• BIST 103.024
  • Altın 371,075
  • Dolar 6,8109
  • Euro 7,4186
  • Lefkoşa 15 °C
  • Mağusa 17 °C
  • Girne 18 °C
  • Güzelyurt 14 °C
  • İskele 17 °C
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 9 °C

Taner Ulutaş'tan sahibine mesajlar

Taner Ulutaş'tan sahibine mesajlar
Taner Ulutaş'tan sahibine mesajlar

Sn. Meclis-i Mebusan’ın aziz ve mümtaz üyeleri, öncelikle yılın 365 gününün 118 günü yorucu ve yoğun geçen tatil günlerinden sonra, korona virüsün getirdiği zorunlu tatilin devreye girmesi ile çok yoruluyormuşsunuz. Bu tatil nedeniyle ceylan derili koltuklarınızdan uzak kalırken, haftanın 2 günü, hırslı, azimli ve devlet aşkı ile kaplumbağa hızı ve bir düzine salyangoz gücü ile hazırlamaya çalıştığınız yasalar açlık orucuna girmiş. Dünyanın en uzun tatil yapan meclis unvanını‘Guines Rekorlar Kitabına yazdırmanız için, Yaz tatiline girmenize az bir zaman kaldı. 118 artı 3 aylık tatil sonrasında, rekora imza atacağınız yönündeki inancımız tamdır. Mevcut olan çalışma aşkı, ceylan derili koltuklarınızda mevcuttur.Bu arada içinizden çıkan bazı hükümetlerin, Bob Marley’in, Womannocray şarkısı yerine, yes paket, givemoney şarkısının müdavimi olmuş. İlahiyat türü Osmanlıca aldıkları cevap ise,hazmatlmtuaqie 'ayu 'amwal (paket imzalanmadı para yok) olmuş.

**

Sn. Ersin Tatar,kabine değişimine ilişkin bir soruyu yanıtlarken, siyasette her an herşey olabilir. Siyaset bildiğiniz gibi çok hareketlidir. Çok önemli gelişmeler vebazı hareketlilikler olabilir.Siyasette makamlar verilir, makamlar alınır. Buda onu yapanın takdirine bağlıdır. Bizim, siyasette o bakanlığı yapacak farklı farklı milletvekillerimiz ve insanlarımız vardır. Nöbet değişimi her zaman olabilir. Zamanı geldiğinde bu gibi değişikler yapılacağında küsmeler darılmalar olmamalıdır. Buna da herkesin hazır olması lazımdır dediniz. Ve bazılarının yüreklerine korku salarken bazılarının ise umut dağıttınız. Sn. Tatar, bazı bakanlarımız ömür boyu ‘Gara Mersedeslerin’ arka koltuğunda, makam odalarının en müstesna masasından kalkmayacağını sanır. Bence bazıları koltuktan kalktıktan sonra kalpten giderse, mezar taşlarına, bakanlıktaki ömürleri yarıda, akılları bakanlıktaki koltukta kaldı diye yazılmalı.

**

Sn. Ali Pilli, hemen hemen yapımı tamamlanmak üzere olan yeni cezaevini, pandemi hastanesine dönüştürmek istediğinizi bu nedenle İçişleri Bakanı Ayşegül Baybars ile yeni cezaevini gezdiğiniz söyleniyor. Kudret hoca, yeni bir hastane yapılması ülkemizde uzun bir zaman alır. Dünyada, kapalı salonları, geçici olarak pandemi hastanesine dönüştürülüyor diyerek bu duruma sıcak baktığı mesajını verdi.Sn. Pilli, bazı kişiler, sizin sisteminizin çürüdüğünü söylüyor. Halbuki, yere düşen meyvelerin dışlarından çürümüş gözükseler dahi, içlerindeki çekirdeklerden çok güzel bahçeler hasıl olacağını bilmiyor. Sanırım pandemi hastanesi bu güzel bahçelerden birisi olacak.

**

Sn. Bülent Dizdarlı, korona virüs ile ilgili yapmış olduğunuz açıklamada, genetik yapısını değiştiren çok yeni bir virüsle karşı karşıya olduğumuz ve salgının bu güne kadar ki salgınlardan farklı olduğunu belirttin. Çok kolay bulaşıyor ve ikincil bir bakteri enfeksiyonuna gerek duymadan zatürre sebebi oluyor derken, virüsün havadan bulaşmayacağının söylenmesine karşın, daha sonra konuşma yada öksürme yoluyla havaya saçılan damlacıkların bir kısmının yere düşmeyip havada 3-4 saat kalabilmesi nedeniyle, hastalığın bulaşabileceğinin tespit edildiğini söyledin. Başlangıçta 1 metre olan mesafenin 3 metre olması gerektiğine vurgu yapıldığını söyledin. Doktorum, Korona geldi, aşağı tükürsen sokağa çıkma yasağına rağmen fink atanlar. Yukarı tükürsen Allah korur bize bir şey olmaz sıkıldım hava alacağım diyenler.

**

Sn. Ahmet Serdaroğlu, bir aydır yaşananlar sonrasında, yıllarca kurulan sistemin faydasının olmadığını,Devlet olarak, insanların kendi birikmişlerini de tükettiğinizigördük dediniz. Yıllarca kişi çözüm odaklı olduğumuz için tüm kurum kuruluşlarımızın içini boşalttık. Sistem, çözüm odaklı olmadığı için 45 yılın faturası ağır oldu ve bugün acınacak duruma ve dilenir pozisyonuna düştükifadesinde bulundunuz. Önce asgari ücretliye ek 200 TL verilecek denilirken bunun hayal olduğunu,özelde çalışan sigortalılara 1500 TL verileceğinin açıklanmasına karşın, bunun da nasıl ve kime verileceğinin belirlenmediği belirttiniz. Sn. Serdaroğlu, Allah’a bizi yönetmeleri için helal süt emmiş birilerini çıkart, sütün markası önemli değil diye dua ettik. Meğer içilen süt bozukmuş. İçenleri bozuk hellime döndürdü.

**

Sn. Şener Elcil,koronavirüs salgını sonrasında, UBP-HP Hükümeti’nin ortaya koyduğu vizyonun, topluma güven vermediğini belirttiniz. Hükümetin sivil toplumun önerilerine kulak tıkadığını,devlet hastanelerini bağışlara mahkum ederken, özel hastanelere rant sağlamadığını öne sürdünüz.Sağlık malzemelerini, ihalesiz ve belirli kişilerin eliyle alındığını, vatandaşların bankalardan kredi almaya yönlendirdiğini söylediniz. Şener Hocam, büyüklerimiz hep, ağaca dayanma çürür, insana dayanma ölür derdi. Ama siyasetçiye dayanma öper demedikleri için dayanmaya kalktık, öpüldükçe öpüldük kevgire döndük.  

**

Sn. Derviş Dağman, Güç-Sen olarak hükümete çağrı yaparak, korona virüs vakalarının devam ettiği bu günlerde, gezme ve araba görmek için Mağusa Limanının bazı vatandaşların uğrak yeri olduğunu, bu nedenle de limana girişlerin acil olarak denetim altına alınması çağrısında bulundunuz. Sn. Dağman, keçi can, kasap et derdi meselesine döndük. Hangi hükümet yetkilisi sizlere, gözümüzün nurusunuz, kıyamayız dese, inan bana gülme krizi geliyor. Onlara bu yaptıklarınızdan sonra kıyarsınız. Korona vasıtasıyla ağızlarına bile s….nız. Ama size fırsat vermiyorlar diyesim geliyor.

**

Sn. Ediz Tuncel, İngiltere’den getirilen bazı öğrencilerin yurtları beğenmemesine yönelik sosyal medyadaki paylaşımlarında, atıfta bulunarak, Özersay'ın tepkili açıklamasına hak verdiğini ancak,  tepkisini yeterli bulmadığını söyledin. Tehlike çanları çalarken gelmediler, ortalık toz duman olunca bizi kurtarın diye bağırdılar, hatta yalvardılar. Hükümet tüm itirazlara ve tepkilere karşın bunları getirdi. Şimdi yedikleri naneye bak dedin. Ediz hocam, Türk olmak, düşmanımın başına bile vermesin deyip, düşmanına dua eden dünyadaki tek millet olmak demektir. Bizim hayatımızda teşekküre ait geri dönüşüm kutusu hiç açılmazdı.Çünkü her seferinde onu silerdik. Ama bu defa açıldı ve Hasan Kobat, teşekkürün bir erdem olduğunu göstertti.

**

Sn. Lale Bicim, çalışanlarımızı lütfen koruyalım. Kalbim Limanda atıyor. Hayati fonksiyonları yaşamsal risk taşıyacak şekilde bozulmuş bir düzen ve kritik hasta olarak anılacak yöneticilerimiz var dedin. 14 gün karantina süresi dolmadan bir geminin limana alındığını, ve kendi koydukları yasaları hiçe sayan, iş bilmez yöneticilerin, çalışanların sağlığını hiçe saydığına vurgu yaptın. Sevgili Lale, bir zamanların ünlü fahişesi Abbas’ın Şerifine, yahu senin Girne Kapısındaki meşhur evi, günde 10 kişi ziyaret ediyor. Sen neden hamile kalmıyorsun diye sormuşlar. Abbas’ın Şerif be gardaş, biri yapar diğeri gelir bozar. Şerif’in karnında kıyamet bu nedenle kopar demiş. Anlayana sivrisinek saz anlamayana davul zurna az Lale.

**

Sn. Hasan Kobat, öğrenci yurtları ile ilgili yaptığın paylaşım sonrasında, fincancı katırlarını ürküttün. Mal bulmuş mağrubi gibi, paylaşımına sarılanlarsalvo atışlarına başladı.Hem seni hemde partini hedef tahtası yaptı. Ve kırmadık fincan bırakmadı. Hasan, hatanı erken fark ederek, Özür diledin ve derdimizin bir otelde kalmak olmadığını, hijyenli, hava alan ve ailelerimizin bize ulaşımda rahat olabileceği bir yerde kalacak olmanın sizlere yeterli olduğunu söyleyerek sağlık çalışanları ile emeği geçen herkese teşekkür ettin. Ve özür dilemenin bir erdem olduğunu gösterttin abim. Sevgili Hasan bu özürden sonra hala daha birileri söylediklerini üzerine alıyorsa, bırak alsın. Nisan ayı olmasına karşın havalar soğudu üşümesinler

**

Sn. Çiğdem Bumin, sosyal medyadaki paylaşımında, KKTC bu virüsü hafife alıp sokağa çıkmaya devam ederse, bence KKTC –ITALYA final oynar dedin. Ama Fransa Bilim Kurulunun 64 milyon nüfusa sahip Fransa’da 17 milyon insanın ölebileceğine vurgu yapmasından sonra bence de İtalya olmazsa KKTC-FRANSA finali oynayabilir.Çiğdem herşey güllük gülistanlık, hadde keyfimize bakalım diyenin ağzına ıslak odun ile vurasım, sonrada, onun ağzına paslı huni ile s….m geliyor.

**

Sn. AtfiyeSoybir, gerçekten ne kadar şükürsüz ve doyumsuz bir insan olduk yahu. Açlık nedir,çaresizlik nedir görmemişsiniz. Ve ne kadar da benciliz öyle dedin. Bu zor süreçte komşunu da etrafını dadüşün.Azla yetinmesini bil. Evinde hiç olmayanları da düşün. Paylaşmasını bil ve şükret ifadesinde bulundun. Sevgili Atfiye, Bugünlerde bazılarınaIQ testi yaptırdım. Nedense bu tiplerin IQ ‘ları yüksek yerine, emty vererek hiçbir şey çıkmadı.Hacı amca, bugünlerde komşusu aç yatırken, yediklerinden dolayı mide fesatına uğrayanların, gün gelir midesi boş kalır. Sevgisini vermeyen, gün gelir kimsesiz kalır dedi.

**

Sn. Akif Uygur sosyal medyadaki paylaşımında, Eğer bir işiniz yoksa ve kimseden yardım alamıyorsanız lütfen akşamları aç yatmayın. Çocukları için en iyisini isteyen Anne Baba her zaman benim için onurludur. Hayat herkes adil olmayabilir ama biz adil davranalım.Utanmadan, sıkılmadan messengerden özel mesajla bana ulaşın. Biz, birinin yiyebileceği yemek varsa, ikinciyede yetecek kadar olduğunu öğrenerek büyüdük dedin. Tekrar ediyorum.Rahatsızlık hissetmeden bana özel bir mesaj bırakın, size yardımcı olmak için elimden geleni yapacağıma ve en az bir yemek ulaştıracağıma söz veriyorum ifadesinde bulundun. Sevgili Akif, duaların en hayırlısı yatmadan önce edilen dua olduğunu söyler dini ulemalar. Bu çağrın sonrasında yaptığın ve yapacağın yardımlar sonrasına sen bu duaların en hayırlısında yer almayı garantiledin

***

Günün Fıkrası

Kaykay ile gidiyordu

Üç adam ölür ve cennete giderler. Sorgu meleği birincisine sorar, "Seni cennete yollamadan önce sana bir sorum var: Karına karşı sadık oldun mu?" Adam yanıtlar; "Evet, asla bir başka kadına bakmadım." Sorgu meleği, "Şuradaki Rolls-Royce'u görüyor musun? O senindir. Cennetteyken kullanabilirsin.." Sorgu meleği ikinci adama da aynı soruyu sorar ve şu cevabı alır; "Bir kez karımı aldattım ama bunu ona itiraf ettim. Beni bağışladı ve mutlu yuvamızı kurtardık." Bunun üzerine sorgu meleği, "Şuradaki Mercedes'i görüyor musun? Cennetteyken onu kullanacaksın.." der ve üçüncü adama da sorar, "Karını hiç aldattın mı?" Adam yutkunur ve şöyle der; "itiraf edeyim ki; bulduğum her kıza asıldım ve her fırsatta onlarla yattım, birçoğu ile beraber oldum. Üzgünüm." Sorgu meleği; "Ehh" der, "Ama temelde iyi bir adamsın. Şuradaki eski vosvos'u görüyor musun? Cennette onu kullanacaksın." Bunun üzerine üç adam vedalaşır, arabalarına atlar ve kendi yollarına giderler. Birkaç hafta sonra ikinci ve üçüncü adam birlikte gezerlerken barın önünde birinci adamın Rolls-Royce'unu görürler. Bara girdiklerinde adamın perişan bir halde, etrafındaki boş şişelerin arasında salya sümük oturduğunu görürler ve şaşırırlar. "Heyy! ne oldu sana?" der ikinci adam, "Cennettesin, altında bir Rolls-Royce var, hersey mükemmel ama sen niye bu haldesin?" "Bugün karımı gördüm!" der birinci adam. Diğerleri; "Aaaa! ne kadar güzel, peki derdin nedir?" diye sorarlar. Adam içini çekerek konuşur, "Kaykay'la dolaşıyordu..."

Günün Sözü92394326_233847527766603_9173050928704520192_n.jpg

Günün Fotosu92548934_1439889256207390_1329559537962713088_n.jpg92926677_252483965799868_6092870782545821696_n.jpg

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler