• BIST 95.258
  • Altın 282,503
  • Dolar 5,8794
  • Euro 6,4915
  • Lefkoşa 20 °C
  • Mağusa 21 °C
  • Girne 23 °C
  • Güzelyurt 19 °C
  • İskele 21 °C
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 14 °C

Taner Ulutaş'tan sahibine mesajlar

Taner Ulutaş'tan sahibine mesajlar
Taner Ulutaş'tan sahibine mesajlar

Sn. Serdar Denktaş, Demokrat Parti Milletvekili olarak, Meclise Anayasal değişiklikle tüm vekillerinin dokunulmazlığının kaldırılması noktasında sunduğunuz önergenin, oylanarak reddedildiğini gözlemledik. Ayrıca vermiş olduğunuz önergergede, olayın şekillenene kadar Özgürgün’ün dokunulmazlığına ilişkin istemin ertelenmesini de istediğiniz ancak bu önerinizin de reddedildiğini öğrendik. Vermiş olduğunuz önergeye UBP-CTP-HP ve TDP ret oyu verirken, DP ve YDP’nin ise ‘evet’ oyu kullandığı açıklandı.Sn. Denktaş, Erhan Arıklı ve Bertan Zaroğlu’nun, dışında vekillerin dokunulmazlıkların kaldırılmamasını istememelerindeki korkunun derecesine korku barometremiz bozulduğu için ölçemedik. Hatçe Teyze korkunun ecele faydası yoktur derken, Ayşaba dokunulmazlık zırhının kalkması içinvekillerin işaret parmakları, Meclis-i Mebusan’ın tavanına doğru kalkmadıkça, halkın gönüllerinde gökkuşağı oluşmaz. Oğluma, bak oğulcan, öyle kadınlar vardır ki, saçlarına rüzgar bile değmemiştir. İlla seveceksen öyle bir kadını sev. Öyle vekiller vardır ki, sırf  dümen çevirmek için kaptan olurlar. 9 oyun olsa onlara bir tanesini bile verme dedi. 

**

Sn. Tolga Atakan, yapmış olduğunuz açıklamada, tüm yollara koruyucu bariyer koymak için 96 milyon 524  bin TL’ye ihtiyaç duyulduğunu belirttiniz. Ayrıca, Bütçenin %86’sının maaşlara aktarılması nedeniyle yollara pay ayrılamadığını ifade ettiniz. Araç ruhsatlarından yılda 140 milyonluk gelir elde edildiğini, radar cezalarından da yılda 14 milyon TL ile toplamda 154 milyon liranın yollara ayrılması gerektiğine vurgu yaptınız. Ve yoku var etmekten dolayı çok yorulduğunuzu söylediniz. Sn. Atakan, Abdülmutallip Fenabakar dayımız, road taks paraları böyle maaşlara akar. Bizim Atakan bakanda böyle olgunluğa erişen başakların boyun eğmesi gibi boyun bükerek giden paraların ve yolların affedici olmaması nedeniyle kaybettiğimiz canların arkasından böyle sessizce göz süzerek bakar dedi. Sn. Bakan, sigaranızı makam odasında koltukta otururken, yakıp tüttürdükten sonra bakmakla bu iş bitmez. Siz sigaranızı yakarsınız ama külü canlarını yitiren ailelerin ve halk olarak bizlerin içine düşer.Unutmayın, bağ çapa, tarlada sapan isterse ‘Kaliteli’ diyebileceğimiz yollarda tamir, bakım ve koruyucu bariyer ister. Bu nedenle paranın yollara akması için gurcalamak ister. Bir hıssa daha yapsanız diyorum.

**

Sn. Erhan Arıklı,  Hükümet küçük ortağı Halkın Partisi Genel Başkanı Kudret Özersay’ın, hükümetin büyükortağı UBP’ye şantaj yaparak, UBP eski genel başkanı Özgürgün’ün dokunulmazlığını kaldırttığını ancak dokunulmazlığın kaldırılması yönünde hiçbir UBP milletvekilinin, gönül rahatlığıyla oy vermediğini iddia ettiniz. Ayrıca siyasetin saygınlığının yerlerde süründüğü bir dönemde bu oylamayla meclisin saygınlığının da ayaklar altına alınmaya çalışıldığını kaydettiniz.HP Genel Başkanı Kudret Özersay’ın seçim propagandasını, Özgürgün’ün üzerine kurduğunu söyleyerek UBP’de genel başkanlığı ve başbakanlık yapmış bir kişi üzerinden siyaset yapılmaya çalışıldığını belirttiniz. Anayasa değişikliği yaparak bütün milletvekillerinin dokunulmazlıklarını kaldırma önerisi yaparken, “Samimi iseniz bu önergeye evet dersiniz ve hepimiz yargının karşısına çıkarız” dediniz. Sn. Arıklı, tabiki sizin tuzunuz kuru. Bu nedenle erkekseniz gelin er meydanına diyebilirsiniz. Ama tuzu kuru olmayanlarda bu iş bronzo meselesi. Birilerinin bronzosu sıkmazsa, er meydanına çıkmasını beklemeyin. Nazlı gelin gibi yerim dar, yerim dar diyeceklerini unutmayın. Sn. Arıklı, siyaset turşu suyu gibidir. Kimisinin ağzını sulandırır, kimisinin de midesini bulandırır. Ayşabanın muzipliği tuttu. Ve Midesi bulananlara normal olanın yerine, asidi kaçmış maden suyu verdi. Ancak bulantılar daha da arttı. Dikkat edin. Midedekileriüzerinize boca etmesinler.

**

Sn. Akit Gazetesi yöneticileri Atatürk’ün fotomontaj yaparak, mosmor ve kan revan içerisinde bıraktıktan sonra yayınladığınız fotoğrafı, millete yok artık dedirtti. Yok artık diyenler, bestesi ananıza nihavent küfürlü hicaz faslından, babanıza da güftesi acemaşiyan santurlu küfür makamından eserler sundu. Yok olmaya yüz tutmuş Türkiye’yi, Zümrüdü Anka kuşu gibi, küllerinden yeniden yaratan, cumhuriyetin gölgesinde tekrar yaşanabilir bir ülke haline getiren, Mustafa Kemal Atatürk’ün, bu derece aşağılanmasına çanak tutmanıza bizim Arif Hoca bile sinirlenerek, mezarından size o meşhur lafını hediye olarak gönderdi. Ayşaba, be ama bunları adam yerine koyup dikkate almayınız. Atatürk’ün çizdiği aydınlık yolu, örümcek beyinleri ile zifiri karanlığa çevirmeye çalışan örümcek beyinlilere ‘Defolu’ üretim muamelesi yapın. Atatürk, Türk harflerini öğretirken, cahalete giden yolu cazip kılanlan ve Atatürk ile Laiklik yerine bizlere şeriat yaşamı münasip görenlere yokmuş gibi davranın. Ne yapalım milletin başına Adriana Lima düşerken, bizim başımıza da örümceklerin ördüğü beyinler ile defolu üretimler düşüyor dedi. Ne demek istedi anlayamadım.

**

Sn. Hasan Balcı, Yeni Erenköy bölgesinde, Mucize Ağaç olarak özel nitelendirilen Moringa bitkisini yetiştirdiğiniz söyleniyor. “Moringa oleifera” fidanlarının değişik yerlerde yetiştirilmesi çalışmalarının da sürmekte olduğunu öğrendik. Orman Dairesi Müdürü Cemil Karzaoğlu, Hindistan’a özgü ve Asya, Afrika ve Güney Amerika’nın dört bir yanındaki tropik ve subtropikal bölgelerde yaygın olarak yetişen, Moringa oleifera ağacının, hızlı büyüyen, yaprak dökmeyen oldukça değerli ve çok yönlü bir ağaç olduğunu belirtiliyor. Ayrıca, Moringa yaprakları ve meyvelerinin, besin gücünün yüksek olduğunu ve önemli miktarda protein, vitamin ve mineraller sağladığını, Afrika’daki gıda krizinde, olağanüstü ve eşi olmayan tıbbi faydalarından dolayı “mucize ağacı” seçildiğini ifade etti. Sn. Balcı,emek ve çalışma azmi ile düzenlediğinyolunu değiştirmeden gittiğin sürece, ne kadar yavaş gittiğinin bir önemi yoktur. Yeterki, gittiğin bu yolda önce hayallerini sonra umutlarını öldürme.

**

Sn. Ayşegül Özmen Garabli, sosyal medyadaki paylaşımınızda, dün tam 5 gencecik insanı toprağa verdik. Bir tanesi yeni belamız Batı Nil virüsünden1 Tanesi kronik belamız kalp krizinden.3 Tanesi de rutin belamız trafik kazasından.2 Yavru da can savaşı veriyor.Kanserden gidenler de cabası.Hükümetin gündemi ise "dokunulmazlığın kalkması".Haspası çıksın siyasetinizin de, gündeminizin de.Bu halkın derdi artık ne yolsuzluklarınızdır ne de koltuklarınız.Çatlayana kadar yiyin, patlayana kadar da koltuklarınıza yapışın.Yeter artık yahu.Azıcık vicdan, azıcık edep.Yarın hangimiz, hangi sebepten gömüleceğiz umurunuzda mı?Oturup trafik kazalarına, sağlık sorunlarına çözüm bulacaklarına, Yok "temiz siyastmiş", yok "ihanetmiş" bunları gündem yapıp konuşuyorlar.Ne yaparsanız yapın, bu zamansız ölümlere çare üretmedikçe hepiniz kirlisiniz.hepinizin elinde de alnında da kan var.Lanet olsun topunuza dediniz. Hocanım, Bilgi sermayemdir, bilim silahımdır, sabır giysimdir, yetinmek en üstün kazancımdırdiyerek koltuğa kurulanlar, bilgi silahlarını ceplerini doldurmak için kullanıyorlar. Sabır giyisilerini küplerini hissa ederek doldurana kadar giyiyorlar. Yetinmeleri de torunlarının, torunlarına kadar yetecek dünyalıklarını düzene kadardır.Ne diyelim Allah’a don giydirdi Fellah’a demeyeceğim. Ama müsadenle Ne diyelim Allah’a müstahak etti bizi bazı ham hum şorolopçu ile siyaset tüccarlarına diyeceğim.

**

Sn. Serhat Akpınar, sanırım, GAÜ gibi ülkenin önde gelen üniversitesinin girişindeki ışıklı panosunun altına restoran ve kumarhane tabelaları konmasına müsaade edilmesi, bizlere denizin bittiğini gösterir. ‘Yok Artık’ dedirten olay sonrasında sanırım KKTC tomofilinin dingili kırıldı. Aksona gardası koptum kopuyorum diyor. Makinesi mangos etti.GAÜ olarak en iyi Üniversite ödülünü alan. KKTC ve Ülke insanı için yaptıkları ile övünç kaynağı olan bir eğitim yuvasını, restoran veya kumarhaneler ile anılmasını sağlama girişimine göz yummak sanırım aymazlık olarak nitelendirilebilir. Kirli bir ırmağı içine almak için okyanus olmak gerekir diyenlere GAÜ bir okyanus olduğu için katılırım. Ama o uçsuz bucaksız okyanusları kirletmeye kimsenin hakkı olmadığını da belirtmek isterim.Sn. Akpınar dost olarak bildiklerinizden bu konuda destek beklerken köstek olmaları sonrasında, Tanrım beni dostlarımdan koru ben düşmanlarımın hakkından gelirim cümlesi aklıma geldi. Babanın akçası, ananın bohçası yaman olursa, dost bildiğiniz başkanlar ile hükümet bireylerinin osmanlı tokatı,sanırım bu noktada daha yaman olur kanaatindeyim.

**

Sn. Özal Ziyasosyal medyadaki paylaşımında, trafik kazalarına değinerek her yıl onlarca insanımızı trafikte yitirdiğimizi ve bunun adına da ölümlü trafik kazası dediğimizi dile getirdin. Yollarda seyreden masum insanlarımızın, bazı trafik magandalarının egoları yüzünden, ailesinden ve çocuklarından, öldürülerek canice kopartıldığını söyledin. Peki bu vahşetin adı kaza mı yoksa cinayetmi diye de sordun. Biz bu ölümlü olayları hafife aldıkça, kaza diye nitelendirdikçe ve ayağa kalkmadıkça her gün ölmeye, hükümet edenler de her gün binbir mazaret uydurmaya ve günü geçiştirmeye devam edecekler dedin. Sevgili Özal, halkı koyun olan ülkelerin ya komşuları yada o ülkede yaşayan ama göz yumulan magandadan devşirme kasaplardır. Hayatın bazı püf noktaları vardır. Eğer bizler bunlara dikkat etmezsek. Ömrümüzün  geri kalanını, şimdi olduğu gibi ‘Tüh’ noktalarında geçiririz. Ve ailelerin feryatları arşa yükselirken, suyu akmayan çeşmenin bile ‘Tıss’ dediği noktada bunların sesi tısss olarak bile çıkmaz.

**

Sn. Hüseyin Cumaoğlu, sevgili Facebookcuk. Üzgünüm seni bırakıyorum.İçinde barındırdığın çok bilmişlerden, popülizmin Allah’ını yapanlardan. Manipülasyonu su ve ekmek gibi kullananlardan. Klavye arkasına saklanan sapıklardan. Kral öldü yaşasın kralcılarından. Meyhanelerden, kumarhanelerden, içki masalarından reklam yapanlarından dolayı senden sıkıldım. İyi başladın. Yararlı başladın ama kötüye ve zararlıya gidiyorsun. Herkese açık modundan, sadece ben formatına geçtim dedin. Da, ölüm ilanına, mangal partilerinin reklamına dönüştüğünü yazmayı unuttun. Facebookta bakıyorum özellikle içki masalarında herkes herkesi seviyor. 2 duble rakıdan sonra herkesin herkesi sevdiğini bilenlerdenim. Yahu biri sevecekse mangal ve içki masalarında içilen iki duble rakıdan sonra değil, beni kahvaltı masasında sevsin diyorum. Ama dinletemiyorum. Hüseyin hocam, babam sevmiş almış anamı, facebookta bazı ‘Bariyacıklar’ sevmiş facebooku, tut ettiler elimize babayı.

**

Sn. Hakkı Celal Önen, sosyal medyada yapmış olduğunuz paylaşımda, Anavatanı,Yavruvatanı anladım. Şimdilerde yeni yeni "serhat vatan/mavi vatan " söylemleri başladı. Bu ne demek diye soruyorsunuz. Sn. Önen bu Söylem değişikliğinin yeni versiyonudur. Vatan, Millet, Sakarya, Nurlu Ufuklar söylemi mürür-ü zamana uğradı. Yenilenmesi gerekirdi. Bu nedenle Türk Diline katkı amacıyla, ümmet, Allah yar ve yardımcınız olsun sözlerinin yanısıra, Milliyetçilik literatürüne, Mavi Vatan, Serhat Vatan sözleri de eklendi. Hakkı bey, bazılarıbarışın simgesi, ağzında zeytin dalı olan ve alçaktan uçan güvercin olmak yerine alçaktan uçan ‘Şahin’ olmayı ve ne bulursam parçalarım demeyi tercih ediyor. Ayşaba, Kanat vardır Doğanı padişaha götürür, Kanat vardır Kuzgunu Ieşe götürür. İnşallah padişah yerine leşe gitmeyiz dedi.

**

Sn. Arif Alasya,Sırrı Süreyya Önder’in, KKTC - TC'nin kalın barsağıdır dediğini dile getirerek, Sırrı Süreyya’nın bir kitaplık laf ettiğini belirttiniz. Paylaşımınıza gönderdiği mesajda,Erdim Halil, kalın barsak kanser olunca kesip atarlar. Kanser olmaması için iyi bakmak, sağlıklı beslenmek, huzurlu olmak, hijyen ortamda bulunmak ve daha birçok şartları sağlamak lazım diyerek ince ince imalarda bulundu. Osman Yağız Kırmızı ise mesajında, Bize, Metabolik cerrahi operasyon ile by pass lazım. Yoksa mokumuzda boğulacayık diyerek bir başka espiride bulundu. Sn. Alasya, birisini veya ananızı Platonik olarak sevmek zordur. Olgunlaşmış başaklar gibi boyun eğerek sevgilerini doyasıya tatmak istersiniz, ama kalpleri dahil onlar başkasına aittir. Ve önce ben merkezi müdavimidirler. İnsanların karakterleri onların kaderleridir ve insanlar layık oldukları hayatları yaşarlar. Bu nedenle seversiniz anayı ama günün sonunda o kalp size ait olmadığı için alırsınız babayı.

**

Sn. Ülker Mustafa, face bookdaşınız Ali’ye yazmış olduğunuz mesajda, Sevgili Ali,göstermelik dokunulmazlık oyunlarına fazla itibar etmeyin.  Aha kaldırdık ancak mahkeme onu suçsuz buldu diyecekler. Goreceksiniz, Hüseyin ÖZgürgün elini kolunu sallayarak beraat edecek.Hade hodri meydan,Tatar bey ve Özersay efendi. Afrikaya saldıran 9 kisiyi yakalayın ve hapsedin dediniz. Da birilerinin pişirdiği aşa pişmesine karşın bir kova suyu boca ettiniz. Hatçe Teyze, Afrodit’in kırmadık ceviz bırakmadığı bu fettan Ada’da bazı şeyleri göreceksiniz ama görme yeteneğinizi kaybettiğinize yatarak görmemezliğe geleceksiniz. Duyacak ama sağırlığa yatacaksınız. Dilimde arpacık çıktı konuşamıyorum diyerek konuşmayacaksınız. Hükümet bireyleri gibi babamızın adı Hıdır, elimizden gelen budur diyerek eğil de gulle geçsin modunda hareket edeceksiniz diyenlere karşı çıkmadıkça yaşananara öküzün trene baktığı gibi möl möl bakmaya devam edeceğiz dedi.

**

Sn, Ahmet Sennaroğlu, Büyükonuk Eko günü sanırım iyi gitti. Eko meko yok takozu gelen su akıntısını biraz olsun sanırım kesintiye uğrattı. Başkan bülbül ne çekerse dilinden çeker sözünden hareket edersek, galiba sizlerde hem dilinizden hemde eliniz ve ayağınızdan çektiniz. Ve meydana gelen tartışmada yarayı gören tuzluğu kapıp geldi.Olan da Büyükkonuk halkına oldu.. 4 defa randevu talep ettiğim Cumhurbaşkanı bana randevu vermedi dedin. Sevgili Ahmet empati yap ve Akıncı’nın yerine kendini koy. Böylesi bir olay sonrasında prestiji ile cumhur olarak itibarı ayaklar altına alınması sanırım seni de çileden çıkartırdı. Ancak bir noktada sana hak vermem gerekir. Bir Cumhurbaşkanı, cumhuru olduğu insanlara kırılma ve kızma lüksü olmayacağı için küsmemesi gerekir. Eko gününe katılmaz ama katılılmaması yönünde de destek vermemesi gerekir. Bu noktada aradaki buz dağını kırmak için elinden ne gelirse yapman ve Randevu talebi ısrarını sürdürerek arayı ısıtman gerekir. Ekris eden lastiği, araba tumba olmadan değiştirmen ve‘Kimdir be bunlar’ Hade be barra ‘ yerine bence bir birine zarar vermeden birlikte hareket eden kar taneleri örnek alınmalı. Çünkü bu günlerde kavga lüksümüz olmamalı

Günün Fıkrası72125860_1445189742296637_2634635443055886336_n.jpg

Günün Fotosu71825927_920715538303029_3353953589377630208_n.jpg

Günün Sözü71688933_377015946521975_3916228983825367040_n.jpg

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler