• BIST 101.930
  • Altın 272,657
  • Dolar 5,6655
  • Euro 6,2669
  • Lefkoşa 25 °C
  • Mağusa 25 °C
  • Girne 26 °C
  • Güzelyurt 23 °C
  • İskele 25 °C
  • İstanbul 22 °C
  • Ankara 20 °C

Taner Ulutaş'tan 'Sahibine Mesajlar'

Taner Ulutaş'tan 'Sahibine Mesajlar'
Taner Ulutaş'tan 'Sahibine Mesajlar'

Sn. Ersin Tatar, Sn. Kudret Özersay, Ankara’nın yolları taştan, parasızlık bizi çıkarttı baştan düşüncesi ile Angara’nın yolunu tuttuğunuzu gördük. Havaalanı VİP Salonunda neşe içerisinde, gülümseyerek otururken, Kudret hocamızın yanında siyah bir çantanın, Başbakan Ersin Tatar’ın yanında da mavi bir dosyanın olduğunu gözlemledik. Siyah Çantada ve mavi dosyada ne olduğu doğrusu merak konusu oldu. Siyah çantada, Kıb-Tek, Telefon, limanlar ve Koop.iştiraklerinin, mavi dosyada da İlahiyat Fakültesi, Ankara İlahiyat Kolejinin yanısıra "Evet efendim", "7.5-8 efendim", "ha kuran kursu, ha tenis kursu efendim"in, başka versiyonlarının olup olmadığı merak edildi. Sn. Tatar, Sn. Özersay, bugüne kadar diretmeler ile hayata geçirilenler sonrasında, çürüdü sanılan tohumlardan, öyle güzel meyveler veren ağaçlar çıktı ki, görenler şaşırdı. Aman dikkat edin. Ağaç ne kadar yüksek olursa olsun bir gün yapraklarının yere düşeceğini, düştükten sonrada rüzgarın oyuncağı olacağını unutmayın.  

**

Sn. Sendikal Platform Yetkilileri, KTAMS salonunda gerçekleştirdiğiniz basın toplantısında, koalisyon hükümetinin imzaladığı protokol sonrasında, özellikle, Kıb-Tek, Telefon ve Koop. Merkez Bankası iştiraklerinin özelleştirilmesi sonrasında genel greve gideceğinizi ve KKTC’de hayatı durduracağınızı belirttiniz. Biraz nostalji yaparsak, eskiden 39 kurum, kuruluş, parti ve sendikalar ile oluşturulan sendikal platform arasında, ‘Truva Atları’ boy göstertmiş, ‘Brütüs’lerde gereğini yaparak hançerini saplamıştı. Dünkü basın toplantısında, Hür-İş, Kamu-İş ve Kamu-Sen gibi KKTC’nin önde gelen sendikaların, yetkililerinin olmadığını gözlemledik. Sn. Yetkililer, bazıları için otobüsten inecekleri yer, ilk durak olabilir. Ama halk sizin ineceğiniz yerin son durak olmasını arzu ediyor. İlk durakta inecekleri boş verin. Bunlar bizim için basit bir makinede çekilmiş fotoğraf gibidirler. Adam yerine konulup, büyüttükçe kaliten düşüyorlar.

 

Sn. Zorlu Töre, UBP’den Cumhurbaşkanı olduğunu birkez daha açıklamış oldun. Geçen seçimde aldığın feci mağlubiyetin acısı dinmeden, seçimin külleri soğumadan yeniden aday olduğunuzu söylemeniz, ve adayı Parti Meclisi yerine üyenin belirlemesini istemeniz, Woterloo’da Napolyonun, İngiliz General Welington önünde almış olduğu mağlubiyet gibi bir mağlubiyet yaşamak istemediğiniz şeklinde yorumlandı. Abdülmutallip amca, yahu arkadaşlar, bizim Zorlu, bu işi Töre işine bağlayarak, cenaze, nişan, evlenme töreni müdavimlerinden oldu. İnsanların, ma Zorlu bey bizim törene geldiydi, ona bir oycuk verelim şeklinde bir kanaat oluşturacağını düşünerek üyeye gitmek istiyor. Seçim harbi Parti Meclisinde yapılırsa, tören mören ziyaretlerinin otomatiğe bağlandığı töre möre kalmaz, Napolyon gibi sahadan boynu önde ayrılır. Bende o zaman ağlama değmez bu hayat bu kaybedilen adaylık için dökülen gözyaşlarına şarkısını keyifle dinlerim dedi.

**

Sn. Nazım Çavuşoğlu, kurmuş olduğunuz ‘Edep’ komitesi, Yaşar Ersoy’un sahneye taşıyacağı, ‘Yangın Yerinde Kabare ‘ oyununu, ‘Edepsiz’ bulmasından dolayı androş koyarak kırmızı kart göstertmişti. Bakıyoruz bu durumu haklı göstertmek için kaba yerlerinizi yırtarak başınıza takke diye geçirmeye çalışıyorsunuz. Yaratılan krizin sanat özgürlüğüyle değil siyasi rantla, üç-beş oyla ilgili olduğunu söylediniz. Ve günlerdir kamuoyunda yer alan tartışmaları, tiyatro oyununa benzettiniz. Da, Diyanellos Sigara Fabrikasında, bazı vekiller tarafından oynanmakta olan ‘Hacivat ile Karagöz’ tiyatro oyununu da yasaklayacakmısınız? Eleştirilere derinden üzüldüğünüzü ve sizlerden de bilgi alınması gerektiğini dile getirdiniz. Sn. Bakan, size başvurup bilgi istenmiş olunsaydı, kesin olarak, durun önce elçiliğe bilgi vereyim. Onlar da Ankara’ya bu bilgiyi geçsinler, TC Büyük Millet Meclisinden sonra Sn. Erdoğan’ın önüne gitsin. Sonra sinsile yolu ile cevap gelsin. Gelecek cevaba göre hareket ederiz diyecektiniz. Hatçe Teyze, peeeeee, ölme eşeğim ölme. Arpa buğday olacak. Sana yedireceğim meselesi ile bu konu ayni olacaktı diyor. Sn. Çavuşoğlu,  Hacı amca bu toplum "evet efendim", "7.5-8 efendim", "ha kuran kursu, ha tenis kursu efendim" tekerlemelerinden bıktı usandı. Ve kifayetsizliğe, yalaklığa ve toplumun hür iradesinin satılığa çıkartılmasına artık dur denilmesi gerektiğini söyledi. Do you understand.

**

Sn. Olgun Amcaoğlu, Hayat Pahalılığı artışına uyguladığınız %2’lik kesinti, Anayasa Mahkemesinin kale direğinden, bir başka deyişle ‘Barra’dan dönmüştü. Ama top kale direğinin içine vurdu ve gol sayılması gerekir diyerek, ay nazlı gelin gibi yerim dar, sonrasında da yenim dar diyerek mahkeme emrini uygulamadınız. Dönülmez akşamın ufkundayız. Vakit geç diyerek ödemeden kaçınırken, mahkeme kararı bize tebliğ etmedi ayaklarında, bu ayki maaşlar için de ayni uygulamanın yürürlüğe konacağını söylediniz. Dönülmez akşamın ufkundayım, vakit çok geç plağını ‘Voice master’ gramofununa tekrar koyarak dinliyormuşsunuz. Sn. Amcaoğlu, 4’lü koalisyonun, 7 bufor şiddetinde rüzgarından şikayet ediyorduk. Maşallah bir geldiniz pir geldiniz. 7 şiddetindeki rüzgarı, önce saatte 100 km hızla esen fırtınaya, zam, zum ve kesintiler ile de 250 km. şiddetinde esen Karayel’e dönüştürdünüz. Ayşaba, Alekko ile Caher hükümeti ile ilgili buz gibi hayallerimiz vardı. Onlar ile birlikte evlerimizi şeker gibi yapacağımızı düşünüyorduk. Ama mavro beytambal galsın, öyle bir yağmur yağdırdılar ki, ne buzdan hayallerimizi neden şekerden evlerimizi bıraktılar. Evin ne kremiti nede çatısı kaldı dedi.

**

Sn. Yenal Senin, kendi sayfandan paylaştığın açıklamanızda, Kıb-Tek tarafından alınacak olan çift yakıtlı dört jeneratörün alımına Halkın Partisi olarak karşı olmadığınızı, daha önceki 4’lü koalisyon hükümeti döneminde fizibilite raporlarının incelenerek, çevreci ve verimli enerji üretimi nedeniyle jeneratörlerin alınmasının kararlaştırıldığını belirttiniz. Halkın Partisi olarak bu kararın arkasında halen durmaya devam ettiğinize de vurgu yaptınız. Sn. Senin, mesele jeneratör alımı meselesi değildir. Mesele Kıb-Tek’in yandaşlara peşkeş çekme meselesidir. Tavuk ve penguenin kanatları var. Ancak ikisi de uçamıyor. Yalnız birisi yüzerken Kuzey Kutbunun tertemiz sularında, diğeri gagası ile eşelenir emirlerden oluşan çöp yığınlarında. Bilmem anlatabildim mi?

**

Sn. Mehmet Harmancı, Lefkoşa Türk Belediyesinin ekonomik anlamda zor bir dönem geçirdiğini belirterek belediyede çalışan sayısının 901 personelden 803’e düşmesine karşın hayat pahalılıkları sonunda işe 300 kişi yeni isihdam yapmış gibi sıkıntı yaşıyoruz dediniz. Bütçemiz sarsıntı yaşıyor. Ve Türkiye Cumhuriyeti hibe kaynaklarından uzun bir süredir diğer kurumlar gibi sizin de destek görmediğinizi söylediniz. Sn. Harmancı, kısacası, Türkçeden, Türkçeye tercüme edersem, sevgili Lefkoşa’lılar kollayın dütü, geliyor zeytin yağına bulanmış zam kazığı ile düddürüsümü demek istediniz? Haşim dayı, Evropadan geldim, kral gibi yaşayacağım, lokum gibi bu ülke diye düşünmüştüm. Allekko ile Caher hükümetinin icraatları sonrasında meğer ben ölmüşüm. Aman Harmancı gün ola harman ola sen onlara uyma. Zam kazığını yontup,zeytin yağına bulayarak hart diye bulduğun açık yerden sokma dedi.  

**

Sn. Tahsin Ertuğruloğlu, UBP Cumhurbaşkanı adayı olarak seçime katılma gibi bir düşüncede olduğunuzu anladık. Zorlu Töre’nin üyeye gidelim, orada ak koyun ile kara koyun belli olsun açıklamasına karşın, cenaze, nikah, nişan ve bilumum törenlerin müdavimleri avuçlarını yalasın. Yirmibeş kuruşa balık ekmek eskidendi. Cumhurbaşkanı adayının üye katılımı ile belirlenmesinin parti içerisinde zaten var olan kutuplaşmanın daha da artmasına yol açacağından bu işi PM’de çözelim dediniz. Ve üye seçimi ile isminizin belirlenmesi durumunda görevi kabul etmeyeceğinizi söylediniz. Sn. Ertuğruloğlu, bir başka deyişle ben atılacak bayda (Çelme) nedeniyle kaçıracağım otobüsün  peşinden koşmam demeye getirdiniz. Hacı amca, Ertuğrul ovlucuğum, birilerinde bu kadar numara varken, Sayısalı tutturmak istemelerine hiç şaşırmasın. Tamam bazıları gıdalarını fazladan almış olabilir. Ama, keşke egolarını besleyip, obez yapacaklarına, birazda beyinlerini besleselerdi diyor.

**

Sn. Gülay Bayram Çekici, son günlerde, Polis ile ilgili çeşitli söylentiler ve tartışmalar yaşanırken sizin yaptığınız kabul edilmez bu durum yakışık aldı mı? Polis Genel Müdürlüğü içerisinde mali konuların araştırılması için kurulan Mali Polis Şubesi içerisinde uzun yıllar görev yaparken, elde ettiğiniz saygınlığı, bir “bet ofisi sahibine yardımcı’ olmanız sonrasında yerinan yeksan etmeniz yalnız sizin değil, polisin itibarını da darmadağın etti. Daha önce bir akrabanızın mallarını sahte evrakla tasarrufuna geçirmekle ilgili soruşturma da küllenirken, bu son durum, pişmiş aşa su katmak ile dondurmalı ekmek kadayıfına, yaptığınız iddia edilen yardım olayı ile bir maşrappa ekşiyi boca etmek ile eş anlam taşıdı. Ayşaba, Gülay gızım kusura bakmasın ama Maşallah karakteri de ayakkabı numarası gibi oldu. Her numara var dedi.

**

Sn. Barış Mamalı, kapımı penceremi açık bırakır gezmeye çıkarım. Arabamın anahtarını üstünde bırakır ofise giderim. O kadar güven içindeyim ki ağlayacağım dedin sosyal medyadaki paylaşımında. Sevgili Barış,  kapı ve pencereni açık bırakıp gezmeye gittiğinde, 30 günlük turistin evinde cirit attığını gördüğümde aldıklarına andilla koyarak bakarım. Arabanın üstünde anahtar bırakıp ofise gittiğinde, arabanın yerinde yeller estiğine bakıp, arabanın içerisinde öğrenci adı altında geleni görünce, aaa barış nerde diye şaşıp kalırım. Günün sonunda ofisten eve döndüğünde pantolonların bile 10 yıldır buralarda otlanan kaçak-turistler ile birlikte  bay bay dediğini duyunca sevinçten göbek atarım.  Sn. Mamalı, etrafımızda olup biten her şeyden bizlerin de yetkililerinde haberi var. Ama hepsimiz hiç haberimiz yokmuş gibi davranmaktan zevk alıyoruz. Bu durumun dayanılmaz hafifliğini yaşadıkça keyfimize keyif katıyoruz.

**

Sn. Mehmet Solkanat, namı diğer Mehmet Süt. Öncelikle Lefke Teknik Direktörlüğün hayırlı ve uğurlu olsun. Lefke yönetimi seni yeniden Lefke’nin başına teknik direktör olarak getirmekle sanırım en iyi işi yaptı. Bir zamanlar futbolun ile büyülediğin, çalıştırdığın takımları başarıya ulaştırmandaki yeteneğin ile bu yılda Lefke’yi, başarıya ulaştıracağın ve ‘Kara Dağ’ geçilmez sözcüğünü ağızlarda sürekli kılacağına olan inancımız tamdır. Sevgili Mehmet, Lefke’de un var. Şekerde var. Kaliteli irmikte var. Bu yıl helvayı kıvamında pişirecek olan ‘yetenekli ustada’ var. Bana göre helvanın ortası hamur, dibi de tutmayacak. Bence helvanın tadına doyum olmayacak. Kolay gelsin.

**

gn1-001.png

gn2-003.png

gn3.png

 

gn4.png

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler