• BIST 1.061
  • Altın 477,157
  • Dolar 7,2075
  • Euro 8,4903
  • Lefkoşa 28 °C
  • Mağusa 27 °C
  • Girne 28 °C
  • Güzelyurt 25 °C
  • İskele 27 °C
  • İstanbul 26 °C
  • Ankara 30 °C

Taner Ulutaş'tan Sahibine Mesajlar

Taner Ulutaş'tan Sahibine Mesajlar
Taner Ulutaş'tan Sahibine Mesajlar

Sn. Recep Tayyip Erdoğan, öncelikle Ayasofya’nın açılışı, ülkeye hayırlı ve uğurlu olsun. Tanımam dediğiniz Güney Kıbrıs ile Fenerbahçe ve Trabzon’un Anartosis ve AEL ile maç yapmalarını sporun ruhuna aykırı olmadığı için geçtik. Ancak,  Türkiye İhracatçılar Meclisi'nin (TİM) verilerine göre tanımam dediğiniz Güney ile  27 AB ülkesi arasında, en fazla ihracat artışının Güney Kıbrıs ile yapılmasını geçemedik. Tanımam dediğiniz Güney ile geçen yıla nazaran ticaret hacminiz, Haziran ayına kadar yüzde 230,34 artarken, tanırım dediğiniz yavru veya kardeş KKTC ile ticaret hacminin, yerlerde sürünmesini, hatta Mersin duvarından ‘Bumerang’ gibi geri dönmesini ‘Ana sevgisi’ olarak yorumladık. Bir Kıbrıslı Türk olarak, Tarkan’ın öpecem, öpecem  muah muah. yakalarsam tık tık. Şarkısına bayılırım. Vallahi Güney’in başına Adriana Lima düşerken, bizim başımıza da Mersin duvarı düşüyor.   

**

Sn. Tatar, Sn. Özersay, KKTC emlak sektöründe, ikinci bir kulaksızlar vakası yaşamak ile karşı karşıya kaldı. 10 senedir ülkede yaşayan İngiliz ve İskoç aileler, müteahhidin borcu nedeniyle, evlerinden olma tehlikesi yaşıyor. Kulaksızlar ile başlayan prestij erozyonu, Orams Davası ile kendini belli ederken, bukez İngiliz ve İskoç ailelerin, borçları olmamalarına karşın, müteahhittin borcuna mahsuben, bankaya138 bin Stg. Ödemelerinin istenmesi, Adalet ablanın kalp krizi geçirmesine, Hak ve hukuk timsali Hakkı dayının yoğun bakıma kaldırılmasına, Vicdan ablanın hakkın rahmetine kavuşmasına ve Adil amcanın ise yolcu olmasına neden olur. Bilmem anlatabildim mi?

**

Sn. Kudret Özersay, bitti, çöktü, yıprandı diyenlerin aksine, Alayköy'de vatandaşların sana yoğun ilgi gösterttiklerine tanık olduk. Alayköy’de vatandaşın sorularını yanıtlarken, senin için bitti diyenlere, orta parmağını belki kaşıyarak karşılık vermedin. Ama badi parmağın (İşaret parmağın) ile size cevabı işte bu kalabalık verdi demeye getirdin. Kudret Hoca, hayat, karşılaştığı ölüme, neden halk beni bu kadar severken, senden de o kadar nefret ediyor diye sormuş. Ölüm sen hayalsin ben ise bir gerçeğim demiş. Soyut iddialar Alayköy’de rafa kaldırılırken somutlar o kalabalık sonrasında gözler önüne serildi.

**

Sn. Kazım And, salgın nedeniyle, esnafın kepenk kapattığı, ekonominin yerlerde süründüğü bu günlerde, hükümet 2’nci ekonomi paketini borçluların, borçlarının ötelenmesi ve buna paralel olarak Polisin, aleyhlerine mazbata çıkartılanların tutuklanma işlemine geçici bir süre son vermesi de vardı. Ancak, rüzgarın, estiği yöne doğru başını çeviren hükümetimiz  Avukatlardan gelen baskı sonrasında kararından döndü. Ve borçlulara cezaevinde size beleş yemek yedireceğiz dedi. Kazım Komutanım, Ayşaba, ağaca dayanma çürür. İnsana dayanma ölür. Siyasetçiye, dayanma, gökkuşağı gibi renk cümbüşüne dönüştüğü için sinirden öldürür dedi.

**

Sn. Selma Eylem, KTOEÖS olarak yapmış olduğunuz açıklamada,  Kamu Hizmeti Komisyonun biran önce,  Öğretmen Münhallerini ilan etmemesi ve süreci seçim yasaklarına kadar uzatması halinde tüm okullarımızda pandemi döneminden daha büyük bir kaos yaşanacağını söylediniz. İlahi Selma Hocanım, o da dert ve tasa mı? Eğitim Bakanlığının içinde cirit atan Elçilik mensupları, yarın İmam Hatip’ten 20 tane öğretmen ataması yapar ve sorunu çözer. Hacı amca, halk olarak, Gutsilli’ kadar prestiji kalmayan, Tak diye verilen her emri Tak diye yerine getiren onbaşıdan olma, çavuştan bozma bazı emir erleri ile çıkmaz sokağa sokulduk dedi.

**

Sn. Mehmet Bicen, patates üreticileri bu yıl yine hüsrana uğradı. Pandemi nedeniyle patates, Güney’e, otellere ve restoranlara satılmayınca elde kaldı. Türkiye sizlere dış ticaret mevzuatı uygulayınca birçok kez olduğu gibi patateste Mersin duvarına çarpıp, Bumerang gibi geri geldi. Türkiye bu uygulamayı esnetse elimizde 1 kilo bile patates kalmaz dedin. Sevgili Mehmet, bir zamanlar elimizde silah kızların Beyaz Yatlı prenslerini beklediği gibi Juliet olarak bizlerde Romeomuzu bekliyorduk. Beyaz Yatlı prens Romeo gelmesine geldi. Sanayi Holding fabrikalarını, sahilleri, kamu idaresini yata doldurduğu gibi bay bay dedi. Juliet olarak Romeo’ya kavuşmak için gittiğimiz ucunda Berlin duvarı olan, Mersin çıkmaz sokağında, kötü yola düşmemek için cami önünde mendil açmak mecburiyetinde kaldık

 **

Sn. Aytaç Çaluda, Özel Jet skandalında, Kudret Hocanın, Başbakan Ersin Tatar’ı cumhurbaşkanlığı seçiminde rakip gördüğü için  ‘’Halkın Partisinin’ parmağı olduğunu iddia ettiniz. HP’nin şımarık çocuklar gibi UBP’ye birçok kez oyunlar oynadığını söylediniz. Uçak indikten sonra bazı güçlerin harekete geçmesi, bakanın görevden alınması, hatta Ersin Tatar’ın seçimden vazgeçmesinin istenmesi bunda bir art niyet olduğunu gösterir dediniz. Sn. Çaluda, tamamda, bir evlilik otobüs yolculuğuna benzer. Otobüs teklerse, ilk durak olan Hadde Barra durağında inersiniz, düzgün giderse son durağa kadar gidersiniz. Sizin otobüsün makine tekledi. Lastiği ekreis yaptı. Aksona gardası kırıldım kırılıyorum derken, kaportada sağlam yer kalmadı. Tumba oldu, Elçilikten getirilen manevella ile düzeltildi. Eee bu evlilikten doğacak çocuk tabiki prematüre bebek olacak.

**

Sn. Aziz Kaya, Lefke Belediye Başkanı olarak hükümetten, Lefke’nin ilçe olmasının gereklerinin yerine getirilebilmesi için 2021 bütçesine bu yönde kaynak konulmasını istediniz. CMC ile ilgili alınan iptal kararının memnuniyet verici olduğunu dile getirirken, yeni madenciliğe yol açmayacak kararlar üretilmesi gerektiğini söylediniz. Başkan, sizin başarınızı öcü, Lefke’nin yer altı ve yer üstü zenginliklerini de salyalarak akıtarak görenlerden kaynak beklemek, çok iyimserlik olur. Başarılı olmamanız için tekerinize androş koyup, kaynak akıtacak o imzanın, kalemini kırmış olabilirler. Ama sorun değil, çünkü sizin başarınızın mürekkebinde boğulacaklar unutmayın.

**

Sn. Erkan Okandan, bayram değil, seyran değil, durup dururken, hükümetin bizi okkalı bir şekilde öpmesini, henüz anlayamadık. Ancak siz, Ekonomi ve Enerji Bakanlığı Eski Müsteşarı ve Maliye Bakanlığı’nın Eski Müdürü olarak anlamış olacaksınız ki, zammın fiyat İstikrar Fonu üzerinden, akaryakıta yapıldığını söylediniz. Ve devletin kendi gelirinden zerre kuruş feragat etmeyerek, kınıklarını yontmadığı, zeytin yağını bile üzerine sürmediği zam kazığını hart diye halka geçirdiğini belirttiniz. Sn. Okandan, bizi idare ettiğini sananlar, vatandaşın gönlünde buket olacağına, koltuğa tekrar oturmak için Analarının gönlünde bir çiçek olmayı tercih ediyorlar. Bunlar deli tarafımıza sakın ola gelmesinler. Çünkü orada bizler bile hükümsüzüz

**

Sn. Djengiz Lionstone, birkaç gündür bazı memurlara atıfta bulunarak, aldıkları maaş ile yüzme havuzlu villalar, lüks arabalar ile bazı gayrımenkullere mümkünü yok sahip olamayacaklarını dile getiriyorsun. Bu memurların çocuklarının özel okullarda ders aldıklarını ve bu paranın kaynağının ne olduğunu sorguluyorsun. Sevgili Cengiz, bu ülkede nerden buldun yasasından öcü gibi korkan ve yanından bile geçmek istemeyen siyasilerimizin sahip oldukları partiler Judy Familyi oluşturur. Judir, Juder, Judün üç maymunun yanına şimdi de Jupi isimli dördüncü maymun kondu. Judir, villaları görmez. Juder, lüks arabaları es geçer. Judün özel okullara harcanan paralara aldırmaz. Jupi ise eğilde gülle geçsin prensibini ilke edindiği için sürekli eğilmekle meşguldür.

**

Sn. Koral Aşam, DEV- İŞ Başkanı  olarak ülkenin içinde bulunduğu durumu gözlemledikten sonra “Kaosu iliklerimize kadar yaşıyoruz” dediniz. hükümetin açıkladığı ekonomik paketlerin işletmeleri ve çalışanları ekonomik yönden rahatlatmadığını belirterek, ülkede bugün gelinen durumun hem sağlık, hemde ekonomik anlamda tam anlamıyla bir kaos olduğunu dile getirdiniz. Sn. Aşam, idare etme özürlüleri seçme yeteneğine sahip, mahalleye gönderme yeteneğinden yoksun halk olarak, adam olanına sözümüz yok.. Ama kıvırana para yerine oy taktıkça daha çok böyle kaoslar yaşarız. ,

**

Sn. Sahil Koruma Yetkilileri maşallah ‘Gırgır’ Tekneleri, Türkiye’den burasını yol geçen hanına çeviren ‘Jet Skiler’ ve sahilleri göçmen kamplarına çeviren tekneler haricinde, ne uçana, nede yüzene geçit hakkı vermiyorsunuz. Sayenizde evlerimizde deliksiz uyku çekiyoruz. Bazıları şükretmeyi; bazıları ise küfretmeyi öğretir insana. Herne kadar kevgire dönen denizlerimizde yaşananlar sonrasında, henüz küfür etmeyi öğrenmemişsek de sayenizde, şükretmeyi de öğrenemedik. Silgi yapılan hatalar sonrasında, kullanıldıkça eksilir ve biter. Veya kullanılmadığı için öyle kalır. Maşallah sizin silgi bittiği için kalemin demir kısmı kaldı.

**

Sn. Mehmet Şahoğlu, ‘Bileşim Suçları Yasası’ piyangosunun ilk çekilişinde, piyango size vurdu ve ilk büyük ödüle layık görüldünüz. Attığınız twitler yüzünden, polise çağrıldığınızı öğrendik. Bir Avukat olarak,  Yasanın Meclisten geçmesine karşın,  henüz Cumhurbaşkanı'nın onaylamamasına rağmen bir soruşturma başlatılması manidardır. Ve korku İmparatorluğunun temellerinin atılmaya başladığını göstertmektedir. Sn. Şahoğlu, herkesin korktuğu ölümü, halk olarak bizler yıllardır sokaklarda oyun niyetine oynadığımızı artık birileri öğrenmeli.  Ve onları şımaracak kimseler kalmayınca, siyasi hayatın onları kocaman bir adama çevireceğini veya ‘Mahalleye göndereceğini’ artık o birileri bilmeli..

**

Sn. Sn. Nafiye Direktör Özmen, geçtiğimiz günkü sahibine mesajlar bölümünde, sehven bir hata yaparak sizi Dâhiliye Bölümü Doktoru yerine Hemşiresi olarak belirtmiştim. Herne kadar hemşirelik mesleği de kutsal meslekler arasında olmuş olsada, herkesi mesleği ile belirtmek gerekir. Çok değerli dostum Bülent Dizdarlı’nın ikazı üzerine hatayı düzeltmek istedim. Özürlerden bir çiçek, kusura bakmayınlardan bir buketi lütfen kabul edin.

***

FIKRA

PAPAZIN KIZI

En önemli yerleşim birimlerinden birisindeki kilisenin Papazının çok güzel bir kızı varmış. Papazın kızını gören ona bakmaktan kendini alamıyormuş. Kızda gördüğü bu ilgiden oldukça memnun kırıttıkça kırıtıyor ve kalça sallayarak bel kıvırarak gezmekten de son derece keyif alıyormuş.

Bu durumu gören Papaz efendi kızını erkeklerden korumak için ona erkek düşmanlığı aşılayarak aman kızım erkekler şeytandır. Erkekler aklını çeldimi sana çok kötü şeyler yapar. Sakın onların süslü laflarına kanarak altına yatma sonra iş işten geçer diyormuş.

Papazın telkinleri ile erkek düşmanı olan Papazın kızı, birgün koşarak babasına gelmiş. Baba demiş müjdemi isterim diyerek avuç açmış. Papaz merakla ne oldu kızım diye sormuş. Papazın kızı büyük bir keyifle, baba demiş erkeklerden bugün intikamımızı aldım demiş. Papaz şaşkınlıkla o nasıl oldu kızım diye sormuş. Baba demiş bir erkeği sır üstü yatırdım. Bu defa ben üstüne çıktım. O alta ben üste o altta kaldığı için öyle bir intikam aldım ki baba sorma demiş. Papaz başını elleri arasına alırken kendisinin duyabileceği bir ses tonu ile ahhh kızım alt da bir üste de bir demiş.

***

Günün Sözü107763090_289659742355544_1743474928585984905_n.jpg

Günün Fotosu107763020_719696838873277_2374115227349066775_n.jpg107638585_2809648862589883_8888599559186017546_n.jpg

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler