• BIST 1.537
  • Altın 438,862
  • Dolar 7,3693
  • Euro 8,9412
  • Lefkoşa 16 °C
  • Mağusa 17 °C
  • Girne 18 °C
  • Güzelyurt 15 °C
  • İskele 17 °C
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 10 °C

Taner Ulutaş'tan Sahibine Mesajlar

Taner Ulutaş'tan sahibine mesajlar
Taner Ulutaş'tan Sahibine Mesajlar

 

Sahibine Mesajlar

 

Sn. Tufan Erhürman, hükümet kurma çalışmaları çerçevesinde, Mecliste temsil edilen 5 siyasi parti başkanını yemekte bir araya getirdiniz. Ancak UBP Genel Başkan Vekili Ersan Saner, nazlı gelin gibi yeri ve yeni dar olduğu için yemeğe katılmadı. Lafonten’in kitabından iktibas ettiği, başka programım var masalına inanmayın. Ayşaba, Sn. Saner’in, eski flörtünü yeniden ayarlamaya çalıştığını söylüyor. Sn. Erhürman yalandan kimse ölmedi. Oyuncak ayıya bile ‘Aşkım’ diyen bir kızın, ‘Aşkım, senin için ölüyorum’ sözlerine inanmadığımız gibi Valide Hanıma göz kırpmayan ve ‘Nayır ‘ diyen Ersan Saner’e de sanırım inanmamız mümkün değil. Hatçe Teyze, Tufan evladıma, Silihtar’daki Saray’dan, UBP’nin nişanı attığı eski nişanlıya ‘Nevet’ demesinin önüne geçme çekil çağrısı yapılıyor. Ülkede uygulanan, bu tarafsız politikaya bayılıyorum. Ve ört ki ölem diyorum.

**

Sn. Ahmet Soyalan, iki kadın bazı polislerin kendilerine uygunsuz tekliflerde bulunduklarını dile getirdi. Kadınlardan bir tanesi, kocasının 6 ay önce öldüğünü, kocasının ölümünden sonra, Boğaz Karakolunda görev yapan bazı Polislerin, kendisini soruşturma bahanesi ile  aranarak, uygunsuz konuşmalar yaptığını iddia etti. Diğer bir kadın ise bazı polisler tarafından sen bekârsın seni kendime ikinci eş olarak alayım teklifinin yanı sıra bazı uygunsuz konuşmalar yaptığını belirtti. Kadınların isim ve numarası bizde mevcut. Arzu etmeniz halinde, iddiaları araştırmanız için sizlere verebiliriz. Sn. Soyalan, su insana hayat verirken, insan veya canlı hayatına da son verebilir.  Güç, daima ahlaken düşük olan insanları cezp ettiği için, bu tür karakter ucuzluğuna uğrayan polisleri de cezp ederek, onlar üstüne kurulan hayallerin, hem polis teşkilatına, hemde halka pahalıya patlamasına neden olur.

**

Sn. Hasan Topal, Halkın Partisi Milletvekili olarak, çok tabanlı bir hükümet iş yapamaz. UBP- HP hükümeti kurulabilir. Bu hükümette bende bakanlık isterim dediniz. En doğru hükümet modelinin ise icraat hükümeti olabileceğini söylerken, erken seçim için kurulacak bir hükümetin, partidaşlara ve parti sempatizanlarının cebi yerine nasıl icraat hükümeti olabileceğini belirtmediniz. Sn. Topal, HP hükümette bende bakanlık koltuğunda olup Mecliste elini kaldıracak adam olacağım derken, Çaresiz kalındığı anda, birinin bu ateşe kendisini atması lazım. Ben Hasan Topal olarak kendimi ateşe atarım ifadesinde bulundunuz. Vallahi isteyenin bir yüzü, vermeyen ise ırkçılığa girdiği için Zenci diyemeyeceğim. Sahi yeri gelmişken, bu çaresizlikte bende kendimi ateşe atmaya hazır olduğumu söylemek isterim. Ayşaba, bu efendiler, mutluluğu çorba yapıp, elimize çatal verdiler. Sonra bizi çıkmaz bir sokağa bırakıp, yolunuz açık olsun safdirikler dediler dedi. Ne demek istediğini anlamadım. Siz anladıysanız lütfen bir zahmet bana da anlatın.  

**

Sn. Bertan Zaroğlu, hükümet kurma çalışmaları çerçevesinde düzenlenen yemeğe, be arkadaşlar 3-4 gecedir geceleri evde kalmayıp, dışarıya çıkıyorum. Bu akşamda dışarı çıkarsam, işim boru olur. Hele hele Valide Hanım’ın konağına gideceğimi hanım öğrenirse, müthiş kıskançtır. Vallahi bohçayı dürer beni kapının önüne kor diye düşünen, Ersan Saner’in yemeğe katılmamasını eleştirdin. Sanırım UBP’nin eski nişanlısı HP ile yeniden gizli gizli buluşarak, flört etmeye başlaması artık çok bilinmeyenli bir denklem olmaktan çıktı. Sevgili Bertan,  bazıları çok çabalama ile çarık yırtılacağını ve elin kapısını çalarsan, birgün onun da kapının çalınabileceğini unuttu. Ayşaba, çam ağacından ağıl, el çocuğundan oğul, bozulan ve siyasi menfaat için yeniden kurulmak istenen nişanın da kerameti olmaz dedi.

**

Sn. Yenal Senin, meteroloji dairesi, önümüzdeki 3 gün, Pazartesi hariç, havanın yağmurlu olacağını belirtti. Bakanlıklar üzerinde yoğunlaşacak olan bulutların, gök gürültülü ve sağanak yağmura neden olacağı, hazırlıksız yakalananların, supa sucuk ıslanarak, ovada doluya tutulan çoban gibi şok yaşayacağına vurgu yaptı. Sağanak yağmurdan korunmak için binalar içerisine hücum edecek olan, parti ve parti mensuplarının koltuk ve yer kavgası için kavgaya bile tutuşabileceklerini öne sürdü. Meteroloji Dairesi yine Pazartesi günü özellikle siyaset arenası üzerinde etkili olacak olan yoğun sisi, Salı gününden itibaren, Kuzeyden esen ve Silihtar Tepeleri üzerinden bakanlıklara doğru gelecek olan sert rüzgârın dağıtacağını kaydetti.  Yağmur ve sisin dağılması sonrasında düğün ve nişan törenlerinin yeniden başlayacağı, sisli havaya Uu Be, Pee demeyenlere nanik yaparak nişan yüzüğü takacağınız söyleniyor. Sn. Senin, Ayşaba Çanağa ne doğrarsan kaşığında o çıkar diyor. Acaba, ne demek istedi?.

**

C.U.O., A.F.C., ve E.W.E., Afrika’dan hoş geldiniz, taşkınlık ve saldırı ile sefalar getirdiniz. Lefkoşa'da alkollü içki tesiri altında taşkınlık yaptığınız sırada sizi uyaran polislere, endamınız yetmez, size dayak şart şekerim diyerek darp etmeniz sonrasında, Halep’in Suriye’de, arşının da KKTC’de olduğunu gördünüz. Alkolün şişede durduğu gibi durmadığını, belki fiziki olarak sizi değiştirmediğini ama karakter olarak değiştirdiğini anladınız. Çanağa ne doğranırsa, kaşığınızda da onun çıkacağını unutmamanız için, çanağınıza doğradığınız sarhoşluk, darp ve saldırının, kaşığınızda hapishane odası olarak çıkacağını da herhalde göreceksiniz.

**

Sn. Bulut Akacan, bir iş adamı olarak yapmamanız gereken bir hatayı yaptıktan sonra bedelini en ağır bir şekilde ödemeye mahkûm edildiniz. Avukatınız, Alt Mahkemenin, Girne’de bir restoranda, Erhan Başay ve Zeki Asımoğlu’nu darp etmeniz nedeniyle verdiği 2 yıl hapis cezasını, hatalı ve cezanın fahiş olduğunu ileri sürerek istinaf ettiniz. Ancak istinaf talebiniz, Savcı tarafından, olayın vahameti ve suçların ciddiyet ve yaygınlığı nedeniyle, alt mahkemenin kararının hatalı olmadığı savunularak reddet edildi. Kısacası size, Bulut Bey, 2 sene devletin çukur tabağından karın doyurmaya, suyunu da içmeye devam edeceksiniz denildi.

**

Sn. Orhan Tolun, KITSAB Başkanı olarak, Bulaşıcı Hastalıklar Üst Komitesi’nin “ülkeye giriş yapmak isteyen ve adada en fazla 3 gün konaklayacak kişilerin sadece charter uçuş ile gelmesi yönünde aldığı kararı eleştirdiniz. Türkiye’nin birçok ilinde, özellikle İstanbul, İzmir ve Bursa gibi şehirlerinde, Covit amcanın (Covit 19) elini kolunu sallayarak tuttuğunu hatta tutamadığını da kovalayarak öptüğü bir zaman diliminde, bence kapı ve pencerenin, tedbirli olarak kapatılması gerek. Ekonomiyi de düşünerek sıkı PCR testi uygulandıktan sonra kapının gındırık olarak açılması daha iyi olur kanaatindeyim. Ben istediğim kararı söyler, sen anladığın kadarını dinlersin. Ben istediğim gibi yaşar, sen Covit 19 tarafından öpülürken, yaşayamadığın kadarını izlersin diyen karar alıcılarımızı görmeyen göze ışık ne yapsın?

**

Sn. Şener İzmen, Kıbrıs Türk Mühendis ve Mimar odaları Birliğine hafiften mizah tarzında dokunarak, Kıbrıs Kültürüne özgü, Lefkara işlemeli ince eleştiride bulunduğunu gözlemledik. Birliğin değerli çalışmalar yaparak, değerli mimar ve mühendislerin imza attığı önemli eserlerinin olduğunu ve Girne’nin en önemli eser olduğunu belirttin. Bunun dışında,.Ersin Tatar örneğinde olduğu gibi kendi insanımıza da çok değer verdiğimizi belirterek trafikte de kendi insanımıza ne kadar değer verildiğinin ispat edildiğine vurgu yaptın. Sevgili Şener, siyaset arenası bahçe gibidir. Orada ne ekersen o biter. Ayrıca bu bir güven meselesidir. Gıccaccığın işe girmesi, oğlancığın sözleşmesinin uzatılması vaatlerine güvenerek, tüm güveninizi, vaat sahiplerine verirseniz, o da o güveni bir silah olarak kullanır. Mertse sizi korur, namertse çevirir sizi vurur. Hacı amca, güvenip seçtiklerimiz, boğazımızdaki hıçkırık gibidir. Ne yutkunsak, ne aksırsak, nede öksürsek bir türlü söküp atamıyoruz dedi.

**

C. A,  14 yaşındaki çocuğu, misafir olarak gittiğin oto tamir atölyesinde, cinsel saldırıda bulunup, taciz etmen nedeniyle, sana Allah bin Kara Belanı versin demeyeceğim. Senin gibi koronadan daha tehlikeli virüsleri paklesin de demeyeceğim. İnsanlıktan nasibini almamış, üretim fazlalığı sözcüğünü de kullanmayacağım. Ama küçük çocuklara bundan sonra zarar vermemen için, önce senin fazlalıklarını budamaları gerektiğini söyleyeceğim. Bu yapılmazsa, bundan sonra ayni muku yiyemeyesin diye fazlalıkların biyolojik olarak nötürleştirilmesimden sonra, hem yemeğini hemde atıkların ile orada yaşaman için seni 10 yıl boyunca, iki metrelik odaya kapatılman gerektiğini söyleyeceğim. C.A bazı insanlar vardır, çok ama çok özeldirler insanın hayatına keyif katarlar. Bazı insanlar vardır, büyü gibidirler, değdikleri hayatı cennete çevirirler. Ama senin gibi üretim fazlası, defolu insanlar vardır ki, insanların hayatını cehenneme çevirirler.

**

Sn. Ayhan Mahşeker,  dostlukların çok çabuk eskimeye başladığından dem vurup, dostluk ve arkadaşlıkların tüketim toplumunda para karşılığı olmadan, kredi kartı ile her şeyi alıp tüketildiği, duygu karşılığı olmayan aşklar gibi çabuk eskiyip tükendiğini söyledin. Yaz aşkları misali, günlük, bir aylık veya bir haftalık aşklar üzerine kurulan evliliklerin ceketler, ayakkabılar, arabalar, telefonlar, televizyonlar gibi eskidiğini dile getirdin. Sevgili Ayhan, eskiye rağbet olsaydı bitpazarına nur yağardı diyenlere nanik yapan ve duygu yüklü eski aşkları, eskimeyen dostlukları, canını vermeye hazır arkadaşlıkları işaret eden ‘Nur’ bit pazarının her tarafına yağışını sürdürüyor. .Ayhan senin gibi insanların eskimeyen insan sevgisi ile dolu karakterleridir. Eskiyen ise bazılarının yerlerde sürünen karakterlerdir. Ve onu yerlerden kaldırmayan beyinlerdir.

**

Sn. Suzan Kısaoğlu, CTP Gençlik Örgütü Güzelyurt İlçe Yönetim Kurulu Üyesi olarak, gazetelere verilen ilanın yanı sıra Diyojen gibi elde fener, aranan hükümetin bulunamadığını ve yokluğunun güven duygusunu hem siyasi partiler, hem de sendikalar nezdinde zedelendiğini dile getirdiniz. Dümeni iyi çevirmek için ‘Kaptan’ yapılanların, çevirdikleri dümen sayesinde, 50 yılın verdiği umutsuzluk yaşandığını belirttiniz. Sn. Kısaoğlu, çöreğin büyüğü unun çoğundan olur. Günün sonunda KKTC tomofilinin lastiğinin her ekris yaptığında, babamın adı hıdır, elimizden gelen budur diyenlere artık alıştık. Ben bugün tekerlek rondelaları yıprandığı için yampuri yampuri giden tomofil gibi gitmeyen çalışan bazı siyasilere laf koymayacağım. Çay koydum, buyurun gelin ve halkın insanlığını görün diyeceğim.

**

Sn. Redif Ekinci, TDP Gençlik Örgütü Üyesi olarak, kar taneleri gibi bir birine zarar vermeden yol almasını örnek almayan hükümet bireylerinin, kendi zümrelerine fayda sağlayan politika üretirken, dışında kalanlara dolu olarak, tangur tungur yağdığı imasında bulundun. Halkın kucaklanması yerine, bizden olanların IN, olmayanların ise OUT yapıldığına vurgu yaptın. Siyasete güven için istikrar şart, siyasetçi sözünü tutmalı, ülke şeffaf yönetilmelidir derken, bazı siyasilerin perde arkasından kasıklarını tutarak kahkahalar attığını her halde işitiyorsun. Sevgili Redif, bizden olanlara yürü ya kullum diyerek, diğerlerine Nazar edip şeytanlık yapanların vesvesesi varsa halkın umudu olan sizin gibi adam gibi adam gençlerin de unutma ki besmelesi var.

**

Sn. Nermin Nalbant, yoksa siz halâ diyerek sorunun cevabın getirmediğin sosyal medyadaki paylaşımınızda, sanırım güven vermeyen siyasilerin, hala daha bir hükümeti bile kurmaktan aciz kaldıklarını ve siz hala daha bunlardan ümit mi bekliyorsunuz demek istediğini çıkarttık. Sert akıntıları olan bir nehirde iki defa yıkanılmayacağını hala anlamayan bizler, o nehirde ikinci hatta üçüncü defa yıkanmanın herhalde bedelini ödüyoruz. Sevgili Nermin, vaatler kaydırağı ile bizi yüreklerimizdeki inanç bölgesinden, güvensizlik bölgesine kaydıran,  bir hükümeti bile kuramayan siyasilere artık inanmaktan vazgeçtik. Yoksa siz artık demekle bu inandırıcılığını kaybeden siyasileri kastetmediniz mi? Ayşaba, bazılarının prens veya prenses olabileceği tek saray, Simit Sarayıdır şekerlerim diyor.

***

Ne işe yaradığını öğrenin

 Fatih Ürkek, Kuşum Aydın,Aldo ve Dr.Bilal ölmüş.
Tanrı onları cehenneme atmış Azrail'le basbaşa kalmışlar.
Azrail hepsini alıp, büyük bir odaya götürmüş.
Azrail
ŞU KÖŞEYE SIÇIN!" demis.
Hepsi bunu kabul etmiş ve dediğini yapmışlar.
Daha sonra azrail
"ŞU KÖSEYE DE SIÇIN!" demiş.
Tekrar hepsi bu isteği de yapmışlar.
Azrail tekrar
"GIDIN;SU KÖSEYE DE SIÇIN!" demiş.
Tümü Azrail’in suratına sinirli bir ifadeyle
bakıp, ıkına sıkıla o köşeye de sıçmışlar.
Azrail tekrar
"GIDIN; ŞU KÖSEYE DE TEKRAR SIÇIN" demiş.
Fatih Ürkek kızarak:
"AAA! AMA BU KADARA DA OLMAZ Ki!!!"
demiş.Bunun üzerine Azrail:
"SUSS!! O G...TÜN NE ISE YARADIGINI ÖGRENENE
KADAR SIÇACAKSINIZ!!

***

Günün Fotosu

125993084_1736104886570290_5287628924053040675_n.jpg128160513_197092031900602_3579051575207469145_n.jpg

Günün Sözü

107763020_719696838873277_2374115227349066775_n-004.jpg

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler