinde eylem yaptınız. üç dilde “Çözüm ve Barış Hemen Şimdi” yazılı pankartı da açtınız. Tabi bu hareketinizle ‘Fincancı katırlarını ‘ da ürküttünüz. Şimdi ürken katırlar, böyük böyük Milliyetçilerin 40 yıldır, Vatan, Millet, Sakarya diye nutuk atmalarına karşılık aldıkları dönümlerce tarlalara girecekler. Orada ne varsa mideye indirecekler. Bir yerlerden hortum ile ceplere akanlar çeşme kapanacağı için duracak. Bu insanlara yazık olmayacak mı? Halbuki, bedelini ağır ödediğimiz bu hayata, bazılarına bir bardak çay, birkaç mısra vatan millet Sakarya tüten şiir ve kocaman bir eyvallah yakışır.

**

Sn. Tamay Soysan, Kıbrıs Türk. Telekomünikasyon Çalışanları Sendikası (Tel-Sen) Başkanı olarak size Perşembe’nin gelişinin Çarşamba’dan belli olur sözünü hatırlatmak istiyorum. Kıb-Tek ile ilgili yapılan girişim sonrasında sanırım sıra size gelecek. Özerkleştirme yok yok özelleştirme derken birde bakarsınız özelleştirmenin kapsama alanına sizi de almışlar.  Sn. Soysan, daha öncede belirtmiştim. Politikacıların özelleştirme olmaz sözüne inanmayın. Çünkü Politikanın sözlük anlamını 25 maddede açıklayan sözlüğün 5 maddesinde Politikanın sözlük anlamı şöyle ifade edilir. Poli: ''bir çok'', tika: ''yok edici '' anlamına gelirmiş. Dikkat edin özelleştirilmeyeceğiz diyerek size söz veren siyasetçiler telefon dairesini yok edecek.

**

Sn. Salih Hafiz, Sağlık Bakanlığı, Başbakanlıkta basın bölümü derken, tam verimli olduğun çağda seni genç yaşta emekliye ayırdılar. Aman bir kenarda otur, maaşı al ve keyfine bak imasında bulundular. İstisnasız her atandığın dairede başarılı işlere imza attın. Turuncuyu seversin diye seni yeşile, güneşi seversin diye seni gölgeye mahkum etmeye çalıştılar. Ancak içindeki partine duyduğun sevgiyi yok edemediler Bak sevgili Salih, hayatın bazı püf noktaları vardır. Eğer sen bunlara dikkat etmezsen; ömrünün geri kalanını, ‘tüh’ noktalarında geçirirsin. Şimdiye kadar partin içerisinde bir gönülde bir çiçek olma yerine birçok gönülde buket oldun. Duruşa devam.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler