• BIST 95.258
  • Altın 282,026
  • Dolar 5,8794
  • Euro 6,4915
  • Lefkoşa 22 °C
  • Mağusa 22 °C
  • Girne 24 °C
  • Güzelyurt 20 °C
  • İskele 22 °C
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 13 °C

Taner Ulutaş'tan sahibine mesajlar

Taner Ulutaş'tan sahibine mesajlar
Taner Ulutaş'tan sahibine mesajlar

Sn. Kudret Özersay, Diyalog TV'de bizim Aytuğ Türkkan’ın sorularını yanıtlarken, Başbakan Ersin Tatar’ın Cumhurbaşkanlığı’na benim ile birlikte aday olması durumunda hükümet bozulur dediniz. Bir başka deyişle, ben adaylığı şimdilik düşünmem, ama sağ cebime koyarlarsa yok da demem derken, bak Ersin gardaş, sen Cumburbaşkanı adayı olarak karşıma çıkıp, pişmiş aşa su katma. Bırak pişen ve akidelenen yemeği yiyelim imasında bulundunuz. Vallahi ne yalan söyleyeyim, eski görüşmeci, akademisyen, Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı olarak donanımınız nedeniyle, Cumhur adaylığına gerçekten yakışırsınız. Bir eksiniz, başak gibi olgunlaşınca boynunuzun Türkiye önünde eğili olarak durması olarak gösteriliyor. Bunun dışında, bizim Minik Kuşlar Ersin Tatar’ın karşınıza aday olarak çıkarılacağını söylüyor. Çıkarsa sanırım 7 bufor şiddetindeki rüzgar fırtınaya dönüşecek. Ve Alekko ile Caher hükümetinin ne çatısını nede kiremitini bırakacak. Sn. Özersay, çatı uşurtma yerine bence yetenek sergisi açsanız derim. Çünküyetenekten üstün kazanç olmaz, inanın onu kimse çalamadığı gibi üstesinden de gelemez.

**

Sn. Ali Pilli, hasatenın Lefkoşa Devlet Hastanesinin randevu sisteminde aksamalar olduğunu, sistemin doğru dürüst çalışmadığını ben bile aradım ama 30 defa aramama karşın randevu veren birime ulaşamadığınızı dile getirdiniz. Personel eksikliği veya sistemin çalışmamasından dolayı randevu verme sisteminin vatandaşa yeterli hizmeti vermezken 100 arayan kişiden 70 kişinin ulaşamadığını ifade ettiniz. Ve sistemi düzeltmek için müdahale edeceğinizi gerekirse personel durumuna da göz atacağınızı söylediniz. Sn. Pilli  aman bunlara itimat edip pilleri şarj aletinden uzak tutmayın. Ve sürekli dolu tutun. Çünkü berberin solumazı, tellağın terlemezi, kahvecinin söylemezi, kamuda çalışıp da yan gelen memur inanın hiç çekilmez

**

Sn. İbrahim Benter, BM Güvenlik Konseyi’nin geçtiğimiz gün gerçekleştirdiği gayrı resmi kapalı oturumda, Maraş ile ilgili aldığı kararı görünce hadde oğlum gelde şaşırma dedim.  Sizler, Maraş, Abdullah Paşa, Lala Mustafa Paşa ve Bilal Paşa’dan Vakıflara kaldı ve Vakıf malıdır. Maraş bizim ve açarız derken, Güvenlik Konseyi  bende daha önce BM’nin Kapalı Maraş ile ilgili 550 ve 789’üncü önergelerini yeniden ısıtıp onaylarım ve size Maraş’ta herhangi bir eylemde bulununamazsınız derim dedi. Maraş sakinleri dışında bölgeye herhangi bir yerleşimin kabul edilemez olduğunu sizlere hatırlatırım demesi yemeğin tuzu biberi oldu. Kısacası şimdi oturun oturduğunuz yerde, Maraş ile ilgili zil takıp oynamayın imasında bulundu. Tabi biz dinlemeyiz inadımız inat desek 1990’daki Aban kararları sonrasında ekonomimiz yerinan yeksan olduğu gibi, 2020’de çıkacak olan ‘Ayağa pranga’ kararı ile yüksek sürünmeden, alçak sürünme moduna girebiliriz. Ayşaba yahu ıslanmışın yağmurdan paki olmaz dememe bakmayın. Yağmuru yiye yiye ve ıslak kala kala galiba bu defa zaturüe olacağız dedi. Vallahi aşağısı sakal, yukarısı bıyık. En iyisi galiba ne coment demek.  

**

Sn. Hamza Ersan Saner, UBP Genel Sekreteri olarak, BRT’de yayınlanan Birinci Boyut programında yapmış olduğunuz açıklamada, Halkın Partisi milletvekilleri ağızlarından çıkan lafları kulakları duysun. Yapmış oldukları açıklamalarda topluma verdiklerimesajda kendilerine artı sağlamak için popülizm yapmasın.Popülizmi yaparsınız ama halk size ne kadar değer veriyor ona bakacaksınız. Kamuoyu yoklamasında UBP’nin gücünü görsünler. UBP süreçten,HP’nin bu söylevleri olduğu sırada 21 milletvekili ile çıktı dediniz. Hacı amca, Allekko ile Caher hükümetininin üzerinde Özgürgün kara bulutlarımı dolaşıyor. Birbirlerini çimçiklemeden duramıyorlar. Henüz dolu yağmadı. Rüzgar 7 bufor şiddetinde esiyor. Dolu yağmaya başlar ve şiddetli rüzgar fırtınaya dönüşürse çatı sağlam kalır mı? Yoksa uçar mı bilmiyorum dedi. Sn. Saner, popülizm balının olduğu yerde sinek çok olur. Ama bu sinekler, sinekçinin de çok yaman olduğunu unutmasınlar. Hele o sinekçi sinek avlama ustasıysa, yandı gülüm keten helva. Değmen benim gamlı yazlı gönlüme türküsünü dinlemek de o zaman daha yaman olur değilmi?

**

Sn. Aytaç Çaluda Güneş Web TV’de yaptığınız açıklamada, Ersin Tatar’ın Cumhurbaşkanı adayı olması halinde hükümet biter sözlerine yanıt vererek o Özeray’ın kendi görüşüdür.Ben bu tip açıklamalara karşıyım. Ama işin gerçeğine bakılacak olursak, neticede bir koalisyon hükümetidir. Eğer böyle bir süreç yaşanacaksa, yani Genel Başkanımız da aday olacaksa, hükümet bozulur gibi söylemlere ben katılmıyorum ve doğru da bulmuyorum.Bu gibi bir söylem, UBP ve tabanında ciddi rahatsızlık veriyor.UBP’nin yetkili organları var. UBP bugün seçime gitse yüzde 40 ve daha fazla oyu vardır. Sn. Özersay’ın partisi yüzde 10’ları bile bulmayacak. Etki altına almaya çalışıyor dediniz. Yani bir başka deyişle biz sizi tükrükle boğarız. Oylarımız altında ezer, çakizdez ederiz. Biz Meclis-i Mebusan’ın ceylan derili koltukları üzerinde büyüdük. Tek oy için göz yaşları döküp, yol ve caddeler aşındırdık. NEron Roma’yı yakmış. Anasını satayım biz o adaylık için gerekirse hükümeti yakarız.İş eğer ceza kesmeye kaldıysa, hakimde biziz, savcıda biziz imasında bulundunuz. Ayşaba, madem öyle hadde erken seçimimiz hayırlı olsun dedi.

 **

Sn. Suphi Coşkun,bizim Ali Kişmir, durup durup tuz kavuruyor. Kavurduğu tuzu, tamda senin makam arabası ile ilgili yaran olduğu sırada kaptığı gibi gelerek yarana o tuzu basıveriyor. Senin makam araban icra yolu ile alındıktan sonra ağladığını söyledi ve gönderdiği mesajında, ‘’Yahu bu adam neden ağlıyor” diye bir bakayım dedim, adam meğer belediyeden kendi şirketine para aktarıyor. Evet, yanlış okumadınız.Suphi Coşkun, bir taraftan “Belediyenin parası yok” derken, diğer taraftan ise kendi şirketinden malzeme alımı yapıyor.Bir belediye başkanının, kendi şirketinden malzeme alımı yapması doğru mu?Etik mi?Ahlaklı bir davranış mı? Diye sorarak seni zan altında bıraktı. 2 ayda şirketinizden 15 bin TL’lik malzeme aldığınızı halbuki elektrik borcunuzun da 10 bin TL olduğunu ve kendinize ödeme yapma yerine elektrik borcunu ödeyebileceğiniz yönünde vurgu yaptı. Ayşaba, Ali ovlucuğum, belediyeler yasası var. Belediye başkanı ile belediye meclis üyeleri, vede yakınları belediye ile ticari ilişkiler içerisine giremez. Bu durumda Suphi ovlucuğum kendi şirketinden mal alımı da yapamaz. Hadde başkan yap bir açıklamada Ali’ye ben şirketimden mal almadım deyiver dedi.

**

Sn. Fethi Günalp sosyal medyadaki paylaşımınızda, Mağusa - İskele arasındaki çemberler ile tek şerit Karpaz yolunda gece aydınlatma yok. Sürücüler özellikle kış geceleinde adeta katran denizinde araç kullanıyorlar... Bilhassa ışıksız çemberler, yolların yabancısı turistler başta olmak üzere araç kullananlar için büyük tehlike yaratarak, onları ölümle burun buruna getiriyor. Ne yazık ki TV ve Gazeteler Lefkoşa / Girne yollarını gündemden düşürmezken, Gazimağusa - İskele arasındaki bu yolları görmüyorlar. Ulaştırma Bakanı zaten görmüyor ifadesinde bulundunuz. Fethi gardaş yalnız orasını değil, geceleyin zifri karanlığa bürünen Lefkoşa – Güzelyurt Anayolunu da göremiyorlar. 10 defa kaza olan Turunçlu yol kavşağına bariyer koymak gözlerinden kaçtığı için akıllarına gelmiyor. Hatçe Teyze, Karayollarına selam, ölümlere devam diyor.Sn. Günalp, bağ çapa, tarlada sapan ister. ‘Kaliteli’ dediğimiz, ancak tarla yolu monobadiye dönüşen yollarda da araba sürmek çok dikkat ister. Kalite insana yapılan yatırımdır. Maşallah kalite bizimkilerin paçalarından akarak yolu kayganlaştırıyor ve arabaların tokuşmasına neden oluyor. Sonrasında da kan olarak kanlı dereye akıyor.

**

Sn. Fehime Alasya,  Yenidüzen gazetesindeki haberinizde Tüp bebek merkezlerinde yasa dışı çeşitli hormon ilacı satışı yapıldığı yönünde iddialar olduğundan bahsettiniz. Ve ülkede faaliyette olan Tüp Bebek merkezlerindeki klasik tüp bebek işlemi uygulamasında, kadın ve erkeğin üretkenliğini artırmak için kullanılan hormon ilaçlarının satışının yapıldığının iddia edildiğini belirttiniz. Bu durumun, sağlık sektöründeki ilgili birimlerin, yapacakları kontrol sonrasında bu iddiaları ispat etmesi durumunda bunun suç unsuru taşıdığını dile getirdiniz. Sn. Alasya, bu ülkede kendi çıkardığı yasaya uymayan bakanlar, Anayasa bir defa delinmekle birşey olmaz düşüncesinde olan siyasiler oldukça, ne devenin boynu, nede kırk gün mengeneye koyduğumuz domuzun kuyruğu düzelir.Hacı amca, siyasetçilerimizin, Adalet’i yücelteceğiz, onurlandıracağız diye diye çıktıkları bu coğrafyada,bu hayattan çok şey bekleyen Adalet abla, günde 10 maşrappa su ile 10 kişi onurlandırılırken, eski mahallede halen müşteri bekliyor. Haaa Hak ve Hukukun yılmaz bekçisi olarak görülen Hakkı dayı ise kapıda Adalet ablanın müşterilerini hizaya sokarken bilet kesiyor diyor.

**

Sn. Mehmet Özkardaş, sosyal medyadaki paylaşımınızda Beka sorunu, ‘’Suriyede belirlediğim sınırları aşarsa Türkiyeyi mahvederim " diyen ABD'nin Türkiyedeki üslerini kapatamamaktır dediniz. Dediniz da ABD’nin, kapatmaya, Türkiye’deki hangi üssünden başlayacağımızı söylemediniz.  İncirlik üssünü geçtim. Toros Dağları üzerinde uçan kuşu bile izlediği gizli üsünü görmezden geldim. ABD’nin yalnız Adana’da değil, Türkiye’yi Mayın tarlası yerine, üs tarlasına dönüştürdüğü noktadaki 44 üssünden hangisinden başlayacağımızı bilemedik. Karadeniz, Akdeniz, Güney Anadolu bölgesindeki üslerin hangisini kapatacağımız noktasında ya bundadır yada şunda diyerek başlamak galiba en iyisi olacak.  Haaa bu arada Abdulmutallip amca, Türkiye’yi, bal alınacak çiçek tarlası ve bal arısı gibi gören Trump ile ABD, bal alınacak arının kuyruğunda iğnesinin de olduğunu unutmasın dedi.

**

Sn. Mehmet Bicen, CTP’ye yönelik fırtına obüsü ile atışlara devam ettiğini görüyoruz. Obüsler ile baraj atışı olarak tabir edilen ve atılan yeri yerlebir eden bu atışların CTP’ye ne kadar zarar verdiği pek bilinmiyor. Hiçkimse kusura bakmasın bunu söyleycem diyerek başladığınız cümlenizi, muhalefetteyken birlik, mücadele dayanışma. Hükümet olunca kıçıma yer edeyim da sana neler edeyim denilen filmi çoktan gördük diyerek sonlandırdınız. Mehmet gardaş, tarih tekerrürden ibaret değil. Tarih deneyimlerden sonra ortaya konulanlardan ibarettir. Dün dündür. Bugün de bugün filmi mutlu son ile bitmeyeceğine göre başı korumak için başınıza takke, gövdenize de kalkan almanız gerekirdi. Ayşaba, baca eğri de olsa zaman zaman, dumanı doğru çıkar. Ama baca tıkanırsa ki galiba bu defa tıkandı, o zaman odada oturanları boğar dedi.

**

Sn. Cemil Şah,Gardiyanlık mesleğini ima ederek, öyle bir meslek düşünün ki,sabahlara kadar uyumadan, birçok problemin birarada olduğu ve bazen tumarhanede, bazen hastanenin soğuk kolidorlarinda sabaha kadar uyumadan tüm imkansızlıklar içinde görev yapacaksınız dediniz.Ve sonunda ya kalp krizi geçirecelsin yada astım olacaksın. Veya piskolojin bozulacak ve sağ kalırsan emekliliginden bir yıl sonra öleceksin bu mesleğin adı gardiyanlıkifadesinde bulundun. Bir öneride de bulunarak, 25 yılda emeklilik verilsin ve belli yıllar görev yapanlar geri hizmete alınsın. İlave olarak da her yıl sağlık kontrolünden geçirilsin dediniz. Sn. Şah, Hüsamettin amca, uzun yıllar bu mesleği yapanlar geri hizmete alınsın tamam. Da o torpilli tayfası,  karnına vurunca ah arkam diyenlere sonrasında yer kalacak mı? Onlar nerelere sokuşturulacak. Bu nedenle olmayacak duaya amin denilmez dedi. Cemil gardaşbabanın torpil akçası, ananın destek bohçası yaman olursa, hükümetlerin okkası, gardiyanın üzerindeişte böyle yaman olur.

**

Sn. Fevzi Şanverdi yıllar önce geldiğin bu ülkeyi, dingonun hanı olarak görebilirsin. Bazı olaylara bakarak, yapanın yanına kar kaldığını da sanabilirsin. Bu nedenle, şişenin dibini görme pahasına içtiğin zehir zıkkım içki sonrasında 184 promil alkol ile sarhoş olarak yanında taşıdığın bıçağı, daha önce tartıştığın, parkta yatmakta olan Hasan Polat Sepetçioğlu’nun kelle böyle kesilir diyerek boğazınıve ensesini kesebilirsin. Hatta polise verdiğin ifadede ‘ölmemişse çıkınca öldürürüm’ de diyebilirsin. Da, tüm yaptıklarını ve yapmayı düşündüklerini sana halen güvenirliği zirvede olan yargıçlar dürer büker ve bir yerine değil ama ağzına sokuverir. Sene 28 sene içeri tıkarak genç olarak girdiğin delikten ihtiyar olarak çık ve hadde bakalım yapacağını yap bakalım der. Ayşaba senin için Hapishane yolcusudur Abbas. Urganı geçtik zencirler ile bağlasan durmaz. Şeytanın yeryüzü temsilcisi olan Fevzi efendi’nin gireceği deliğin kapısına kilit vurulsun. O kilit pas tutuncaya açılmasın. Ne anahtar nede kerpeden onu açabilsin dedi.

Günün Fıkrası72111860_460165494590098_6282791049509208064_n.jpg

Günün Fotosu72170447_535334297281161_9018834651858337792_n.jpg

Günün Reklamı73158543_2451766141709549_9031828306613239808_n.jpg

Günün Sözü72636359_821773358237907_2879785106795397120_n.jpg

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler