• BIST 95.182
  • Altın 268,030
  • Dolar 5,8080
  • Euro 6,6160
  • Lefkoşa 24 °C
  • Mağusa 25 °C
  • Girne 25 °C
  • Güzelyurt 21 °C
  • İskele 25 °C
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 16 °C

Taner Ulutaş'tan 'Sahibine Mesajlar'

Taner Ulutaş'tan 'Sahibine Mesajlar'
Taner Ulutaş'tan 'Sahibine Mesajlar'

Sahibine Mesajlar

Sn. Mustafa Akıncı, Doğu Akdeniz’deki zenginliklerin adil biçimde paylaşılması gerektiğini ve Doğu Akdeniz’in bir barış havzası haline getirilebileceğini, yaşanan gerginliği arzu etmediğinizi belirttiniz. Ayrıca bizlerin gerginlik ve çatışma siyaseti istemediğimizi Gerginlik, barış ve uzlaşma istediğimizi söylediniz. Söylemesine söylediniz de, köşede saklanıp, pusuda bekleyen savaş heveslileri, şimdi mal bulmuş Mağribi gibi bunun üzerine çöreklenip, sizi korkaklık ile suçlayacaklar. Savaşsız ve insanların ölmeyeceği bir yaşamı benimsemeniz nedeniyle sizin için bakın Akıncı, ödleğin tekidir. Korkudan neredeyse üzerine edecek sözlerini, binini bir paraya tezgaha koyup satışa arz edecekler. Sn. Akıncı,  gökten Hülya Avşar yağsa, bizim başımıza, savaş goygoycuları düşer

**

Sn. Erhan Arıklı, Mecliste yapmış olduğunuz konuşmada,  FETÖ konusunda soruşturmanın ne durumda olduğunu sorarken, 6 yıldır poliste terfi yapılmadığını ve polisin içinde büyük huzursuzluk yaşandığını belirttiniz. Ülkedeki suç oranının yüksek olması nedeniyle cezaevinin kapasitesini aştığını ve kısmi affın gündeme getirilebileceğine de vurgu yaptınız. Sn. Arıklı, polisin emeklilik hakkını vereceklerini söz verdikten sonra unutkanlık hastalığına tutulanlardan polisi hatırlamaları beklemek abesle iştigal etmektir. Emekli olanlar nedeniyle sayı itibarı ile dibe vuran ve hafif sıklet boksör görüntüsü veren polisin, suç oranı tavan yapan ülkede, ağır sıklet boks şampiyonu görüntüsü veren suçluları, ringde nakavt etmesi sanırım safdillik olur.  Başkan, bugünkü yasalarımız, büyük sineklerin delip geçmiş olduğu, küçüklerinde takılıp kaldıkları örümcek ağına benzer. Ne dersin?

**

Sn. Kudret Özersay, siz daha önceki hükümette görev almamanız nedeniyle, 4’lü koalisyon hükümetini eleştirmek ve becereksizlik ile suçlamak, ‘Ananızın Ak Sütü ‘ gibi helalinizdir. 4’lü koalisyon hükümetine dışardan tavsiyelerde bulunmanıza karşın bu tavsiyeleri yerine getirmemeleri doğal olarak, özellikle Mali Protokol çerçevesinde ülkenin çöküntüye uğramasına neden oldu. Sizin de belirttiğiniz gibi içinde olmadığınız 4’lü koalisyon hükümetinin, mali politikaları bağlamında, Angara Cumhuriyetine güven vermemesi nedeniyle, hükümet tumba oldu. Halbuki el bağlayıp, başlarını emme basma tulumba gibi bir öne, bir arkaya sallamaları halinde hükümetin tomofili tumba olmayacaktı. Hatçe Teyze, yahu arkadaşlar, dün Ret Kit filmini seyrediyordum. Daltonlar ile Ret Kit düello yapıyordu. Jo Dalton, Avarel Dalton derken dördüncünün adını unuttum. Bir bilen bana hatırlatırsa sevinirim dedi.

**

Sn. Sıla Usar İncirli, yapmış olduğunuz açıklamada, 2006 yılından bu yana kamuda engelli istihdamı yapılmadığını söylediniz. Ve engelli bireylerin özel sektörde istihdam edilmesi konusunda geçen hükümet döneminde çeşitli çalışmalar yapıldığına işaret ettiniz.  Bu ülkede mutlu yaşamanın herkes kadar engelli bireylerin de hakkı olduğunu dile getirdiniz. Sn. İncirli, bugüne kadar iktidara gelmiş hükümetler, nedense gözlerindeki kapkara gözlükleri çıkartmayı düşünmediklerinden dolayı engelli vatandaşları göremedi. Parti başkanları ile ilçe başkanları ile parti ileri gelenlerinin, kayınçosunu, baldızını, eşlerinin kardeşlerinin çocuklarını bir yerlere sokuşturmaktan, engelli vatandaşlara yardım konusunda zaman bulamadılar. Ayşaba,  Allah bunlara yürü ya kulum derken, bizler arabamızı sattık. Birileri engelli vatandaşlara desteği öğrenebilmek için ilk önce düşünmeyi öğrenmelidirler. Tabi o yetenekleri varsa diyor.

**

Sn. Emine Dizdarlı, Yüksek Yönetim Denetçisi (Ombudsman) olarak,  Merkezi Cezaevi Müdürlüğü’nde IV. Derece Erkek Gardiyan Eri olarak görev yapan Hasan Onbaşı’nın, başvurusu üzerine hazırladığınız raporda, Merkezi Cezaevi Müdürlüğü’nün hastalık raporu, mazeret izni ve izinlerin kullanımı ile ilgili uygulamalarının hatalı olduğunu, herhangi bir yasal zemini bulunmadığını belirttiniz.  Sn. Dizdarlı, Merkezi Cezaevi New York’un, Harlem bölgesine benziyor. Orada ne ararsanız var. Merdiven isterseniz alası bulunur. Duvara dayayıp, elinizi, kolunuzu sallayarak bay bay diyebilirsiniz. Veya kafa bulmak için envayi türde kafa bulucu emrinize amadedir. Gariyanlar nöbette uyumasın diye, fare, haşarat, bit ve pire onlara nöbet yerinde arkadaşlık yapıyor. Belinizde kayma mı var? Koridorların sert zeminleri ne güne duruyor. Haaa orada yok yok derken, sadece bir şeyin olmadığını söylemeyi unuttuk. Eline sihirli değneği alarak orasını düzeltecek bir yetkili yok. Sn. Dizdarlı, cezaevinde,  Ölü imparator olup iyi yönetememekse, bence iyi bir dilenci olmak daha iyidir.

**

Sn. Barış Mamalı, sosyal medyadaki paylaşımınızda, beyni afyonlaşmış bazı Milletvekilleri laf ebeliği yaparak, ‘KKTC’ yalanına halkı inandırmaya çalışıyor. Millet hala ahmak mı? diyorsun. Sn. Mamalı, insanlar alışkanlıklarının esiridir. Bazı vekiller laf ebeliğini alışkanlık haline getirirken, vatan, millet, sakarya nurlu ufuklar kitabı yazarları da maşallah malı götürüyor. Bazısı laf ebeliği yaparken, bazıları da kafayı emme basma tutlumba gibi sallayıp, ‘Yes Sir’ tekerlemesini sık sık yapıyor. Ayşaba, büyük adamların hatası, güneş tutulmasına benzer.  Onları herkes görürken tek onlar göremez diyor.

**

Sn. Olgun Amcaoğlu, çiçeği burnunda,  Maliye Bakanı olarak çıkmış olduğunuz, Diyanellos Sigara Fabrikasından bozma,  Meclis-i Mebusanın  kürsüsüne çıkarak ekonomik protokollerin amacının kendi ayaklarımız üzerinde duran bir sistem yaratmak olduğunu belirttiniz. Ayrıca yapısal dönüşümü sağlamak için Türkiye’nin know-how’ına ihtiyaç olduğunu vurguladınız. Ve gerekli reformların yapılacağını söylediniz. Sevgili Olgun, hafızam beni yanıltmıyorsa, 1986-1987 yıllarıydı. Türkiye’de ANAP ve Özal dönemiydi. Türkiye’nin yine know –how’ına ihtiyaç duyulmuştu. Know – how’ı Sanayi Holidinge ait 99 fabrikayı kapatarak kazandık. Daha sonra bize bavul ticareti uygun görüldü. Bavullar ellerimizde kalınca bukez turizm yapacaksınız denildi. Uçak biletlerinin Stratosferde gezmesi nedeniyle, cebi şişkin kumar turizminden öte mesafe kat edemedik. Haa birde 3 ‘K’ şerefine nail olduk. Kara para, kadın ticareti ve kumar, adayı suç katmanına uçurdu. Hacı amca hayırlı know – howlar diyor

**

Sn. Fazilet Özdenefe bugün mecliste dikkatli izleyene ince mesajlar vardı. Sn. Fikri Toros’un ekonomik protokol İle ilgili detaylı sorularına muhatap bakanın yeterli cevabı veremediğini düşündüğünden olsa gerek, Sn Özersay da kürsüye çıkıp cevap verme ihtiyacı hissetti.; özet olarak Sn Erhürman’ın Başbakan iken söylediklerini teyit etti dediniz. Sn. Özdenefe,  Konuşma bir kadının etekliği gibidir. İlgiyi sürdürebilecek kadar kısa olur, konuyu da kapsayabilecek kadar uzun olması gerekir. Etek delik deşik olursa, ne ilginin kısalığı, nede konunun uzunluğu kalır. İşte böyle kem küm edilirken apışıp kalınır.

**

Sn. Ali Yeltekin, Kıbrıs Türk Ofis Banka Sigorta ve Ticaret Çalışanları Sendikası (BASS), başkanı olarak, Li-Koop Ltd. ile Çağ Sen Sendikası arasında imzalanan toplu iş sözleşmesinin "yetkisiz ve yasa dışı olarak imzalandığından" yargı kararıyla durdurulduğunu açıkladınız. Ayrıca, Li-Koop Ltd. Yönetimi, başta yönetim kurulu başkanı kızını, diğer bir yönetim kurulu üyesi de oğlunu münhalsiz Li-Koop Ltd’te işe almayı marifet saydı ifadesinde bulundunuz. Sn. Yeltekin, sanırım siz Milattan önceki devirde kaldınız. Ayşaba şimdiki devir Milattan sonra devridir diyor. Milattan önce bal parmak yalanmak suretiyle yenirken, Milattan sonraki devirde artık parmak, marmak kalktı. Bal kepçe ile mideye indiriliyor.  Başkan bizler bu ülkede istediğimiz kadar uğraş verelim. Mümkün değil yengeçin yürüyüşünü değiştiremeyiz.

**

Sn. Hakan Aksoy, Girne’deki kuyumcu soygununun sonrasında,  Soygunu gerçekleştiren iki İranlı’nın Ercan Havalimanı’ndan elini kolunu sallayarak çıkmasının ardından, Girne Adli Şube Amirliğini yaptığınız görevinizden alınarak yerinize, Lapta Bölge Müdürü Aslan Coşkun’un getirilmesi ve sizin de Lapta Bölge Müdürlüğü’ne atanmanız sanki suçluların, sizin bir ihmaliniz sonrasında kaçtıkları intibaı uyandırdı. Birileri hedef şaşırtmak için sizi target yaparken, eskilerin ünlü kaçağı ‘Mida’yı yakaladık havasını yaratmaya çalıştı. Sn. Aksoy, birileri birisine çamur atarken çok dikkat etmeli. Çünkü çamur atanın eline, mutlaka bir miktar çamur bulaşır. Ve unutmayın,  elinde çekiç olan kişiler, her şeyi kafasına vura vura çakabileceği çivi zannederler.

**

Sn. Biray Hamzaoğulları KKTC’nin unutulan bölgesi Karpaz ile ilgili Mecliste yaptığınız konuşmada, Bafra’daki otellerden, İskele’ye kadar olan yolun yürünmez hale geldiğini belirttiniz. Kaleburnu’nda bir petrol istasyonu izninin konusunun yanısıra, Yenierenköy’deki kaymakamlık binasının ikinci etabının durumunun da hangi aşamada olduğunu sordunuz. Ayrıca, Pamuklu köyünün dört yol kavşağında hastane yapılması konusunda gerekli adımların atılmasını isterken, Mehmetçik Ortaokulu’nun liseye dönüştürülmesi gerektiğini de söylediniz.  Sn. Hamzaoğulları, söz konusu Karpaz’dır. Telefonu elinize alınız. Birinci tuşa basarak dilekçenizi kayıt ettiriniz. Sonrasında ikinci tuşa basarak baba ve anne adını söyleyiniz. Karşınıza çıkan tele sekretere karpaz ismini verdikten sonra 3’ncü tuşa basarak söz konusu isteklerinizi sıralayınız. 4’ncü tuş bekleme tuşudur. Çıkmaz ayın, çıkmaz haftasının son Perşembe günü yani 31 Şubat’ta size dönülecektir sözünden sonra lütfen telefonu kapatınız ve bekleyiniz.  

**

Sn. Salih Kanal sosyal medyada Muhtar Ömer Meraklı’ya verdiğin cevapta, 15 aylık dönemde, KIB-TEK düzgün yönetildi. Yolsuzluklar ortaya çıkartıldı ve çıkartılmaya devam ediyor.  15 aylık koalisyon döneminde görev yapan genel müdür tarafından bu hırsız çalışan polise verildi. Tarihlere dikkat ederseniz  paraları 2016 yılından beri çalıyordu.Hırsıza göz yumanları ve hırsızlığı tespit edip takip eden ve polise verenleri ayırt etmek lazım dediniz. Sn. Kanal geçmiş hükümet döneminde, kızların beyaz yatlı prenslerini beklediği gibi bizlerde halk olarak, Kıb-Tek bol kepçe lokantasında, çukur tabakları dolduranları, Adalet Ablaya teslim edilmelerini bekledik. Kızlar beyaz yatlı prenslerine kavuştu ama biz hala daha andilla koyarak sadece bakmakla kaldık

**

Günün Karikatürü

gn7.png

 

Günün Sözü

 

Hayatta herşey olabilirsin,

Fakat mühim olan

Hayatın içinde

‘İnsan’

Olabilmektir.

***

Günün Fıkrası

YAMYAMLAR

 KKTC Meslisinde  5 tane yamyam, programcı olarak görevlendirilirler. Müdürleri onlara hitaben:

 - "Şimdi burada çalışabilirsiniz. Burada iyi para kazanabilirsiniz. Ama yemek yemek icin Meclisin kafeteryasına gideceksiniz ve diğer çalışanları rahat bırakacaksınız" der. Yamyamlar hiç bir çalışanı rahatsız etmeyeceklerine söz verirler. İki hafta sonra müdürleri gelir:

 - "Çok iyi çalışıyorsunuz. Yalnız üst kattaki temizlikçi kız kayıp. Ona ne olduğunu biliyor musunuz?" diye sorar. Yamyamlarin hepsi hayır derler ve bu işle hiç bir ilgilerinin olmadığını söylerler. Müdür gidince yamyamların şefi yamyamlara döner:

 - "Aranızdan hangi maymun temizlikçi kızı yedi?" diye sorar. En arkadaki yamyam alçak bir sesle cevap verir:

 - "Ben yedim" Bunun üzerine şef söyle cevap verir.

 - "Ulan aptal! Biz 4 haftadır önce bakanlardan birkaçını. Sonra 3-5 tane Milletvekilini. Daha sonra bazı müdürleri, üst düzey bürokratları, ve bazı meclis amirlerini  yiyip duruyoruz. Kimse de boş gezenin boş kalfalarının ortada olmadığının farkına varmadı. Nasıl olsa onların bir işe yaradıkları yoktu. Bakanları, Milletvekilleri yememiz anlaşılmadı ama senin durup dururken temizlikçi kızı yemen şart mıydı?!" Ortalık allem gallem oldu. Karıştı be akılsız. Diğerlerinin farkında değillerdi. onları boş ver. Fakat temizlikçi kızın kaybolduğunu millete nasıl izah edeceğiz.

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler