• BIST 95.213
  • Altın 284,353
  • Dolar 5,9098
  • Euro 6,5095
  • Lefkoşa 29 °C
  • Mağusa 32 °C
  • Girne 33 °C
  • Güzelyurt 28 °C
  • İskele 32 °C
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 21 °C

Taner Ulutaş'tan sahibine mesajlar

Taner Ulutaş'tan sahibine mesajlar
Taner Ulutaş'tan sahibine mesajlar

 

 

Sahibine Mesajlar

 

Sn. Recep Tayyip Erdoğan, insanlar doğar, büyür ve kaçınılmaz son olan ölüm ile tanışır. Bu durum partiler içinde geçerlidir. AK Parti doğdu, büyüdü ve istifalara bakarsak galiba yaşlandı ve miadını doldurdu. Bu kanıya nasıl vardın diye sorarsan, koskoca Cruise gemisinden kaçan farelere bakarak vardım diyebilirim. Düne kadar el bebek, gül bebek besleyip, büyüttükleriniz peşisıra gemiden tabana kuvvet kaçmaya başladı. Bir hiç oldukları zamandan alıp, yaldızlar ile süsleyip, cilaladıktan sonra belli yere getirdikleriniz, Kadirşinaslık duygusu da nedir diye sorarken, Adios Verci diyor. Ahmet Davutoğlu ve AB eski Bakanı Egemen Bağış’tan sonra, 12 yeni ismin daha bay bay demesi, AK Parti isimli Cruise gemisinde ne oluyor sorusunun sorulmasına neden oldu. Sn. Erdoğan, dün yere göğe sığdıramadıklarınız, ve makam sahibi yaptıklarınız, bugün sizi bir ‘Hoşçakal’a sığdırdı. Ne yazık ki, insanlarda fotoğraf gibidir. Ne kadar büyütürsen kalitesi o kadar düşüyor. Ayşaba, gidenleri tenzih ederek söylüyorum. 3 kuruşluk adamlara 5 kuruşluk değer verirseniz kalan 2 kuruş için sizi satarlar diyor.  

**

Sn. Nazım Çavuşoğlu, 16 yaşındaki Rum çocuğun indirdiği bayrağın edebiyatını yaparken eğitimi bazı eksiklikler olmasına karşın iyi bir yere getirdiğinizi söylediniz. Eğitim trenini rayına oturtuğunuz ve randımanlı yol aldığı şeklinde imalı konuşmalar yaparken, lastiği patlak tomofil gibi yampuri yampuri giden, alt yapısı sırıtan, 82 öğretmeni eksik, sınıfsız ve özel okullara dağıtılan öğrenciler nedeniyle eğitim treni ‘Tumba’ oldum, oluyorum diyor. Eğitimi düzeltmek için kolları sıvadığınız doğrudur. Bu nedenle eski Eğitim Nazırını örnek alarak, ‘Mektep’ler olmasaydı Maarifi çok güzel idare ederdim prensibini kendinize örnek aldınız. Bu nedenle de Hala Sultan İlahiyat Fakültesine genel koordinatörler atayarak, orarasını Türkiye’ye üstü örtülü bir şekilde pas ettiniz. Sn. Çavuşoğlu, Necmiye teyze, sizi her dinlediği zaman, ben bu bakanı asidi kaçmış soda gibi görüyorum. Şovu kimseyi rahatlatmıyor. Aksine rahatsız ediyor. Elden çıkan balon gibidir. Uçuyor, uçuyor, sonra BUMMM havası gidiyor kokusu kalıyor dedi.

**

Sn. Nidai Güngördü, Girne Belediye Başkanı olarak, siyasilerin el birliği ile içine ettiği Girne’nin bugünkü durumundan şikayet ediyorsunuz. Özellikle, nüfusun artık Girne’nin kaldıramayacağı boyutlara geldiğinden dem vuruyorsunuz. 2011’deki sayımda 73, 577 olarak ön görülen Girne’nin nüfusunun sürekli arttığını ve trafiğin bile artık çözülemeyecek noktaya geldiğini söylediniz. İktidara gelen hükümetler, Girne’nin her yönü ile içine etmek için son model araba ile süratli bir şekilde giderken, size de belediye olarak el arabası ile hadde ama bize yetiş diyorlar. Başkan, Allah yaptığın güzel işler nedeniyle sana yürü ya kullum derken, nazar edip şeytanlık yapanlara aldırma. Onların vesvesesi varsa, senin gibi iş yapma aşkı ile dolu başkanların da besmelesi var. Ayşaba çöreğin büyüğü unun çoğundan olur. Nidai Başkana hem unu dirheminan verecekler hemde çöreğin en büyüğünü yapmasını isteyecekler. Kaldı mı öyle yirmibeş kuruşa balık ekmek diyor.

**

Sn. Faiz Sucuoğlu, çalışma düzenine büyük sekte vuran kaçaklar ile ilgili affın yakında çıkacağını açıkladınız. Ayrıca yapmış olduğunuz açıklamada, 6-25 yaş arasındaki işsiz gençlerin ve işverenlerin bir araya getirileceğini, özellikle yaz tatilini değerlendirmek ya da tatilde staj yapmak isteyen üniversite ile lise öğrencilerinin Bakanlık tarafından maddi yönden destekleneceğini söylediniz. Altı ay süre ile Bakanlığa başvuru yapan işsiz gençlere 1500-1800 TL arasında maaş bağlanması yönünde çalışmaların yapıldığını da ifade ederken, Ülkenin lokomotif sektörü olan turizm sektöründe yerel işgücü istihdamının desteklenmesi ve piyasaya kalifiye eleman yetiştirilmesi için özellik lise ve üniversite öğrencisi gençlerin yaz tatilinde turizm sektöründe çalışmasının teşvik edileceğini belirttiniz. Sn. Sucuoğlu, bugüne kadar kar taneleri gibi bir birine zarar vermeden yol almasını beceremedik. İnşallah yeni projeniz sayesinde işsiz gençler ile işverenlerin bir araya gelmesi sonrasında kar taneleri gibi bir birine zarar vermeden yol almasını öğreneceğiz.

**

Sn. Zeki Çeler’in, sosyal medya üzerinden bir vatandaşa “yarım akıllı” demeniz büyük tepki topladı. Bir Milletvekili ve eski bir bakan olmanız tepkinin şiddetinin artmasına neden oldu. Toplumcu Demokrasi Partisinin ilerideki başkanı gözü ile bakılan Zeki Çeler’in, sosyal medya üzerinden bir vatandaş ile yaptığı tartışma hiç yakışmadı deniliyor. Oktan Türe isimli vatandaşa “yarım akıllı” demeniz, birçok kesim tarafından hayretle karşılanırken, Çalışma Bakanı Sucuoğlu’na yönelik eleştirileriniz sonrasında çalışma bakanlığında ayni ekip bulunuyor. Değişen pek birşey yok. Başarısızlık varsa, bu başarısızlıkta Zeki beyin payı yokmu yorumu yapılıyor. Sevgili Zeki, Ayşaba, buralarda, ortalığıbir telaştır,sarmış gidiyor. Batıda Yıl Başı,doğuda yaşama telaşı derken, bizde de sen yaptın, yok ben daha iyi yaptım kavgası almış başını gidiyor dedi.

**

Sn. Hayri Orçan,Akdeniz’in doğası en iyi korunmuş, 7 Özel Çevre Koruma yerleri arasında gösterilen Tatlısu Bölgesindeki sahil şeridinden belediye kamyonlarının, kum alınma işleminin sürmesi,bölge halkının tepkisine neden oldu. Hüsamettin amca bile Hayri başkan hadde 4 tane nesli tükenmekte olan endemit bitkilere acımadı, Caretta caretta ve yeşil deniz kaplumbağalarada mı acımadı? Kaplumbağaların üremek için kullandığı 4 tane kumsalı yerle bir etmesi, çevreyi korumakla görevli bir belediyeye yakıştımı diye soruyor. Başkan, Ayşaba,göçebelikten yerleşik hayata geçerken, iyi hoş ama bunun kirasını, elektriğini, suyunu, üstüne üstlük birde, sahil, mahil tanımayıp, çevreyi tarumar eden birde Hayri Oçan’ı olduğunu hiç düşünmedik mi diyor.

**

Sn. Şener Elcil, düzenlediğiniz basın toplantısında, okulların yine sancılı açıldığını belirterek, alt yapı eksikliklerinin büyük boyutlarda olduğunu dile getirdiniz. 114 Ana ve İlkokula yoğun öğrenci akını olduğunu ve alt yapı eksikliğinden dolayı ciddi sıkıntıların yaşanmakta olduğunu söylediniz. Özellikle, öğretmen kadrolarının eksikliği nedeniyle, Girne, Lefkoşa ve Mağusa’daki okulların sıkıntı yaşayacağını, Hem 82 öğretmen eksiği, hemde yeterli sınıfı bulunmayan okullar nedeniyle öğrencilerin sınıfsız kalmalarından dolayı okulların açıldığı daha ilk gün eğitimin aksadığını belirttiniz. Sn. Elcil, biraz nostalji yaparsak ve  okullar ve hocalar yetersiz kalacak dediğiniz günlere dönersek,  size ‘vatan haini’ madalyasını takanların çocuklarının şimdi okullara alınmaması sonrasında hangi makamdan bas bas bağıracaklarını doğrusu merak ediyorum. Hocam, her iktidara gelen buz gibi hayaller ile şekerden evler yapacaklarını söyleyip durur. Ama günün sonunda yağdırdıkları yağmur sonrasında, ne buz gibi hayalleri, nede şekerden evleri bırakırlar. Ne diyelim?

**

Sn. Osman Kurt, BRT’nin kalbur üstü haberci ve programcılarından birisi olduğun, haber dinleme ve takip etme alışkanlığı olmayan, Beşparmak Dağlarının en ücra köşelerinden birisinde kalmakta olan Hasan Dayı tarafından bile kabul edildi. Zevk ile takip edilen kaliteli programlarında, seni son zamanlarda göremez olduk. Sevgili Osman, siyaset arenasında, kafalarının içinde türlü tilkilik hesapları yaparken kuyrukları bir birine dokanmayanlar ‘Tilki’lerin gazabına uğradığın şekilinde düşünce ürünü var. Ayşaba, Osman ovlucuğuma selam söyleyin 40 Tilki, bir Kurt’un kuyruğundan bir kıl bile sökemez dedi. Bak Osman inkar etme. Baştakiler Roma’yı Neron değil, senin yaktığını, Sezar’ı da arkadan hançerleyenin Brütüs değil senin olduğunu söylüyorlar. Bu suçlar nedeniyle seni kızağa bağladıklarını dile getiriyorlar.

**

Sn. Derman Saraçoğlu, sosyal medyadaki paylaşım tam bir ders niteliğindeydi. Özür diye başladığın yazında, 60’lı yıllarda BM zırhlı araçlar ile konvoy halinde, Lefkoşa’dan, Girne’ye giden Rum konvoyu içerisindeki bir araca camden elinizi uzatıp parmak verdiğinizi dile getirdiniz. Çünkü size o çocuk halinde bu öğretildiğini belirttiniz. Ve bu davranışınız için bu yaşımda Rum kardeşlerimden özür dilerim dediniz. Sevgili Derman, özür dilemek bir erdemdir. Hele hele insanların öldüğü savaş yerine, barış için edilen özür daha büyük anlam taşır. Emperyalist güçlerin ayağımızın altına muz kabuğu koyarak, hayatımızı kaydırdığı bu Ada’da, Millet uzayda bile hayat ararken, nedense biz 50 yıldır, savaş tacirleri nedeniyle, kalitelisini geçtik, normal hayatı bile bulamadık.

**

Sn. Güven Arcasosyal medyadaki paylaşımda, 4'lü CTP-HP-DP-TDP Hükümetinden sonra kurulanUBP-HP Hükümetinde ülkede daha iyiye veya kötüye giden ne var sorusuna verdiğin cevapta, 15 ayda TL yerlerde süründü.İki kez sel felaketi yaşandı. TC den bir kuruş yardım almadan kendi yağımızla kendi ciğerimizi kavurduk. Tek kuruş alamda, Güvenlik Kuvvetleri maaşlarını dahi ödedik. Kıbrıs Türkü’nün kendi ayakları üzerinde durabileceğini gördük. Minnet etmeden." Ne istenirse yaparız, yeterki para verin " demedik. Hala daha ayni mi dedin. Sevgili Güven, Bazı hükümetleri tanıdım, asgari ücret gibiydiler. Kimlerin onlarla nasıl geçinebildiği bende hep bir soru olarak kaldı. Bizi yönettiğini sandığım bazı kişileri tanıdım. Giydikleri elbise kimine bol geldi güldürdü. Kimisine dar geldi kızdırdı. Bazı insanlar tanıdım, kaliteli İngiliz Kazmirini, basma kumaş ile ayır edemedi. Yine bazı insanlar tanıdım iş yapan hükümetler ile şov yapanları karıştırmanın dayanılmaz hafifliğini yaşadı. Bilmem anlatabildim mi?

**

Sn. Salih Hafız, yine birileri nasırına basarak seni kızdırıp, bayramlık ağzını açtırttı. UBP Genel Başkanı Ersin Tatar ile çekip paylaştığın resmin altına yazılan mesajlar belli ki seni çılgına çevirdi. Sevgili Salih, seni uzun yıllardır tanıyorum. Siyaset arenasında zigzaglar çizen. Dün arabalarının dikiz aynasına turuncu, bugün yeşil mantin, hatta yeşil, kırmızı ve turuncuyu birlikte asıp da yerine göre birini bırakan döndürekler gibi hiç olmadığına tanık oldum. Seni hep UBP’li olarak tanıdım ve hep öyle kaldığını da gördüm. Genel Kurullarda desteklediğin kişi seçilmese bile partini sevdiğin için seçilenin hep yanında oldun. Şimdi de açık yüreklilik ile özgürgün’ü destekledim ama Ersin Tatar Başkanım seçildi ve evimiz olan partimize Başkan ve Başbakan oldu. Bir partili olarak ona destek vermem gerekir dedin. Sevgili Salih, bazıları dümeni iyi çevirmek için hep kaptanlığa soyunur. Dümeni çevirdikçe çevirir. Kıvırma ustalığında ‘Asena’yı bile gölgede bırakırlar. Senin döndürek olmaman onları kızdırıyor. Boş ver tırıs gitsin.

**

Sn. Ertuğrul Yavuz,Sn Anastasiadis ve Sn.Akıncı, ben Güney Kıbrıs’a geçemem ve bir rum arkadaşımla bir restorantta oturup bir yemek yiyemem.Ama İtalya’da yada, başka bir ülkede karşılaşırsak aynı masada oturup yemek yer,sohbet edebiliriz.Lütfen ben başka ülkelerde değil Kıbrısım’da buluşmak, Güney’e geçiş hakkımı istiyorum.Lütfen anlaşınız ve benim seyyahat hakkımı veriniz. Ben Rum dostumla İtalya’da değil,Kıbrıs’tada,Güney’e geçerek görüşmek istiyorum. Bu benim insan olarak hakkımdır dediniz. Ve haklı bir istekte bulundunuz. Ertuğrul gardaş, rant peşinde koşup, bu sürer durumdan fayda sağlayanlar, bizim barış içinde kavgasız ve savaşsız yaşamamızı istemezler. Ve işte bu nedenle hem Rum hemde bizim tarafta, tomofili birinci vitezin bile yetersiz kaldığı dik yokuşa sürerler. Sizin etkiket olduğunuz yerde fiyatı biz koyarız derler. İnan bu tipler, zincire vurduğum küfürlerimin sürekli olarak zinciri ile oynuyorlar. Belki şimdi ağzım ile bunlara küfür etmiyorum. Ama inan bir yerlerim ile küfür edercesine kahkahalar ile gülüyorum.

**

Sn. Hakan Gündüz, Acil Servisteki bazı yanlış uygulamalara değinerek, Acil servis değil, tuhaflık zinciri var dedin. Hasta kalp şüphesi ile geliyor.Bypaslı, göğüs ağrısı var ama "bekleycen’’ "Sıra var" diyen ve o noktada karar veren güvenlikteki arkadaşlar var ifadesinde bulundun. Devamla, stikeri yapıştırıyor ve aciliyete karar veriyor.Başka hasta elden ayaktan geliyor, kusuyor sıçrıyor güvenlik; "Bekleycen". Sıra var diyor. Allah Düşürmesin. Rezalet diyorsun. Sn. Gündüz, biz toplum olarakı değişime uğradık ve artık gündüzleri gecelere çevirme ustası olduk. Doktoru Turizm bakanı, partimiz için en çok koşanı bakanlık müsteşarı, dayı oğlunu müdür, angoniciğin arkadaşını bölüm amiri yaptık. Aciliyeti kestiremeyen güvenlik elemanlarını hastanenin kapısına diktik. Kanat vardır kartalı padişaha, kanat vardır kuzgunu leşe götürür. Ben bizim kanatlarımızın bizi nereye götürdüğünü doğrusu çok merak ediyorum.

**

 

 

 

 

 

 

Sahibine Mesajlar

 

Sn. Recep Tayyip Erdoğan, insanlar doğar, büyür ve kaçınılmaz son olan ölüm ile tanışır. Bu durum partiler içinde geçerlidir. AK Parti doğdu, büyüdü ve istifalara bakarsak galiba yaşlandı ve miadını doldurdu. Bu kanıya nasıl vardın diye sorarsan, koskoca Cruise gemisinden kaçan farelere bakarak vardım diyebilirim. Düne kadar el bebek, gül bebek besleyip, büyüttükleriniz peşisıra gemiden tabana kuvvet kaçmaya başladı. Bir hiç oldukları zamandan alıp, yaldızlar ile süsleyip, cilaladıktan sonra belli yere getirdikleriniz, Kadirşinaslık duygusu da nedir diye sorarken, Adios Verci diyor. Ahmet Davutoğlu ve AB eski Bakanı Egemen Bağış’tan sonra, 12 yeni ismin daha bay bay demesi, AK Parti isimli Cruise gemisinde ne oluyor sorusunun sorulmasına neden oldu. Sn. Erdoğan, dün yere göğe sığdıramadıklarınız, ve makam sahibi yaptıklarınız, bugün sizi bir ‘Hoşçakal’a sığdırdı. Ne yazık ki, insanlarda fotoğraf gibidir. Ne kadar büyütürsen kalitesi o kadar düşüyor. Ayşaba, gidenleri tenzih ederek söylüyorum. 3 kuruşluk adamlara 5 kuruşluk değer verirseniz kalan 2 kuruş için sizi satarlar diyor.  

**

Sn. Nazım Çavuşoğlu, 16 yaşındaki Rum çocuğun indirdiği bayrağın edebiyatını yaparken eğitimi bazı eksiklikler olmasına karşın iyi bir yere getirdiğinizi söylediniz. Eğitim trenini rayına oturtuğunuz ve randımanlı yol aldığı şeklinde imalı konuşmalar yaparken, lastiği patlak tomofil gibi yampuri yampuri giden, alt yapısı sırıtan, 82 öğretmeni eksik, sınıfsız ve özel okullara dağıtılan öğrenciler nedeniyle eğitim treni ‘Tumba’ oldum, oluyorum diyor. Eğitimi düzeltmek için kolları sıvadığınız doğrudur. Bu nedenle eski Eğitim Nazırını örnek alarak, ‘Mektep’ler olmasaydı Maarifi çok güzel idare ederdim prensibini kendinize örnek aldınız. Bu nedenle de Hala Sultan İlahiyat Fakültesine genel koordinatörler atayarak, orarasını Türkiye’ye üstü örtülü bir şekilde pas ettiniz. Sn. Çavuşoğlu, Necmiye teyze, sizi her dinlediği zaman, ben bu bakanı asidi kaçmış soda gibi görüyorum. Şovu kimseyi rahatlatmıyor. Aksine rahatsız ediyor. Elden çıkan balon gibidir. Uçuyor, uçuyor, sonra BUMMM havası gidiyor kokusu kalıyor dedi.

**

Sn. Nidai Güngördü, Girne Belediye Başkanı olarak, siyasilerin el birliği ile içine ettiği Girne’nin bugünkü durumundan şikayet ediyorsunuz. Özellikle, nüfusun artık Girne’nin kaldıramayacağı boyutlara geldiğinden dem vuruyorsunuz. 2011’deki sayımda 73, 577 olarak ön görülen Girne’nin nüfusunun sürekli arttığını ve trafiğin bile artık çözülemeyecek noktaya geldiğini söylediniz. İktidara gelen hükümetler, Girne’nin her yönü ile içine etmek için son model araba ile süratli bir şekilde giderken, size de belediye olarak el arabası ile hadde ama bize yetiş diyorlar. Başkan, Allah yaptığın güzel işler nedeniyle sana yürü ya kullum derken, nazar edip şeytanlık yapanlara aldırma. Onların vesvesesi varsa, senin gibi iş yapma aşkı ile dolu başkanların da besmelesi var. Ayşaba çöreğin büyüğü unun çoğundan olur. Nidai Başkana hem unu dirheminan verecekler hemde çöreğin en büyüğünü yapmasını isteyecekler. Kaldı mı öyle yirmibeş kuruşa balık ekmek diyor.

**

Sn. Faiz Sucuoğlu, çalışma düzenine büyük sekte vuran kaçaklar ile ilgili affın yakında çıkacağını açıkladınız. Ayrıca yapmış olduğunuz açıklamada, 6-25 yaş arasındaki işsiz gençlerin ve işverenlerin bir araya getirileceğini, özellikle yaz tatilini değerlendirmek ya da tatilde staj yapmak isteyen üniversite ile lise öğrencilerinin Bakanlık tarafından maddi yönden destekleneceğini söylediniz. Altı ay süre ile Bakanlığa başvuru yapan işsiz gençlere 1500-1800 TL arasında maaş bağlanması yönünde çalışmaların yapıldığını da ifade ederken, Ülkenin lokomotif sektörü olan turizm sektöründe yerel işgücü istihdamının desteklenmesi ve piyasaya kalifiye eleman yetiştirilmesi için özellik lise ve üniversite öğrencisi gençlerin yaz tatilinde turizm sektöründe çalışmasının teşvik edileceğini belirttiniz. Sn. Sucuoğlu, bugüne kadar kar taneleri gibi bir birine zarar vermeden yol almasını beceremedik. İnşallah yeni projeniz sayesinde işsiz gençler ile işverenlerin bir araya gelmesi sonrasında kar taneleri gibi bir birine zarar vermeden yol almasını öğreneceğiz.

**

Sn. Zeki Çeler’in, sosyal medya üzerinden bir vatandaşa “yarım akıllı” demeniz büyük tepki topladı. Bir Milletvekili ve eski bir bakan olmanız tepkinin şiddetinin artmasına neden oldu. Toplumcu Demokrasi Partisinin ilerideki başkanı gözü ile bakılan Zeki Çeler’in, sosyal medya üzerinden bir vatandaş ile yaptığı tartışma hiç yakışmadı deniliyor. Oktan Türe isimli vatandaşa “yarım akıllı” demeniz, birçok kesim tarafından hayretle karşılanırken, Çalışma Bakanı Sucuoğlu’na yönelik eleştirileriniz sonrasında çalışma bakanlığında ayni ekip bulunuyor. Değişen pek birşey yok. Başarısızlık varsa, bu başarısızlıkta Zeki beyin payı yokmu yorumu yapılıyor. Sevgili Zeki, Ayşaba, buralarda, ortalığıbir telaştır,sarmış gidiyor. Batıda Yıl Başı,doğuda yaşama telaşı derken, bizde de sen yaptın, yok ben daha iyi yaptım kavgası almış başını gidiyor dedi.

**

Sn. Hayri Orçan,Akdeniz’in doğası en iyi korunmuş, 7 Özel Çevre Koruma yerleri arasında gösterilen Tatlısu Bölgesindeki sahil şeridinden belediye kamyonlarının, kum alınma işleminin sürmesi,bölge halkının tepkisine neden oldu. Hüsamettin amca bile Hayri başkan hadde 4 tane nesli tükenmekte olan endemit bitkilere acımadı, Caretta caretta ve yeşil deniz kaplumbağalarada mı acımadı? Kaplumbağaların üremek için kullandığı 4 tane kumsalı yerle bir etmesi, çevreyi korumakla görevli bir belediyeye yakıştımı diye soruyor. Başkan, Ayşaba,göçebelikten yerleşik hayata geçerken, iyi hoş ama bunun kirasını, elektriğini, suyunu, üstüne üstlük birde, sahil, mahil tanımayıp, çevreyi tarumar eden birde Hayri Oçan’ı olduğunu hiç düşünmedik mi diyor.

**

Sn. Şener Elcil, düzenlediğiniz basın toplantısında, okulların yine sancılı açıldığını belirterek, alt yapı eksikliklerinin büyük boyutlarda olduğunu dile getirdiniz. 114 Ana ve İlkokula yoğun öğrenci akını olduğunu ve alt yapı eksikliğinden dolayı ciddi sıkıntıların yaşanmakta olduğunu söylediniz. Özellikle, öğretmen kadrolarının eksikliği nedeniyle, Girne, Lefkoşa ve Mağusa’daki okulların sıkıntı yaşayacağını, Hem 82 öğretmen eksiği, hemde yeterli sınıfı bulunmayan okullar nedeniyle öğrencilerin sınıfsız kalmalarından dolayı okulların açıldığı daha ilk gün eğitimin aksadığını belirttiniz. Sn. Elcil, biraz nostalji yaparsak ve  okullar ve hocalar yetersiz kalacak dediğiniz günlere dönersek,  size ‘vatan haini’ madalyasını takanların çocuklarının şimdi okullara alınmaması sonrasında hangi makamdan bas bas bağıracaklarını doğrusu merak ediyorum. Hocam, her iktidara gelen buz gibi hayaller ile şekerden evler yapacaklarını söyleyip durur. Ama günün sonunda yağdırdıkları yağmur sonrasında, ne buz gibi hayalleri, nede şekerden evleri bırakırlar. Ne diyelim?

**

Sn. Osman Kurt, BRT’nin kalbur üstü haberci ve programcılarından birisi olduğun, haber dinleme ve takip etme alışkanlığı olmayan, Beşparmak Dağlarının en ücra köşelerinden birisinde kalmakta olan Hasan Dayı tarafından bile kabul edildi. Zevk ile takip edilen kaliteli programlarında, seni son zamanlarda göremez olduk. Sevgili Osman, siyaset arenasında, kafalarının içinde türlü tilkilik hesapları yaparken kuyrukları bir birine dokanmayanlar ‘Tilki’lerin gazabına uğradığın şekilinde düşünce ürünü var. Ayşaba, Osman ovlucuğuma selam söyleyin 40 Tilki, bir Kurt’un kuyruğundan bir kıl bile sökemez dedi. Bak Osman inkar etme. Baştakiler Roma’yı Neron değil, senin yaktığını, Sezar’ı da arkadan hançerleyenin Brütüs değil senin olduğunu söylüyorlar. Bu suçlar nedeniyle seni kızağa bağladıklarını dile getiriyorlar.

**

Sn. Derman Saraçoğlu, sosyal medyadaki paylaşım tam bir ders niteliğindeydi. Özür diye başladığın yazında, 60’lı yıllarda BM zırhlı araçlar ile konvoy halinde, Lefkoşa’dan, Girne’ye giden Rum konvoyu içerisindeki bir araca camden elinizi uzatıp parmak verdiğinizi dile getirdiniz. Çünkü size o çocuk halinde bu öğretildiğini belirttiniz. Ve bu davranışınız için bu yaşımda Rum kardeşlerimden özür dilerim dediniz. Sevgili Derman, özür dilemek bir erdemdir. Hele hele insanların öldüğü savaş yerine, barış için edilen özür daha büyük anlam taşır. Emperyalist güçlerin ayağımızın altına muz kabuğu koyarak, hayatımızı kaydırdığı bu Ada’da, Millet uzayda bile hayat ararken, nedense biz 50 yıldır, savaş tacirleri nedeniyle, kalitelisini geçtik, normal hayatı bile bulamadık.

**

Sn. Güven Arcasosyal medyadaki paylaşımda, 4'lü CTP-HP-DP-TDP Hükümetinden sonra kurulanUBP-HP Hükümetinde ülkede daha iyiye veya kötüye giden ne var sorusuna verdiğin cevapta, 15 ayda TL yerlerde süründü.İki kez sel felaketi yaşandı. TC den bir kuruş yardım almadan kendi yağımızla kendi ciğerimizi kavurduk. Tek kuruş alamda, Güvenlik Kuvvetleri maaşlarını dahi ödedik. Kıbrıs Türkü’nün kendi ayakları üzerinde durabileceğini gördük. Minnet etmeden." Ne istenirse yaparız, yeterki para verin " demedik. Hala daha ayni mi dedin. Sevgili Güven, Bazı hükümetleri tanıdım, asgari ücret gibiydiler. Kimlerin onlarla nasıl geçinebildiği bende hep bir soru olarak kaldı. Bizi yönettiğini sandığım bazı kişileri tanıdım. Giydikleri elbise kimine bol geldi güldürdü. Kimisine dar geldi kızdırdı. Bazı insanlar tanıdım, kaliteli İngiliz Kazmirini, basma kumaş ile ayır edemedi. Yine bazı insanlar tanıdım iş yapan hükümetler ile şov yapanları karıştırmanın dayanılmaz hafifliğini yaşadı. Bilmem anlatabildim mi?

**

Sn. Salih Hafız, yine birileri nasırına basarak seni kızdırıp, bayramlık ağzını açtırttı. UBP Genel Başkanı Ersin Tatar ile çekip paylaştığın resmin altına yazılan mesajlar belli ki seni çılgına çevirdi. Sevgili Salih, seni uzun yıllardır tanıyorum. Siyaset arenasında zigzaglar çizen. Dün arabalarının dikiz aynasına turuncu, bugün yeşil mantin, hatta yeşil, kırmızı ve turuncuyu birlikte asıp da yerine göre birini bırakan döndürekler gibi hiç olmadığına tanık oldum. Seni hep UBP’li olarak tanıdım ve hep öyle kaldığını da gördüm. Genel Kurullarda desteklediğin kişi seçilmese bile partini sevdiğin için seçilenin hep yanında oldun. Şimdi de açık yüreklilik ile özgürgün’ü destekledim ama Ersin Tatar Başkanım seçildi ve evimiz olan partimize Başkan ve Başbakan oldu. Bir partili olarak ona destek vermem gerekir dedin. Sevgili Salih, bazıları dümeni iyi çevirmek için hep kaptanlığa soyunur. Dümeni çevirdikçe çevirir. Kıvırma ustalığında ‘Asena’yı bile gölgede bırakırlar. Senin döndürek olmaman onları kızdırıyor. Boş ver tırıs gitsin.

**

Sn. Ertuğrul Yavuz,Sn Anastasiadis ve Sn.Akıncı, ben Güney Kıbrıs’a geçemem ve bir rum arkadaşımla bir restorantta oturup bir yemek yiyemem.Ama İtalya’da yada, başka bir ülkede karşılaşırsak aynı masada oturup yemek yer,sohbet edebiliriz.Lütfen ben başka ülkelerde değil Kıbrısım’da buluşmak, Güney’e geçiş hakkımı istiyorum.Lütfen anlaşınız ve benim seyyahat hakkımı veriniz. Ben Rum dostumla İtalya’da değil,Kıbrıs’tada,Güney’e geçerek görüşmek istiyorum. Bu benim insan olarak hakkımdır dediniz. Ve haklı bir istekte bulundunuz. Ertuğrul gardaş, rant peşinde koşup, bu sürer durumdan fayda sağlayanlar, bizim barış içinde kavgasız ve savaşsız yaşamamızı istemezler. Ve işte bu nedenle hem Rum hemde bizim tarafta, tomofili birinci vitezin bile yetersiz kaldığı dik yokuşa sürerler. Sizin etkiket olduğunuz yerde fiyatı biz koyarız derler. İnan bu tipler, zincire vurduğum küfürlerimin sürekli olarak zinciri ile oynuyorlar. Belki şimdi ağzım ile bunlara küfür etmiyorum. Ama inan bir yerlerim ile küfür edercesine kahkahalar ile gülüyorum.

**

Sn. Hakan Gündüz, Acil Servisteki bazı yanlış uygulamalara değinerek, Acil servis değil, tuhaflık zinciri var dedin. Hasta kalp şüphesi ile geliyor.Bypaslı, göğüs ağrısı var ama "bekleycen’’ "Sıra var" diyen ve o noktada karar veren güvenlikteki arkadaşlar var ifadesinde bulundun. Devamla, stikeri yapıştırıyor ve aciliyete karar veriyor.Başka hasta elden ayaktan geliyor, kusuyor sıçrıyor güvenlik; "Bekleycen". Sıra var diyor. Allah Düşürmesin. Rezalet diyorsun. Sn. Gündüz, biz toplum olarakı değişime uğradık ve artık gündüzleri gecelere çevirme ustası olduk. Doktoru Turizm bakanı, partimiz için en çok koşanı bakanlık müsteşarı, dayı oğlunu müdür, angoniciğin arkadaşını bölüm amiri yaptık. Aciliyeti kestiremeyen güvenlik elemanlarını hastanenin kapısına diktik. Kanat vardır kartalı padişaha, kanat vardır kuzgunu leşe götürür. Ben bizim kanatlarımızın bizi nereye götürdüğünü doğrusu çok merak ediyorum.

**

Günün Fıkrası68756245_1595417717259742_3507964622621638656_n.jpg

Günün Sözü70618428_577900749412925_1856697302450700288_n.jpg

Günün Fotosu71218660_372166033673787_3185034479836069888_n.jpg

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler